Rasûlullah (sas), cemâat namazının faziletini çeşitli vesilelerle dile getirmiş, kendisinden bu konuda bir çok hadis işitilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:
“Müminin cemâatle kıldığı namaz, evinde veya çarşısında kıldığı namazdan yirmi küsur derece fazladır.”
(İbn Mâce, Mesacid, 16). “Müminin cemâatle kıldığı namaz, kendi başına kıldığı namazdan yirmiyedi derece üstündür.
“(Buhârî, Ezân 29; Müslim, Mesâcid, 249; el-Muvatta, Cemâa, 1; İbn Mâce, Mesâcid, 16). “Eğer halk yatsı ve sabah namazlarındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek dahi olsa cemâate gelirlerdi.
“(İbn Mâce, Mesâcid, 18)
“Kim yatsıyı cemâatle kılarsa, gecenin yarısını ibadetle geçirmiş gibi olur. Kim hem yatsı hem de sabahı cemâatle kılarsa, bir geceyi ibadetle geçirmiş gibi olur.”
(Ebû Dâvûd, es-Salâ, 45). Peygamber (sas), bir taraftan cemâatle namaza teşvik ederken, diğer yandan cemâati terk edenleri şöyle yermektedir: “Vallahi içimden öyle arzu ediyorum ki, namaza durulmasını emredeyim de ikâme edilsin, sonra bir adama emredeyim halka namaz kıldırsın. Bu emirden sonra beraberinde odun demetleri olan birkaç adamı, cemâate gelmeyen insanlara götürüp de üzerlerine evlerini cayır cayır yakayım.
“(el-Muvattâ’, Cemâa 3; İbn Mâce, Mesâcid, 17). “Vallahi ya bazı kavimler cemâatleri terketmekten vazgeçecekler ya da
Allah onların kalblerini mühürleyecektir. Sonra da muhakkak gafillerden olacaklardır.”
(İbn Mâce, Mesâcid, 17)