Nezaket ve Kabalık
Sevgili Peygamberimiz,
dost veya düşman, kiminle konuşursa konuşsun nezaketten ayrılmazmış.
Konuştuğu kelimelerin nazik olmasına dikkat ettiği gibi kendi tavırlarına da dikkat edermiş.
Hz. Ali, Sevgili Peygamberimizi tarif ederken “Biriyle konuşurken, bütün vücudu ile ona dönerek konuşurdu” diyor.
Yani yarım ağızla, sırtı konuştuğu adama dönük olarak konuşmadığı gibi adama yandan bakarak da konuşmazmış.
Rabbimiz, Musa ile Harun aleyhimesselamları, Firavuna gönderirken “İkiniz Firavun’a gidin, çünkü O, azdı.”
“O’na yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır veya korkar.” (Tâhâ 43-44) buyurmuş.
Firavun gibi gelmiş geçmiş kafirlerin en kaba sabası olarak tanıtılan, en katı düşman olarak bildirilene bile en yumuşak kelimelerle konuşmasını emretmektedir.
Kaba saba adamlar, kabadayı gibi yürüyenler, kaba işler yapanlar, kabataslak plan ve programlarla göz boyayanlar, kabalıklarını kapatmak için “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır” sözünün arkasına sığınırlar ama kaba tarafları yine açıkta kalır.
Her yiğidin ayrı bir yoğurt yiyişi vardır ama ortada herkese ait olan yoğurt tasını tepeye dikip herkesin hakkını tüketme kabalığını bu ata sözü kapatamaz.
Kabalık, aç gözlülükten olur. Bilgi ve görgüsüzlükten olur. Kendini beğenmekten ve herkesten üstün görmekten olur.
Rabbimiz o nezaket kurallarına göre hareket eden Musa aleyhisselamın kavminin de nazik olmaları için nezaket kurallarını öğretmiş ve nazik olacakları konusunda söz almış: “Hani İsrail oğullarından “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin, ana-babaya, hısımlara, yetimlere, yoksullara, iyilik yapın. İnsanlara güzellikle söyleyin. Namazı dosdoğru kılın. Zekâtı verin” diye söz almıştık. Sonra bir kısmınız hariç, yüz çevirerek döndünüz.” (Bakara 83)
Anne-babamıza “Öfff” demeyi yasaklayan, eşlerimizin tenimiz gibi olduğunu bildiren Rabbimiz, komşulara ve bütün insanlık ailesine iyiliği, güzelliği emrederken her durumda nezaketten ayrılmamamızı öğütler.
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
|