|
...Gri...
![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.04.2007
Mesajlar: 36
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
Bismihi
Hiç kimsenin namaz kılan bir müminle böylesine dalga geçme hakkı oldugunu sanmıyorum. Türkiye gibi bir ülkede namaz kılınıyorsa o zorlama bir namaz değildir, belki arabistanda bu dediğiniz manzara oluşabilir. İsteyerek namaz kılan bir insanda mümkün olduğunca düzgün niyetlerle namaza durur. Duramıyorsada muhakkak bunun rahatsızlığını çeker üzülür. |
||
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 08.04.2006
Mesajlar: 1,209
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
__________________
( Şüphesiz İnsan Aldandı) |
||
|
|
|
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.04.2007
Mesajlar: 442
Konulara Teşekkür etti: 5
2 Teşekkür aldı 1 Mesaj için
|
@flok@ Sana çok teşekkür ederim
bu resmi dahaönce ben yapmıştım bunu anlatmak istedim ama anlatamadım sonuçlandırdın arkadaş tekrar yayınlamış önemli değil herkesden Allah razı olsun ![]()
__________________
|
||
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 10.04.2003
Mesajlar: 123
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
Bu resimde biraz abartilmis diye düsünmekteyim buna ragmen, seytan genelde ademoglune namaz'da vesvese veriyor..
Seytanin vesveselerinden ALLAHa siginmak lazim. Madem konuya deginilmis o halde soruna cözüm getirmeye calismak lazim. Peki bu durumda, namazda bize seytan lanetullahin vesvese vermemesi icin neler yapmak lazim. Kardesler neler yapiyorlar...? Bize tavsiyeleriniz nelerdir? Bu konuda fikirlerinizi almak isterdim...?
__________________
Yalancı dünyâya aldanma yâ hû, Bu dernek dağılır dîvân eğlenmez. İki kapılı bir virânedir bu, Bunda konan göçer, konuk eğlenmez |
||
|
|
|
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 21.02.2007
Mesajlar: 1,188
Konulara Teşekkür etti: 1
1 Teşekkür aldı 1 Mesaj için
|
Aklima Hz Ali efendimizin HIRKA meselesi geldi..!
Var midir vesvesesiz iki rekatlik namazi bile eda edebilen.. birde seyda kizma ama buraya birsey ekleyen evvela olup olmadigini arastirip eklemeye kalkarsa ....???? Mübarek bu cok zor ve zahmetli bir is , Alinmamak gerek bizim ekledigimizi belirli bir zaman sonra baskasi eklerse yönetici kardesimize haber edilse hemen konuyu ilk verilen sayfaya yönlendirerek meseleyi halledebilirler diye düsünüyorum.. Resim benim pek hosuma gitmedi..... |
||
|
|
|
![]() ![]() Üyelik tarihi: 31.12.2007
Mesajlar: 68
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
SAPTIRICI ÖNDERLERİN
VE ONLARA TÂBİ OLANLARIN MAHŞERDEKİ DURUMLARI Her asrın insanı yaşadığı devirde kime tâbi olduysa onunla mahşere çağırılacaktır. Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor: “İnsan sınıflarından her birini biz o gün imamlarıyla beraber çağıracağız.” (İsrâ: 71) Hazret-i Ali -radiyallahu anh- Efendimiz bu Âyet-i kerime hakkında “İmamdan murad, herkesin yaşadığı asrın önderidir.” buyurmuşlardır. Herkes dünyada kimin bayrağı altında bulunmuşsa, kime uymuş, kimleri rehber edinmişse, ahirette de onun bayrağı altında bulunacaktır. Rehber edindiği, peşine düşüp gittiği lideri nereye götürürlerse onlar da oraya gidecek. Dünyada olduğu gibi ahirette de bir ve beraberdirler. İyiler iyilerle beraber cennette, kötüler kötülerle birlikte cehennemde olacaklardır. Âyet-i kerime’lerde şöyle buyuruluyor: “Firavun kıyamet gününde milletine öncülük eder, onları cehenneme götürür. Gittikleri yer ne kötü yerdir!” (Hud: 98) “Onlar bu dünyada da, kıyamet gününde de lânete uğratılırlar. Ne kötü yerdir onların götürüldükleri yer!” (Hud: 99) Ne kötü bir ikramdır onlara takdim edilen! Ne kötü bir bağıştır verilen! Âyet-i kerime’lerde şöyle buyuruluyor: “Onları ateşe çağıran imamlar kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.” (Kasas: 41) “Bu dünya hayatında biz onların peşine bir lânet taktık (daima lânetle anılacaklardır.) Kıyamet gününde ise onlar çirkinleştirilip iğrenç kimselerden olacaklardır.” (Kasas: 42) İyilerin arkasında gidenler, saadet-i ebediyeyi kazanmaya vesile oldukları için liderlerini överek ve ona dualar ederek büyük bir mutluluk içinde Cennet-i alâya doğru yürüyeceklerdir. Saptırıcı liderlerin peşine takılanlar ise felâket-i ebediyeye düşmelerine sebep oldukları için onlara büyük bir kin ve öfke duyacaklar, düşünmeden körü körüne ardına sürüklendikleri önderlerine lânetler yağdıracaklar, beddualar edeceklerdir. Âyet-i kerime’lerde şöyle buyuruluyor: “Hepsi birbiri ardından cehennemde toplanınca, sonrakiler öncekiler için ‘Ey Rabbimiz! Bizi saptıranlar işte bunlardır. Bunlara ateşten bir kat daha fazla azap ver!’ derler. Allah da ‘Zaten hepsinin azabı kat kattır, fakat siz bilmezsiniz.’ buyurur.” (A’raf: 38) “Öncekiler de sonrakilere derler ki: Sizin bize hiçbir üstünlüğünüz yok. O halde siz de kazandıklarınıza karşılık tadın azabı!” (A’raf: 39) Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz ise Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardır: “Kıyamet gününde insanlar bir araya toplanır, Rabbimiz ‘Her kim neye tapmışsa onun ardına düşsün.’ buyurur. Artık kimi güneşin, kimi ayın, kimi tağutların (kodamanların) peşine düşüp gider.” (Buhari. Rikak: 52) Allah-u Teâlâ bu gibi kimselere azabını hatırlatarak kendi katına geldikleri zaman hor ve hakir olarak birbirleri ile çekişip tartışacaklarını haber vererek Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruyor: “Sen o zâlimleri Rabblerinin huzurunda durduruldukları zaman, suçu birbirine atıp dururken bir görsen!” (Sebe: 31) Hep birbirini suçlayacaklar, hep birbirlerini kınayacaklar... Hiç birisi suçu üzerine almak istemeyecek. Başkalarının peşlerinde körü körüne giden, bu hususta kendilerini uyarmak isteyen münevver insanları dinlemeyen kimseler, o gün hakikatı apaçık gördüklerinde; liderlerinin suret-i haktan görünerek her şeyi nasıl ters gösterdiklerini, o kodamanlara uydukları için nasıl bir felâkete düşürüldüklerini ve azabın hazır vaziyette kendilerini beklediğini müşahede ettiklerinde pek büyük bir hasret çekecekler. Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor: “İçlerinde zayıf sayılanlar (tâbi olanlar, peşlerine takıldıkları o) büyüklük taslayanlara ‘Siz olmasaydınız biz inanmış olacaktık.’ derler.” (Sebe: 31) Zehirli propagandalarının kendilerinin kâfir olmalarına sebep olduğunu söylemek isterler. Fakat onlar da kendilerine uyanlar gibi büyük bir azapla karşı karşıya bulunuyorlar, hepsi de aynı girdabın içindeler. Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor: “Büyüklük taslayanlar ise zayıf sayılanlara (kendilerine tâbi olanlara) ‘Size hidayet geldi de, sizi ondan biz mi çevirdik? Hayır, kendiniz suçlu idiniz’ derler.” (Sebe: 32) Yani onlara şunu demek isterler: Biz sizi sadece davet ettik. Siz ise hiç bir mesned, hiç bir delil olmaksızın bize uydunuz. Allah’ın dinini, ahkâmını, emir ve yasaklarını arkanıza ittiniz. Biz sizin gibi binlerce insanı peşimize takmaya zorlayacak bir kuvvete sahip değildik. Siz isteseydiniz bizi bu işten alıkoyardınız. Siz bize bağlılık göstermeseydiniz, bağışlarınızla, yardımlarınızla, hediyelerinizle desteklemeseydiniz, bizi kimse tanımazdı. Allah’ın dinini arzu ve heveslerinize uydurmak için değiştirmek isteyenleri baştacı yapıyordunuz. Size her türlü suç ve günahı işleme ruhsatı verebilecek, haramı helâl yapacak kimselere yüksek payeler veriyordunuz. Şimdi ise suçsuz olduğunuzu iddiaya kalkışıyorsunuz. Halbuki bu günah ve isyanda hepimiz ortağız. Onların verdiği cevabı da Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde beyan buyuruyor: “Zayıf sayılanlar (tâbi olanlar) da (peşlerinden gittikleri) o büyüklük taslayanlara ‘Hayır, gece gündüz bizi aldatıyordunuz. Bize Allah’ı inkâr etmemizi, O’na ortaklar koşmamızı emrediyordunuz.’ derler.” (Sebe: 33) Gece gündüz kendilerine tuzak kurduklarını, yaldızlı ve parlak laflarla aldatarak hülyalara daldırdıklarını, doğru yolda olduklarını telkinle kandırdıklarını söyleyecekler. Neticede uyanlar da uyulanlar da bu karşılıklı suçlamaların kendilerine bir fayda sağlayamayacağını anlayacaklar. Aslında her iki taraf da suçlu. Önderlerin hem kendi günahları var, hem de saptırıp yoldan çıkardıkları kimselerin günahları var. Diğerleri ise hem kendi günahlarının cezasını çekecekler, hem de onlara körü körüne uymalarından ötürü mesuldürler. Kendileri için hazırlanan azabı gördüklerinde kelimelerle ifade edilemeyen elem ve nedamet duyarlar. “Bunlar azabı gördüklerinde pişmanlıklarını içlerine atarlar, ettiklerine içleri yanar.” (Sebe: 33) Hakk’ı, hakikatı red ve inkâr eden bu nasipsiz mahluklar, işledikleri günahların cezasını çekecekler, ektiklerini biçip ettiklerini bulacaklar. Âyet-i kerime’lerde şöyle buyuruluyor: “Biz o kafirlerin boyunlarına demir boyunduruklar takarız. Onlar ancak yapmış olduklarının cezasını çekerler.” (Sebe: 33) “Onlar hesaba çekileceklerini hiç ummuyorlardı.” (Nebe: 27) Avam güruhu, dünyada iken lider kabul ederek hayvan sürüsü gibi körü körüne peşlerinde sürüklendikleri kimselerin ahiretteki zillet ve meskenetlerini, ne kadar sefil bir duruma düştüklerini gördüklerinde onlara şöyle derler: “Biz size uymuştuk, sizin bağlılarınızdık şimdi siz Allah’ın azabından zerrece bir şey olsun savıp, bizi koruyabilecek misiniz?” (İbrahim: 21) Kendilerine ne emretmişlerse emirlerini tutmuşlar, onlara uydukları için zaten bu acı sonuca varmışlar. Bütün yetkileri, makam ve mansıpları dünyada kalan, yaptıkları tahrip ve tahriklerin, sapma ve saptırmaların cezası ile karşı karşıya bulunan önderler bu sözler karşısında mahçup olurlar, acziyetlerini itiraf ederler ve derler ki: “Eğer Allah bizi doğru yola eriştirseydi, biz de size doğru yolu gösterirdik.” (İbrahim: 21) Orada ister istemez Allah-u Teâlâ’nın yüce kudretini kabul ve itiraf ediyorlar. Halbuki bir imtihan sahnesi olan dünyada iken, hem kendileri kabul etmiyorlardı, hem de arkalarına taktıkları kimselere kabul etmemelerini telkin ederek şirke sürüklüyorlardı. “Şimdi artık sızlansak da sabretsek de birdir, kaçıp sığınacak bir yerimiz yoktur.” (İbrahim: 21) Artık iş bitmiş, iş işten geçmiştir. “O halde o gün hepsi azapta müşterektirler.” (Saffat: 33) -------------------------------------------------------------------------------- | Yayınlarımız | Ana Sayfa | |
||
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Namaz Olur Mu? Olmaz Mi? | itimat | İbadet Hayatımız | 70 | 10.10.2007 00:24 |
| Namaz kılarken melodili cep telefonum çalarsa, namaza zararı olur mu? | Alp | Dini Bilgi ve Eğitim | 1 | 27.06.2007 04:34 |
| Namaz kılmayan kafir olur mu? | oguz95 | Dini Bilgi ve Eğitim | 10 | 12.11.2006 19:37 |
| Böyle Namaz olur mu? | Muttaki | Dini Bilgi ve Eğitim | 3 | 03.10.2005 10:47 |
| Kuran Ve Sünnette Namaz Ve Namazda Huşû | ledunn | Dini Bilgi ve Eğitim | 1 | 01.05.2003 17:31 |