![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 408
Teşekkür etti: 4
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| Ikideniz dergisi İKİDENİZ’E SELAM Benjamin Franklin’e atfedilen nefis bir söz, İkideniz hamlesini izahta belki her ifâdeden daha nâtık olsa gerektir: "Anlatırsan unuturum, gösterirsen hatırlarım, beni de katarsan eğer, öğrenirim!.." Evet, İkideniz’in bu ilk sayısında yazan, çizen ve emeğini hasreden has dostların, hassaten genç dostların bir kısmı, ilk yazarlık ve yayıncılık tecrübelerini "Akademya’ya Doğru Kültür-Sanat Platformu" adıyla ve Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun idamla yargılandığı 2001 ilkbaharında "birlikte" hayata geçirdiğimiz "internet sitesi" bünyesinde yahut döneminde idrâk etmiş, birbirinden değerli, azimli ve istidadlı gönüldaşlarımızdır. Önceleri "genç" bir yazar, çizer yahut yayın emekçisi olarak başladıkları bu uzun koşuda günden güne pişmişler, "iş içinde eğitim" şiarımızı, binbir başarıyla tezyin ederek dosta düşmana misâllendirmişlerdir. Ve artık gün gelmiş, "iş içinde eğitim" şiarımızı "işin başında" ve "idareci" olarak da delillendirme saati gelip çatmıştır onlar için. İkideniz çıkışının olanca mânâ ve ehemmiyeti, bizce bu tesbit çerçevesinde mütalaa edilmelidir. Herhangi bir yanlış anlaşılmaya meydan vermemek bakımından vurgulamak gerekirse: İkideniz, yayın çizgisi ve yayın idare kadrosu itibariyle ne Akademya’dır, ne Akademya’ya Doğru’dur, ne de bunların yahut diğerlerinin "birebir" devamıdır. Şübhesiz, dayandığı kökleri ve içinden geçtiği tecrübeleri açısından tüm bir verim ve tecrübe toplamının vârisi, değerlendiricisi, takibçisi ve yer yer devam ettiricisidir. Ancak, yayın çizgisi, kadrosu ve idaresi yönünden, olabildiğince hür ve müstakil bir "istikamet" tâyin etme iktidar ve mesuliyetini de hâizdir. Demek ki, bundan sonraki başarı ve faaliyetlerinin hemen tüm şeref ve mesuliyeti kendilerine âittir... Kısacası, dünün "genç" fikir işçilerini yarının "usta"ları vasfıyla selâmlamak için İkideniz verim ve tecrübe alanını faaliyete geçirmek elzem olmuş, genç dostlarımız da işte bu şuur ve iradeyle aksiyona geçmiş, artık kendi kanatlarıyla uçmak üzere ve kendi yetki ve mesuliyetlerini kuşanmış olarak, yayıncılık tarihimizde Allah’ın izniyle muazzam ümidler vaadeden yeni bir sayfa açmışlardır. İkideniz, hem kendileri, hem de yeni dostları için, "iş içinde" yetişilen ve yenileri yetiştiren nezih ve nefis bir FİKİR-SANAT OCAĞI olacaktır inşallah. Duâ, ümid ve gayret bilhassa bunun için!.. (...) Kısacası, hayattan beklediklerimiz, hayatın kendisi olup çıkabilir; "belli" bir bakış ve davranış tarzı, yepyeni kapılar açabilirken, diğer bir bakış, açık kapıları bile kapatıcı, bunu hazırlayıcı olabilir. Yâni, bakışın mâhiyeti, hâdisenin mâhiyetini belirleyebilir ki, menfilikler bahsinde bile ne çok rastlamışızdır buna: "İdealist" bir şahsiyetin, "ideal"in gökleri dururken "realite"nin tortusuna bakış ve arzularını çevirmesi, o baktığı realiteden de beter bir realitenin husûlüne yolverebilir; ve bu, hamakatin de son perdesi olur hem de!.. Diyeceğimiz o ki, kişi "ideal"de sâbit, "realite"de sürprizlere hazır olmalıdır. O insan bugün böyleyken yarın öyle davranabilir, bu gelişmenin sonu gelişememe olabilir, şu menfiliğin getirdikleri değme müsbet işin verimini katlayabilir, gibi… "Hayat, arazlardan yürür!"; malûm. Ve; araz veya arıza, artık her neyse, ideal için her hâlukârda bir engel değil, çoğu zaman bir öğretmen, bir fikir ve ibret vesilesi, bir tecrübe, bir hazırlık alarmı, bir yetkinleşme dâvetidir belki. Yok ille de bir "menfilik"ten başka bir şey değildir diyor ve sadece böyle görüyorsanız, o hâdise aynen sizin gördüğünüz gibidir, siz ve sizin etkiledikleriniz için elbet! Nasıl değerlendiriyorsanız onu bulacaksınızdır diyorduk ya onda, yâni "sizin" kendinizi gördüğünüz o "ayna"da!.. Ne düştüm veya düştü diye, düşeni "düşkün" gör, ne de çıktım veya çıktı diye, çıkılan yeri çıkanın "mülk"ü; hayatın cilvelerine hazır, ideale daima nâzır ol! Hayra yor, hayra sevket, üret, hamle et, kendine ve çevrene hayırlı, uğurlu, bereketli ol!.. Allahtan ümid kesen ancak kâfirlerdir ki, O Mutlak Kudret Sahibi, ölüden diri, diriden ölü; geceden gündüz, gündüzden gece çıkarır!.. O, "Ol!" der ve olur!.. Öyleyse, O’nun halifesi ol; iman hamle ve heyecanıyla kendini ve çevreni oldur, realitenin karanlıklarını fikir ve aksiyon ışığınla doldur!.. Marifetname’sinde Mütefekkir, "Yeni bir hasret ateşiyle yanmayacak ruhun bize lüzumu yoktur." diyor!.. Belki her kayıb telâfi edilir, ancak, ümid ve heyecanını kaybeden galiba en başta müslümanlığını kaybetmiştir ki, İslâm’ın şu ihtişâm çığırında, nerede görülürse tecridi ve imhası gereken asıl kanser bizce budur!.. Yeni hamle, yeni hasret, yeni heyecan; işte bütün mesele!.. İman!.. Yazmak da, okumak da, her aksiyon şubesinde davranmak da bunun için!.. http://www.ikideniz.org
__________________ meseldir sözümün onda dokuzu eski ustalardan onda yedisi bir yudum su kadar gündelik sözler Gök'ün uyumundan gelir büyüsü |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| FeYZ DeRGiSi | mustea11 | Davet ve Duyurular | 0 | 01.11.2007 10:19 |
| Beyan Dergisi | yusuf54 | Kitablar ve Dergiler | 3 | 09.06.2005 19:02 |
| Zafer Dergisi | Mikval | Kitablar ve Dergiler | 7 | 08.05.2005 06:03 |
| Aksiyon Dergisi | Mikval | Kitablar ve Dergiler | 4 | 23.04.2005 20:50 |