Hak dostu baba
|
|
Ömrünü dürüstlüğe ve çocuklarına adamış bir gönül adamı o. Her dar zamanda çocuklarının imdadına koşmuş, en sıkıntılı günlerinde yanlarında olmuş. Çocuklarını okutabilmek için ikinci hatta üçüncü işlerde çalışmış. Ve gün gelmiş, çocukları büyümüş, aslında büyüdüğünü sanmış. Evlenmiş çoluk çocuğa karışmış. Gönül insanı baba, o zaman da yalnız bırakmamış onları. Sahip çıkmış. Öğlenleri yemek yememiş, çocuklarına para göndermiş yine. Aradan yıllar geçmiş, muhterem baba yatağa düşmüş. Oğlunun toplum içinde muteber bir işi olmuş. Dili, kalbi namazlı niyazlı bilinir hale gelmiş. Ama bir gün oğlu şeytana yenik düşmüş. Evli olduğu halde sırf eşinin psikolojik sorunları var diye morali bozulmuş. 36 yaşında mutsuz bir yuvaya sahip imiş. Birgün internette 20 yaşında genç bir bayanla tanışmış. Sözlerle ilgileri artmış, birbirlerinden “hoşlanmaya” başlamışlar. Bayan adama âşık olmuş. Adam da o yolun yolcusuymuş; ama bir yandan da içi içini yiyormuş.
Yaptığının doğru olmadığını biliyor, lakin nefsi galebe çalıyormuş. Buluşma arzuları iyice artmış, cumartesi saat 11.00’e randevu verilmiş. Artık dönüş yok. Bir yandan gitmek için can atıyor, diğer yandan “Allah’ım ne olur bir çare ver. Yoksa zalimlerden olacağım.” diye yalvarıyormuş.
Sebepler açısından ortada hiç bir engel yok. Adam hâlâ, “Allah’ım yetiş. Ayaklarımı kır, bir şey yap, beni engelle.” diye yalvarmaya devam ediyor.
Gün geliyor, tam gitmeye hazırlanan adamı yatalak babası saat 09.00’da yanına çağırıyor. “Oğlum artık vakit geldi.” diyor ve oğlunun elini tutuyor baba. Ve her zamanki gibi oğlunun imdadına yetişiyor. Saat 10.00’da da Hakk’ın rahmetine kavuşuyor.
Hayatını çocuklarına adamış Hak dostu, oğlunun imdadına canını vererek bir kere daha civanmertliğini gösteriyor. Allah’ım sen ne büyüksün, senin yolunda gidenleri de, gitmeye çalışanları da, yalancıktan da olsa, “mış gibi” gözükenleri de hiç yalnız bırakmadın.
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
|