![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2003
Mesajlar: 265
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
Yeniden Selamun Aleykum...
Son günlerde yoğun olarak duyduğum ve bende ? oluşturan hadis var, bu hadis forumda "diyalog" başlığı altında da geçiyor. Şöyleki ; Allah Resûlü (sas) , bir gün yoldan bir Yahudi cenazesi geçerken ayağa kalkar. O esnada yanında bulunan bir sahabi, “Ya Resûlallah, o Yahudi’dir.” der. Nebiler Serveri (sas) hiç tavrını bozmadan ve yüz çizgilerini değiştirmeden, zamana “dur ve beni dinle” dedirtecek şu cevabı verir: “Ama bir insan! ” (15) 15 Müslim, Cenâiz 78, 81 Bu hadisin karşısına aşağıdaki hadisleri koyuyorum, iyice kafam karışıyor. Fasil : İMAN VE İSLAM HAKKINDAKonu : İman ve İslam`ın FaziletiRavi : Ebu HüreyreHadis : Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Muhammed`in nefsini kudret eliyle tutan zata yemin ederim ki, bu ümmetten her kim -Yahudi olsun, Hristiyan olsun - beni işitir, sonra da bana gönderilenlere inanmadan ölecek olursa mutlaka cehennem ehlinden olacaktır" HadisNo : 11 Fasil : BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜKonu : NecasetlerRavi : İbnu AbbasHadis : Hz. Peygamber (sav)`ı Kabe`nin yanında otururken gördüm. Bir ara başını semaya kaldırarak güldü ve şunu söyledi: "Allah Yahudilere lanet etsin, Allah Yahudilere lanet etsin, Allah Yahudilere lanet etsin! Allah onlara (ölmüş hayvanların) iç yağını yasaklamıştı tutup bunu sattılar ve parasını yediler. Halbuki Allah bir millete bir şeyin yenmesini haram etti mi, onun parasını da haram etti demektir." HadisNo : 217 Fasil : SOHBET BÖLÜMÜKonu : SelamlaşmakRavi : Ebu HüreyreHadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hıristiyan ve yahudilerle karşılaşınca önce siz selam vermeyip (onlar size versinler, siz mukabele edin). Bir yolda onlarla karşılaşınca, (kenardan geçmeleri için) yolu onlara daraltın." HadisNo : 3388 Hadisin Sıhhati konusunda bilgi sahibi kardeşlerimden konuyu açıklamak/perçinlemek için bilgirica ediyorum.
__________________
Ayağına batan diken; Ya ektiğin, yada sökmediğindir. |
||
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2003
Mesajlar: 265
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
Eyvallah,
Her ne kadar bazıları maymunlaşsa da insandırlar. Ama Allah rasulu bir yerde lanetleyip, yoldan geçerken yolunu daraltırken diğer yanda yahudiye ayağa kalkması nasıl izah edilebilir. Bu tezat değilmidir. ? Anlamıyorum...
__________________
Ayağına batan diken; Ya ektiğin, yada sökmediğindir. |
||
|
|
|
|
Arife Her Gün Kadir Gecesidir
![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 6,591
Konulara Teşekkür etti: 46
61 Teşekkür aldı 29 Mesajlar için
|
Bu olay çokboyutlu bir olay.
Sizin söylediğiniz Birinci hadis cenazeyle ilgili diğerleri diri ile ilgili. Sünen-i Nesai de bu olayla ilgili çok hadis var. Yorum sizin 46- MÜSLÜMAN OLMAYAN CENAZE İÇİN DE AYAĞA KALKILIR MI? 1895- Abdurrahman b. ebi Leyla (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Sehl b. Huneyf ve Kays b. Sa’d b. Ubâde Kadisiye’de oturuyorlardı. Yanlarından bir cenaze geçti, ikisi de ayağa kalktılar. Onlara: “Bu cenaze burada yaşayan Müslüman olmayan kimselere aittir” denildi. Bunun üzerine onlar dediler ki: Rasûlullah (s.a.v)’in yanından bir cenaze geçmişti de Rasûlullah (s.a.v) ayağa kalkmıştı. Bu geçen cenazenin Yahudi cenazesi olduğu hatırlatılınca: “O insan değil mi, o da bir can taşımıyor mu?” buyurmuştu. (Buhârî, Cenaiz: 49; Müslim, Cenaiz: 24) 1896- Câbir b. Abdullah (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Yanımızdan bir cenaze geçti. Rasûlullah (s.a.v) ayağa kalktı, onunla birlikte biz de kalktık. Ben: “Ey Allah’ın Rasûlü! O bir Yahudi kadının cenazesidir” dedim. Rasûlullah (s.a.v)’de şöyle buyurdu: “Ölüm korkunç ve ibret alınacak bir olaydır. Dolayısıyla herhangi bir cenaze gördüğünüzde ayağa kalkınız.” (Müslim, Cenaiz: 24; Ebû Davud, Cenaiz: 47) 47- CENAZE GEÇERKEN AYAĞA KALKILMASA DA OLUR MU? 1897- Ebu Ma’mer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Biz, Ali’nin yanındaydık, oradan bir cenaze geçti ve halk ayağa kalktılar. Ali: “Bu da nedir?” diye sordu. O da: “Ebu Musa’nın emri böyledir” dediler. Bunun üzerine Ali şöyle dedi: “Rasûlullah (s.a.v), sadece bir Yahudi kadının cenazesi geçerken kalkmıştı ondan sonra hiç kalkmadı.” (Müslim, Cenaiz: 24; Ebû Davud, Cenaiz: 47) 1898- Muhammed (r.a)’ten rivâyete göre, Hasan b. Ali ile İbn Abbas’ın yanından bir cenaze geçmişti de Hasan kalktı. İbn Abbas kalkmadı. Hasan, İbn Abbas’a: “Rasûlullah (s.a.v), bir Yahudi kadının cenazesi için kalkmamış mıydı?” dedi. İbn Abbas ise: “Evet” dedi. Yine oturmaya devam etti. (Müslim, Cenaiz: 24; Ebû Davud, Cenaiz: 47) 1899- İbn Sirin (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Hasan b. Ali ve İbn Abbas’ın yanından bir cenaze geçmişti de Hasan ayağa kalktı. İbn Abbas ayağa kalkmadı. Hasan, İbn Abbas’a: “Rasûlullah (s.a.v) cenaze için ayağa kalkmamış mıydı?” dedi. İbn Abbas: “Kalkmıştı” dedi, yine de oturmaya devam etti. (Müslim, Cenaiz: 24; Ebû Davud, Cenaiz: 47) 1900- Ebu Mıclez (r.a)’den rivâyete göre, İbn Abbas ve Hasan b. Ali’nin yanından bir cenaze geçmişti, biri ayağa kalkmış diğeri kalkmamıştı. Kalkan, kalkmayana: “Allah’a yemin olsun ki Rasûlullah (s.a.v)’in cenaze için ayağa kalktığını biliyorum.” Oturan kimse ise: “Rasûlullah (s.a.v)’in cenaze geçerken kalkmayıp oturduğunu biliyorum” diye cevap verdi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.) 1901- Cafer b. Muhammed (r.a), babasından naklediyor: Hasan b. Ali oturuyordu, yanından bir cenaze geçti. Herkes ayağa kalktı, cenaze geçip gidinceye kadar öylece kaldılar. Hasan dedi ki: “Bir Yahudi cenazesi geçiyordu, Rasûlullah (s.a.v)’de o cenazenin geçeceği yol üzerinde oturuyordu. Yahudi cenazesinin kendi başından yukarıda olmasını doğru bulmadığı için ayağa kalkmıştı.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.) 1902- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) yanından geçen bir Yahudi cenazesi için ayağa kalkmıştı ve cenaze gözden kayboluncaya kadar da ayakta kalmıştı.” (Ebû Davud, Cenaiz: 47; Müslim, Cenaiz: 25) 1903- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v)’in yanından bir cenaze geçmişti. Rasûlullah (s.a.v)’de ayağa kalkmıştı. Kendisine o bir Yahudi cenazesiydi denilince şöyle buyurdu: “Biz melekler için ayağa kalktık.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
__________________
Sen yüzme bilmesen bile denizde batmassın niye? Çünkü senin tipin kayık |
||
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2003
Mesajlar: 265
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
Hadise Garip dememin sebebi mana bakımındandır. Bu tabir çoğu yerde geçer.
__________________
Ayağına batan diken; Ya ektiğin, yada sökmediğindir. |
||
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2003
Mesajlar: 265
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
Konuyu biraz detay araştırdım. Buhari'de aşağıdaki hadis geçiyor.
Konu : Cenâzeye Ayağa Kalmak (3) Baslik : Bu Bâbda Vârid Olan Haberlerden Câbir Hadîsi Ravi : Câbir B. Abdullâh (84) Hadis Hazret-i Câbir demiştir ki: (Bir kerre) yanımızdan bir cenâze geçmişti de Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem cenâze geçtiği için kıyâm etmişti. Biz de (kendisine uyarak) ayağa kalktık. Ve: - Yâ Resûla`llâh! Bu bir yehûdî cenâzesidir, dedik. Resûl aleyhi`s-selâm: - Bir cenâze gördüğünüzde (müslim olsun, kâfir olsun) kıyâm ediniz!. (Çünkü ölüm korkunç şeydir) buyurdu. Hadis No 651 Allahu a'lem, Cenaze için ayağa kalkılmalıdır. Zira Ölüm korkunç bir şeydir. Tabutun içindeki her kim olursa olsun durum böyle olmalıdır. Rasulullah asm. O esnada geçen yahudi cenazesine değil, ölümün korkunçluğundan dolayı ayağa kalkmıştır. Bu hareketi yahudiye hürmet olarak algılamak yanlıştır. Zira bu yönde bir düşünce yukarıda zikredilen hadislere ters düşer. Hürmet yada insaniyet olarak ayağa kalkıldığı şeklinde anlatılırsa çok farklı manalar çıkmaktadır. Zira aynı peygamberin yahudilere hayber'de, beni nadir gazvesinde ... ki tutumları malumdur.
__________________
Ayağına batan diken; Ya ektiğin, yada sökmediğindir. |
||
|
|
|
|
b.b.b.
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 02.03.2007
Mesajlar: 2,234
Konulara Teşekkür etti: 2
4 Teşekkür aldı 1 Mesaj için
|
|
||
|
|
|
|
EMEKLİ ÜYE...
![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3,327
Konulara Teşekkür etti: 19
49 Teşekkür aldı 28 Mesajlar için
|
Alıntı:
GARİB HADİS GARİB HADİS Senedinin bir veya birkaç tabakasında râvî adedi bire düşen hadis. Garib lugatte; yabancı, yurdundan uzakta tek başına kalmış kimse anlamına gelir: Istılahta; Sikalardan, zayıf râvilerle beraber sadece bir sikanın rivayet etmesi, herkes bir hadisi aynı şekilde rivayet ederken bir râvinin biraz farklı rivayet etmesinden dolayı hususilik arzeden hadis. Hadisçiler "Garib" deyince bu manayı kastederler. Garib hadis sened ve metninin durumuna göre sahih, hasen ve zayıf olabilir. Garib hadisler isnâdıyla garib, metniyle garib olmak üzere ikiye ayrılır. İsnâdiyle Garib metni bir veya birkaç râvi tarafından rivâyet edilmekle meşhur iken sonradan bir râvinin bunlardan başka bir kimseden tek başına rivayet ettiği hadistir. Metniyle, Garib; içindeki râvileri birbirlerinden rivâyetle meşhur bir sened olmakla beraber metni yalnız bu senedle nakledilmiş olan hadis. Bir hadis ilk tabakalarda garib olup sonraki tabakalarda bir çok râviler tarafından rivâyet edilip meşhur olursa bu çeşit hadislerce de Garib meşhur hadisler denilir. Meselâ; Hz. Ömer (r.a.)'ın Hz. Peygamber (s.a.s)'den rivâyet ettiği "Âmeller ancak niyetlere göredir" (Müslim, imâret,155) hadisi meşhur garibtir. Bu hadisi Hz. Ömer'den sadece Hikâme b. Vakkâs Hikâme'den Muhammed b. İbrâhim, Muhammed'ten sadece Yahya b. Sa'd el-Ensârî rivâyet etmiştir. Yahya'dan ise birçok râvi rivayet temiz ve hadis meşhur olmuştur. Hadis metinlerinde az kullanılan, anlaşılması güç kelimeleri, ifade etmek için de "garibu'l-hadîs, terimi kullanılmıştır. Hadislerin garib kelimelerini açıklamak için de eserler yazılmıştır. İbnü'l-Esîr'in "en-Nihâye fi Garîbi'l-Hadis ve'l-Eser" isimli eseri ile Zemahşerî'nin el-Fâik fî Garîbi'l-Hadis isimli eseri bu eserlerin en meşhur olanlarındandır. . Hadisçiler hadislerin isnâd ve metinlerinin garib olanlarının aranmasını hoş karşılamamışlar. İnsanların ilgisini çekme nadir şeylere sahipmiş gibi gözükmek için garib haberler öğrenenleri tenkid etmişlerdir. Sözgelimi Ahmed b. Hanbel, "Garib hadisleri yazmayınız, çünkü onlar menâkirdir (kötü şeyler) ve çoğu zayıf râvilerden gelmedir" demiş, Malik b. Enes de, "İlmin şerrinin garib, hayrının da halk tarafından rivâyet edilen zahir" olduğunu ileri sürmüştür. Abdurrezzak, "Biz garib hadisin hayır olduğunu sanırdık, halbuki o şer imiş" derken, Ebu Yusuf da, "Dini kelâm ile arayan zındıklaşır, hadisin garibini arayan yalancı olur" demiştir Garib hadisler Ahad haberlerin kısımlarındandır. Bir haberi Ahad olan Garib hadisin Hüccet olup olmayacağı tartışılagelmiştir. Çünkü bu terim, tarih içinde çok farklı anlamlar ifade etmiş, farklı değerlendirmelere tabi tutulmuştur (bk. Ahâd haber). Haber-i âhâdın hüccet olamayacağına ilk olarak Mu'tezile bilginleri öne sürmüşlerdir. Fakat onlar bu terimden bir kişinin bir kişiden yaptığı rivâyeti anlamakta idiler. Nitekim Mu'tezile'nin tanınmış imamlarından, el-Hayyât "el-İntisaâr" isimli eserinde bunu açıkça ifade ederek şöyle demiştir: "Biz adil bir kimsenin haberinin hüccet olarak kullanılabileceğini kabul etmiyoruz". Görüldüğü gibi burada sözkonusu edilen âhâd haber, sonraki dönemlerde garib hadis olarak adlandırılan haber ile eş anlamlıdır. Âhâd haberin hüccet olup olmayacağı konusu ve hüccet olmasının şartları müctehid imamlar arasında ihtilaflıdır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken nokta haberin geliş şekil veya adlandırılışı değil, onun sahih olup olmadığıdır. Sıhhati kesinlik kazanmış bir hadisin sırf âhâd haber olması nedeniyle reddedilmesi, hüccet kabul edilmemesi anlaşılabilir bir tavır olmaktan uzaktır. Şamil İA not: arkadaşlar , bilmiyorsak yorum yapmamalıyız...bilhassa islami ilimlerde...kaş yapalım derken göz çıkarırız da haberimiz olmaz...
__________________
TASAVVUFSUZ OLMAZ, TARİKATSIZ OLUR. Konu kılıçustası tarafından (23.05.2007 Saat 17:39 ) değiştirilmiştir.. |
|||
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 06.05.2002 Yaş: 32
Mesajlar: 5,972
Konulara Teşekkür etti: 67
39 Teşekkür aldı 14 Mesajlar için
|
Hadis istilahında Muhaddisler tarafından kullanılan çok kelime mevcuttur. Konuya dönecek olursakki şahsen yeterli cevaplar yazılmış bulunmakta. |
||
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2003
Mesajlar: 265
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
Alıntı:
Bu arada şunuda öğrenmiş olduk, kesin olarak bilmediğimiz bir konuda kesin yargıya gitmemeliyiz. Hepinizden Allah razı olsun.
__________________
Ayağına batan diken; Ya ektiğin, yada sökmediğindir. |
|||
|
|
|
|
b.b.b.
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 02.03.2007
Mesajlar: 2,234
Konulara Teşekkür etti: 2
4 Teşekkür aldı 1 Mesaj için
|
Burada bazı kimseler kopyala yapıştır tekniğine bayılıyor...
Teknoloji sağolsun... Yarın ilahiyatın kütüphanesine gidip, hadis kitaplarının bulunduğu oda da bu konuda araştırma yapacağım... Ancak o şekilde ikna olabilirim. |
||
|
|
|
|
Arife Her Gün Kadir Gecesidir
![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 6,591
Konulara Teşekkür etti: 46
61 Teşekkür aldı 29 Mesajlar için
|
Ne yani sen garip hadis olduğunu bilmiyor muydun?
__________________
Sen yüzme bilmesen bile denizde batmassın niye? Çünkü senin tipin kayık |
||
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 06.05.2002 Yaş: 32
Mesajlar: 5,972
Konulara Teşekkür etti: 67
39 Teşekkür aldı 14 Mesajlar için
|
Alıntı:
Tamam 20% haklılık payın var.Ama onunda haklılık payı var,belki çıkarırsınız yerine çıkarırız yazsaydı kendisinide içine alır veya daha değişik olurdu. Sonuçta kimse Alleme değil burada.Çoğu soruların kitaplara bakıldığını etrada sorulduğunu copy+paste yapıldığını herkes biliyor. Ama güzel şudur,Açıp bakmak ilgilenmek ve okumak vede sonuçta copy+paste yapabilmek. Yani şuracıkta benim bile bildiğim konu Hz.Ebubekir r.a yıkanma konusunu eşi olduğunu sanıyordum.Internette öyle okumuştum veya dikkatsiz okumuştum. Camiideyiz konu başka tabii kadının kocasını yıkama konusu ölen kocasını,Yok olmaz vs.. dediler,Lakin ben olur dedim.Yok olmaz,olur dedim. ve tuttum konuyu Hz.Ebubekir r.a kızına bağladım kızının ismini ki Esma.ra ben eşi olarak biliyordum.Oysa eşi değil kızı olduğunu bana camiideki hoca söyledi. Hocam dedim gözünü seveyim etme eyleme,okudum ve iyi hatırlıyorum. Bana dediki µmmed sen okudu isen öyledir,Sen bu konular ile bayağı ilgileniyorsun istersen yeniden bir bak, Dedim hocam Allah c.c razı olsun,ben yeniden bir bakayım. Bir baktımki söylediğim eşi veya hanımı konusunda 100% yanılmışım. Evet yanılabilirdim.Ama önemli olan konu ise insanın yanıldığını yanlış dediğini bilmesi işte önemli olan konu budur derken ertesi hafta dedim Hocam Allah c.c razı olsun senden elini öpmeye çalıştım isede öptürmedi bunuda köşeye çekerek yapmadım herkesin ortasında yaptım,Nedeni ise ben aksini idda ederken köşeye çekipte yapmamıştım bundan dolayı herkesin görmeside gerekiyordu. Ve nitekim sonuç çok güzelde oldu,Herkes memnun oldu bende memnun oldum. Aylardır bildiğim bir yanlışımı ve hatamı düzeltmişti. Bu düzeltme cenaze konusundan ileriye yanlış öğrendiğimi düzeltmişti. Buradaki düzeltmede bu şekıldedir. Konu Hadisin garip olup olmaması değildir,Bu konu başka dır. Lakin konu Garip kelimesinin değişik manalar ifade edişinden kaynaklanmaktadır. velhasılı yanlış yapmak cidden sorun değildir her insan hata yapabilirki,Buna bende dahilim başta olmak üzere ve Abdulcabbar kardeşimizde dahil. Hata yapmam diyen insan hata yaptığını bilmeyen insan ve bu tür insana hehe haklısın demekten başka bir çare yok genelde.Yami biilmediğinide bilmeyen insanlardır. Yani ben kendimi örnek alırsam bilmediğim veya yanlış bildiğim o kadar çok konu varki lakin bunu doğru olarak bilmekteyim,Birisi bana anlattığında akıllıca güzel bur uslüb ile yaklaştığında masa üstüne koyunca ben halen LA diyorsamki bu kibirden gelir.Tabii bekup kardeşim sen kibirlisin demiyorum. Abdulcabbar kardeşe gelecek olursakki şahsen benim gözümde copy+paste yapsada 2 + puanı dır bu Ashabı Kehf konusunda bir ayet yapıştırması ve birde bu konudur. Verilen ispat gösterilen Nas ne hangi amaç ile gösterilirse gösterilsin bu hiç önemli değil onu almak isteyenin gaye amacı ihlaslı olduktan sonra hiç bir tereddüt olmaz ve kazanan kesinlikle onu alandır. Diyorum ya yazdım daha önceleri DF de ben Ateist birisi ile chat etmiştim adam hadis kitabını ezberlemişti,Ona meydan okumam demem sen ne saçmalıyorsun be demem karşısında bana µmmed o zaman sen buna inanıyormusun evet ben bu kitaba inanıyorum demem üzerine dur dedi kızma,sinirlenme git inandığın şu kitabın sayfası bu satırları bu hadisde budur dedi bende tamam dedim. Çıktım chatde kitabı açınca kafamdan sanki kaynak bir su dökülmüştü gerçekten de bir Ateistin bana söylediği sözler yazıyordu orada.Özür dilemk zorunda kaldım. Aynı hesap Bedirdeki melekler ile ilgili konuda olmuştu bu sefer bir müslüman kardeşimce cedelleşiyor ona Dedekorkuttan masallar anlatma bana diyordum. Belliki çok kırmıştım onu sustu.Lakin zaman ile önüme hadisler geldiğinde çok üzüldüm o kardeşimizi buldum ve dedim Abi senden çok özür dilerim,Beni Affet sana karşı haksızlık yaptım dediklerin haktır ve vardır,Yaptığım hata cidden büyüktü. Hatta bu Sahabe i kiram zamanındada olmuştur Ömer r.a bir sahabeye sen nasıl kuranı kerim okuyorsun demesi üzerine Allah c.c Resulu s.av efendimize gitmiş ve Ömer r.a mahçup duruma düşmüştür. Ebuzer Giffari r.a Hz.Bilal r.a ey siyah kadının oğlu demesi ve ondan sonra Hz.Ebuzer Giffari r.a kapının önüne yatması ve ey Bilal üstüme basıp geçmedikçe bende buradan kalkmayacağım buyurması. Sonra Halid B.Velid r.a Hz.Abbas r.a ile söz sürtüşmesi ve Ensar ile Muhacir konusunda kimlerin daha hayırlı olduğu konusu. Abdurrahman B Avf r.a, Halid B.Velid r.a demesi ben sana dememişmiydim böyle olacak böyledir.İşte Allah c.c Resulu s.a.v efendimizde böyle dedi üzerine. Allah c.c Resulu sözünü veya söylediği kelimeyi anında değiştirmiş o eşyaları geri verme Ya Halid demiştir, ve eklemiştir benim Kumandanlarımı bana bırakınız. Burada görülmekteki olası veya olabilecek bir kibirilenmenin hemen anında önüne geçmiş ve Abdurrahman B.Avf r.a önünü kesmiştir. Bu bir taktikdir,Bu taktik ise Sahabenin önünü açmış olan Cennetin yoludur. Şüphesiz Allah c.c Resulu s.a.v efendimiz sahabesinin yanlışlarını her zaman düzeltmiştir.Hatta Saflara çok önem veren Resulullah s.a.v efendimiz Bedir elindeki değnek ile birisine dürtmüştür. Yani Allah c.c Resulu s.a.v efendimizin eleştiri methodu fevkalada güzel ve kesinlikle her insan a göre dozajını ve dozunu ayarlamış lakin hiç bir zaman haktan ayrılmamıştır. |
|||
|
|
|
|
EMEKLİ ÜYE...
![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3,327
Konulara Teşekkür etti: 19
49 Teşekkür aldı 28 Mesajlar için
|
Alıntı:
ümmed , ALLAH razı olsun kardeş...
__________________
TASAVVUFSUZ OLMAZ, TARİKATSIZ OLUR. |
|||
|
|
|