Rahman Rahim Allahin adi ile...
Alemlerin Rabbı Allaha hamd olsun.
Afiyette ve belada, darlıkta ve genişlikte.
Salat ve selam, Seyyidül-mürselin Resulullah Efendimize ve tüm aline
Sübhan Allahtan temenni: Selametiniz, afiyetiniz, sebat ve istikametinizdir
Veda yazım!!! TOPRAĞIN KABUL ETMEDİĞİ CESET!
Yazımın başında siyer nebiden bir hadiseyi zikrettikten sonra Peygamber (sav) efendimizin bu konudaki tavrını ve zamanımızda islami terör gibi sözlerin yanlış oluşu ile ilgili ufak bir çalışma.
Aslında yazılacak ve öğrenilecek çok bilgiler var fakat her neyse hakkımız hepinize helal olsun.(inşaallah.!!! Bazen ara sıra zaman zaman siz çok sevgili ve değerli kardeşlerimle birlikte olabilirim.)
*Mekkenin fethinden sonraki Huneyn günleriydi. Bir sahabe müfrezesi civarda geziyor, düşmanın ani baskınlarına mani olmaya çalışıyordu. İşte bu sırada müfreze çölde bir atlı ile karşılaştı. Atlı, hemen selam verdi; onlar da selamını aldılar. Bu demekti ki; selam veren Müslüman, alanlar da selamına mukabele etmekle, aramızda bir düşmanlık yok, Sen bizden eminsin, korkma demekti. Ama buna rağmen müfrezede bulunan Muhallim bin Cessame okunu çekmiş ve adamı atından düşürerek oracıkta öldürmüştü.
*İşte bundan sonra, öldürülen Amir bin Azbatın yakınları toplanıp, savaş meydanında bir ağacın altında istirahat etmekte olan Resulüllah (s.a.v.) Efendimize geldiler. Kısas talebinde bulundular. Ya Resulellah, bu Muhallim bin Cessame nasıl bizim kadınlarımızın ciğerini yakıp gözlerinden yaşlar akıttıysa, biz de onu öldürmek suretiyle onun çoluk-çocuğunun gözlerinden yaşlar akıtacağız. Bu bizim hakkımızdır. Muhallimi bize teslim eyle diye ısrar etmeye başladılar. Ancak Muhallimin lehinde şahitlikte bulunanlar da vardı. Mesele pek de net değildi. Selam verenin aslında Müslüman olmayan bir düşman savaşçısı olabileceği de ileri sürülüyordu. Korkudan selam verdi deniliyordu. Bundan dolayı Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz, Size diyetini vereyim, kısastan vaz geçin diyerek ölenin yakınlarını razı etmeye çalışmış, bunda da muvaffak olarak 100 deveye sulhu temin etmişti.
*Ama Muhallim için mesele bu kadar kolay bitmeyecekti. Çünkü Muhallim, selam veren bir adamı öldürmüştü. Bu öyle geçiştirilebilecek bir hadise değildi. Görünüşte de olsa Müslümandı öldürdüğü insan. Nitekim Muhallime telkinde bulundular: Git, Resulüllah (s.a.v.)tan özür dile; senin için Allahtan af talep etsin, kurtul dediler. O da Resulüllah (s.a.v.)ın huzuruna gelip yaptığından özür dileyerek, Allahtan af dilemesini istedi. Ancak böyle bir iki cümlelik özürle koskoca bir adamı öldürmenin cezasından kurtulunabilir miydi? Şayet böyle kolay olacaksa, adam öldürmenin çok basit bir vaka olduğu anlaşılmayacak mı idi? Öyle ya, istediğin insanı öldür, sonra Resulüllahın huzuruna çık, bir özür dile, mesele bitsin! demek olmaz mıydı? Nitekim Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz, af isteyen Muhallime karşı hiç görülmedik tarzda bir tavır ortaya koyarak şöyle buyurdu:
***Selam veren adamı nasıl olur da öldürürsün? Sana bu salahiyeti kim verdi!
... Muhallim, Özür dilerim ya Resulellah, benim için Allahtan af dile diyerek sözlerini üç defa tekrar ettiyse de, Efendimiz (s.a.v.) her defasında:
***Selam vereni öldüreni
Allah affetmesin, çık git buradan! diyerek Muhallimi hem huzurundan kovdu; hem de affını istemek yerine, aftan mahrum kalmasını diledi.
*Böylece huzurdan uzaklaşan Muhallim bir haftadan fazla yaşamamış, üzüntüsünden ölmüş, yakınları da onu bir mezarlığa defnetmişlerdi. Ne var ki haksız yere adam öldüren Muhallimi mezar da kabul etmemiş, sabahleyin bakanlar, onu toprağın dışarıya attığını görmüş, gelip Resulüllah (s.a.v.)a durumu haber vermişlerdi. Sevgili Peygamberimiz: Siz onu gömün buyurdu. Öyle yaptılar. Gel gör ki, toprak bir türlü kabul etmiyor, gece yine dışarıya attığı görülüyordu. Gelip çaresizliklerini anlatan yakınlarına, Fahr-i Kainat Efendimizin son cevabı şöyle oldu:
((((***Siz yine onu mezarına gömün; toprak ondan daha kötülerini kabul etmiştir, onu da kabul edecektir. Ancak
Allah celle celalühu size ders vermek istiyor, masum bir adamı öldürmenin
Allah indindeki kötülüğünü göstermek için size bir ibret örneği veriyor. Sakın haksız yere bir cana kıymayın, selam vereni öldürmeyin demiş oluyor. ))))))
***********
*Hal böyle iken, bazılarının eveleyip-geveleyerek söylemeye, yazıp çizmeye çalıştıkları gibi İslami terör! nasıl olabilir? Müslümanın, haksız yere şu veya bu bahane ile adam öldürmesi nasıl caiz görülebilir?
*İşte İslam hukuku ve işte Siyer-i Nebideki onun tatbiki... Böylesine şeni bir fiili irtikab edenin işte akıbeti!.. Resulüllah (s.a.v.) Efendimizin vakıa karşısındaki net ve kati tavrı ve failini toprağın bile kabul etmeyişi... Böylesine ibret ve dehşet dolu bir tatbikat ve hadise ortada iken, hangi cahil ve gafil kimse çıkıp da, İslam teröre izin veriyor, Müslüman adam öldürme iznini dininden alıyor gibi saçmalıkları söyleyebilir?
*************************