Sahabi hayatından bir kesit
|
|
Ümm-ü Süleym, harplerin çoğuna iştirak etmişti. Uhud'da askerlerin hizmeti için omuzunda su taşıyor, getirip milletin susuzluğunu gideriyor, yaralıların yaralarıyla uğraşıyordu. Kocası Ebû Tâlha onu görünce şaşırmış, sonra da Efendimiz'e (sas), "Ümm-ü Süleym'in hançerini gördün mü yâ Rasûlallah?" demişti. Efendimiz (sas) hançeri ne yapacağını sorunca Ümm-ü Süleym şu cevabı vermişti: "Bunu bugünler için saklamıştım. Hele müşriklerden biri yaklaşsın; karnını nasıl deşiyorum görün!"
Efendimiz (sas) tebessüm ederek, "Ey Ümm-ü Süleym. Allah sana kâfidir ve O gerekeni yapar." buyurmuştu. Harp esnasında Müslüman saflarında bir dağılma başgösterince Ümm-ü Süleym, hançerini eline almış, Hak davasını koruma uğrunda geri adım atmadan nasıl savaşılacağını göstermişti.
Efendimiz’e (sas) bir şey olur endişesi o kadar onu üzüyordu ki, gelip O'na, "Yâ Resûlallah, izin verirseniz, paniğe kapılıp da etrafınızdan ayrılanları da öldüreyim!" deyivermişti. O’nun yalnız bırakılmasına hiç tahammülü yoktu. Ümm-ü Süleym böyle olunca, Efendimiz (sas)'in müjdesi de şu şekilde oluyordu: "Gördüm ki ben Cennet’e girmişim. Bir aralık bir kıpırtı hissettim. Bir de baktım; Ebû Talha'nın hanımı Rümeysâ (Ümm-ü Süleym)."
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
|