İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > MESELELERİMİZ > İbadet Hayatımız
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 26.04.2006, 10:58
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....
 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 16,855
Konulara Teşekkür etti: 6
332 Teşekkür aldı 192 Mesajlar için
Question Bazı dua ve surelerin belli sayıda okunmasının bır dayanağı var mıdır?

Bazı dua ve surelerin belli bir sayıda okunmasına dair rivayetler bulunmakla birlikte, bu rivayetler o duaların çokça tekrarlanmasını veya yapılmasını teşvik amacıyladır.

Bu nedenle dua ve surelerin belli sayılarda okunması zorunlu değildir. Gerek Kur’an-ı Kerim’de, gerekse Hadis-i Şeriflerde yer alan dualar, herhangi bir sayıyla sınırlanmaksızın okunabilir. Duada asıl olan sayı ve şekil değil, ruh halidir; samîmî bir şekilde içtenlikle yapılmasıdır.

Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allâh : “Rabbinize gönülden ve gizlice dua edin. Doğrusu O aşırı gidenleri sevmez." (el-A’raf, 7/55) buyurarak bizleri samimi olarak ve gönülden dua etmeye teşvik etmektedir.
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
itimat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 29.04.2006, 16:07
Yeni bir ben ile...
 
Yasemen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.06.2004
Mesajlar: 3,091
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

abi sayi konusunu anlayamadim. mesela ne zaman belli sayilarda okunuyorduki?
__________________
SeVDaSı BüYüK oLaNıN ÇeKeMeYeNi ÇoK oLuR !....
Yasemen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 19.02.2007, 13:03
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....
 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 16,855
Konulara Teşekkür etti: 6
332 Teşekkür aldı 192 Mesajlar için

Alıntı:
Yasemen´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
abi sayi konusunu anlayamadim. mesela ne zaman belli sayilarda okunuyorduki?
Değerli Kardeşimiz;

4444 Tefrîciyye veya 41 Yâsîn gibi belli saylarda okunan dualar, zikirler, salavât, âyetler ve sureler hakkında (namazlardan sonra 33 adet olarak söylenen tesbîh, tahmîd ve tekbîr gibi pek az müstesna tutulursa) emreden, tavsiye eden bir nas yoktur. Müslüman istediği kadar Tefrîciyye diye anılan salavât veya Yâsîn suresi okuyabilir. "Bunu şu kadar okumak sünnettir, farzdır, dinin emridir..." derse veya böyle inanırsa bid'at gerçekleşir. Böyle bir inanç olmaksızın, şahsî veya başkasının tecrübesine dayanarak "Bu kadar okumanın şuna faydası oluyor, oldu" der, okur ve tavsiye ederse bu bid'at olmaz ve sakıncası da bulunmaz.

Hayrettin Karaman

Salât (Çoğulu: Salavât), Peygamberimiz (sa) için dua etmeyi ifade eder. Bu duada ona hem salat, hem de selam okunduğu için buna “salâtü selam” denir. "Salât-ı tefrîciye" ise, Allah Rasulü Efendimize sıkıntılardan kurtulmak için okunan ve farklı cümlelerden oluşan salâtü selam demektir. Daha çok Mağrip ve havalisinde meşhurdur ve buna “salât-i nâriyye” de denir.

Kuran-ı Kerimde şöyle buyrulur: "Allah da melekler de o Nebiye salat ederler, ey müminler, siz de ona salat edin, bol bol selam gönderin". (Ahzâb Suresi 33/56). Allahın ona salât etmesi, onu bağışlaması, meleklerin salât etmesi bağışlanmasını dilemeleri, müminlerin salât etmesi de derecesinin yüceltilmesi için dua etmeleri anlamına gelir. Buna göre Peygamberimize salâtü selam okumamız bize Allahın bir emridir ve bunu bilerek hiç okumayanların küfre bile girecekleri söylenmiştir.

Hz. Peygamber de müminlerin kendisine salâtü selam okumalarını ister ve sizin bana okuyacağınız salâtı, Allah on katıyla size iade eder, buyurur.

Sıkıntılarından ötürü Peygamberimize salâtü selam okuyup dua ederek Allahtan tefric (yani sıkıntılarının defedilmesini) istemek meşrudur ve umulur ki, Allah onun hatırına bu duaları daha çabuk kabul eder. Yeter ki, isteyen ondan değil, Allahtan istemiş olsun. Çünkü Allah bizim günde en az on yedi kez, "Ya Rab, sadece senden yardım isteyeceğim" ahdini tekrarlamamızı ister. Ama biz biliyoruz ki, o rasulünü çok sever ve bizim de onu sevmemizi ister. Biz de eğer sevdiğimizi ona salâtü selam okuyarak gösterir ve bunu vesile tutarak da Allahtan muradımızı istersek daha hızlı kabul olacağını ümit edebiliriz.

Buraya kadar yazdıklarımız, sorunuzun cevabı için gerekli temel bilgilerdir.

Ona nasıl, yani hangi cümlelerle salâtü selam okumamız gerektiği konusunda ise belirleyici bir emir yoktur. Herhangi bir salât ve selam kipini kullanabiliriz. Ama Allah Rasulü Efendimiz (sa) nasıl salât okuyalım sorusuna, bizim namazlarda okuduğumuz "salli... ve barik" dualarını öğreterek, böyle söyleyin diye cevap vermiştir. Yani bu dualar salâtü selamın en güzelidirler diyebiliriz. Ama Efendimizin bunları öğretmiş olması, başka cümlelerle salât okunamaz anlamına gelmediği için herkes çok farklı cümlelerle salâtü selamlar okumuştur ve bunların okunamayacağını da kimse söylememiştir. Çünkü önemli olan, ona salâtü selam okumaktır, bunun hangi cümlelerle olması gerektiği ikincil bir meseledir. Ama elbette aşırılık içeren ifadelerle salatü selam okunmaz.

Buradaki bir inceliğe de işaret etmemiz de güzel olur: Biz sadece Allah için ibadet eder ve sadece Onun için namaz kılarız. Ama Allah (cc), Rasulünün kadrini iyi bilmemizi istediğinden olacak ki, sadece kendisi için kıldığımız namazlarda ona da salât, yani dua etmemizi hoş karşılamıştır.

"Salat-i tefriciye" olarak bilinen salâtü selam cümleleri ise hadislerde bulunmamaktadır. Sadece bazı Şia kitaplarında ve Mağripte yazılmış dua kitaplarında yer almaktadır. Bizde dua kitabı yazanlar da bunu oralardan almış ve kitaplarına koymuşlardır. Bu kitapları yazanların, kitaplarının satışını artırmak için, bunu şu kadar okuyan şöyle olur, gibi ümit verici müjdeler zikretmeleri bunun yaygınlaşmasına sebep olmuştur.

Ancak bu salatü selam, sağlıklı bir yorum yapılması kaydıyla, güzel manaları olan cümlelerden oluşur. Dolayısıyla bunları okumakta da bir sakınca olmaz. Ancak bu salatü selama özel bir yer verip, bunu diğerlerinden farklı bir konumda görmenin bir dayanağı yoktur. Hatta selefi bir yorumla yanlış manalar içerdiğine dair yazılar da okudum. Yani bunda öyle cümleler vardır ki, kastettiğiniz şeye göre manası güzel olabileceği gibi, caiz olmayan manalara da gelebilir.

Muhtemelen birisi bir derde müptela olmuş ve içinden gelen bu cümlelerle uzun süre salâtü selam okuyarak Allahtan derdinin giderilmesini istemiş, Allah da duasını kabul etmiştir. Sonra da bu çokça okumayı, herkesin aklında kalsın diye 4444 sayısıyla sınırlamışlar ve bu salâvatı bu kadar okuyanın derdine Allah çare verir demişlerdir. Oysa duaların kabulünü sağlayan pek çok şartlar ve sebepler vardır: Dua edenin samimiyeti, çok bunalmış ve hatalarını sildirecek kadar sıkıntı çekmiş ve cezasını tamamlamış olması, çok candan ve ihlâsla dua etmesi, büyük bir iyilik yaptıktan sonra dua etmesi, Allahın veli bir kulu olması, belli zamanlarda ve belli yerlerde dua etmesi ve böylece okuduğu duayı bir ismi azam duası haline getirmesi. Dolayısıyla bu salâvat cümleleriyle dua edip isteğine kavuşan birisinin bulunmuş olması, herkesin bu sayıda bu salâvatı okuyarak isteğini elde etmesi anlamına gelmez. Hatta istediğini Allahtan isteme yerine sanki bu salâvat cümlelerinin ve 4444 sayısının bir şifre ve sihirli bir etki oluşturduğunu zannedip, tesiri bundan beklemek, sevap değil, Allah korusun şirk bile olabilir.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, "salât-i tefriciye", ya da “salât-ı nâriye” olarak bilinen cümleler, bilinmeyen bir insanın bir araya getirdiği cümlelerdir ve bir yorumla çok güzel manalar içermektedirler. Allah Rasulüne bunlarla da salâtü selam okumanın hiç bir sakıncası yoktur, hatta anlamları doğru bilinirse bu güzeldir. Ancak bu cümlelerden ya da bunların belli sayılarda tekrarlanmasından bir medet umma, insanı Allahtan uzaklaştırabilir, kaş yapayım derken göz çıkarılmış olabilir. İnsan tesiri Allah’tan değil, bunlardan beklemiş olabilir. Dolayısıyla bunlar okunursa bu bilinçle ve manaları düşünülerek okunmalıdır. Bununla yapılan dua mutlaka kabul edilir diye de inanmamalıdır. Yani bu kelimelere ve bu sayıya bir kutsiyet vermemek gerekir. Çünkü Kutsallık Allah’tandır ve Allah bu kelimeleri bize ne kendi öğretmiştir, ne de Rasulü vasıtasıyla öğretmiştir. Yani buna Allah’ın bir kutsallık verdiği bilinmemektedir.

“Salât-ı terficiye” nin aslı, Latin harfleriyle okunuşu ve anlamı şöyledir:

اللهـم صل صلاة كاملة وسلم سلاماً تاماً على سيدنا محمد الذي تنحل به العقد وتنفرج به الكرب وتقضى به الحوائج وتنال به الرغائب وحسن الخواتم ويستسقى الغمام بوجهه الكريم وعلى آله وصحبه في كل لمحة ونفس بعدد كل معلوم لك.

Allahumme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ-seyyidina Muhammedin ellezi tenhallü bihi’l ‘ukadu ve tenfericu bihi’l-kürabu ve tukdâ bihi’l-havâicu ve tünâlü bihi’r-rağâibu ve husnu’l-havâtimi ve yusteska’l-ğamâmu bi-vechihi’l-kerîmi ve ‘alâ âlihi ve sahbihi fî-külli lemhatin ve nefesin bi-‘adedi külli ma’lûmin lek.

Anlamı:

“Ya Rab! Efendimiz Muhammed’e tam ve mükemmel bir salat ve selam eyle. O Nebi ki, onun yüzü suyu hürmetine düğümler çözülür, sıkıntılar dağılır, ihtiyaçlar karşılanır, arzulara ve güzel akıbetlere erişilir, bulutlardan yağmur dökülür… Onun âline ve ashabına da salât ve selam eyle ya Rab! Her an, her nefeste ve senin bildiklerinin sayısınca.”

Faruk Beşer
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
itimat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 19.02.2007, 13:25
 
kutayre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.07.2006
Mesajlar: 1,056
Konulara Teşekkür etti: 0
26 Teşekkür aldı 14 Mesajlar için

Sevgili kardeşim bazı noktalarda katılmıyorum.

mesela namazdan sonraki subhanallah, elhamdülillah ve allahu ekber 33 adettir. bu ve bunun gibi dualar bir anahtar gibidir. adetleri anahtarın dişleri gibidir. anahtarın bir dişi fazla ya da eksik olsa o kapı açılmaz, o kilit açılmaz.

şurası da var ki bazı dualar şu kadar falan okunursa şu olur, şöyle olur gibi şeyler evet teşvik amacıyladır. Bular gaye-i maksat yapılmadan okunmalıdır. eğer bu maddi amaçlar bu duaların illeti olsa beklenen neticeyi vermeyecektir ve zaten bu amaçla yapılan duada verilmeye layık değildir.

Ama bazı sure ve duaların adet bahsi yukarıdaki gibi bir hakikata da şamil olabilir.

Dua bir anahtardır, adeti anahtarın dişlileri gibidir ne bir fazla ne bir eksik... kapı açılmaz... Hikmeti elbette vardır ama bizim fikrimiz oraya yetişmez..
__________________
www.birfikircilesi.blogcu.com
(Kişisel Sayfam)


kutayre isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 19.02.2007, 13:32
 
kutayre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.07.2006
Mesajlar: 1,056
Konulara Teşekkür etti: 0
26 Teşekkür aldı 14 Mesajlar için

Bir de bazı şeyler hakkında yoktur vs diye hüküm veriliyor ya. Bakıns evgili kardeşlerim yokluğun isbatı zordur. Bir şeyin yokluğunu iddia ediyorsanız o idiaya ait her şeyi isbat etmek zorundasınız. Mesela imam-ı gazali hazretleri celcelutiye duası hakkında belli adetler vermiştir okunması babında... Okunursa görülecek şeyelr hakkında.

Bu tür şeylerin yokluğunun isbatı zordur. yoktur demek isbat değildir. Tüm bunlarla ilgili kitapları karıştırmak bakmak gerekir. Ama varlığın isbatı kolaydır. bunun bir emaresini göstersek dava kabul edilir...

Örnediğin bu odamda sen bir iğne yok desen ve ben de bir iğbe var desem. Siz iğnenin yokluğunun isbatı için odada iğnenin girebileceği her deliği araştırmak bakmaz zorundasınız. Ama iğnenin varlığını iddia eden kişi iğneyi çıkartsa ve gösterse davasını kolayca isbat eder.

Mesela dualar hakkında adet bahsi yoktur vs gibi...

Mesela imam-ı gazali hazretlerinden celcelutiye duası hakkında adet belirten şeyler var...

Şimdi eminim birisi çıkacak diyecek ki "bana imam-ı gazeliden değil ayetten hadisten" şeyler gösterecek... Bu tür insanlar burada çok... Ben şimdiden gelebilecek bu kişilere karşı sadece sükut ediyorum...
__________________
www.birfikircilesi.blogcu.com
(Kişisel Sayfam)


kutayre isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 03.06.2007, 19:31
 
Üyelik tarihi: 17.10.2005
Mesajlar: 5,409
Konulara Teşekkür etti: 22
5 Teşekkür aldı 4 Mesajlar için

Merak ettigimi bir konu var ...
Kaside-i Celcelutiye dua'sı için ehli olmayan dinlemesin denildigini duymuştu..
Birde arka arkaya dinlememek gerektigi...

Bunun sebebi nedir bilen varmı?
Gerçekten Ehli olmadan bilinçsizce dinlenmesinde bir sakınca var mıdır?
Yoksa herkes dinleyebilir mi ?
Bilen var ise (tartışma olmadan) açıklar ise mütessir olurum...
alem-i ervah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 03.06.2007, 23:28
 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 3,842
Konulara Teşekkür etti: 0
19 Teşekkür aldı 8 Mesajlar için

Bismillah...

Bildiğimiz kadarı ile "mütessir" diye bir kelime yok. Zannedersek "müteessir" demek istediniz.Lakin bu kelime de kurduğunuz cümleye uymaz. Zira bilen birisinin açıklamasından mutluluk duymanız gerekir. Oysa ki "müteesir olmak" bir şeyin tesiri altında kalmak anlamında kullanılır. Kullanımına daha uygun bir anlamı ile birşeyden dolayı üzülmek anlamında kullanılır.

Bilen birisinin açıklamasından müteessir olacaksanız bilen kardeşlerimiz sükut etsinler. Sizi müteessir etmesinler:)

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 03.06.2007, 23:34
 
Üyelik tarihi: 17.10.2005
Mesajlar: 5,409
Konulara Teşekkür etti: 22
5 Teşekkür aldı 4 Mesajlar için

Aman sende
Ben az söyleyeyim sen çok anla
çok bilmiş seni :)

-unutmadan bilmiyorsan çekil aradan
alem-i ervah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 03.06.2007, 23:36
 
SEMA nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2006
Mesajlar: 1,664
Konulara Teşekkür etti: 25
9 Teşekkür aldı 6 Mesajlar için

olurmu ninja kedi bu illa düzelticek...
SEMA nur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 03.06.2007, 23:38
 
Üyelik tarihi: 17.10.2005
Mesajlar: 5,409
Konulara Teşekkür etti: 22
5 Teşekkür aldı 4 Mesajlar için

Alıntı:
SEMA nur´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
olurmu ninja kedi bu illa düzelticek...

Zaten düzeltme yapmasa idi şaşardım .
alem-i ervah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 03.06.2007, 23:49
 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 3,842
Konulara Teşekkür etti: 0
19 Teşekkür aldı 8 Mesajlar için

Bismillah...

cik...cik...cik..."Zaten" kelimesini hem başta hem sonda kullanmışsınız...Gereksiz sözcük anlatım bozukluğuna sebeb olmakta....Konu yeşillenmesin...Bu son olsun:)

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 03.06.2007, 23:51
 
Üyelik tarihi: 17.10.2005
Mesajlar: 5,409
Konulara Teşekkür etti: 22
5 Teşekkür aldı 4 Mesajlar için

Hani nerde göstersene

-sorumun yanıtını bilmiyorsan yineliyorum ninja , çekil aradan :)))
alem-i ervah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Mezhep değiştirmek için belli bir şart var mıdır? Alp Dini Bilgi ve Eğitim 27 10.07.2007 21:41
Bazı yatırlara para atılıyor. Mahzuru var mıdır? Alp Dini Bilgi ve Eğitim 0 08.07.2007 21:46
Zayıflamak için bazı pratik bilgiler yazmanız mümkün müdür? Alp Sağlıklı yaşam ve Spor 0 04.07.2007 22:40
Sûrelerin Fazileti Hakkında Hadis-i Şerifler cihad2 Hadis Köşemiz 0 11.12.2005 00:12


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:30 .
Powered by vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de

 
Anasayfa - Arşiv - Yukarı git