İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Tarih > İslam Tarihi
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 13.06.2008, 00:42

 
elhamd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.02.2007
Mesajlar: 608
Teşekkür etti: 15
12 Teşekkür 10 Mesaja aldı
Büyük iddia ve iste isbati!!!

BÜLBÜLDERESİ "Sakladım, söylemedim derdimi, gizli uyuttum ..."

Iste belgeler ilgilenen kisilerin bu konuyu hemen kopyalayip saklamasini tavsiye ederiz
Ayriyeten ataürkçülere ithafen;siz kimi kandiriyorsunuz?Cumhuriyet gizli israil olarak kuruldu!Ve 1948 e kadar da gizli israil olarak yahudiler arasinda aniliyordu!

Mezarlığın altından yukarı doğru tırmanan yokuşun adı da Selanikliler sokağı. Mezartaşlarının çoğunda ortak şu "itiraf" var: "Sakladım, söylemedim derdimi, gizli uyuttum.. ." Ve kitabeleri genellikle "Ey zair (ziyaretçi) ben Selanikli falanca..







ÜSKÜDAR BÜLBÜL DERESI MEZARLIGI
Selanikliler'in önyargısız ve antisemit gerçek hikayesini öğrenmek için İslam Ansiklopedisi'nin ilgili maddesi ve İbrahim Alaeddin Gövsa'nın "Sabetaycılık" kitabının rehberliğinde sizi bir mezarlık ziyaretine davet ediyoruz. Bülbülderesi-Fevziye Hatun Cami'sinin avlusundan başlayarak ta Fıstıkağacına kadar tırmanan yokuşun sağında özel bir mezarlık bu...

BU MEZARLIKTA YATAN AILELER VE SOY ISIMLERI
Kimler yatmıyor ki burada... Azra Erhat orada, Yusuf Atılgan orada, "İzmir'de Yunana ilk kurşunu atan" Hasan Tahsin de orada... Meşrutiyette ve Cumhuriyette sanatta, sinemada, basında (Selanik-İzmir Yeni Asır-Sabah), tekstilde, tütün ticaretinde, külliyen ithalatta başı çeken ünlü aileler de orada; İpekçiler, Dilberler, Bezmenler... Mısırlı, Bilgin, Kaptana, (Katibi Umumi Mithat Şükrü) Bleda, Boran, İrişik, (Elçin-Ergin) Telci, İnsel, Ogan, Somay, Duhani, Öğütmen, Kapancı ailelerinin yedi ceddi bu mezarlıkta uyuyor. Mezartaşlarının hemen hemen hepsi resimli. Kahverengi-beyaz sepya fotoğrafların çoğunda "Foto Osman Hasan" imzası okunuyor. 1930-1950 yılları arasında çok misafir kabul etmiş bir mezarlık bu. Şimdilerde ayda yılda bir gömüleni var.
Selanik'ten, Şam'dan, İzmir'den, Mısır'dan, gelip de orta hallileri Selamsız, Fıstıkağacı, Bağlarbaşı gibi Üsküdar'ın iç semtlerini mesken tutan, zenginleri ise, Bakırköy, Nişantaşı, Teşvikiye'de takılan "Dönmeler"e ait özel bir mezarlık bu. Kitabeti de hitabeti de farklı, _"fatiha" talep etmeyen, _şekli şemali bir olmayan, "fotoğraflı" bu mezarlıkta halen tükenmiş bir tarikatin 300 yıllık tarihi uyuyor.


Selanik mezarlığına Şeyh Mahmud Hüdai hazretlerinin müridi, 1627 tarihli "Asadar Baba" yatırına selam verilerek giriliyor. Mezarlığın altından yukarı doğru tırmanan yokuşun adı da Selanikliler sokağı. Mezartaşlarının çoğunda ortak şu "itiraf" var: "Sakladım, söylemedim derdimi, gizli uyuttum.. ." Ve kitabeleri genellikle "Ey zair (ziyaretçi) ben Selanikli falanca..." şeklinde başlıyor. Kimilerinde ölünün mesleğini temsil eden semboller kazınmış: Gemi çapası, berber makası, pergel, makas (Terzi Ayşe Hanım 1953)... kimilerine ise, kelebek, pancar, buhurdanlık, kırlangıç, yılan motifleri işlenmiş. Bir tanesi var ki, sigara paketi şeklinde:
Dumanla karışık nefesin / Bırakamadın sanki sevgilin / Şimdi artık yanında dostun sigara senin / Nur içinde yat sevgili Güzekin.
Bir başka mezartaşından ise, Selaniklilerin kültür düzeyini, ticari hedeflerini, aile ideallerini gösteren acıklı bir roman gizli (aynen aktarıyoruz):

"Hayatım birçok hastalıkların ıztırabına göğüs gererek mütemadi çalışmakla geçti. İngiliz, Fransız, Alman lisanlarını edebiyatına vakıf olarak öğrendim. Mancester'de büyük babamızdan tevarüs ettiğimiz ticari mevkii pek az zaman sonra kardeşim Nuri'ye terk ettim. Muvaffakiyatımın varisi hakikisi olan Nuri ailemi yükseltti. Ben 22 yaşında Selanik topraklarında gömüldüm. Şimdi kemiklerim bile kalmadı. İsmimi yad için Nuri'nin mezarına resmimi koydular. Babam kardeşlerim Hüsnü ve Nuri'nin kemiklerini benim de resmimi sinesinde taşıyor."
Mezarlıkta zifaf! 20 yaşında yaşama veda etmiş bir genç kızın (Rabia Zafer Göksu 1921-1942) hislerine yakınları (muhtemelen annesi) şöyle tercüman olmuş: Zafer işte budur... / Gelinlik çağıma yakışsın diye / Bu taştan çelengi ördüğüm için /Gözünüz yaşlarla beni yadedin / Zifafı burada gördüğüm için / Anneme uğrayın size okutsun / Bir kitap yazıldı öldüğüm için...

HASAN TAHSINDE DÖNME IMIS
Bugüne kadar Türk sandığımız bir kahraman da meğer bir "Dönme"ymiş... Buyrun: "İzmir'de işgalci düşmana ilk kurşun atan hürriyet kahramanı mukaddes şehit gazeteci Osman Nevres (HasanTahsin Recep) 1888-1919"...
Bazı mezarlar heykel güzelliğinde, bazıları çok pahalı, mesela 12 yıl önce gömülen Osman Yümnü Mısırlı'nın (1929-1989) mezarı. "Muharrir Selanikli Tevfik" (1871-1955) bütçesine göre daha makul bir istirahatgahta.Yazgan ailesi, Atamanlar yukarılarda, asırdide sedirlerin altındalar. Karanfil ailesi, Hatice Atiye-Suzi Bleda, Jale Dilber (1913-1987) hiç yıkılmayacak zannıyla yapılmış şık mezarlarında komşuluk ediyorlar... Merdivenlerin başında "Sönmüş Manolya Saliha Nedret", Ferdi Nihat (1917-1913), Atatürler, Birenler, Ülgerler, İşmenler, İdemenler... Karadenizin derinliğinde kaybolan Millet vapuru süvarisi Besim Kaptan da (2.12.1936) orada yatıyor...

KIMDIR BU SABATAYCILAR?
Kimdir bu Dönmeler? Ne kadar Yahudi ne kadar Müslüman bir cemaat bu? Duaları, ibadetleri, inanışları nedir? Bu sır, bu gizlik, bu esrarengiz hava niye? 17. asırdan itibaren, bilhassa İzmir ve Selanik'te yaşayan, Müslüman adı ve kıyafetiyle dolaşan "gizli Müslüman-Yahudi cemaati" üyelerine, Osmanlı Türkleri tarafından, din değiştirdiklerini başlarına kakmak için "Dönme" denmiş. Bu lafı lisanına yakıştıramayanlar ise, nezaket kasdı ile onlara "avdeti"derlermiş. Bu da 'dönme' demek...

Bir meczub: Sabetay Sevi Bu gizli mezhep, İzmir'de Türkler arasında Kara-Menteş lakabıyla anılan İspanyalı muhacir yahudi Modehay Sebi (Geyik) oğlu Sabetay Sevi (1632-1675) tarafından kuruldu. Hahamlık tahsil ederken "Zahor" yorumuyla"Kabbala" adı altında toplanan teosofik fikirlere merak sardıran bu genç Yahudi, o asırda zuhuru beklenen Mesihin kendisi olduğu iddiasıyla ortaya çıkmış ve İzmir'de 1648 senesinde mesihliğini ilan etmişse de, bu iddiasında fazla ısrar etmemiş, fakat Mısır, Kudüs ve Atina'ya bir yaptığı bir geziden sonra "1666"da (bu tarih Hıristiyanlar arasındada Mesihin zuhur tarihi diye kabul edilir) mesihliğini tekrar ilan etmişti. İzmir yahudilerinden etrafında pekçok taraftar toplanmış ve şöhreti bir taraftan ta Budin'e, diğer taraftan Lehistan, Almanya, Hollanda, İngiltere, İtalya ve Kuzey Afrika'ya kadar yayılmıştı. Hatta İran'a kadar varan bu şöhret ve nüfuz, Acem Yahudileri arasında bile bir hareket uyandırmış ve onlar: "Bizim mesihimiz geldi, artık toprak bellemeyiz" diye ayaklanmışlar.

Dönmeler kendilerine "Ma'aminim" (Müminler) ve "Haberim" (Ortaklar) veyahut "Ba'alemilhamah" (Mücahidler) isimlerini vermişlerdi. Bu cemaat mensuplarına yalnız Edirne'de "Sazannicos" (Küçük sazan balıkları) derler. Rivayete göre, bu gizli cemaat mabedinin Balık Pazarı yakınından bulunmasından veyahut cemaat mezhebinin mesihi ve başı olan Sabetay Sevi'nin bir kehanetinden kaynaklanıyordu. Kehanete göre; Yahudilerin kurutuluşu Hut (Balık) burcu altında vaki olacaktır!..
Musevi inanış ve ibadetinde farklar yapmaya kalkışan bu hahamın hareketini İstanbul Hahambaşılığı hoşgörmeyerek, kendisini aforoz etmeye ve hatta -bir rivayete göre- öldürtmeye kalkışmış ve diğer taraftanYahudilerin her günkü dualarında padişahın adı geçen fıkrayı, "Padişahlar padişahı" ve hatta "Davud'un oğlu Süleyman" şeklinde değiştirmesi Osmanlı hükümetinin de dikkatini çekmiş ve genç haham ancak bundan sonra takibe alınmıştı.

İzmir Yahudileri arasında türlü kargaşalara neden olan bu hahamı Sadrazam Köprülüzade Fazıl Ahmet Paşa önce İstanbul'a getirip hapsetti. Burada da faaliyetini sürdürünce Çanakkale'ye naklettirip Kumkale'de (Abydos) kalebend etti. Ama bu defa da Kumkaleye Avrupa'nın çeşitli yerlerinden ziyaretçi akını başladı.
İkinci bir mesih olmak iddiasıyla Kumkaleye gelen ve uzun münakaşalardan sonra fikrini kabul ettiremeyen Nehemya Cohen adlı bir Lehli haham, Sabetay'ı fesatçılık töhmetiyle hükümete ihbar etti. Bunun üzerine Sabetay Edirne'ye getirilmiş ve IV. Mehmed'in "kafes arkasından" iştirak ettiği bir divanda Sadaret Kaymakamı ve Şeyhülislamı tarafından, Moşe ben Rephael Efendi'nin tercümanlığında sorgulandı.
Hakkında ileri sürülen ithamları reddetmiş ve "İslamiyeti kabul etmek veyahut idam olunmak" arasında tercih yapmak zorunda bırakılınca Müslüman olmuş ve Mehmed Efendi adını almıştı. Kendisine 150 akça "kapı ortası tekaüdü" ihsan edildiği gibi müslüman olan arkadaşına da "çavuşluk" rütbesi verilmişti. Sorgulama sırasındaki hazır cevaplığı, dilbazlığı ve cesaretiyle padişahı bile etkilemişti. Bu yüzden olsa gerek Edirne Sarayı'na yerleştirildi. Artık Mehmet (Aziz) Efendi ismini taşıyan Sabetay; Vanizade Mehmed Efendi'den İslamı öğrenirken eski kanaatlerinden vazgeçmiş değildi. Hiçbir zaman da vazgeçmedi. Ülkenin uzak köşelerinden, Kudüs'ten, Şam'dan, Bağdat'tan gelipona katılan Yahudiler vardı. Padişah her nedense, Sabetay'ın faaliyetini genişletmesine ve havralarda vaaz etmesine göz yumuyordu.

Ona inananlar kendisine alenen mesih gibi tapmaya cesaret edemeyerek, Müslüman kisvesine bürünmeyi uygun görüyorlardı. Esasen Sabetay'ın "18 emrinden" 16.'sında, "göz boyamak için müslüman gibi görünmek lüzumu" tavsiye edilmişti. Bir müddet sonra Hahambaşılığın da bastırmasıyla Sabetay'ın propagandadan menedilerek, İstanbul'a çağrıldığı ve Kuruçeşme'de ikamete zorlandığı biliniyor.
Buradan sonra Kağıthane'de bir yere gizlenen Sabetay, yine Yahudilerin şikayeti üzerine, Arnavutlak'ta Berat şehrine sürülmüş ve beş sene yaşadığı bu şehirde veyahut -bir rivayete göre- hava değişimi için giittiği Ülkün'de (?) 30 Eylül 1675'te öldü. Sabetay'ın bu kadar maceradan sonra iddiasından vazgeçerek Müslüman olması arkasından gidenler arasında şiddetli gazap ve hiddet uyandırmış ve ancak sınırlı sayıda müridleri asıl mesihin göğe çıkıp, Müslüman kıyafetinde dolaşan zatın onun "hayali" olduğuna inanarak, kendisine sadık kalmışlardır.
İşte bunlar Sabetay'ın vefatından sonra, yalnız "zahiri" değil aynı zamanda "batıni" olduğunu iddia eden ikinci eşi Ayşe kadın etrafında Selanik'te toplanmışlardı. Bunların aralarında Türkler ve Makedonyalılar da vardır. Bu kadın; kendi öz kardeşi Yakup'u, güya mezarından çıkan Sabetay'dan hamile kalıp, 12 yaşına erişmiş bir oğlan boyunda (Yakup) doğurmuş olduğu iddiası ile ortaya çıkmıştı...

Yakubilerin ve Bevvab Baba'nın zuhuru Bu kadın, o devirde dünyada hüküm süren mesih özlemi sevkiyle Selanik'te oğlunun mesih şeklinde alemde yeniden zuhur ettiğine inanan ve ona Allah imiş gibi tapan birçok taraftar bulabildi. Bunlar Yakup Sevi'ye İspanyolca "Querido" (sevgili) unvanını da takmışlardı. Hepsinin bir Musevi adı bulunmakla beraber daima Müslüman adlarıyla çağrılan ve hemen hemen tamamiyle İspanya göçmeni Yahudilerden müteşekkil bulunan bu cemaat, cumartesi günleri ateş yakmamak müstesna olmak üzere, bazı Musevi ibadet ve ayinlerine sadık kalmışlarsa da asıl Yahudilerden tamamen ayrılmış ve onlara "koferim" (kafirler) ismini vermiştir. Neşredilmiş bazı dualardan anlaşıldığına göre ibadet dilleri İbranice, Ladino ve Latinceden mürekkep bir dildedir.

1875-77 seneleri arasında bir zamanda Selanik'te bir dönmenin tamir edilmek üzere terziye bıraktığı yeleğinin cebinden çıkan bir kağıtta bulunmuş ve ilk defa oradan Selanik gazetecilerinden Saadi Levy tarafından kopya edilmiş bir vesikaya dayanır. Böyle tesadüfen ele geçen bir başka vesika da İbrahim Alaeddin Gövsa'nın Bakırköy'ünde bu cemaata ait bir kız mektebinin müdürüyken, bir kızın defteri arasında bulduğu İbranice ve İspanyolca Şabbetay Sebi'nin adı ile başlayan bir besmeledir. (Bknz. İ. A. Gövsa-"Sabatay Sevi")
Selanikte bitişik nizam ve birinden diğerine kolaylıkla geçilebilen evlerde yaşayan bu cemaat efradının evlerinden birinde yeşil abajurlu lambaların zayıf ışığıyla aydınlatılmış gizli toplantı yerleri vardı. "Kahal" denilen bu yerlerde "Payyetan" adı verilen din uluları tarafından dualar okunur ve "Ab-bet-din" denilen reisler tarafından vaaz edilirdi.

Bu vaazlarda daima Sabetay'ın adı yüceltilirdi. Hem bu mesihin ve hem Yakup Querido'nun günün birinde ümmetlerini kurtaracakları inanışı üzerinde ısrar olunduğu gibi, genellikle iyiliğe, hayra ve fıkaraya yardıma teşvik olunurdu ki, çoğu çalışıp zaruret ve ihtiyaç derdinden kurtulmuş bir halde yaşayan cemaat efradı kendi aralarında fakirlere iş bulurlar ve çalışmayanlara ise doğrudan doğruya yardım ederek dayanışırlardı.
Kimi kaynaklar Dönmeleri üç zümre halinde inceler. Bunlardan bir görüşe göre; 1. Doğrudan doğruya Sabetay Sevi'ye iman edenler ki, bunlara "İzmirliler" (2 bin 500 kişi) denilir. 2. Yakup'un taraftarları ki, bunlara "Yakubi" (4 bin kişi) derler. 3. On sekizinci asırda ölen Osman Ağa (Bevvap Baba) müridleri ki, bunlara da "Kuniosos" (3 bin 500 kişi) ismi verilir. Birinci zümredekiler dönmeler sakallarını, ikinciler başlarını traş ederler. Üçüncüler ise, sakallarını da saçlarını da traş etmezler.

Cemaat içi koltuk savaşları neticesinde, günün birinde Mustafa Çelebi adlı bir haham İzmirli Yakubileri böldü. Ayrılan zümre Sabetay'ın ölümünden tam 9 ay sonra Abdurrahman Efendi adında birinin sulbünden dünyaya gelen Osman isminde bir çocuğun vücudunda Sabetay'ın göründüğünü, çünkü çocuğun mesihin vefatından tam 9 ay sonra doğduğunu, halbuki Yakup'un onun vefatından çok evvel doğmuş olduğunu iddia ediyordu. İşte bu Osman adındaki çocuktur ki, sonradan Osman Ağa-Osman Baba-Osman Bevvap isimleri ile mezhebin hakim ve bir dereceye kadar hurafevi bir şahsiyeti olmuştu.

Osman Bevvab'ın adına 18. asırda kurulan zümre, ticaret yoluna girerek, dünya ile temasları arttırmış ve büyük düşünceye, gelişmeye taraftar gibi görülmüştür. Velhasıl zümreler arasında iki asır evvelinden başlayan çekişmeler, 19. asrın sonuna kadar kin ve nefret dalgası içinde cereyan etmiştir ki, birbirleri ile dostane temastan kaçınmışlar ve birbirlerini küçük görmeye ve alaya almaya kadar varmışlardı. Bu ayrı ve gayrılık birine mensub bir ahçı veya bakkaldan yiyecek alıp yemek, diğeri için haram sayılacak kadar ileri gitmişti.
Yakubilerde cemaatin esrarlı hayatı bir tarikat hayatı vaziyetini koruyordu. Gerçi çocuklar Türk ve müslüman olarak terbiye görüyordu. Ortalıkta bir ayrılık ve bir cemaat hayatı bulunduğu kendilerinden şiddetle gizleniyordu. İzahat isteyen çocuklar ve gençler kati bir inkar şeklinde karşılık görüyorlardı. Yakubilerde cemaat esrarını öğrenmek hakkı ancak evlenmek ile kazanılırdı. Halbuki Osman Baba müridleri, 13 yaşına gelen çocuklarına ibadetleri ve dini merasimleriyle inançlarını öğretirlerdi.
Son zamalara kadar bu üç zümre varlığını korumuş, ama aralarındaki ayrı ve gayrılık devam edip gitmiştir. Kendi içlerinde de "aristokrat-avam" ayrımı vardı. Cemaat dışından evlenenler aforoz edilir, böyleleri "Kararmış" diye anılırlardı. Bu üç zümreyi 19. asırda üç ünlü ve zengin aile temsil etti. "İzmirliler", Selanik Belediye Başkanı Hamdi Bey'in ismine, "Yakubiler" Karakaş ailesine, "Osman Babacılar" ise Kapancılar'a biat etmişti. Hepsi eğitime çok önem veriyordu. Selanik'te kurdukları (sonradan İstanbul'a naklettikleri) Fevziye, (Şişli) Terakki ve Işık adında açtıkları okullarda üst düzey eğitim veriliyordu. Meşrutiyete öncülükte, Masonik örgütlenmelerde, İttihat ve Terakki Partisi içinde de hep etkin oldular...


Balkan savaşı ve ardından gelen göç nedeniyle bu cemaat fiilen dağıldı. Toparlanma çabaları sonuçsuz kaldı.1924'te Rüştü Karakaş, Selaniklileri temsilen Büyük Millet Meclisine verdiği bir dilekçe ile "bu gizli cemaat ve mezhebin feshini Türk ve Müslüman nüfusla harman edilmesini" talep etti. Yeni nesil kendi günah ve kusuru olmadan, mazinin üstlerine bastığı bu ayrılık damgasından ve işitmeyi hiç sevmedikleri "Dönme" unvanından bir an evvel kurtulmak istiyordu. Hatta eski zümrelerden kız alıp vermemeyi taassub derecesine çıkardılar. Diğer taraftan sosyal devrimler dolayısıyla ve azınlıkları Türkleştirme, azınlık sermayesine el koyma politikaları sonucu uygulanan Varlık Vergisi v.s, bu esrarengiz cemaati, Şeyh Hüdai Hazretlerinin hemen berisindeki Bülbülderesinde ebedi uykusuna tevdi etti. Ümit Bayazoğlu Selânik’teki Dönme Camisi ile ilgili yazıyı okumak için tıklayınız Not: (1) Yahudi yazarlar, Sabetay hareketini, merkezi Yahudiliğe toz kondurmadan Osmanlı İmparatorluğu'na karşı bir hareket gibi gösterirler. Yani "dini olmaktan ziyade padişahın otoritesine karşı siyasi bir hareket" ve bu hareket Yahudilere karşı "bugün de var olan güvensizliğin başlangıç miladı" olarak kabul edilir.
(2) 1828-29 yıllarında Bergama civarında dolaşan Mac Farlane adlı bir seyyah, "Trahalla" adında bir Dönme köyü gördüğünü yazıyor. Tip itibarıyla Sami ırkına mensup bu köylülerin buraya iş gereği İzmir'den göç ettikleri tahmini yürütüyor.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~


BÜLBÜLDERESİ KABRİSTANINDAKİ MEZAR TAŞLARINDA YERALAN SOYADLARI LİSTESİ



Acar, Acıman, Acuner, Ağaoğlu, Adar, Akagün, Akal, Akaltın, Akan, Akaslan, Akbaş, Akbay, Akbil, Akbörü, Akçil, Akdinçer, Akduran, Aker, Akgün, Akkanat, Akkum, Akman, Akosman, Akoy, Aksel, Aksoy, Aktel, Aktepe, Akyol, Akyüz, Alever, Alfan, Alp, Alpaslan, Alpgünay, Alsancak, Altav, Altıner, Ambarcı, Anafarta, Antmen, Arasıl, Arabacı, Arcan, Arman, Arığ, Arslan, Arısal, Atak, Atakol, Atalar, Atam, Ataman, Atamer, Atatür, Atay, Ateş, Atiker, Atuk, Atılgan, Avcı, Ayaz, Ayfer, Aykan, Ayker, Aykoler, Aykut, Aytun, Ayzit, Babacan, Baha, Bakal, Bakar, Balcı, Baler, Balkan, Balkanlı, Baran, Barda, Barutçu, Basmacı, Başal, Başaran, Başaraner, Başer, Başkurt, Başol, Baydar, Baydın, Bayer, Baykal, Bayraktar, Baysal, Baytar, Belgü, Beller, Bengisu, Beri, Berker, Betil, Beykont, Biber, Bilan, Bildacı, Bilen, Biler, Bilge, Bilget, Bilgili, Bilgin, Bilgör, Bilimli, Bilkur, Billisoy, Birben, Birced, Bircet, Birder, Biren, Birincikonuk, Birol, Bitek, Bleda, Boduroğlu, Boysan, Büke, Bumin, Bursin, Büyükdoğanay, Büyükol, Büyüktankaya, Büyüktunca, Çağdaş, Çağrıcı, Çakır, Çaldıran, Çamuran, Canal, Canıtez, Çankaya, Çankayaoğlu, Canlısoy, Çavuşoğlu, Çeçener, Çelik, Çeliker, Çelikkol, Çenikçi, Cercis, Ceylaner, Cezzar, Çiçek, Çifçioğlu, Cinoğlu, Ciyavil, Çıkrıkçı, Cizer, Coşkuner, Cömert, Çubukçu, Cüman, Cümbüşel, Çınar, Dağlı, Darman, Dayıoğlu, Değerli, Demir, Demirel, Denel, Denizmen, Derman, Dertli, Devirdi, Dikmen, Dikmenoğlu, Dilber, Dilmaç, Dişmen, Dolunay, Dorman, Dorsay, Dörtköşe, Duhani, Dündar, Eğinler, Edgüer, Edis, Ediş, Egemen, Ehat, Ekemen, Ekin, Ekinci, Elçin, Elibol, Elöve, Emilli, Eminoğlu, Emsel, Emsem, Erpul, Er, Eralp, Eraltan, Erbelger, Erbiber, Erbütün, Ercan, Erdal, Erel, Erem, Eren, Erenler, Erer, Eresen, Eresin, Ergay, Ergin, Ergüç, Erhat, Eriş, Erkorkut, Erkun, Erkut, Erler, Erman, Ersin, Ersunay, Ertan, Ertedemir, Ertek, Ertem, Ertetik, Erşahin, Erşan, Erşen, Ertürk, Esgeç, Esim, Esin, Esrigün, Etan, Etkin, Evin, Evizi, Evren, Evrenk, Ezel, Felek, Ferman, Fişekçi, Fikriğ, Fırat, Gemici, Gen, Genç, Gencer, Gençer, Gençoğlu, Gençoğuz, Ger, Gerçel, Geren, Germen, Gevgilili, Girgin, Gökçen, Göker, Göksel, Göksu, Göksun, Gökşen, Gökşingöl, Gönç, Gonca, Gönüllü Görgül, Görk, Görüngeç, Gözen, Gül, Gülleci, Gültekin, Gün, Günay, Güner, Güney, Günkut, Günsav, Günseli, Güratay, Gürdal, Gürdemirel, Gürışık, Gürsan, Gürsel, Güventürk, Güzekin, Harmancı, Hamarat, Hascan, Hekiman, Hısım, Hoşgel, Hun, Hürol, Içözü, Idemen, Ilkin, Imili, Imre, Imren, Ince, Insel, Ipekçi, Irışık, Işmen, Iyibilek, Kadı, Kadıoğlu, Kafadar, Kahya, Kalyoncu, Kandel, Kaner Kanul, Kapancı, Kaptana, Kaptanoğlu, Kara, Karaakın, Karaaslan, Karakaş, Karanfil, Karaokçu, Karul, Karyüz, Kasapoğlu, Kavrem, Kaya, Kayatür, Kaymak, Kaymakcı, Kaynak, Kazmirci, Kent, Kermen, Kılıç, Kılıççı, Kılıçerli, Kızıltuğca, Kibar,Kireççi, Kocaoğlu, Koçer, Kökmen, Kor, Koray, Korman, Köse, Kösem, Köseoğulları, Koyuncu, Koyuncuoğlu, Könik, Köylüoğlu, Kubilay, Kublay, Külahlı, Kunal, Kızılgül, Kuşcu, Kuşçu, Laçin, Laleli, Madra, Malta, Mayadağ, Melek, Mesci, Mescioğlu, Mesciye, Mestçi, Mete, Minisker, Moran, Mörekli, Müftüoğlu, Mutlu, Mısırlı, Mısırlıoğlu, Narter, Nasır, Nazlı, Nevber, Nilli, Növber, Nurtopu, Öder, Öge, Öğet, Öğüt, Öğütmen, Ogan, Öget, Okandan, Okay, Olcay, Ölçer, Olgun, Onbaşıoğlu Onbiner, Öncel, Öncü, Önder, Öndoğan, Onuk, Onur, Önür, Oray, Örer, Ortaç, Oruntak, Osmanoğlu, Oymak, Ötgünç, Özaltan, Özant, Özaral, Özatay, Özbabacan, Özbaydar, Özbel, Özberk, Özbilek, Özbilgin, Özbiricik, Özcengiz, Özçubukçu, Özdal, Özdemirler, Özden, Özdikmen, Özdiren, Özen, Özer, Özerdem, Özeren, Özerman, Özgen, Özgirgin, Özgörener, Özgül, Özkaynak, Özmen, Özmete, Özören, Öztaş, Öztürk, Özver, Pakelli, Pakin, Pakman, Pakerman, Pakoy, Paksever, Paksoy, Pakyüz, Palacan, Pamuk, Payzın, Pekin, Peymançakır, Sağ, Sakarya, Sakaryalı, Saker, Sakman, Saldak, Salma, San, Sancaktar, Sandalcı, Santur, Sargun, Sarp, Sarıdeniz, Sarıer, Satkın, Saygın, Saygun, Seferoğlu, Selem, Seler, Serpen, Serpil, Seval, Sevand, Sever, Sevinç, Seviş, Seyal, Seydi, Seynur, Sezen, Sezerman, Sezgin, Silman, Sirman, Sirmen, Sirmay, Sofyalılar, Solakoğlu, Somay, Somer, Somman, Sonal, Sonant, Soner, Soyarslan, Soydan, Soysal, Subaşı, Sunam, Suner, Suntay, Suntekin, Sunter, Sürel, Süser, Süslü, Susmuş, Susmuşoğlu, Sütmen, Şencan, Şengül, Şensoy, Şahinalp, Şamlı, Şamlıoğlu, Şefkati, Şercan, Şişli, Şuhubi, Tabuman, Talu, Tamel, Tamtürk, Tan, Tanca, Tangüner, Tanır, Tanga, Tangı, Tanju, Tankaya, Tansu, Tarı, Taşbaş, Tegin, Tekant, Temel, Tendar, Tercanlı, Tezcanlı, Tolu, Tamer, Tameroğlu, Togay, Tokay, Toker, Tokses, Tolunay, Toner, Toparlak, Topçu, Topçimen, Töredi, Törüsel, Tuğlan, Tuğlay, Tuğtekin, Tüfekmen, Tuncel, Tuncelli, Tuncer, Tur, Turaç, Tünel, Türedi, Türel, Turhan, Türkölmez, Türüdü, Tüyel, Tüzecan, Uçkan, Uçman, Uğurel, Ulcay, Ülgen, Ülger, Ülkenli, Ulukut, Uluöz, Uluman, Ulusan, Uluskan, Ulusoy, Ulutaş, Ünel, Ünlüsoy, Uras, Ürer, Ürkün, Ürün, Usmangil, Üstüngör, Uşen, Uysal, Üzenli, Veral, Yal, Yalınçetin, Yalman, Yaltı, Yalın, Yasa, Yassıtepe, Yayalar, Yazgan, Yenen, Yeşildal, Yeter, Yılmazer, Yonsel, Yönter Yurtbay, Yuvalıoğlu, Yücesan, Yücel, Yücer, Zadiş, Zeybek, Zeybeker, Zekavet, Zeren, Zorlukol, Zorluuysal (Derleyen: Istanbul SEVI)
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.

Konu elhamd tarafından (11.07.2008 Saat 22:44 ) değiştirilmiştir..
elhamd isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 16.06.2008, 01:11

 
elhamd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.02.2007
Mesajlar: 608
Teşekkür etti: 15
12 Teşekkür 10 Mesaja aldı
bu mezarliktaki görüntüleri zamani gelince buraya ekliyecegim bi iznillah
elhamd isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 24.06.2008, 18:50

 
elhamd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.02.2007
Mesajlar: 608
Teşekkür etti: 15
12 Teşekkür 10 Mesaja aldı
evet Allahin izniyle bu konu hakkindaki görüntüleri yaziya eklemis bulunuyoruz

ilgilenen kisilere duyurulur!
elhamd isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 25.06.2008, 12:57

 
mechuladam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.06.2008
Mesajlar: 576
Teşekkür etti: 51
67 Teşekkür 54 Mesaja aldı
Atatürk ile ilgili

Atatürkün yahudi yada dönme olduğuna dair pekçok söylenti olsada bu konuda elimizde sadece rıza nurun hatıratım isimli eserinden başka birşeyde yoktur.Özelikle atatürkü sevmeyen bizlerin baş ucu kitabı bu kitaptır.Ancak Rıza Nur ile atatürkün aaralarının açık olması,kendisinin yazdığı bu kitabı vefatından sonra 1960 da ortaya çıkmasını istemesi...
Her iki tarafında esas şahidlerinin olmaması için yapılmış ince bir taktiktir. O nedenle kendi aralarında zaten husumet olan birisinin bu konularda objektif yazdığı düşünülemez.
evet Mustafa kemalin annesi selanikte bir genel evde Hizmetli olarak çalışmıştır... Bununla ilgili şahidler vardı. Ancak Zamanında Abdurrahman Dilipak'ın Zübeyde Hanıma Fahişe damgasını vurmuştu. Fakat yeterli bir kanıtta yoktur. savaş olmuştur. Zübeyde hanım ailesini kaybetmiştir.Geçiimi için hizmetçilik yapmıştır vs... ama sırf birilerine kinimizden dolayı atatürkün annesine bu lafı söyleyemeyiz. annesinin İslamı kurallara riayet ettiği ve öylece yaşadığı da ortadadır. aynı şey İsmet Paşanın annesi içinde geçerlidir. Çankaya köşkünde namaz kılmadığı için annesi traafından çokça sigaya çekildiği bilinmektedirİsmet pAŞANIN...
Kurtuluş savaşı komutanlarımızın valideleri ve aileleri pak ve temiz olduğuna inanıyorum...
Atatürk'ün hocasının dönme olduğuna gelince; evet, atatürkün hocası şemseddin efendi katıksız bir yahudi idi. Ve esas adı Rabbi Şimon yevidir.
Şuda bir gerçekki bazı gruplar tarafından kahraman gibi gösterilen menderes ailesi aslında dönmelerden ve kapaniler adı verilen sabatay soyundandır.
atatürkün anne ve baba tarafından dedeleri tüekmendir... Ve aslen Konyalıdır....
Bunları bilmeden sırf rıza Nurun yazdığı hatırata bakarak değerlendiremeyiiiz....
Bir de Risale-i Nurlarda Atatürkün nasıl tarif edildiğine bakalım:
Atatürk risale-i nurlarda işari ve remzen İslam deccali ve süfyan olarak gösterilmiştir.
ahir zaman islam deccali ile ilgili hadisi şerifler tevil edilerek hatta bu tevillerin sünühat isimli risalede1909 yılında neşredilmiştir. Orada mesela "Süfyanın eli delinecek":Hadisinden çıkarılan teviller şunlar:
1. İçki müptelası olacak
2. sirozdan hastalanacak, o hastalıktan ölecek vs..
3.eğlencye ve sefahate düşkün olacak
4. Çok müsrif olacak Mal elinden akıp gidecek.
*Ahir zamanda İslam Deccalinin alnında kafir yazılı olacak. Buradan şapka inkılabı ortaya çıkarılmıştır.
*Ahir zamanda Allah Allah deywn kalmayacak. Allah deyen tekke ve zikirhanelerin medreselerin kapatılması şeklinde tevil edilmiştir. vs...
Tabii bu durumları tarih değerlendirecek. Ve gerçek birgün er geç ortaya çıkacaktır.
mechuladam isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 25.06.2008, 16:49

 
elhamd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.02.2007
Mesajlar: 608
Teşekkür etti: 15
12 Teşekkür 10 Mesaja aldı
bu iddia riza nurun kitabindan alinti degil bizzat yeni gun yuzune cikan tarihi olay ve vesikalardan alintidir.

dr.riza nurun ilgili 3 ciltlik kitabi bizde mevcut ondan herhangi bir alinti yapmadan bunlari yaziyoruz.

vesselam...
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.

Konu elhamd tarafından (11.07.2008 Saat 22:43 ) değiştirilmiştir..
elhamd isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 26.06.2008, 23:11

 
güleninsan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.04.2007
Yaş: 18
Mesajlar: 984
Teşekkür etti: 345
125 Teşekkür 75 Mesaja aldı
şimdi bu soyadlarına mensup herkes yahudi mi?:(
__________________
şaşkın!
güleninsan isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 26.06.2008, 23:25

 
BeytullaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.10.2006
Mesajlar: 2.852
Teşekkür etti: 149
358 Teşekkür 200 Mesaja aldı
kardeşim bu konular neden bizim forumda açılıyor amacınız forumu kaptmaksa yakında başaracksınız youtube bu sözlerden dolayı kapatıldı ve halen kapalı bir şikayet giderse inanın bu forum kapatılır ozaman bunun vebalini nasıl ödeyeceksiniz hem yöneticiler hemde bu konuyu paylaşan kişi
__________________


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
BeytullaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 27.06.2008, 00:22

 
KuRtLaR VaDiSi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19.05.2008
Mesajlar: 638
Teşekkür etti: 20
89 Teşekkür 43 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız el-EMIN
Mesajı göster
Atatürk Konularini islemek Forumda yasak degil..kesinlikle.



Lakin Atatürküde sevenler var..haa hic seveni olmasa bile bu bize kendisine hakaret etmemizi masum kilmaz.



Icraatlerini elestir veyahut öv..ama Ataput..mataput v.s bunlar Forumda kesinlikle yasak..



Mesajlarin icinde buna benzer cümleler gördüm..bu tür hakaretvari konusanlara gereken süratle yapilir.



Ben sahsen Atatürkün icraatlerini begenmiyorum.



SINIRLAR dahilinde ve ILMI ayrica Kaynakli sekilde tartismak serbest.
KuRtLaR VaDiSi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 27.06.2008, 11:27

 
emire_emir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.06.2008
Mesajlar: 71
Teşekkür etti: 1
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız mechuladam
Mesajı göster
Atatürkün yahudi yada dönme olduğuna dair pekçok söylenti olsada bu konuda elimizde sadece rıza nurun hatıratım isimli eserinden başka birşeyde yoktur.Özelikle atatürkü sevmeyen bizlerin baş ucu kitabı bu kitaptır.Ancak Rıza Nur ile atatürkün aaralarının açık olması,kendisinin yazdığı bu kitabı vefatından sonra 1960 da ortaya çıkmasını istemesi...
Her iki tarafında esas şahidlerinin olmaması için yapılmış ince bir taktiktir. O nedenle kendi aralarında zaten husumet olan birisinin bu konularda objektif yazdığı düşünülemez.
evet Mustafa kemalin annesi selanikte bir genel evde Hizmetli olarak çalışmıştır... Bununla ilgili şahidler vardı. Ancak Zamanında Abdurrahman Dilipak'ın Zübeyde Hanıma Fahişe damgasını vurmuştu. Fakat yeterli bir kanıtta yoktur. savaş olmuştur. Zübeyde hanım ailesini kaybetmiştir.Geçiimi için hizmetçilik yapmıştır vs... ama sırf birilerine kinimizden dolayı atatürkün annesine bu lafı söyleyemeyiz. annesinin İslamı kurallara riayet ettiği ve öylece yaşadığı da ortadadır. aynı şey İsmet Paşanın annesi içinde geçerlidir. Çankaya köşkünde namaz kılmadığı için annesi traafından çokça sigaya çekildiği bilinmektedirİsmet pAŞANIN...
Kurtuluş savaşı komutanlarımızın valideleri ve aileleri pak ve temiz olduğuna inanıyorum...
Atatürk'ün hocasının dönme olduğuna gelince; evet, atatürkün hocası şemseddin efendi katıksız bir yahudi idi. Ve esas adı Rabbi Şimon yevidir.
Şuda bir gerçekki bazı gruplar tarafından kahraman gibi gösterilen menderes ailesi aslında dönmelerden ve kapaniler adı verilen sabatay soyundandır.
atatürkün anne ve baba tarafından dedeleri tüekmendir... Ve aslen Konyalıdır....
Bunları bilmeden sırf rıza Nurun yazdığı hatırata bakarak değerlendiremeyiiiz....
Bir de Risale-i Nurlarda Atatürkün nasıl tarif edildiğine bakalım:
Atatürk risale-i nurlarda işari ve remzen İslam deccali ve süfyan olarak gösterilmiştir.
ahir zaman islam deccali ile ilgili hadisi şerifler tevil edilerek hatta bu tevillerin sünühat isimli risalede1909 yılında neşredilmiştir. Orada mesela "Süfyanın eli delinecek":Hadisinden çıkarılan teviller şunlar:
1. İçki müptelası olacak
2. sirozdan hastalanacak, o hastalıktan ölecek vs..
3.eğlencye ve sefahate düşkün olacak
4. Çok müsrif olacak Mal elinden akıp gidecek.
*Ahir zamanda İslam Deccalinin alnında kafir yazılı olacak. Buradan şapka inkılabı ortaya çıkarılmıştır.
*Ahir zamanda Allah Allah deywn kalmayacak. Allah deyen tekke ve zikirhanelerin medreselerin kapatılması şeklinde tevil edilmiştir. vs...
Tabii bu durumları tarih değerlendirecek. Ve gerçek birgün er geç ortaya çıkacaktır.
tövbe tövbeee insanı günah etmeyin yahuu... bunlar iddida olarak kalır belgeleri görelim kardeşim...
bune atatürk düşmanlığı böyle
yapmayın lütfen..
emire_emir isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 27.06.2008, 11:42

 
emire_emir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.06.2008
Mesajlar: 71
Teşekkür etti: 1
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
bu konuyu açan elhamd kardeşimize sesleniyorum
benim dedem selanik göçmenidir orda doğmuş ama atatürkün türkiyeye getirttiği göçmenlere dahildir.dedemin soyadı şu sıralamış olduğunuz soyadlarının içinde var..
benim dedem son derece inançlı ve tarıkat üyesiydi..
saf temiz cennetlik bi insandı..
şimdi siz bu soyadlarını koyarken bunun vebalini nasıl ödeyeceksiniz???
şimdi siz benim dedeme dolayısıyla anneme ve bana yahudi kökenli mi demiş oluyorsunuz??? bunun altından nasıl kalkarsınız bilmem ama eğerki böyle bişeyse ben size hakkımı helal etmiyorum
bu konu sadece bir iddiadır bunun ötesine geçemez
emire_emir isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 27.06.2008, 12:43

 
güleninsan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.04.2007
Yaş: 18
Mesajlar: 984
Teşekkür etti: 345
125 Teşekkür 75 Mesaja aldı
yahudi kökenli olmak öenmli değil zaten.öenmli olan müslüman olabilmektir.müslümanlıkta ırkçılk yoktur.
__________________
şaşkın!
güleninsan isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 27.06.2008, 18:22

 
emire_emir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.06.2008
Mesajlar: 71
Teşekkür etti: 1
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
neden hala cevab yazmamışsınız????? konuyu açarken biraz daha derin düşünürsünüz bundan sonra
emire_emir isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 27.06.2008, 20:26

 
elhamd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.02.2007
Mesajlar: 608
Teşekkür etti: 15
12 Teşekkür 10 Mesaja aldı
emire-emir rumuzlu uye

sana soruyorum ailenizin olulerini hangi mezarliga gomuyorsunuz?
sorularim devam edecek!
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.

Konu elhamd tarafından (11.07.2008 Saat 22:42 ) değiştirilmiştir..
elhamd isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 28.06.2008, 03:24
aciz

 
kahraman81 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.11.2005
Yaş: 26
Mesajlar: 1.116
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
haddim değil ama ben cevap vereyim. o liste bizede dokundu. biz cenazelerimizi boş bulduğumuz toprağa gömeriz. Cahiller hata eder Alimler ceza çeker. Bu tarz saldırılar emin olun salih insanlara zarar veriyor. Bugun başörtüsü ve diğer sorunlar bu sebeble ortaya çıkmıştır. Devlet bu olaylar yüzünden pkk yı unutup bize saldırıyor. lütfen arkadaşlar başkalarını bilmem ama ben şahıs olarak sizleri kınıyorum.
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
kahraman81 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 05.07.2008, 19:03

 
elhamd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.02.2007
Mesajlar: 608
Teşekkür etti: 15
12 Teşekkür 10 Mesaja aldı
musluman olan kisiler ve ehli sunnet inancina sahip olan hic kimse bu yazilardan rahatsiz olmaz olanlar kendilerine bir baksinlar hic bosuna kemalizm bekciligi yapmasinlar.

dogrulari susun soylemeyin yoksa ceza verirler diye diye musluman cocuklarini sabataist
gibi dusunur hale getirdiler.

bunun vebalini kim verecek susun konusmayin diyenler.

okullari bedeni bizden kafa yapisi sabataist olan cocuklarla doldurdular.

bu gidisata dur diyenleri susturmak isteyenler sabataist rejime hizmet edenlerdir.

bilincli veya bilincsiz olarak.

vesselam...
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
elhamd isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 05.07.2008, 19:07

 
güleninsan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.04.2007
Yaş: 18
Mesajlar: 984
Teşekkür etti: 345
125 Teşekkür 75 Mesaja aldı
siz ne diyorsunuz?bu soyadlarına menbsup bir sürü insan var.hepsi mi yahudi?ayrıca dediğim gibi siz ırkçılık yapıyorsunuz.belki bunun farkına bile varmıyorsunuz...yahudi kökenli olmak müslüman olmaya engel değildir.
__________________
şaşkın!
güleninsan isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 05.07.2008, 21:50
Sağır Sultan...

 
karuban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.12.2007
Mesajlar: 82
Teşekkür etti: 96
7 Teşekkür 6 Mesaja aldı
"emire" Ladino dilinden bir kısaltmadır ve Sabetay Sevi için kullanılmaktadır... Bir dua ya da bir yüceltme sıfatı anlamı vardı yanlış hatırlamıyorsam.

28 Şubat'ın sahne oyuncularından biri de Ali Kalkancı idi ve karısının ismi Emire idi...

Burada da emire rumuzunu almış bir arkadaşımız, Bülbülderesi ile ilgili bir konuda karşı çıkıyor ve bu benim dikkatimden kaçmıyor... İnşallah rastlantı dediklerindendir.

Yukardaki soyisimlerini alan Türk ve Müslüman aileler de vardır. O yüzden bu Soyisimden Sabetay keşfi kolay değildir. Kökenlerini araştırmak gerekir.

Ayrıca, "Dönmelikten" dönen gerçekten Müslüman olan Sabetaylar da vardır ki bunlardan milletimize zarar gelmemiştir. Bunlar içinde Türkiye'ye gerçekten hizmeti dokunanlar da olmuştur.

Soyisimden Sabetayi olup olmadığını anlamak zor ama, Bülbülderesine gömülmüşse tamam bu Sabetayidir diyebilirsiniz.

Bir de nerde bir Müslüman görünüp İslam düşmanlığı yapan, çalan çırpan birini görmüşsem ya Sabetayidir ya da YAHUDİLEŞMİŞTİR DEMİŞİMDİR.
karuban isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #18
Alt 06.07.2008, 09:51

 
güleninsan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.04.2007
Yaş: 18
Mesajlar: 984
Teşekkür etti: 345
125 Teşekkür 75 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız karuban
Mesajı göster
"emire" Ladino dilinden bir kısaltmadır ve Sabetay Sevi için kullanılmaktadır... Bir dua ya da bir yüceltme sıfatı anlamı vardı yanlış hatırlamıyorsam.

28 Şubat'ın sahne oyuncularından biri de Ali Kalkancı idi ve karısının ismi Emire idi...

Burada da emire rumuzunu almış bir arkadaşımız, Bülbülderesi ile ilgili bir konuda karşı çıkıyor ve bu benim dikkatimden kaçmıyor... İnşallah rastlantı dediklerindendir.

Yukardaki soyisimlerini alan Türk ve Müslüman aileler de vardır. O yüzden bu Soyisimden Sabetay keşfi kolay değildir. Kökenlerini araştırmak gerekir.

Ayrıca, "Dönmelikten" dönen gerçekten Müslüman olan Sabetaylar da vardır ki bunlardan milletimize zarar gelmemiştir. Bunlar içinde Türkiye'ye gerçekten hizmeti dokunanlar da olmuştur.

Soyisimden Sabetayi olup olmadığını anlamak zor ama, Bülbülderesine gömülmüşse tamam bu Sabetayidir diyebilirsiniz.

Bir de nerde bir Müslüman görünüp İslam düşmanlığı yapan, çalan çırpan birini görmüşsem ya Sabetayidir ya da YAHUDİLEŞMİŞTİR DEMİŞİMDİR.
güzel bir açıklamaydı.teşekkürler...
__________________
şaşkın!
güleninsan isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla
  #19
Alt 19.08.2008, 01:37

 
IslamciGenclik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.08.2008
Mesajlar: 7
Teşekkür etti: 6
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
ya elhamd kardes ben bu siteye yeni üye oldum baktim cok ses cikaranlardan birisin bu forumda.
sana birkac sey aktarmak istiyorum.
bak kardes ben 20 yasindayim ve son 5 yildir pek cok cemaat gecdim yakinimda bulunan ve sunu gördümki sorun pek cok cemaatde var sizin cemaatinizde katildim tabiki ama cok durmandan ciktim su an cemaatden iyi arkadaslarim var ama malesef kendileri bireysel olarak hicbirseye hareket edemiyorklar babalarina yada hocalarina danismadan bu cok vahim bir müslüman dogruyu ve yanlisi kendi ayird edebilmesi gerek. bir diger mevzu ise sizlerin Parti hakkinda yorumlari "Demokrasi ve laik ilkelere göre kuruldugu icin caiz degilmis" kardes sizin cemiyetlerini demokrasi ilkelerine göre kurulmadimi? ayrica metinkaplan milli görüdeyken yada babasi kafirmiydiede sonradanmi müslüman oldu sizler Müslümanlari bölen isinze gelen ayetleri ve hadisleri aktaranlarsiniz.
Ay-Yildizimiza bile sayginiz yok youtubedaki huzeyfen denen kisiye sordum ne düsünyorsun bayragimiz hakkinda diye kemalist simgesi diyor demeki sizin gecmisden haberiniz yok ISlamdanda.
son birsey yazmak istiyorum Peygamber metodu uyguladiginizi ida ediyorsunuz peki Peygamber metidu basarisizlikla sonuclanirmi hic tövbe hasa demi peki sizin bu gidisat nereye? cemaatiniz dagildi cogu gelmiyor artik genclerinizi türkiyeye düsman yetistirerek nereye varcak bu is. aklsinizi basiniza devsrirn ve ISlamdan kazanc sagklamya caslimiyin.
Müslüman bir Genc sunlara sahip cikarsa gercekten Müslüman bir Genc olur:

1. Islama
2. Vatana

cünkü PEygamber efendimiz bile Mekke yi okadar seviyorduki Mekkeyi msriklerin elinden kurtarmadimi cünkü onun VAtani orasiydi.
selam ve dua ile...Islamci Genclik

daha yazmak istedigim cok sey var ama gerisini kendime sakliyorum.
IslamciGenclik isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #20
Alt 19.08.2008, 03:13

 
elhamd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.02.2007
Mesajlar: 608
Teşekkür etti: 15
12 Teşekkür 10 Mesaja aldı
bizim kim oldugumuzu davamizi alem duydu yukardada belirttiginiz gibi allah rasulu mekkeyi o kadar cok seviyorduki kurtarmaya geldi!

ee biz nerye cagri yapiyoruz basta anadolu topraklari olmak üzere islam alemini ve nihayetinde yer yüzünü islamla kurtarip yönetmeye cagiriyoruz.

bizim dusmanligimiz kufur rejimlerinedir.

kendi milletimize degil,onu iyi anlayin!

ayriyeten ne rahmetli halifem nede simdiki halifemiz hicbir zaman milli görusu savunmadilar
ve onlarin almanyada milli göruste bulunduklari zaman milli görus partisiz milli görustu
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
elhamd isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #21
Alt 19.08.2008, 12:39

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.475
Teşekkür etti: 3
81 Teşekkür 57 Mesaja aldı
Bismillah...

El-insaf muhterem...İçinde bulunduğunuz oluşumdan da mı bihabersiniz...

İlk parti olan Milli Nizam Partisi 1970'de kuruldu....1971 ihtilali ile bu parti kapatılınca 1972'de Milli Selamet Partisi kuruldu...1977 seçimlerinde Adana müftüsü Cemaleddin Kaplan MSP'den milletvekili adayı oldu...Seçilem