İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > EDEBIYAT > Kitablar ve Dergiler
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 28.01.2007, 11:48
 
hursit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.09.2005
Mesajlar: 330
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Semerkand Dergisi 2007 Abone Kampanyasi

Semerkand Dergisi Siz Degerli Okurlari Için 2007 Yili

Abone Kampanyasini Başlatti

Içinizdeki Kayip ülkeye Açilan Kapilari Aralama Vakti Gelmedimi
Eklenen Resim Ön İzlemesi
Dosya tipi: jpg Yayın4 3.jpg (69,7 KB (Kilobyte), 23x kez indirilmiştir)
__________________
http://www.semerkand.com.tr
içinizdeki kayıp ülkeye açılan kapı
hursit isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 29.01.2007, 20:01
 
hursit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.09.2005
Mesajlar: 330
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
kimse SEMERKAND okumuyormu arkadaşlar
__________________
http://www.semerkand.com.tr
içinizdeki kayıp ülkeye açılan kapı
hursit isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 29.01.2007, 20:04
 
osmanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.10.2005
Mesajlar: 36
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
arkadaşlar bu dergiyi herkese tavsiye etmeliyiz allah için herkesi bu dergiyle tanıştırmalıyız
__________________
www.semerkanddergisi.com.

İÇİNİZDEKİ KAYIP ÜLKEYE AÇILAN KAPI
osmanlı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 29.01.2007, 20:06
 
osmanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.10.2005
Mesajlar: 36
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
okuyorum çok güzel ve faydalı bir dergi herkesin okumasını tavsiye ederim
__________________
www.semerkanddergisi.com.

İÇİNİZDEKİ KAYIP ÜLKEYE AÇILAN KAPI
osmanlı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 29.01.2007, 20:08
 
osmanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.10.2005
Mesajlar: 36
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
mükemmel bir dergi insanın resmen gönlüne işliyor bu kadar etkili bir dergi hiç okumamıştım
__________________
www.semerkanddergisi.com.

İÇİNİZDEKİ KAYIP ÜLKEYE AÇILAN KAPI
osmanlı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 29.01.2007, 20:09
 
hursit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.09.2005
Mesajlar: 330
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
dergi den begendigim bi konuyu bilgilerinize sunuyorum okyun ve amel ediniz.
__________________
http://www.semerkand.com.tr
içinizdeki kayıp ülkeye açılan kapı
hursit isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 29.01.2007, 20:10
 
hursit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.09.2005
Mesajlar: 330
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
cennet giysisi tevazu

ENNET GİYSİSİ: TEVAZU

Nurullah Toprak

İnsan iki yönüyle birden değerlendirilmelidir: Birincisi Yüce Rabbi’ne karşı ibadeti, diğeri de insanlara davranış biçimi. Gerçekten de iyi ve olgun insan, Yüce Rabbi’nin kendi üzerindeki haklarını titizlikle koruduğu gibi, insanların, hatta hayvanların haklarını da en iyi koruyan insandır.
Günümüzde her ne kadar bu iki alan birbirinden ayrı gibi düşünülse de, dinimizin bize öğrettiği şudur: İyi ve olgun insan demek, ibadeti kadar işleri ve insanlara davranış biçimi de güzel olan insan demektir. Şekil olarak ibadeti güzel, fakat insanlarla geçimi kötü olan kimse kâmil insan değildir.
Aynı şekilde, insanlarla iyi geçinen, herkese karşı tatlı dilli, güler yüzlü davranan, kimsenin hakkını yemeyen, fakat Yüce Yaratıcısı’nın hakkını unutan, emirlerini ihmal eden, secdeye yanaşmayan kimse de olgun ve örnek insan değildir. Aslında yaratılanlarla iyi ve dengeli ilişki içerisinde olmak, Yaradan’la sağlam bir irtibat halinde olmaya bağlıdır. Bugün medeni denilen toplumların, kendi içlerinde ve özellikle kendilerinden olmayanlara karşı sergiledikleri gayri medeni tutumun sebebini işte bu noktada aramak gerekir.

Büyüklüğü Gerçek Sahibine Teslim Etmek
Din bütünüyle edepten ibarettir. Dini bütün insanın her işi dengeli ve edeplidir. Onun hayatında ifrat, tefrit gibi aşırılık, dengesizlik ve haksızlık yoktur. O, Yüce Rabbi’ne karşı gereken edebi koruduğu gibi, O’nun bütün yaratıklarına karşı da edepli davranır. Varlıklara layık olduğu muameleyi yapmaya ve nefsi edep dairesinde tutmaya tavazu denir. Tevazu edebin, edep aklın göstergesidir.
Tevazunun merkezi kalptir. Yüce Rabbi’ni ve nefsini tanıyan kimsenin kibirli, cimri ve bencil olması mümkün değildir. Çünkü Rabbi’ni gerçekten tanıyan kimse, maddi ve manevi bütün mülk, yetki ve şerefin Yüce Allah’a ait olduğunu kesin olarak anlar, bundan sonra da nefsi için ilâhî edebe uymaktan başka bir izzet ve şeref aramaz.
Kalpte bencillik, nefsini beğenmişlik ve kibir varken, dildeki tatlı ifadeler ve yüzdeki sahte tebessümler tevazu değildir. Bu hale korkaklık veya yağcılık denir. Sonu da izzet değil, zillettir. Bu kimse tevazu gösterdikçe dünya malı kazanır, fakat dininden kaybeder, İnsanlara yaklaşır fakat Allah’tan uzaklaşır. Çünkü o Allah için değil, menfaati için tatlı konuşmakta, tebessüm etmekte, mütevazi gözükmektedir.
Tevazu, yüceliğin Allah’a ait olduğunu bilip hakka boyun eğmektir. Tevazu, herkese hakkını vermektir. Tevazu insanların önünde alçalmak değil, herkese güzel muamele ile ilâhî huzurda yükselmektir. Tevazu, kalbin samimi, dilin tatlı, yüzün yumuşak, davranışın ihlâslı, işlerin dengeli olmasıdır. Bunlara kısaca güzel ahlâk denir. Yüce Allah’a itaat eden tevazu göstermiş, isyan eden kibir yapmış olur.
Tevazu halka şirin gözükmek için değil, Hakk’a sevilmek için yapılır. Tevazu, kullukta nefisini kusurlu, başkalarını mazur görme ahlâkıdır. Tevazu, kibri kırmak ve kalpten bencilliği atıp yerine “biz” şuurunu yerleştirmektir.
Tevazu, karşısındaki insandan korkarak boyun bükmek veya ondan bir şey ümit ederek yağcılık etmek değildir. Tevazu, kesinlikle miskinlik, pintilik, tembellik, korkaklık ve dalkavukluktan ayrı bir şeydir Tevazu, herkesin imanı ve irfanı kadar sahip olacağı şerefli bir ahlâktır. Tevazu içi ve dışıyla samimiyet ister. Samimiyet olmazsa, tevazu zillete dönüşür.

Alçakgönüllülük: Her Zaman, Her Yerde
Gerçek tevazuya ulaşan kimse, bu ahlâkı içi ve dışıyla yaşar. Hakiki tevazu gönülde, dilde, halde, ibadette, hizmette ve her işte kendini gösterir. Mütevazi olanın gönlü temiz, dili tatlı, hali edepli, ibadeti huşulu, hizmeti ihlâslı, işleri düzgün olur. Tevazu onun için değişmez bir huy halini almıştır. Buna meleke denir. Meleke, vücuda mülk olmuş, ondan ayrılmaz bir parça haline gelmiş sıfat demektir. Tevazuyu meleke haline getiren kimse, hangi halde olursa olsun tevazudan ayrılmaz.
Halkın içinde edepli gözüken bir kimse, evinin içinde eli, dili ve haliyle sıkıntı veriyorsa, o gerçek edebe ve tevazu ahlâkına ulaşamamıştır. Bu, ihlâsa ve mertliğe de aykırıdır. Başkalarının babasına karşı yumuşak ve edepli davranan bir genç, kendi anne ve babasına daha fazla edepli davranamıyorsa, ona edepli bir genç denmez.
Allah’ın yücelttiği şahıs ve değerlerle alay edip hakka düşman olan zalimlere beyefendi muamelesi yapmak da tevazu değil, dini tahkirdir.
Gerçek tevazuya ulaşan kimsenin kalbi doğruya aşıktır. Doğruyu kim söylese kabul eder. Yanlışını gösteren, hatasını söyleyen bir çocuk da olsa, bundan rahatsız olmaz, teşekkür eder. Kendini savunmaya, kusuruna kılıf aramaya çalışmaz. Karşısındakine, “sen de kimsin, sen ne biliyorsun, sen benim elime su dökemezsin, senin bildiğin kadar benim unuttuğum vardır!” gibi nefsanî sözler sarf etmez.
Gerçek tevazuya ulaşan kimse, fakir iken herkesle güzel geçindiği gibi, zengin olunca da herkesin hakkını korur, hatırını gözetir. Malı ile şımarıp edebini bozmaz, nefsinin acizliğini unutmaz, fakirlere ikinci sınıf insan muamelesi yapmaz. Tevazu fakirden çok zengine, memurdan çok amire, cahilden çok alime, halktan çok idarecilere lazımdır. Büyük veli Yahya b. Muaz K.S. bu önemli konuya şöyle dikkat çeker:
“Tevazu herkes için çok güzeldir, ancak zenginlerde daha güzeldir. Kibir her insanda çirkindir, fakat fakirlerde daha çirkindir.”
İnsan talebe iken edepli olduğu gibi, hoca olduğu zaman da edepli olmalıdır. Hatta ilmi arttıkça edebi, makamı yükseldikçe alçak gönüllülüğü, imkanı genişledikçe hizmeti artmalıdır. Bir insanın ilmi, irfanı, makamı ve şanı arttıkça edebi artmıyorsa, onun Allah’tan uzaklığı artar. Allah’tan uzaklaşan kimse ise insanlıktan çıkana kadar azar. Nefsinin keyfine tapan insan, manevi değerlerini öyle tüketir ki, elinde şeytanın göz dikeceği ve çalmak isteyeceği hiçbir şeyi kalmaz.
Üzülerek söyleyelim ki, zamanımızda ilim seviyesi yükseldikçe edep seviyesi düşmektedir. Hatta tanıdığım bir hoca, lise yıllarında uzun süre ders verdiği ve daha sonra profesör olan bir talebesinin kendisine selam vermeye tenezzül etmediğini, burnunu havaya dikmiş bir halde yanından geçip gittiğini üzülerek anlatmıştı. Hak yolunda bir harf öğreten hocasına kırk yıl kölelik yapmayı cana minnet bilen önceki büyüklerimiz, böyle bir çiğlik karşısında nasıl ah ederdi kim bilir!..
Bir insanın parası çoğaldıkça şımarıklığı artıyorsa, onun sonu alçalmaktır.
Bir insanın ilmî kariyeri yükseldikçe kibri artıyor, benlik duygusu kabarıyor ve insanlara tepeden bakıyorsa, onun sonu yalnızlıktır.
Bir insanın eline yetki geçtikçe nefsi kabarıyor, dünya makamı yükseldikçe zulmü artıyor ve ahlâkı kötüleşiyorsa, onun sonu gönüllerdeki sevgi cennetinden kovulmaktır.

Kibirlilere Cennet Haram
Dünyada ve ahirette şeref, tevazu sahiplerinindir. Kibirli kimselere dünyada sevgi kapıları açılmadığı gibi, ahirette ebedi cennet kapıları da açılmayacaktır, Cenab-ı Hakk’ın emirlerine karşı burun büken ve insanları küçümseyen kibirliler hakkında iki cihanın Serveri Hz. Muhammed A.S.’ın hükmü şudur:
“Kalbinde zerre kadar kibir taşıyan kimse cennete giremez.” (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbnu Mace)
Kibir hastalığına yakalanmış bir kalp, dünyada tevbe ile temizlenirse bu tehlikeden kurtulur, Ancak, tevazu kalpte kendi başına oluşacak bir güzellik değildir. Bunun için, insan kalbinin derdine düşmelidir, kibrini temizlemek için çare aramalıdır.
Tarihte, kalbini kibir hastalığından temizleyip, gönlünü herkese açıp hizmet edecek bir hale gelmek için tacını-tahtını terk edenler vardır. Bu dertten kurtulmak için bütün malını mülkünü harcayanlar, tuvalet temizliğine razı olanlar, fakirlere sırtında un taşıyanlar, sokaklarda ceviz ve ciğer satanlar az değildir. Bütün gaye cennete girmeye engel olan kibirden kurtulmak, gönül hürriyyetine kavuşmak ve nefisten rahat etmektir.
Tevazuya ulaşmanın en güzel yolu, bu ahlâka ulaşmış salih insanlarla beraber olmaktır. Onlar, ilâhî aşk ile benliklerini yıkamışlar ve Yüce Yaratıcı’ya güzel kullukla ayrı bir benlik kazanmışlardır. Bu benlikle aşıklar artık “ben” demez, devamlı “O” der. O’nun için sever, O’nun için kızarlar. Arifler, Allah’ın yarattığı bütün varlıkları bir aile gibi görür, hepsine merhamet nazarı ile bakarlar. Kimseye karşı kibirlenmez, nefsini kimseden üstün görmezler. Onlar, sadece Yüce Sevgili’ye yönelir, O’nun hoşnutluğunu ararlar. Onlarla beraber olanlar, bu yüksek ihlâs ve edepten muhakkak bir pay sahibi olur. Arifler, “tevbe, zikir ve ilâhî sevgi ile bir mürşid elinde terbiye edilip sertliği giderilmeyen nefis, gerçek tavazuya ulaşamaz” demişlerdir.
Tevazu müslümanın şiarıdır. O ilâhî bir emirdir. Rahmet Peygamberi A.S. bu şerefli vazifeyi şöyle hatırlatır:
“Allahu Tealâ bana birbirinize tevazu göstermenizi, bazınızın diğerlerine taşkınlık ve zulüm yapmamanızı emretti.” (Müslim, Ebu Davud, İbnu Mace)

Tevazu Peygamber Ahlakıdır
Şimdi bütün yaratılmışların efendisi olan Rasulullah A.S. Efendimiz’in yüksek tevazu ahlâkından birkaç örnek verelim:
Efendimiz A.S. her güzellikte olduğu gibi, tevazuda da zirvedeydi. O, hür olsun, köle olsun herkesin davetine icabet ederdi. Bir yudum süt veya bir parça et de olsa hediyeyi kabul eder, onları yer, içer ve karşılık verirdi. Kendisi, rasullerin efendisi, muttakilerin imamı ve Alemlerin Rabbi’nin peygamberi iken, çarşı-pazardan bir şey alır, onu kendisi taşırdı. Elinden yükünü almak isteyenlere: “Bir şeyin sahibi onu taşımaya daha çok layıktır.” buyururdu. (Tebaranî, Ebu Ya’lâ, Heysemî)
Özel muamele istemezdi. Yeri cennet iken, dünyadaki insanların içinde olmayı tercih eder, onların çilelerine sabrederdi. Hakk’ın hatırına halkın sıkıntı ve nazını çekiyordu. O her makam ve şahsa karşı nasıl tevazu içinde muamele edileceğini bizzat gösteriyordu. Allahu Tealâ onu güzel ahlâkta bir numune yaptı. Ona uymadan kimsenin ilâhî sevgiyi tadamayacağını duyurdu. (ÂI-i İmran/188)
Rahmet Peygamberi A.S., kendisine uyulması gereken hususları şöyle tespit buyurdu:
“Bana iyilik, takva, Allah’tan korku ve nefsi zelil etme hallerinde uyunuz.” (Kurtubî, Süyutî)
O’nun tevazu hakkındaki şu beyanları konunun özünü veriyor:
“Kim Allah rızası için insanlara tevazu gösterirse, Allah o kimseyi muhakkak yüceltir. Kim de Allah’ın kullarına karşı kibir gösterirse, Allah onu alçaltır.” (Ahmed, İbnu Mace, İbnu Hıbban)
“Tevazunun başı, karşılaştığın kimseye ilk önce senin selam vermen, selam verene karşılıkta bulunman, meclisin gerisinde oturmaya razı olman, methedilmeyi, nefsini temize çıkarmayı ve iyiliklerinin anılmasını sevmemendir.” (Beyhakî, Süyutî)
“Ne mutlu şeref ve dinînden birşey kaybetmeden tevazu gösterene!” (Beyhakî, Tebaranî, Süyutî)
Hikmet ehlinden birisine: “Hased edilmeyen bir nimet ve sahibine acınmayan bir belâ biliyor musunuz?” diye sorulunca şu cevabı verir:
“Evet, haset edilmeyen nimet tevazu, sahibine acınmayan bela da kibirdir.”
Son olarak, büyük arif Şihabüddin Sühreverdi K.S.’yi dinleyelim:
“Allah dostlarının en güzel ahlâkı tevazudur. Kul, tevazu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Gerçek tevazuya ve hikmete sahip olan kimse, herkes onu nasıl görüyor ve değerlendiriyorsa nefsini o hale razı eder, kendisini öyle gösterir, farklı bir halde olduğunu ispata çalışmaz. Karşısındaki insan da kendisini nasıl kabul ediyor ve hangi halde göstermeye çalışıyorsa, onu öyle değerlendirir, o halde kabul eder. Kime bu hal ihsan edilmişse hem kendisi rahat eder, hem de başkalarını rahat ettirir. Gerçek tevazuya ancak Yüce Allah’ı tanıyan ve O’nun rızasına aşık olanlar ulaşır.”

----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Hadis
Ebu Hureyre R.A.’dan nakledildiğine göre,
Rasulullah A.S. Efendimiz buyurdular ki:
- Müflis (iflas eden kişi) kimdir, bilir misiniz?
Orada bulunan sahabiler şöyle cevap verdiler:
- Bize göre müflis, malı-mülkü varken hiç parası, eşyası kalmamış kimsedir.
Bu cevap üzerine Allah Rasulü A.S. şöyle buyurdular:
- Gerçek müflis şu kimsedir: Kıyamet günü, namaz, oruç ve zekât sevaplarıyla huzura gelir. Fakat birisine sövmüş, diğerine iftira etmiş, birisinin malını yemiş, diğerinin kanını dökmüş, bir diğerine vurmuştur. Böylece üzerinde birçok kimsenin hakkı birikmiştir. O kimsenin ibadet sevaplarından hak sahiplerine hakları ödenir. Sevaplar biter, ancak alacaklar bitmez. İşte o zaman, hak sahiplerinin günahları bu kimseye yüklenir. Böylece ateşe müstehak olur.
(Sahih-i Müslim, Kitabü’l-Birr, Hadis No. 59)
__________________
http://www.semerkand.com.tr
içinizdeki kayıp ülkeye açılan kapı

Konu hursit tarafından (29.01.2007 Saat 20:12 ) değiştirilmiştir.. Sebep: yazı rengi
hursit isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 29.01.2007, 20:12
 
osmanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.10.2005
Mesajlar: 36
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Hurşit kardeşim sana teşekkür ederim çok güzel bir konu eklemişin TEVAZU çok önemli bir konudur. Bu da SEMERKAND Dergisinin Önemini Ortaya koyuyor.
Kalbini ve hislerini kontrol edip düzene sokmak isteyen herkesin mutlaka bu dergiyi okuması lazım. kalbi öylesine etkiliyorki insan kendini okuduğunu rahatlıkla anlıyor...!
__________________
www.semerkanddergisi.com.

İÇİNİZDEKİ KAYIP ÜLKEYE AÇILAN KAPI
osmanlı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 30.01.2007, 19:15
 
hursit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.09.2005
Mesajlar: 330
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
osmanlı kardeş teşekkür ederim de sen benim imzamın aynısını almışsın degiştir abi ya
__________________
http://www.semerkand.com.tr
içinizdeki kayıp ülkeye açılan kapı
hursit isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 30.01.2007, 21:18
~ Dua edin insaALLAH ~
 
TALHA-61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.02.2003
Yaş: 25
Mesajlar: 4.184
Teşekkür etti: 6
58 Teşekkür 27 Mesaja aldı
__________________
Kim benim veli kullarımdan birisine düşmanlık ederse, ben o kimseyi harp ilan eder; dostumun intikamını alırım.

~ TASAVVUF, DÜNYA ADAMINI ALLAH ADAMI YAPMA SANATIDIR ~

ALLAH'ım! İsmini söyleterek canımı al, İsmını söyleterek beni dirilt! (AMIN)
TALHA-61 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 01.02.2007, 21:07
 
msabri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.07.2004
Mesajlar: 1.947
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Allah dergide emeği geçenlerden razı olsun.
msabri isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 02.03.2007, 22:08
Ögrenci
 
SeHiDiN_iZi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.06.2002
Yaş: 25
Mesajlar: 84
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Selamun aleykum kardes,

yurtdisindan abone olma imkanimiz varmi acaba?

Ben uzun zamandir abone olmak istiyorum fakat yurtdisindan nasil abone olacagimi bilmiyorum.

Bu arada bu kampanya türkiye ile sinirli degildir ins.:)
__________________
Sevdamizin adi BERRAK sonu TOPRAK,
dönen ALCAK olsun!!!
WWW.UGURISILAK.COM
SeHiDiN_iZi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 03.03.2007, 18:39
 
yufure - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.05.2006
Mesajlar: 265
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
çok şükür rabbim bizimde abone olmamızı sağladı harika bir dergi
__________________
BEKLENEN GÜN GELECEKSE ÇEKİLEN ÇİLE KUTSALDIR
yufure isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 03.03.2007, 18:42
 
yufure - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.05.2006
Mesajlar: 265
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız SeHiDiN_iZi
Mesajı göster
Selamun aleykum kardes,

yurtdisindan abone olma imkanimiz varmi acaba?

Ben uzun zamandir abone olmak istiyorum fakat yurtdisindan nasil abone olacagimi bilmiyorum.

Bu arada bu kampanya türkiye ile sinirli degildir ins.:)

evet mümkün semerkand dergisinin adresine girersen bilgi alabilirsin
__________________
BEKLENEN GÜN GELECEKSE ÇEKİLEN ÇİLE KUTSALDIR
yufure isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 08.03.2007, 20:47
Derviş
 
GolgeleR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.02.2007
Mesajlar: 99
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
s.a bende daha demin eve gelmeden önce semerkand dergisinin burdaki subesinden bi abi ile tanısma fırsatı bulldum ve yarın gidip abone olmayı düşünüyordum..eve geldim siteyi açtım baktım bide kampanya varmış =) Allah razı olsun..
GolgeleR isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 06.06.2007, 18:28
 
musabbinumeyr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.043
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
derginin 76. sayısından başladım inşallah yeni sayı çıkana kadar 100. sayıya olaşırım. Allah razı olsun emeği geçenlerden.
musabbinumeyr isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Semerkand Dergisi... Dervisan_Esma Anketleriniz 27 16.05.2007 23:49
Abone itimat Hayatın içinden 4 29.12.2006 08:41
Semerkand Dergisi HACEGAN Dini Bilgi ve Eğitim 9 24.09.2006 17:09
tuttugumu abone yaparim SeyFull@H Muhabbet Olsun 9 22.03.2006 17:00
DÜNYA HAYATI VE NEFİS (semerkand dergisi) SENCER Dini Bilgi ve Eğitim 1 24.09.2005 19:50


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:54 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git