Bİr Ders Bİn Bİr İbret BİR DERS BİN BİR İBRET Hazreti Ömer,Medineye birkaç mil mesafede bir yere gidiyor. Uzaklarda,hüngür hüngür ağlayan üç çocukla çevrili bir kadın görüyor. Kadın,bir tencereyi karıştırmakta, bir şeyler pişirmektedir. İnsanlar hakkındaki Büyük tabirinden daha büyük Hazreti Ömer,kadına çocukların niçin ağladığını soruyor. Çünkü anaları,onlara iki günden beri yemek verememiştir; çaresi kalmayınca da tencereye su koyarak un kaynatıyormuş gibi taklit yapmaktan ve böylece çocukları oyalamaktan gayri elinden bir şey gelmez olmuştur. Hazreti Ömer,hemen Medineye gidiyor;taşıyabileceği kadar un,yağ,hurma alarak sırtına vuruyor ve aynı yere dönüyor. Halifeyi arkasından takip eden kölesi yalvarıyor:
-Müsaade et de ben taşıyayım.
-Hayır! Kıyamet günü benim yüküme ortak olacak değilsin!..
Hazreti Ömer,kadının yanına geliyor. Gıdaları teslim ediyor. Kadının neşe ve saadetten uçuşunu mahzun gözlerle seyrediyor. Ateşin yakılmasını bizzat üzerine alıyor. Yemek bittikten ve çocuklar,artık gözleri kuru,oynamaya başladıktan sonra,anaları ellerini açıp ta gönlün içinden şu çığlığı koparıyor:
-Allah sana mükafatını versin! Ömerin oturduğu makama sen layıksın,o değil!
Ve Hazreti Ömer,Ömerin kendisi olduğunu söylemeden,inci gibi gözyaşlarıyla süslü gözler ve gözlerinde gölge gölge düşüncelerle Medineye dönüyor.
BÖYLEYKEN?
EVET,EY BÜTÜN İNSANLIK! BÖYLEYKEN???
N.Fazıl Kısakürek/Mümin-Kafir
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
|