| Ölümüne.
Üyelik tarihi: 28.11.2006 Teşekkür etti: 54
76 Teşekkür 45 Mesaja aldı
| bir kişinin ahiretteki durumunun bilinmesi... Ensar dan hz. Peygamber (s.a.v.) e biat etmiş kadınlardan olan ÜMMÜL- A’LA (r.a.) anlatır : “ muhacirler kura ile bölüştürüldüğünde bize Osman b. Mez’un (r.a.) düşmüştü. Kendisini evlerimizde konuk ettik. Sonunda vefat ettiği hastalığa tutuldu , vefat edince yıkanıp elbisesine kefenlendi. Rasulullah (s.a.v.) yanına girdi , ben : Ey Ebu s -Saib ( Osman b. Mez’un (r.a.) ın künyesidir) Allah ın rahmeti senin üzerine olsun , “Allah ın sana ikramda bulunduğu” hususunda sana şahitliğim vardır .“ dedim . bunun üzerine hz. Peygamber (s.a.v.) : “ Allah ın ona ikramda bulunduğunu sen nereden biliyorsun ?” buyurdu, ben de : “ babam sana feda olsun ey Allah ın resulu , Allah ya kime ikramda bulunur ? dedim : “ bak , o , kendisine ölüm gelmiş bir kimsedir , vallahi ben , Allah ın rasulu olduğum halde bana ne yapacağını ben de bilmiyorum.” Buyurdu. Bundan sonra vallahi ben de hiçbir kimseye tezkiyede bulunmuyorum. ( buharideki diğer rivayetlerinde ( menakıbul ensar : 46 , tabir : 13 , 27 ) hadisin sonunda ÜMMÜL- A’LA (r.a.) nın : “ ancak yine de bu beni çok hüzünlendirdi , uykuya daldım, rüyamda Osman b. Mez’un (r.a.) a ait akan bir pınar gördüm. Rasulullah (s.a.v.) a giderek bunu anlattım : “ bu O nun amelidir” buyurdu, dediği rivayet edilir. Bu hadise hicretin 2. yılında olmuştur. Bedir savaşına katılan Müslümanların cennetlik oldukları , aşereyi mübeşşerenin cennetlik olduğu müjdeleri ve benzeri müjdeler bu hadiseden sonra gelmiştir. Efendimiz (a.s.) bir kimsenin ahretteki durumunun ne olduğunu kendisine bildirilmediği müddetçe kesin olarak bilemez) Sahih- i Buhari , cenaze bölümü 636. Muhtasarı tecridi sarih ; sayfa 188 - 189 |
| |