|
MÜSLÜMAN
![]() Üyelik tarihi: 25.01.2008
Mesajlar: 11
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
. Hadis nedir:
Sebepleri: 1. Hadisler Kur’an gibi Allah’ın koruması altında değildirler. Bu da hadisleri, şeytanın, nefsin, İslam düşmanlarının, dikkatsizliklerin, yanılmaların, iyi niyetli uydurmaların ve benzeri şeylerin etkisine açık bırakıyor. 2. Hadisleri ve onları rivayet eden kişileri değerlendiren hadis alimleri masum değildirler, hatadan uzak değildirler. Bu alimlerin hiçbirine vahiy gelmiyor, yaptıkları yanlışlar vahiyle düzeltilmiyordu. Dolayısıyla gösterdikleri çabalardan tam inanç elde edilemez. İnsanlar, daha Peygamber hayattayken, onun bir sözü söyleyip söylemediği, söylemişse şöylece bir anlama gelip gelmediği hususunda ihtilafa düşmüşlerdir. Alimlerin yanılgılarının değişik şekilleri olabilir: örn.: hadisleri nakleden ravileri yanlış değerlendirmiş olabilirler. Güvenilir olmayan kişiler, -kusurları bilinmediğinden, tesbit edilemediğinden, saklı kaldığından- güvenilir kabul edilmiş olabilir, alimler ravilere aldanmış olabilirler. (Peygamberimiz de ‘siz beni aldatabilirsiniz’ diyordu), çünkü insanların iç hallerini bilmek çok zor, ravi münafık olabilir (her şeyi bilen Allah’tır, peygamberimiz de kendi çevresindeki münafıkları bilmiyordu) Bir hadis aliminin zayıf saymadığı bir raviyi veya hadisi, diğer bir hadis aliminin zayıf sayması daima ihtimal dahilindedir. Muhaddisler Buharinin 80 ravisini zayıf görmüşlerdir. Gerçekte bu sorun çok çetin bir sorundur. İnsanların iç hallerini bilmek mümkün değildir. Açık hatalar görülür ama gizlide yapılanlar bilinmez. Cerh ve tadil alimlerinin önde gelenlerinden olan Abdurrahman ibn Mehdiye göre güvenilir olan nice raviler vardır ki, Yahya b. Said el Kattan’a göre güvenilir değildirler. Oysa ravi tenkidinin temel danışma odakları bu iki şahıstır. Örnek: Hakkında çelişkili hüküm verilenlerin en bariz örneklerinden biri de İkrimedir. Sahabe İbn Abbas’ın kölesi olan İkrime bazı hadis alimleri tarafından yalancılık ve Harici görüşler benimsemekle, yöneticilerin ödüllerini kabul etmekle suçlanmış ve yalanından bir çok örnek anlatılmıştır. Mesela Tabiinden(sahabe sonrası nesil) Said b. Müseyyeb kölesi Bürde: ‘İkrime’nin İbn Abbas’ın üstüne yalan atması gibi sen de benim üstüme yalanlar atma’ dediği anlatılır. Bu zat İkrime’nin birçok hadisini yalanlamıştır. Kasım da:’İkrime yalancıdır. Sabahleyin bir hadis söyler, akşamleyin onun tersini söyler.’ demiştir. Bunların yanında İkrime’yi güvenilir, sağlam görenler de vardır. Taberi ona tam güvenmiş, tefsirini ve tarih kitabını onun aktardığı hadislerle doldurmuştur. Ahmed b. Hanbel, Yahya b. Main gibi hadisçiler de İkrime’yi sağlam görmüşlerdir. Bundan dolayı Buhari onun sağlamlık tarafını yeğliyerek ondan bir çok hadis rivayet etmiştir. Müslim ise onun yalancılık tarafını daha kuvvetli bulmuş ve bir tek hadis dışında ondan hadis almamıştır. Hac konusunda ondan aldığı hadisi de Said b. Cübeyr’den yaptığı rivayetle desteklemiştir. Bu örneklerden olayın sübjektifliği, zanniliği ortaya çıkıyor. 3. Hadisleri rivayet eden kişiler(raviler) güvenilir de olsalar masum değildirler ve dolayısıyla yanılabilirler, hata yapabilirler, hadisi yanlış anlayabilirler, maksadının dışında anlayabilirler, unutabilirler, eksik, yanlış veya fazlalıkla rivayet edebilirler. 4. Raviler iyi niyetle hadis uydurmuş olabilirler, ki tarihte böyle hadislerin de uydurulduğu tesbit edilmiştir. İmam Müslim Cerh alimi Yahya b. Said el Kattan’ın şu ifadesini rivayet eder:’Salih kişileri hadiste olduğu kadar hiçbir şeyde yalancı görmedik.’(Müslim, Sahih, (Mukaddime), C. I, S. 13) Bu noktadan bakıldığında da hadisin gerçekten iyi niyetle uydurulmadığının garantisinin verilemeyeceği ortaya çıkıyor, velev ki ravi bunu itiraf etsin. 5. Hadislerin söylendiği ortam, zaman ve zemin, muhatabın kimliği gibi şartlar da (sebebi vürud) önemlidir. Hadis kaynaklarında genelde bu bilgiler bulunmuyor. Halbuki bağlamından(Zusammenhang) kopartılan hiçbir söz yanlış anlaşılma riskinden muaf değildir. Resul ‘karnınıza taş bağlayın’ demiştir. İçinde bulunduğu şartları düşünmeden bunu yaparsanız anlamsız bir hareket olur. 6. Hadisler Peygamberimizin vefatından çok sonraları yazıya geçirilmiştir. Bu zaman zarfında (150-200 sene boyunca) kulaktan kulağa ağızdan ağıza dolaşmışlardır. Bu kadar süre geçince bir sözü tam eksiksiz nakletmek , değişikliğe uğramadan nakletmek her zaman mümkün olmayabilir. 7. Yine hadis alimlerinin ittifakla bildirdiklerine göre, hadislerin kelimeleri /lafızları Peygambere ait olmayıp, sadece Peygambere ait manaları hadis ravileri tarafından lafızlandırılmış şeklidir, yani kendi kelimeleriyle,ifadeleriyle aktarmışlar. Raviler o sözü, kendi anladıkları biçimde ve kendi sözleriyle anlatmışlardır. İkinci duyan da aynı ölçü ile hareket ederse, Peygamberin sözünün 200 yıl sonrasına kadar ne derece tam onun söylediği biçimde gitmiş olur? Bundan dolayı peygamberden nakledilen sözler arasına bilerek veya bilmeyerek pek çok başka sözler ve düşünceler karışmış olabilir. Bu hiç bir hadisin tam olarak ve aslına uygun olarak gelmediği anlamına gelmez. Söylenmek istenen nesilden nesile yapılan manaca sözlü aktarımlar hadislerin anlamlarını değişşik şekillere dönüştürebiliyor. Bu da hadislerin zanni oluşuna delalet ediyor. Onun için Süfyan Sevri: ‘ Eğer size anlattıklarımı kalıb olarak anlatsam, bir tek hadis bile anlatamam’ demiştir. Kendi naklettiği hadislerin Mervan’ın emri ile yazıya aktarıldığını duyan sahabeden Zeyd b. Sabit: ‘Ne biliyorsunuz, belki size söylediğim şey, benim anlattığım gibi değildir.’ der ve kızar. Kur'an İslam'ı Sitesi - Kuran'daki Gerçek İslam'ın Sesi - - Ana Sayfa
__________________
Furkân 30 -Resûl der ki: Ey Rabbim! Kavmim bu Kur'an'ı büsbütün terkettiler. Konu MahmutAkar tarafından (01.03.2008 Saat 12:02 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
Arife Her Gün Kadir Gecesidir
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 8.448
Teşekkür etti: 348
378 Teşekkür 202 Mesaja aldı
|
Başladık yine....
SADECE sana hade len diyorum:) http://www.delikanforum.net/dini-bil...amel-tmek.html
__________________
|
|
|
|
|
out of order
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 31.10.2003
Mesajlar: 10.867
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
|
11. Forum ortamında genel ahlak kurallarına aykırı, kişileri, kurumları, dini veya milleti küçük düşürücü ve hakaret niteliğinde sözler kullanılamaz. 12. Düsünce ve inanç konusunda kimse kimseyi düşüncesini kabul etmesi için zorlayamaz.
__________________
Die Schari'a agiert. Sie formt und entwickelt die Gesellschaft. www.Koelner-Muslime.de |
||||||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||||||
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Din kitaplarındaki uydurma hadislerin bir listesi çıkarılsa ... | Alp | Dini Bilgi ve Eğitim | 39 | 21.06.2008 16:24 |
| Hira Ve Senay'ın Yeri:) | elmnightmare | Resim ve Karikatür | 142 | 25.04.2008 21:03 |
| gönlümün yeri | _seyda_ | Resim ve Karikatür | 6 | 01.06.2007 22:52 |
| Uydurma Hadislerin dogusu! | Ahmet76 | Kitablar ve Dergiler | 9 | 16.01.2004 17:30 |
| aga nin yeri.... | TALHA-61 | Özgün Yazılarınız | 2 | 03.03.2003 17:56 |