Yavuz Sultan Selim
|
|
Macar elçisi devlet meselelerini görüşmek üzere Yavuz Sultan Selim'in huzuruna girerken büyük padişah kılıcının yarısını kınından çıkarır. Elçi huzurdan çıkana kadar bu durum devam eder. Ne zaman elçi huzurdan çıkar Yavuz da kılıcını kınına sokar. Daha sonra elçi ülkesine döndüğü zaman büyük bir merak ile hemen sorarlar :" Padişah nasıl biriydi, nasıl birine benziyordu biraz bahsetsene ...." Elçi şu cevabı verir :" Kılıcının parıltısı o kadar fazlaydı ki yüzünü bir türlü göremedim.
Daha sonra bu haber kıymetli hünkar Yavuz Sultan Selim'in kulağına varır. Bunu duyan padişah memnun bir ifade ile şu tarihi sözleri sarfeder :" İşte görüyorsunuz. Eğer bu kılıç kınına girmezse onların boynu eğik olur. Ne zaman ki kılıç kınına girer işte o zaman bizim boynumuz bükülür, onların başı dikilir"
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
|