Rahman Rahim Allahin adi ile...
Alemlerin Rabbı Allaha hamd olsun.
Afiyette ve belâda, darlıkta ve genişlikte.
Salât ve selâm, Seyyidül-mürselin Resulullah Efendimize ve tüm âline
Sübhan Allahtan temenni: Selâmetiniz, afiyetiniz, sebat ve istikametinizdir
RESÛLÜLLAH (S.A.V.) EFENDİMİZİN RIZASI...
Rabbimiz celle şanühû Kuran-ı Kerimde Habîbi (s.a.v.)ne hitaben buyuruyor ki: Muhakkak Rabbin, pek yakında sana verecek, sen de razı (hoşnut) olacaksın... (S. Duha, 5)
Şefaat hakkında varid olan pek çok hadis, Resûlüllah (s.a.v.) Efendimizin rızasının, ümmetinin günahkarlarının affedilmesinde bulunduğuna delalet etmektedir. Bu ayet de
Allah Tealanın, Resûlü Hz. Muhammed (s.a.v.)in razı oluncaya kadar kendisine ihsan etmeye devam edeceğini göstermektedir.
Hz. Ali ve İbn-i Abbas (r.anhüm)tan rivayet olunmuştur ki: Bu ifade, bu vad, Resûlüllah (s.a.v.)ın, ümmeti için şefaatçi olması vadidir. Nitekim bu ayet nazil olduğunda Efendimiz (s.a.v.), Ümmetimden birisi cehennemde iken, ben halimden razı (memnun) olmam buyurmuştur.
Cafer-i Sadık (r.a.), Benim ceddimin rızası, hiçbir muvahhidin cehenneme girmemesinde yatmaktadır demiştir. Keza Muhammed Bakır hazretlerinin de şöyle dediği nakledilmiştir:
Ehl-i Kuran, Kuran-ı Kerimdeki en ümit bahşedici ayetin, Ey nefislerine karşı haddi aşmış olan kullarım! Allahın rahmetinden ümidi kesmeyin (S. Zümer, 53) ayeti olduğunu söylerler. Halbuki biz Ehl-i Beyt ise, en ümit bahşeden ayetin, Muhakkak Rabbin, pek yakında sana verecek, sen de razı olacaksın (S. Duha, 5) ayeti olduğunu söylüyoruz. Vallahi bu ayette kastedilen şefaattir. Şefaat hakkı, o, yani Resûlüllah (s.a.v.) Razı oldum, yeter deyinceye kadar, La ilahe illallah diyen herkes hakkında, ona verilmiştir. (Fahreddîn-i Razî, Mefatîhul-Gayb)