İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > EDEBIYAT > Kitablar ve Dergiler
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 07.06.2007, 16:50
 
musabbinumeyr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.043
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Ateşin Yakmadığı Aşık

Okudum çok güzel bir kitap içinden bir kaç tane kıssayı yazıp paylaşmak istedim beğenip okuyan olur diye
musabbinumeyr isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 07.06.2007, 16:52
 
musabbinumeyr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.043
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Yemen’de ortaya çıkan yalancı peygamber Esvedü’l-Ansi, o bölgede oturan Müslüman salihlerden Ebu Müslim Havlani’yi yanına çağırttı. Ona kendisini peygamber olarak seçtirmek istiyordu. Yanına gelince,
“Benim peygamber olduğuma şahitlik eder misin?” diye sordu, Ebu Müslim Havlani (rah),
“Duymuyorum, kulağım sağır!” diye cevap verdi. Esved,

“Muhammed’in peygamber olduğuna şahitlik eder misin?” diye sordu, Ebu Müslim,

“Evet, şahitlik ederim” dedi. Esved tekrar,
“Benim peygamber olduğuma şahitlik eder misin?” diye sordu, Ebu Müslim tekrar,
“Duymuyorum kulağım sağır!” diye cevap verdi. Esved,
“Benim peygamber olduğuma şahitlik eder misin?” diye sordu,
“Evet, şahitlik ederim” dedi. Esved, sorusunu tekrar tekrar sordu, Ebu Müslim de (rah) aynı şekilde cevap verdi. Esved kızdı, onu cezalandırmak istedi. Büyük bir ateşe atıldı. Ateş ona hiçbir zarar vermedi. Ebu Müslim (rah) ateşin içinde namaz kılmaya başladı. Ateş Allah’ın (c.c) dostu Hz. İbrahim’i (a.s) yakmadığı gibi, bu Hak aşığını da yakmamıştı. Esved hayret etti. Korktu. Etrafındakiler Esved’e

“Bu adamı buralardan uzaklaştır, yoksa size tabi olanların aklını çeler, yanınızda kimse kalmaz” dediler.
Onun bu cesaret ve kerameti etrafa yayıldı. Olay Medine-i Münevvere’ye kadar ulaştı. Esved, Ebu Müslim’in Yemen’i terk etmesini emretti. O da kalktı Medine’ye geldi. Âlemlere rahmet Hz. Muhammed (s.a.v) vefat etmiş, yerine Hz. Ebu Bekir Sıddık (r.a) halife olmuştu.

Ebu Müslim (rah), bineğini mescidin dışına bağlayıp mescide girdi. Bir direğin arkasına durup namaz kılmaya başladı. Onamaz kılarken Hz. Ömer (r.a) kendisini gördü. Yanında durdu. Namazını bitirince, ona,
“Kardeş sen neredensin?” diye sordu. O da,
“Yemen’denim” dedi. Hz. Ömer (r.a),
“Şu yalancı peygamberin ateşe attığı fakat ateşin yakmadığı mümin kardeşimiz ne yapıyor?” diye sordu, Ebu Müslim de,
“O adam benim” dedi. Hz. Ömer heyecanla,
“Allah adına soruyorum, o gerçekten sen misin?” diye sordu, Ebu Müslim,
“Allah şahit, benim” dedi. HZ. Ömer hemen Ebu Müslim’in boynuna sarılıp alnından öptü, ağladı. Sonra onu alıp Hz. Ebu Bekir Sıddık (r.a) yanına götürdü, huzuruna oturttu. Onu tanıttı. Başından geçeni anlattı ve
“Allah’a hamdolsun, bu Ümmet-i Muhammed’in içinde, Hz. Halil İbrahim gibi kendisini ateşin yakmadığı kimseyi, ölmeden önce bana gösterdi” diye şükretti.

KISSADAN HİSSE

Sebepleri ve tesirlerini yaratan yüce Allah’tır. Bütün sebepler O’na bağlıdır; fakat O, hiçbir sebebe bağlı değildir. O dilerse sebeplerin tesirini ortadan kaldırır, görevini bitirir; o zaman ateş yakmaz, zehir öldürmez olur. Nitekim Hz. İbrahim (a.s) ateşe atıldı fakat Onu ateş yakmadı; Ona serin ve selamet oldu. Her şey böyledir, eğer Allah (c.c) dilerse sebepler fayda veya zarar verir.

Keramet haktır; bu ümmetin âlim ve arifleri elinde pek çok keramet ortaya çıkmıştır. Bütün bu kerametler, dinimizin hak olduğu ispat ettiği gibi, diğer müminler içinde bir delil ve manevi destektir.

Allah Resulu (s.a.v) buyurmuştur ki:

“Ümmetimin içinde (hali ve ahlakıyla) Halil İbrahim’e benzeyen otuz – bir rivayetle kırk- veli, hiç eksik olmaz. Size onların bereketiyle manen yardım edilir, rızık verilir, yağmur yağdırılır.”

İmam Katade (rah) demiştir ki: “ Biz Hasan-ı Basri’nin bu hadiste anlatılan kimselerden olduğundan şüphe etmezdik.

Konu musabbinumeyr tarafından (01.09.2007 Saat 17:46 ) değiştirilmiştir..
musabbinumeyr isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 11.06.2007, 10:03
 
musabbinumeyr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.043
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Yukardaki yazı kitaba adını veren "Ateşin Yakmadığı Aşık" kısassıydı.


Kaptansız Gemi Olur Mu?

İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye (rah) bir grup inkârcı insan geldi. Bunlar Allah Teala’nın varlığını ve alemlerin yaratıcısı olduğunu inkar ediyorlardı. Bu meseleyi İmam-ı Azam’la tartışmak ve Müslümanları şüpheye düşürmek istiyorlardı. Adamların niyet ve dertlerini sezen İmam-ı Azam (rah), söze şöyle başladı:

“Bu konuya girmeden önce size bir şey soracağım: Şu Dicle nehrinde bir gemi var. Başında bir kaptan, içinde bir yardımcı eleman yokken, kendi başına hareket ediyor, sahile yanaşıyor, içine yiyecek, içecek ve başka birçok malzeme dolduruyor; sonra kendi başına yol alıyor, gideceği yere gidiyor, bu yükleri orada boşaltıp geri dönüyor. Siz buna ne dersiniz?” diye sordu. Adamlar hep bir ağızdan,

“Bu olacak iş değil, böyle bir şey kesinlikle meydana gelemez. Kendi başına bir geminin bunları yaptığı nerede görülmüş?” dediler. O zaman İmam gereken cevabı verdi:

“ Bir geminin tek başına bu işleri yapması imkânsız olunca, üstüyle altıyla şu koca kâinatın kendi başına kurulması, hareket etmesi, içinde bunca varlıkların yaşaması nasıl mümkün olur?”

Adamlar sustular, bu âlemin sahipsiz olmayacağını anladılar. İmam’ın önünde Müslüman oldular.

KISSADAN DERSLER

Bu âlemde tesadüfle meydana gelmiş hiçbir şey yoktur. Her şey bir ilim ve hesap üzere yaratılmıştır. Kâinatı yoktan var eden, her varlığı kudret elinde tutan, onları dilediği gibi sevk ve idare eden bir yaratıcı vardır.

Bu âlem kendi başına olmuştur demek, “ Oturduğum ev, bir tesadüf sonucu kuruldu, kendiliğinden temelleri atıldı, duvarları örüldü, odaları bölündü, kapı ve pencereleri takıldı, çatısı çatıldı, böylece bir anda bina ortaya çıktı” demek gibi tuhaf ve ahmakçadır.

Her resmi çizen, her yazıyı yazan, her eseri bir yapan vardır. Aynen bunun gibi, yeryüzünü ayaklarımızın altına döşeyen, üzerini binlerce nimetle bezeyen, her insana ayrı bir sima, her çiçeğe ayrı bir renk ve desen veren, her canlıya rızkını sevk eden, göğü üstümüze bir tavan gibi yükselten, semayı güneş ve yıldızlarla süsleyen bir sahip vardır. İşte bu sahip ve eşsiz sanatkâr Rahman ve Rahim olan Allah’tır.

Bu âlemin yaratılmasında hiçbir, meleğin, insanın, cinin veya başka bir varlığın iradesi, tercihi, yardımı, dahili ve etkisi olmamıştır. Puta tapanlar da nefsine tapanlar da belki âlemin asıl sahibini tanımadıkları için farklı ilahlar edinmişlerdir, fakat “ Bu âlemi ben yarattım. Göklerin kurulmasında veya güneş sisteminin düzeninde benim de emeğim var.” Diyen bir kâfir çıkmamıştır.

ALLAH TEALA buyuruyor ki:

“ Şüphesiz yerlerin ve göklerin yaratılmasında, gece ve gündüzün birbiri peşinden gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü gemilerin denizde yüzüp gitmesinde, Allah’ın gökten indirdiği su ile ölü toprağı diriltmesinde ( ondan binlerce bitki, meyve, çiçek ve yiyecek yetişmesinde) yeryüzünün her yanına yaydığı çeşit çeşit canlı varlıklarda, rüzgarı sevk etmesinde, gök ile yer arasında emre hazır bulutları yürütmesinde düşünen bir toplum için ( Allah’ın varlığını ve birliğini ispatlayan) bir çok deliller vardır”

Şu ayet-i kerimeyi de burada düşünelim:

“Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih etmektedir. O her şeye gücü yeten ve her işi en güzel şekilde bir hikmetle yapandır.

“Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. O diriltir ve öldürür. O, her şeye gücü yetendir.”
musabbinumeyr isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 14.06.2007, 08:47
 
musabbinumeyr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.043
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Varsa Göster

Bir grup filozof Mevlana Celaleddin Rumi’ye (k.s) gelerek birkaç sual sormak istediklerini bildirdiler. Niyetleri, bir şeyler öğrenmek değil, Müslümanları dinleri hakkında şüpheye ve fitneye düşürmekti. Hz. Mevlana, adamların halini hiç beğenmedi, onları üstadı Şems-i Tebrizi’ye(k.s) gönderdi. Bunun üzerine gruptakiler onun yanına gitti.

Şems-i Tebrizi mescitte talebelere ders veriyordu. Konu teyemmüm abdestiydi; talebelere bir kerpiçle teyemmüm abdestinin nasıl alınacağını gösteriyordu. Gelen grup üç sual sormak istediğini belirtti. Şems-i Tebrizi,

“Sorun” dedi. Adamlar içlerinden birini sözcü seçtiler. Ada ilk olarak şunu sordu:

“Siz Müslümanlar Allah var dersiniz, ama Allah2ı göstermezsiniz; varsa gösterin, görelim ki inanalım” dedi. Şems-i Tebrizi (k.s),

“Öbür sorunu da sor!” dedi. Filozof,

“Sizler şeytanın ateşten yaratıldığını söylüyor, sonra da onun ahirete cehenneme atılıp ateşle azap edileceğine inanıyorsunuz. Hiç ateş ateşe azap eder, acı verir mi?” diye sordu. Şems-i Tebrizi,

“Peki, diğer sorunu da sor!” dedi. Filozof,

“Sizler ‘Herkes dünyada yaptıklarının cezasını ahirette çekecek, orada mahkeme kurulacak, hesap sorulacak’ diyorsunuz. Bırakın insanları, nasıl isterlerse öyle yaşasınlar, ne istiyorlarsa yapsınlar. Ayrıca mahkemeye ne gerek var?” dedi.

Adam sorularını tamamlamıştı. Şimdi bunların cevabını istiyordu. Kendine göre cevap verilmeyecek sorular sormuştu. Herkes Şems-i Tebrizi Hazretlerine bakıyordu. O ise gayet sakindi. Yerinden kalktı, Filozofun yanına geldi ve elindeki kerpici adamın başına vurdu. Filozof “Vah başım” diyerek başına sarıldı. Şems-i Tebrizi Hazretleri çok şiddetli vurmamış olsa da adamın canı yanmış ve başı biraz şişmişti, Adam bir sağa bir sola baktı, bu kadar insana birkaç kişi ile yapacağı bir şey yoktu. Hemen dışarı çıktı, başını tutarak o bölgedeki mahkemeye gitti. Şems-i Tebrizi’yi hâkime şikâyet etti.

Hâkim, “Bu nasıl olur” diyerek Şems-i Tebrizi’yi mahkemeye çağırttı. Durumu sordu. Şems-i Tebrizi,
“ Ben ona kötülük etmedim, sadece sorduğu sorulara cevap verdim” dedi. Hâkim,
“Bu nasıl cevap vermektir. Adam acı içinde kıvranıyor, senden şikâyetçidir, işin aslı nedir, diye sordu.
Şems-i Tebrizi şöyle anlattı:
“ Efendim, bu adam bana ‘Allah varsa göster, göreyim ki inanayım’ dedi. Ben de buna, ‘Olan her şey baş gözü ile gözükmez, işte misali’ dedim; başına darbe vurup acıttım. Şimdi bu felsefeci, başındaki acıyı göstersin de görelim. Eğer başında bir acı yoksa niçin beni şikâyete geldi? Varsa göstersin!” dedi. Filozof, şaşırarak,
“Başımda acı var ama gösteremem” dedi. Şems-i Tebrizi de, ‘İşte bu acı gibi, Allah Teala da vardır, fakat kafa gözüyle görülmez, O ancak akılla bilinir, kalple tanınır, ruhla sevilir, ahirette nurla görülür” dedi.

Şems-i Tebrizi ikinci soruya verdiği yanıtı şöyle açıkladı:
“Bu adam, sizler ‘ Şeytan ateşten yaratıldı, ahirette ateşe atılacak ve ateşle azap görecek’ diyorsunuz; ateş ateşe ne zarar verir ki?’ dedi. Ben de topraktan yaratılan bu insana topraktan yapılmış bir kerpiçle vurdum. Ona, ‘Bak toprak toprağa nasıl acı veriyor, biraz daha hızlı vursaydım öldürürdü, demek ki ateş ateşe azap eder demek istedim’ dedi.

Şems-i Tebrizi üçüncü sorunun cevabını şöyle açıkladı:
“ Bu adam bana, ‘ Bırakın insanları dünyada herkes istediğini yapsın, niçin ahirette mahkeme, hesap ve ceza var?’ dedi. Ben de onun başını vurmak istedim ve vurdum. O niçin hemen mahkemeye koştu? Ben ona şunu demek istedim:

“ Bu dünya da herkes istediğini yaparsa âlemi zulüm kaplar. Kendisine zulüm yapılan çok insan var ki zayıftır, zalimden hakkını alamaz. Herkes mahkeme bulamaz. İşte Allah ahirette mahkeme kurup herkese yaptığının hesabını soracak, zalimden mazlumun hakkını alacak, gereken cezayı verecek ve adalet yerini bulacak” dedim.


Felsefeci bu güzel cevaplar karşısında hayret etti, mahcup oldu söz söyleyemez hale düştü. Hâkime dönüp,
“Ben sorduğum soruların cevaplarını şimdi anladım” dedi.

KISSADAN DERSLER

Görülmeyen şeyler yoktur demek, tam bir cehalettir. Var olan her şeyi görmeye çalışmak da tam bir gaflettir. Çünkü böyle bir görevimiz olmadığı gibi, kabiliyetimiz de mevcut değildir.


Mesela, normal bir insanda akıl vardır, fakat görülmez. Görülmüyor diye aklı inkâr etmek, ilme ve hakikate terstir. Bunu hiçbir akıl da kabul etmez.

Yaşayan her insanda ruh vardır. Ruh, insanın hayat sebebidir, gözlerden saklı latif bir cisimdir; ölümle bedenden ayrılır. O da baş gözüyle görülmez. Sevgi, merhamet, ilim gibi manevi şeyler de baş gözüyle görülmez. Bütün bunlar ancak nurlanmış kalp gözüyle görülür; o da herkeste yoktur. Biz bu tür şeylerin varlığını alamet ve sonuçlarından anlarız.

Sonra, ‘Mevcut olan her şey baş gözü ile görülür’ demek de, yanlıştır. Baş gözünün bir görüş alanı ve sınırı vardır; ötesi önünde olduğu halde göremez. Görmesi için ya insan ya da o şey yakına gelmeli, görüş alanı içine girmelidir. Yani göz, maddeyi de her şartta göremez.

Bazı şeylerin bizden gizlenmesi, baş gözümüzle onları göremeyişimiz aslında bir rahmettir. Eğer etrafımızda bulunan bütün mikropları, cinleri, şeytanları, melekleri, karşımızdaki insanın içinde yerleşmiş kötü huylarını, kabirdeki azaplar veya az sonra başımıza gelecek şeyleri görecek bilecek olsaydık hayatımız kararır, düzenimiz bozulur, tadımız kaçardı.

Yüce Allah dünyada baş gözüyle görülmez sadece kalp gözüyle görülebilir. Bu saadet de O’na layık temiz kalplere nasip olur. Ahirette ise bütün müminler cennette yüce Allah’ı görme nimetiyle şereflenecektir.

Küfürle kararmış kalp, iman nuru ile temizlenmeden dünyada da ahirette de yüce Allah’ı göremez.
musabbinumeyr isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 14.06.2007, 16:59
ιηѕαη σℓмαуαη, ιηѕαηιη ∂єgєяιηι вιℓмєz
 
ecoutez-moi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.03.2007
Yaş: 20
Mesajlar: 8.530
Teşekkür etti: 736
454 Teşekkür 244 Mesaja aldı
nefsin derdi ne zaman derman bulur kıssadan hissesi de çok güzel
__________________
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her bir dinin kendine has bir ahlakı vardır, İslam`ın ahlakı hayadır."
ecoutez-moi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 14.06.2007, 17:06
 
musabbinumeyr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.043
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
okudunuz mu kitabı? Sevindim :) Dur bakayım okudum hepsini ama isim olarak aklımda yok.
musabbinumeyr isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 14.06.2007, 18:25
ιηѕαη σℓмαуαη, ιηѕαηιη ∂єgєяιηι вιℓмєz
 
ecoutez-moi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.03.2007
Yaş: 20
Mesajlar: 8.530
Teşekkür etti: 736
454 Teşekkür 244 Mesaja aldı
evet hediyeydi kitap çok hoş kıssalar var dilaver selvi yazarı
__________________
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her bir dinin kendine has bir ahlakı vardır, İslam`ın ahlakı hayadır."
ecoutez-moi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 14.06.2007, 18:29
 
musabbinumeyr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.043
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Okudum beğendiğiniz kıssayı inşallah yazarım onuda Cüneyd el Bağdadi (k.s) çok seviyorum zaten.
musabbinumeyr isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 15.06.2007, 01:19
ιηѕαη σℓмαуαη, ιηѕαηιη ∂єgєяιηι вιℓмєz
 
ecoutez-moi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.03.2007
Yaş: 20
Mesajlar: 8.530
Teşekkür etti: 736
454 Teşekkür 244 Mesaja aldı
tmm inş gözümüze uygun olsun:)
__________________
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her bir dinin kendine has bir ahlakı vardır, İslam`ın ahlakı hayadır."
ecoutez-moi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 15.06.2007, 09:47
 
musabbinumeyr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.043
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız tazmania
Mesajı göster
tmm inş gözümüze uygun olsun:)

Artık çok umursamıyorum bu lafları Hamdulsunki Rabbime bana görmem gerekeni gösterdi. Dini hikayeler bölümünde diğerinide zaten biliyorsunuz yani durum 2-2 berabere :)))
musabbinumeyr isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 15.06.2007, 10:01
ιηѕαη σℓмαуαη, ιηѕαηιη ∂єgєяιηι вιℓмєz
 
ecoutez-moi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.03.2007
Yaş: 20
Mesajlar: 8.530
Teşekkür etti: 736
454 Teşekkür 244 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız musabbinumeyr
Mesajı göster
Artık çok umursamıyorum bu lafları Hamdulsunki Rabbime bana görmem gerekeni gösterdi. Dini hikayeler bölümünde diğerinide zaten biliyorsunuz yani durum 2-2 berabere :)))
öhö öhö
__________________
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her bir dinin kendine has bir ahlakı vardır, İslam`ın ahlakı hayadır."
ecoutez-moi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 15.06.2007, 10:02
ιηѕαη σℓмαуαη, ιηѕαηιη ∂єgєяιηι вιℓмєz
 
ecoutez-moi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.03.2007
Yaş: 20
Mesajlar: 8.530
Teşekkür etti: 736
454 Teşekkür 244 Mesaja aldı
gözlüğünüz hayırlı olsun:)))
__________________
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her bir dinin kendine has bir ahlakı vardır, İslam`ın ahlakı hayadır."
ecoutez-moi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 15.06.2007, 10:02
 
@flok@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2006
Mesajlar: 1.205
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Harikulade Menkıbeleri Paylaşmışsınız.Rabbim Ecirlendirsin İnş.
__________________
( Şüphesiz İnsan Aldandı)
@flok@ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 15.06.2007, 10:09
 
musabbinumeyr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.043
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız @flok@
Mesajı göster
Harikulade Menkıbeleri Paylaşmışsınız.Rabbim Ecirlendirsin İnş.
Allah razı olsun kardeşim inşallah devam edecek.
musabbinumeyr isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 15.06.2007, 10:11
 
musabbinumeyr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.043
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız tazmania
Mesajı göster
gözlüğünüz hayırlı olsun:)))

Görülmesi gerekeni Rabbim gösterince göz görmese ne olur :)))
musabbinumeyr isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 15.06.2007, 20:48
HayatBeniNedenYoruyosun
 
SEMA nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2006
Mesajlar: 1.440
Teşekkür etti: 29
21 Teşekkür 13 Mesaja aldı
elinize saglik...
SEMA nur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 15.06.2007, 21:47
 
musabbinumeyr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.043
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız SEMA nur
Mesajı göster
elinize saglik...

Sağolun Allah razı olsun
__________________
Ağlayarak uyumuş yağmur olmuşum rüyamda bana hasret bi çöl için...
musabbinumeyr isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #18
Alt 15.06.2007, 22:12
ιηѕαη σℓмαуαη, ιηѕαηιη ∂єgєяιηι вιℓмєz
 
ecoutez-moi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.03.2007
Yaş: 20
Mesajlar: 8.530
Teşekkür etti: 736
454 Teşekkür 244 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız musabbinumeyr
Mesajı göster