+ Cevapla
Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 1234 SonuncuSonuncu
Toplam 160 adet sonuçtan sayfa başı 1 ile 40 arası kadar sonuç gösteriliyor
  1. #1

    Üyelik tarihi
    05.06.2010
    Mesajlar
    1.067

    Dar giyeceksen başını kapatma

    Dar giyeceksen başını kapatma’
    Yazar Emine Şenlikoğlu, tesettür firmalarına çattı:“Tesettür kalmadı. Para uğruna vurdular İslam’ı, Allah’a nasıl hesap verecekler. Dandik örtünme tesettür değildir.”
    21 Ağustos 2010 Cumartesi, 09:06:25


    İslami kesimin sivri dilli kadın yazarı Emine Şenlikoğlu tesettür firmalarını yerden yere vurdu: “Para kazanmak uğruna tesettürle vurdular İslam’ı. İslami tesettür diye bir şey kalmadı. Dandik dandik örtünüyorlar. Daracık giyiniyorlar. Allah’a nasıl hesap verecekler”

    Özlem YILMAZ / AHT

    GUATR ameliyatı geçirdikten sonra 1.5 yıl Belçika’da tedavi gören ve romanları için araştırmalar yapan İslami kesimin sivri dilli kadın yazarı Emine Şenlikoğlu, Türkiye’ye döner dönmez Habertürk Gazetesi’ne konuştu. Şenlikoğlu’nun eleştiri oklarından bu kez tesettür firmaları nasibini aldı.

    ‘MADEM ÖYLE KAPANMA’
    Çarşaf giyen 57 yaşındaki Şenlikoğlu, “Bir dönemMüslüman kesimtarafından da hakarete uğradım. Televizyona çarşafımla çıkmamı yadırgadılar. Çarşaf nedeniyle görüntümbozukmuş. Oysa şu an İslami tesettür diye bir şey kalmadı, mahvettiler. Dandik dandik örtünürlerse bu tesettür değildir” diye konuştu. Şenlikoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “O kadar daracık giyinen tesettürlüler var ki. Dar giyeceksen başını kapatma, tümvücut hatların ortada. ‘Ne yapalım bulamıyoruz’ diyorlar.Mağaza sahipleri Allah’a nasıl hesap verecek. Para kazanmak uğruna, tesettürle vurdular İslam’ı. Demek ki tesettüre girenler de bozulmaya hazırmış. Yüzünde bir kilo boya, daracık bir kıyafet, üstünde dize kadar tunik. Zaten tesettür değil ki onunkisi. ‘Mecburmu bırakıyorlar seni’ diye soruyorum. Kimisi ‘Ben daha yeni kapandım’ diyor,mahcup oluyorum. Kimisi ‘Bu da tesettür’ diyor. İslam’da çarşaf şart değil, ancak giysin bol olacak, hatları belli etmeyecek.”

  2. #2

    Üyelik tarihi
    26.08.2006
    Yaş
    57
    Mesajlar
    7.168
    yazar gayet haklı.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    29.08.2006
    Yaş
    30
    Mesajlar
    10.353
    annemde yeni nesile dandik der haklılarda

  4. #4
    ♥♥♥♥
    Üyelik tarihi
    21.03.2009
    Mesajlar
    6.958
    Emine Şenlikoğlunun fikirlerini her zaman beğenirim

    İslamiyeti anlatışı bambaşkadır onun Rabbim Ondan razı olsun Çocukluğumun sesidir onun vaaz kasetlerini dinleyerek büyüdüm

  5. #5
    ♥♥♥♥
    Üyelik tarihi
    21.03.2009
    Mesajlar
    6.958
    Alıntı Aswat Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    annemde yeni nesile dandik der haklılarda
    Tabi ki haklılar öyle bir döneme girdik ki Rabbim bizleri muhafaza etsin (amin)

    İslamiyette moda takip edilecek derlerdi bundan iki üç yıl önce ve malesef şu an ki gidişat aynen öyle Moda diye islami kıyafetleri yozlaştırıyorlar.

  6. #6
    ❤✿♫♪•*•❤
    Üyelik tarihi
    15.09.2008
    Mesajlar
    4.290
    bulamamakmi...

    bunu söyleyen Yalan söyluyor..bulan nasil buluo..

    isteyen istedigini bulur bulmazsada diktirmek diye birsey var.

    arayan bulur

    ve E.Senlikoglu tamamen hakli.. Gercekten bu moda isi abartiliyor.

    sacma sapan tesetturle alakasiz giysiler cikmis..Hele su hafif bilek üstünde uzun eteklere sinir oluyorum..''Uzun etek'' GUYA.

    AMA Dar giyeceksen başını kapatma Demek yanlis bence..Bunu tam öyle anlayip tamamen acilan cahil bayanlar olabilir.Öyle demek dogru degil..

    '' Ve zamani geldiginde, Rabbin sana kalbindekini verecek,seni hosnut kilacak.'' D
    uha 5.ayet..

  7. #7
    Can
    Can isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)
    Yar ile şimdi
    Üyelik tarihi
    27.04.2008
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.711
    Şu beş ölçü tesettürün temel beş kuralıdır:

    1-Yüz ve el dışında açık bir yer kalmayacak


    2-Bol olacak; vücudun ayrıntılarını ortaya çıkarmayacak


    3-Şeffaf olmayacak


    4-Erkeklere mahsus bir giyisi olmayacak


    5-Tesettürün kendisi bir ziynet malzemesi olacak şekilde çekici olmayacak

    Müslüman Erkeklerinde giyim konusu bayanları aratmıyor maalesef
    “Ferhat’ın sevgilisine kavuşmak için deldiği dağ, benim devirmek borcunda olduğum nefse göre bir kum tanesi…''

  8. #8

    Üyelik tarihi
    26.09.2009
    Yaş
    30
    Mesajlar
    4.245
    günümüzdeki en önemli konulardan biri bence, öyle tuhaf giysiler çıktı ki yani bazen diyorum, keşke açık biri olsaydı da, başörtülülere bari laf getirmeseydi diyorum.

    Artık öyle bir hal içine girildi ki, bu tarz kapananlara açıklar bile sinir oluyorlar :)
    Bazen sorasım geliyor, yahu bacım sen ne için örtünüyorsun, daha doğrusu örtündüğünü mü sanıyorsun? çok sinir edici bir durum, sadece kendilerine yapsalar neyse, tüm başörtülülere laf getiriyorlar maalesef

    Rabbim sonumuzu hayr eylesin
    Affedici olalım ki, Affa layık olalım..

  9. #9
    Can
    Can isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)
    Yar ile şimdi
    Üyelik tarihi
    27.04.2008
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.711
    Alıntı mbozkurt Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    günümüzdeki en önemli konulardan biri bence, öyle tuhaf giysiler çıktı ki yani bazen diyorum, keşke açık biri olsaydı da, başörtülülere bari laf getirmeseydi diyorum.

    Artık öyle bir hal içine girildi ki, bu tarz kapananlara açıklar bile sinir oluyorlar :)
    Bazen sorasım geliyor, yahu bacım sen ne için örtünüyorsun, daha doğrusu örtündüğünü mü sanıyorsun? çok sinir edici bir durum, sadece kendilerine yapsalar neyse, tüm başörtülülere laf getiriyorlar maalesef

    Rabbim sonumuzu hayr eylesin
    Amin.

    bakmamaya gayret göstereceksin yürürken yere bakmaktan etrafı unuttum
    RABBİM hidayet versin
    “Ferhat’ın sevgilisine kavuşmak için deldiği dağ, benim devirmek borcunda olduğum nefse göre bir kum tanesi…''

  10. #10

    Üyelik tarihi
    31.08.2002
    Mesajlar
    9.226
    Bakıyorum hepimiz yazarı haklı bulduk. İyi de kimlerin kızı bu dandik gezenler...
    "Maksadların Anası Sabırdır"

  11. #11

    Üyelik tarihi
    26.09.2009
    Yaş
    30
    Mesajlar
    4.245
    Alıntı Can Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    Amin.

    bakmamaya gayret göstereceksin yürürken yere bakmaktan etrafı unuttum
    RABBİM hidayet versin
    AMİN

    bu devirde bayanlar daha önemli, annem hep der, eş seçimi konusu açıldığında, bak oğlum sadece kendine eş seçmiyorsun, çocuklarına enne seçiyorsun aynı zamanda. Çünkü çocuğun yetişmesinde gelişmesinde annenin rolü babadan daha fazladır, gerçi günümüzde çok farklılık gösterebiliyor, anne baba çalışan mı arasın, sadece anne çalışan mı ararsın hepsi mevcut, ama yine de çoğunlukla anne önemlidir çocuğun gelişmesinde, baba akşama kadar çalışır eve gelir belli bir süre ilgilenebilir ancak, ama anne sürekli yanındadır, şimdi bakıyorsun, kendini yetiştirememiş ki evlat yetiştirsin, toplumun yavaş yavaş bozulmasının ana sebeplerinden biri de bu bence, Rabbim tüm insanlara akıl fikir iman nasip eylesin. (amin)
    Affedici olalım ki, Affa layık olalım..

  12. #12

    Üyelik tarihi
    26.09.2009
    Yaş
    30
    Mesajlar
    4.245
    Alıntı M. Ali Saral Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    Bakıyorum hepimiz yazarı haklı bulduk. İyi de kimlerin kızı bu dandik gezenler...
    kendini dünyalığa vermiş, kızının evladının dünyada rahatını düşünen, ama ahiretini düşünmeyi unutan anne babaların maalesef
    Affedici olalım ki, Affa layık olalım..

  13. #13
    ❤✿♫♪•*•❤
    Üyelik tarihi
    15.09.2008
    Mesajlar
    4.290
    Alıntı M. Ali Saral Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    Bakıyorum hepimiz yazarı haklı bulduk. İyi de kimlerin kızı bu dandik gezenler...
    öyle bulduklarima soylesemde söz alatmak gercekten zor.

    skinny pantolon diye dar bi pantolon var...üstüne tunik felan veya etek giyiyorlar...öyle pantol degilde bolunu giy diyorum..yok ben boyle guzel buluyorum diyor..ama dinen oyle dogru degil dar diyoruz....

    herneyse zor isler gercekten... Rabbim yardimcimiz olsun..

    '' Ve zamani geldiginde, Rabbin sana kalbindekini verecek,seni hosnut kilacak.'' D
    uha 5.ayet..

  14. #14

    Üyelik tarihi
    28.05.2006
    Mesajlar
    2.799
    "Dar giyeceksen basini kapatma" sözü "arasira namaz kilacagina hic kilma daha iyi" veya "harama bakiyorsan zina yap" veya "bir günah isliyorsan kendini günah batakligina sal daha iyi" der gibi oluyor.
    yani "sadece arasira oruc tutacagina hic tutma daha iyi" der gibi veya "namazi husu ile kilamiyorsan tadili erkan üzere kilamiyorsan hic kilma" der gibi...
    Böyle bir sey caiz olamaz.yani kisi Allahin emiri olan bir farzin ucundan tutmus sen ona neden ucundan tutuyorsun ya tam tut yada hic tutma diyrsun,böyle bir metod islami olamaz.

  15. #15
    ❤✿♫♪•*•❤
    Üyelik tarihi
    15.09.2008
    Mesajlar
    4.290
    Alıntı OSMANLI Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    "Dar giyeceksen basini kapatma" sözü "arasira namaz kilacagina hic kilma daha iyi" veya "harama bakiyorsan zina yap" veya "bir günah isliyorsan kendini günah batakligina sal daha iyi" der gibi oluyor.
    yani "sadece arasira oruc tutacagina hic tutma daha iyi" der gibi veya "namazi husu ile kilamiyorsan tadili erkan üzere kilamiyorsan hic kilma" der gibi...
    Böyle bir sey caiz olamaz.yani kisi Allahin emiri olan bir farzin ucundan tutmus sen ona neden ucundan tutuyorsun ya tam tut yada hic tutma diyrsun,böyle bir metod islami olamaz.
    aynen..

    bunu anlatmak istemistim ilk mesajimda...

    kimi var bunu ayni öyle anlayip acilir..

    ozamanda ucundan tutanida biraktirmis olmak cok kötü olur..

    '' Ve zamani geldiginde, Rabbin sana kalbindekini verecek,seni hosnut kilacak.'' D
    uha 5.ayet..

  16. #16

    Üyelik tarihi
    26.09.2009
    Yaş
    30
    Mesajlar
    4.245
    Alıntı OSMANLI Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    "Dar giyeceksen basini kapatma" sözü "arasira namaz kilacagina hic kilma daha iyi" veya "harama bakiyorsan zina yap" veya "bir günah isliyorsan kendini günah batakligina sal daha iyi" der gibi oluyor.
    yani "sadece arasira oruc tutacagina hic tutma daha iyi" der gibi veya "namazi husu ile kilamiyorsan tadili erkan üzere kilamiyorsan hic kilma" der gibi...
    Böyle bir sey caiz olamaz.yani kisi Allahin emiri olan bir farzin ucundan tutmus sen ona neden ucundan tutuyorsun ya tam tut yada hic tutma diyrsun,böyle bir metod islami olamaz.
    söylediklerinizde haklısınız lakin ana tema bu değil, bunu bu anlamda da söylediğini sanmıyorum, sadece yanlış başlık, konuşmasını dinlemedim ama ana temanın bu olmadığı, örtünme konusundaki eksiklikleri vurgulamak istediği belli
    Affedici olalım ki, Affa layık olalım..

  17. #17
    Can
    Can isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)
    Yar ile şimdi
    Üyelik tarihi
    27.04.2008
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.711
    Alıntı OSMANLI Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    "Dar giyeceksen basini kapatma" sözü "arasira namaz kilacagina hic kilma daha iyi" veya "harama bakiyorsan zina yap" veya "bir günah isliyorsan kendini günah batakligina sal daha iyi" der gibi oluyor.
    yani "sadece arasira oruc tutacagina hic tutma daha iyi" der gibi veya "namazi husu ile kilamiyorsan tadili erkan üzere kilamiyorsan hic kilma" der gibi...
    Böyle bir sey caiz olamaz.yani kisi Allahin emiri olan bir farzin ucundan tutmus sen ona neden ucundan tutuyorsun ya tam tut yada hic tutma diyrsun,böyle bir metod islami olamaz.
    islama yeni giren kişilerden bahsedilmiyor ki zaten hem öyle olsa bile bu metod çok yanlış
    “Ferhat’ın sevgilisine kavuşmak için deldiği dağ, benim devirmek borcunda olduğum nefse göre bir kum tanesi…''

  18. #18

    Üyelik tarihi
    05.06.2010
    Mesajlar
    1.067
    Alıntı M. Ali Saral Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    Bakıyorum hepimiz yazarı haklı bulduk. İyi de kimlerin kızı bu dandik gezenler...
    Kimlerin Kizlari olacakki

    Bizim gibi Müslümanlarin kizlari.

    Carsaf giyen kadinlarin kizlarida böyle giyiniyor olabilir.

    Her insan cocuguna söz geciremiyor.

    Benim kizim böyle giyinmez demekte

    Allah a büyük konusmak olur.

    Insan yarin ne olacagini bilemez.

  19. #19

    Üyelik tarihi
    28.05.2006
    Mesajlar
    2.799
    Alıntı Can Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    islama yeni giren kişilerden bahsedilmiyor ki zaten hem öyle olsa bile bu metod çok yanlış
    hangi metod yanlis?
    Hangimiz dört dörtlüküz???
    Dört dörtlük degiliz diye herseyden vazmi gecelim?
    Asil yanlis olan "ya tam yada hic" metodudur.
    TAM olamiyorsan bari HIC olma.

  20. #20
    ♥♥♥♥
    Üyelik tarihi
    21.03.2009
    Mesajlar
    6.958
    Alıntı OSMANLI Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    "Dar giyeceksen basini kapatma" sözü "arasira namaz kilacagina hic kilma daha iyi" veya "harama bakiyorsan zina yap" veya "bir günah isliyorsan kendini günah batakligina sal daha iyi" der gibi oluyor.
    yani "sadece arasira oruc tutacagina hic tutma daha iyi" der gibi veya "namazi husu ile kilamiyorsan tadili erkan üzere kilamiyorsan hic kilma" der gibi...
    Böyle bir sey caiz olamaz.yani kisi Allahin emiri olan bir farzin ucundan tutmus sen ona neden ucundan tutuyorsun ya tam tut yada hic tutma diyrsun,böyle bir metod islami olamaz.
    Abi burdaki anlatılmak istenen o değil ki sadece başlık o ve başlık düzeltilmeli evet.
    Haklısınız söylediklerinizde yeni kapanmış birisine hemen pardesü giy etek giy şunu yap bunu yap diye dikta edilmez zaten böyle yapılırsa zaten kapanmak insann nefsine hoş gelmez şeytan ve nefsi sürekli uğraşır o kişiyle bir de çevresindekiler böyle dikta ederse tabi ki kapanacağı varsa bile vaz geçer hiç kapanmaz.İlk kapann kişiler pantolon giyiyor dış kıyafet olarak tunikte giymiyorsa yavaş yavaş alıştırmak lazım kişiyi.Önce tuniğe alışsın onu tavsiye etmeli (tabi bunlar kişiye göre değişir) sonra etek giymeye teşvik edilir.Bunlara alıştıktan sonra bardesü giymesi önerilir.. Hepsi sırayla ama biz tutup kişiye ilk başta zorlarsak ki zorla olacağı varsa da olmaz bunun örnekleri çevremizde mevcut .Bu da vebaldir hakka girmiş oluruz

  21. #21
    ♥♥♥♥
    Üyelik tarihi
    21.03.2009
    Mesajlar
    6.958
    Alıntı mbozkurt Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    günümüzdeki en önemli konulardan biri bence, öyle tuhaf giysiler çıktı ki yani bazen diyorum, keşke açık biri olsaydı da, başörtülülere bari laf getirmeseydi diyorum.

    Artık öyle bir hal içine girildi ki, bu tarz kapananlara açıklar bile sinir oluyorlar :)
    Bazen sorasım geliyor, yahu bacım sen ne için örtünüyorsun, daha doğrusu örtündüğünü mü sanıyorsun? çok sinir edici bir durum, sadece kendilerine yapsalar neyse, tüm başörtülülere laf getiriyorlar maalesef

    Rabbim sonumuzu hayr eylesin
    Alıntı mbozkurt Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    AMİN

    Amin. Evet haklısın Başörtülü kişilerin günlük yaşamına çoooook ama çok dikkat etmesi gerekiyor daha özenli hareket etmesi lazım.Çünkü söylediğin gibi bir kapalınnn yaptığı en ufak bi yanlışlık (giyim konusunda veya davranışında) Bütün kapalı kişileri zan altında bırakıyor bu haktır vebaldir..

    bu devirde bayanlar daha önemli, annem hep der, eş seçimi konusu açıldığında, bak oğlum sadece kendine eş seçmiyorsun, çocuklarına enne seçiyorsun aynı zamanda. Çünkü çocuğun yetişmesinde gelişmesinde annenin rolü babadan daha fazladır, gerçi günümüzde çok farklılık gösterebiliyor, anne baba çalışan mı arasın, sadece anne çalışan mı ararsın hepsi mevcut, ama yine de çoğunlukla anne önemlidir çocuğun gelişmesinde, baba akşama kadar çalışır eve gelir belli bir süre ilgilenebilir ancak, ama anne sürekli yanındadır, şimdi bakıyorsun, kendini yetiştirememiş ki evlat yetiştirsin, toplumun yavaş yavaş bozulmasının ana sebeplerinden biri de bu bence, Rabbim tüm insanlara akıl fikir iman nasip eylesin. (amin)
    Amin
    Eş seçimi hem bayan için hem erkek için zorlaştı haklısın. Bir bayan bütün konularda bilgi sahibi olmalı ve de kendini geliştirmeli.Özellikle dini egitimini iyi almalı.Çünkü sabahtan akşama kadar evde çocukla anne kalır baba evin rızkını kazanmak için gün boyu dışarda olmak zorundadır.İlk egitim de ailede başlar temeli aile de atılır.Bir çocugun dini egitimi için aldığı bilgi temelden saglam olursa Allah'ın izniyle o çocuk istikamet doğrultuusnda ilerler ves selam

  22. #22

    Üyelik tarihi
    30.08.2006
    Mesajlar
    5.219
    Emine Senlikoglu Hanimefendi iyiydi hostuda, bu Islamoglu safina gecmesi isi bozdu. Efendi hazretleri hakkinda söyledigi sözlerde asikar zaten, Cübbeli Hoca aciklamisti.


    Tesettür konusuna gelince, hayli uzun bi müddet burda yazildi cizildi, kaynaklar sunuldu, Alimlerin sözleri nakledildi vesayr.


    Türban katiyyen Tesettür falan degildir. Daha demin Rahmetli Sehit Ali Bayram hocamizin sohbetini dinledim, diyor bastan asagiya kadar inmesi lazim, cilbab ile kastedilen budur.







    Bu arada avrupada dogru düzgün kiyafet bulamayanlar Al Moultazimoun Boutique : vetement musulman et accessoires islamiques, jilbab, hijab, abaya sitesine bakabilir, fransadan almanyaya falan yolluyorlar.


  23. #23

    Üyelik tarihi
    28.05.2006
    Mesajlar
    2.799
    Esat Coşan


    SORU:
    İslâm'da kadının tesettürü nasıl olmalıdır?

    CEVAB:
    İslâm'da kadının tesettürü, el hariç bilekten, ayak bileğinden ayak hariç, yüz hariç her tarafını örtmek tarzında olmalıdır.
    Fıkıh kitaplarında, fitne bahis konusu olduğunda yüzüne de peçe takarsa iyi olur diye de bir hüküm vardır.
    Orası mecbur değil ama, fitne olacaksa, bakılacak, sataşılacak vs. gibi durumlar olursa örtmesi iyi olur denmiş.

    Örtü bol olacak; el hariç, ayak hariç, yüz hariç bütün vücudunu örtecek, vücudunun hatlarını belli etmeyecek!..

    Yüzü, eli, ayağı hariç her tarafını güzelce kapatması lâzım! İslâm'da örtü böyledir.

    Asıl ince tesettür ise, hassas, tam böyle takvaya uygun tesettür, erkeklerin gözüne hiç görünmemek... En güzeli o... Yâni, giyimli de olsa ortada görünmemek... Erkeklerin gözünün önünde geziyor, çarşıyı dolaşıyor, pazarı dolaşıyor, alışveriş yapıyor, kumaş beğeniyor, başörtü beğeniyor... Sütyenini, acaba bu numarası bana uyar mı, uymaz mı diye sorarak alıyor, ediyor... Olmaz!.. Mümkün olduğu kadar, böyle şeyler yapmayacak. Nazarlara, gözlerin dikildiği bir duruma gelmemeğe gayret edecek. Güzel olanı bu!....



    SORU:
    Tesettür sadece çarşafla mı olur, mantoyla tesettür sağlanamaz mı?

    CEVAP:
    Hayır! Tesettür çarşafla değil, hasırla bile olur. Dışardaki namaz kılınan hasırı bürünse, hasırla bile olur. Mühim olan, insan günah yerlerini, ayıp yerlerini örtmesidir. Bu örtmeyi nasıl sağlarsa, olur.

    Bizim Hanefî fıkhında, ille belli bir kıyafet olacak, ille belli bir renk olacak diye şart yoktur. Muhtelif şekillerde olabilir. Çarşaf olur, harmânî olur, abâye olur, bol manto olur... Daha başka şekiller olur, bol şalvar olur... Mühim olan vücudun hatlarının belli olmaması ve kumaştan öbür tarafının görünmemesi... Öbür tarafı göründü mü, içi belli oldu mu, kalın kumaş olsa bile olmaz!

    Bu iki şarta dikkat ederek, vücudun hatları belli olmayacak ve içi görünmeyecek tarzda; kadınlar için yüz ve eller, ayaklar hariç her tarafın örtülmesi lâzım gelir....



    SORU:
    Pardesü tesettür yerine geçer mi, ille çarşaf mı olmalı?..

    CEVAP:
    Muhterem kardeşlerim! Bu konuda alimler toplanmışlar, müzakere etmişler, bir kitap yazmışlar. Dün akşam elimdeydi, bu sabah da masamda duruyor, ciddî bir kitap... Bizim fıkıh kitaplarından ben delilleri getirdim, burda bize derse gelen kadınlar daha önceden sormuşlardı. Onlara eski senelerde söylemiştim.

    Çarşaf mecburiyeti yok dinimizde... Cilbâb kelimesi var Kur'an-ı Kerim'de... Bu cilbâbın ne olduğu hususunda ulemâmızın kavilleri çok muhteliftir. "Omuzları örten bir başörtüden, topuklara kadar inen bir örtüye kadar, bu işi gören her kıyafete şamildir." diye ulemâmızın kat'î kanaati vardır. Hanefî fakihlerinin, büyüklerimizin kanaati de budur.

    Binâen aleyh, İslâm'ın örtmesini emrettiği azalarını, altı görülmeyecek şekilde, münâsib bir bollukta, şeffaf olmayan bir kumaşla örtündüğü zaman tesettür yerine gelmiş olur. İlle çarşaf olma mecburiyeti yoktur. Ulemamızın, Hanefî fukahâsının, din alimlerinin, kitap yazmış, toplantı yapmış insanların genel kanaati budur.

    Bizim dinimiz tek bir model, tek bir kıyafet üzerinde durmuyor. Zâten İslâm ülkelerinde de kıyafetler muhtelif... Yâni aynı ölçüyü sağlıyor ama, formlar, şekiller farklı olabiliyor; örtünmeyi esas alıyor.



    SORU:
    Örtünme için belli bir kıyafet şartı var mı?

    CEVAP:
    Örtülmesi gereken yerleri örten her kıyafet olabilir. Çarşaf veya abaye, veya pardesü, veya saye dediğimiz çok çeşitleri var... İranlılar başka, Afganlılar başka türlü giyiniyor....

    Kıyafetiniz uzunca olursa, cübbe olmasa bile uzun pardesü şeklinde dizinizden aşağıda olursa, namazda secdeye vardığınız zaman arkanızı örtecek tarzda olursa, İslâmî bakımdan uygun olur....

    Peçe de, şöyle yüzü bir miktar örtmek, o da güzel... Çünkü, insanın güzellikleri mümkün olduğu kadar saklaması ve fitnelere fırsat vermemesi lâzım!..

    Altı gösteren kıyafet, örtünme sayılmaz! İsterse on cm kalınlığında olsun; altı göründü mü, örtünme sayılmaz.

    İkincisi: Şeklini belli eden kıyafet de örtünme sayılmaz. Diyelim ki, kot pantolon giyiyorlar. Mavi renkli veya siyah renkli... Kot göstermiyor altını... Altını göstermiyor ama, patates gibi her tarafı belli oluyor. O zaman da olmaz.

    Yâni, bol olacak, şekil belli olmayacak, altını da göstermeyecek şekilde olacak. Çorap, elbise, blüz, başörtü vs... Tesettüre çok dikkat edelim, ettirelim!.....

    Kadınların pardesülerinin altına pantolon giymeleri güzel bir şeydir. Takvâ bakımından da güzel bir şeydir. Çünkü, kadının ayağı sürçebilir, yere düşebilir; otobüse binerken, vasıtaya binerken, merdivenlerden inerken çıkarken eteği açılabilir....



    SORU:
    "En güzel örtünme şekli çarşaftır." diyorlar, siz ne buyurursunuz?

    CEVAP:
    Estağfirullah!.. Ben bir şey demem. Bizim şeriatimiz, alimlerimiz ne buyuruyor, kitaplarımız ne buyuruyor; mühim olan odur. Yoksa ben Es'ad Çoşan olarak bir şey söylemişim ne kıymeti var...

    Fıkıh alimlerimiz diyor ki: "Mühim olan örtünmektir." Örtünmenin şekli: Şeffaf olmayacak, altı görünmeyecek... Bol olacak, uzuvları belli olmayacak... Altı görünürse sayılmıyor, uzuvları belli olursa sayılmıyor.

    Buna uygun çeşitli örtünme şekilleri vardır. Örtünme şekilleri, örfe göre değişir. Yâni, Yemen'de başka türlü örtünür, Pakistan'da başka türlü örtünür, İran'da başka türlü örtünür... Hattâ Urfa'da başka türlü örtünür, Aydın'da başka türlü örtünür müslüman... Şekil önemli değil... Mühim olan, ana prensiplere göre, başkalarına gösterilmesi haram olan yerlerini güzelce örtmektir. Çarşaf güzeldir diye bir şey yok...

    Çarşaf deyince ilk hatıra gelen, o siyah renkli çarşaftır. Anadolu'nun bir çok yerinde siyahtan başka renkler kullanılıyor. Başka şekiller var... Kimisi tepeden aşağıya kadar oluyor. Kimisi dokuma ehramlar kullanıyor, yünlü bazı kumaşlar kullanıyor. Şekil mühim değil, mühim olan güzelce örtünmesidir.

    Kimisi çok güzel bol manto giyiyor, abâye giyiyor, harmânî giyiyor... Başını çok güzel örtüyor. Başından omuzuna başörtüsü güzelce örttüğü için, ne boynu görünüyor, ne başka bir yeri belli oluyor. Çok güzel kıyafet oluyor. Bunların hepsi güzeldir.

    Hattâ benim kendi müşâhedem, çarşaf iki parçalı oluyor; ağzıyla böyle ısırarak tutuyor. Ağzıyla konuşacağı zaman bir türlü, eliyle tutmadığı zaman biraz zor... Eliyle bir şey alacağı zaman açılıyor... Çok iyi bir kıyafet değil çarşaf... Çünkü, her zaman tam koruyamıyor, eliyle bıraktığı zaman sağa sola açılabiliyor.

    Şimdi kızların çok güzel örtünmeleri var... Hem vücudunu gayet güzel örtüyor, hem boynunu örtüyor; hem de ayaklarına gayet güzel, eşofman gibi bol kıyafetler giyiyorlar, şalvar gibi oluyor. Çok güzel oluyor o zaman, Allah râzı olsun...

    Mühim olan güzel örtünmektir. "En güzel örtünme çarşaftır." sözü doğru değil...

    Örtünmenin esasını her zaman burda söylüyorum: Örtünmede vücut hatları örtülecek, belli olmayacak. Vücudun hatları saklanacak!.. Ne diyor:

    (Velâ yübdîne zînetehünne) "Kadınlar zînetlerini izhar etmesinler, göstermesinler!" buyruluyor Kur'an-ı Kerim'de... Zînet nedir?.. Göğüs zînettir, kalça zînettir, bel zînettir, gerdan zînettir, saç zînettir; göstermeyecek bunları!.. Başını örtecek, saçını örtecek, boynunu örtecek... Vücudunu da bol bir şeyle örtecek ki, görünmesin!.. Göründü mü, veyahut belli oldu mu; olmaz!..

  24. #24

    Üyelik tarihi
    28.05.2006
    Mesajlar
    2.799
    el yüz dışındaki bütün bedeni örtüyor mu, vücut hatlarını belli etmeyecek genişlik ve uzunlukta bedeni kaplıyor mu? Aranan vasıf budur.

    Bir elbise böyle ise, yâni eşarp saçın telini dahi göstermiyor, manto vücudun hatlarını dahi gizliyor, kalın çoraplar diz üstlerine kadar çıkıp teni kapatıyorsa farz olan giyim hâsıl olmuştur. Siz bunun adına ne derseniz deyin.

    İşte bu giyim bir (fetva) gereğidir. Yâni mecburi olan kısımdır.

    Ayrıca bu giyimin üzerine bir de çarşaf ilâve eden olursa, elbette bu da bir (takvâ) gereğidir, tebrike şayân bir titizliktir. Kendini bütünüyle gizlemektir.
    Ne var ki (fetva) mecburi, (takvâ) ihtiyarî olduğundan çarşafa herkesi zorlamamız mümkün değildir. İlgi duyanlar, gönülden alâka hissedenler tercih eder, istemeyenlere ısrar olunmaz. Zira takvâsını zorlamak, bazan fetvasını da kayba sebeb oluyor, başka mahzurlar da tevlid edebiliyor.
    Hem fetva gereği olan giyime herkes alâka duyabilir. Ama, henüz fetvayı göze alamayanlara takvâyı gösterecek olursak büsbütün zorlanır, iyice alâkasızlığa sebeb olabilir.

  25. #25

    Üyelik tarihi
    28.05.2006
    Mesajlar
    2.799
    İSMAİL ÇETİN HOCAEFENDİ İLE TARTIŞILAN KONULAR ÜZERİNE

    Soru: Tesettür kıyafeti illa çarşaf mı olmalıdır?

    -Çarşaf olması şart değildir. Fakat kalın, geniş, uzun olması ve kabarık yerlerini belli etmemesi şartı vardır.


    El Ahzab suresindeki(ayet:59) “cilbab” kelimesi “çarşaf, aba, topuklara kadar kapayacak bir tek geniş ve uzun üstlük-bu şartları haiz manto da olabilir- tefsir edilmiştir.


    Nur Suresindeki(Ayet:31) “humr” ise yaka paçayı kapayacak başörtüsü olarak tefsir edilmiştir.


    Bu takdirde, En Nur suresinde ki örtünme emri evin içinde, El Ahzab ayetindeki örtünme emri ise evin dışındaki örtünme emridir.

  26. #26

    Üyelik tarihi
    28.05.2006
    Mesajlar
    2.799
    CİLBAB" NEDİR?
    Islam Fikih Ansiklopedisi
    http://fikih.ihya.org/?t2=oku&an=173&g=sVKH&s=7

    Islâmî kadın elbisesi tipi sözkonusu olunca, günümüzde en çok tartışılan konulardan biri de, "cilbab" ın ne olduğu konusudur. Biz bu konuyu en geniş şekliyle araştırıp anlatmayı deneyecegiz. Ta ki, bu konuda artık tartışma olmasın ve müslümanlar bu doğrultuda bir adım daha ilerlesinler.

    Bilindiği gibi Kur·'ân-ı Kerîm'de erkek elbisesi konusunda detaylı açıklama bulunmadığı halde, kadın kiyafeti konusunda detaylı sayılacak emir ve yasaklar vardır: Kadınlara zinetlerini ve zinet yerlerini açmamaları, başörtülerini yakalarını kapatacak biçimde üzerlerine atmaları, zinetlerini duyurmak için ayaklarını yere vurmamaları, "cilbablarını" üzerlerine sarkıtmaları ve süslü püslü sokaga çıkmamaları emredilmiştir ki, bunlar işin teferruatına kadar belirtilmesi anlamını taşır. Bunlara bir de Resûlullah Efendimizin açıklamaları eklenirse. kadın kiyafetinin, üzerinde ne kadar önemle durulması gerektiğini anlamış oluruz.

    Nûr Sûresi'ndeki bir âyette Allah (c.c.): "Kadınlar, başörtülerini, yakalarını örtecek biçimde başlarına örtsünler" (Nûr (24) 31.) emrini vermiştir. Bu âyetten daha sonra gelen "Ahzâb" âyeti ile de Allah "...Mü'minler'in kadınlarına da söyle, cilbablarını üzerlerine sarkıtsınlar, yaklaştırsınlar." (Ahzâb (33) 59.) emrini vermiştir. Işte daha sonra gelen bu "cilbab" âyeti, önceki ile aynı şeyi anlatmış olmayacağına göre, birincisinde anlatılan başörtüsüne ilâve bir örtü ve elbise emrediyor demektir. İşte Islâm bilginleri bu noktadan ve bu âyetin işin başında anlaşılıp uygulanma biçiminden hareket ederek, "cilbab" hakkında çeşitli yorum ve tanımlamalar getirmişlerdir. Biz önce onları görecek, sonra da bir sonuca varmaya çalışacağız.

    Tefsirlere ve klasik Arapça sözcüklere baktığımızda, "cilbab" için şu değişik tanımların yapılmış olduğunu görürüz: Kamîs (üstlük), kadınların başlarını ve göğüslerini örttükleri ridadan küçük, başörtüden büyük elbise; milhafe yani çarsaf, milhafeden küçük geniş elbise, kadının normal elbiselerini örttüğü üst elbise, vücudu baştan ayağa örten elbise; mikna'a, yani peçe, başörtünün üzerinden örtülen rida; peştemalve rida, kadının bulüzünün ve başörtüsünün üzerinden büründüğü çarsaf.. (Örnek olarak bk. Zâdü'I-mesîr VN/422 ve Sabunî N/382. Bu tanımlar "cilbâb" kelimesinin pekçok tefsirden çıkarılan tarifinin özetidir. Öyleki, bunların dışında bir tanımı yok gibidir.) "Cilbab" için söylenenlerin farklı olanları bunlardan ibarettir.

    Görüleceği gibi bu tanımlarda genellikle belirlenen ortak özellik "cilbab"ın giyilenden çok, bürünülen ve normal giysinin üzerine atıverilen bir üstlük olduğudur.

    Tefsircilerimiz bize cilbab'ın nasıl giyildiğini ve uygulama biçimini de anlatırlar. Meselâ:

    Ibnü'1-Cevzî: Başlarını ve yüzlerini örterler.

    Ebû Hayyân: "cilbablarını idnâ etsinler" ifadesi, bütün bedenin örtülmesini anlatır. "Üzerlerine" denmekle de yüzleri kastedilmiştir. Çünkü Cahiliyyet Döneminde kadınların açık olan yerleri yüzleri idi.

    Ebu's-Su'ûd: Kadın cilbabı başına atar, ve kenarını da göğsüne sarkıtır. Bu âyet; kadınlar herhangi bir sebeple çıkarlarsa, yüzlerini ve bedenlerini örterler anlamına gelir.

    Süddî de: Bir gözleri hariç, bütün yüzlerini kapatırlar, demiştir.

    Ibn Kudâme: Cilbab (giyilmeyerek) entari üzerinden kuşanılır.

    Ibn Abbas: Kadınlar hür olduklarının bilinmesi için tek gözleri hariç, başlarını ve yüzlerini örterler.

    Ibn Şîrîn: Ubeyde es-Sem'ânî'ye cilbabın niteliğini sordum: Bir çarsaf alıp kuşandı. Başının tamamını kaşlarına kadar örttü. Sol gözünü açık bırakarak yüzünü de örttü: (İşte cilbab böyle kuşanılır demiş oldu.) (bk. Zâdü'I-mesîr V/250; Ebu's-suûd VI/81; ibn Kudâme, el-Mugnî I/602; Ebû Hayyân, el-Bahru'l-muhît V/250; Sabûnî, Ravâyi N/283, 381.)

    Elmalılı, âyette geçen: "cilbablarını sarkıtsınlar, yaklaştırsınlar" ifadesini anlattıktan sonra şunları ekler:

    "Bu açıklamada da iki şekil vardır: Birisi, kaşlarına kadar başlarını örttükten sonra, büküp yüzünü de örtmek ve sadece tek bir gözünü açık bırakmak. (Bizler yetiştiğimiz zaman validelerimizin tesettür tarzı bu idi.) Ikincisi de, alnının üzerinden sıkıca sardıktan sonra burnunun üzerinden dolayıp, gözlerinin ikisi de açık kalsa bile, yüzünün ekserisini ve göğsü tamamen örtmüş bulunmakdır. (1310'da Istanbul'a geldiğim zaman, Istanbul hanımlarının, bir peçe eklemek ve elde açık bir şemsiye bulunmak şartıyla tesettür tarzları da bu idi). (Elmalılı, Hak Dinî V/3928.)

    Cilbabda renk önemli midir? Ne örtünme âyetleri, ne de onları açıklayan hadîsler, kadınların, şu, ya da bu renkte cilbab giymeleri gerektiğini söylememişlerdir. Buna göre kadın ister siyahtan, isterse beyazdan cilbab edinir.

    Ancak ilk müslüman hanımlar ve özellikle de Resûlullah'ın dönemindeki sahabî kadınlar cilbabın görev ve esprısını çok iyi kavradıklarından olacak ki, genellikle siyah rengi tercih etmişlerdir. Meselâ Ümmü Seleme Annemiz: "Cilbab âyeti indigi zaman, Ensâr kadınları siyah giysilere büründüklerinden ötürü, başlarında kargalar. varmış gibi çıktılar" (Cessâs, Ahkâmü'l-Kur'ân NI/372; Sabûnî N/382.) demiştir.

    Şairler de cilbabı hep siyah olarak düşünmüş olacaklar ki, siyah ve koyu renkli konuları cilbaba benzetegelmişlerdir.

    Sonra, cilbabın verdiğimiz tariflerinden de anlaşılacağı gibi, cilbabın asıl görevi kadının zinetlerini örtmesi ve dışarıda kadının çekiciliğini azaltmasıdır; bunu ise koyu renkler daha güzel yaparlar. Buna göre; farz ya da vâcip veya sünnet değildir ama, cilbabın koyu renkten olması daha güzeldir, denebilir.

    Bundan olacak ki, büyük Tefsirci Alûsî şunları söyler:

    "Sonra bilesiniz ki, bana göre günümüzde ileri düzeyde (müreffeh) hayat süren bir çok kadının, evlerinden çıkarken, üst elbise olarak giydikleri örtülerde (cilbab olamayacakları gibi), gösterilmesi yasaklanan zinetler türündendir. Çünkü bunlar nakışlı desenli ve göz alıcı giysilerdir. Bana göre erkeklerin, kadınlarına böylece çıkma izni vermeleri, bundan hoşlanmaları ve kadınlarının yabancı erkekler arasında bu şekilde dolaşması, gayret, yani övülen kıskanma azlığındandır. Bu, yaygın bir musibet halini almıştır. Böyle yaygın musibet haline gelen şeylerden biri de, kadınların, kayınbiraderlerinden sakınmamaları, kocalarının da buna aldırmamaları, hattâ çoğu zaman da bunu bizzat kandilerinin emretmeleridir... Bütün bunlar Allah'ın Resûlü'nün müsaade etmediği şeylerdir. Lâhavle ve-lâ kuvvete illâ billah..." (Alûsî, XVNI/146.)

    Bütün söylenenleri gözönünde bulundurduğumuzda, sonuç olarak cilbab için şunlar söylenebilir:

    1. Cilbab, kadının evinden çıktığında başörtüsünün de üzerinden büründüğü bir dış elbisesi ve üstlüktür.

    2. Cilbab'in bütün vücudu örtmesi, genellikle en uygun model olarak görülmüştür. En azı, yakaları örtecek kadar büyük bir başörtüsü olmasıdır.

    3. Cilbab'ın asıl fonksiyonu, kadının vücut hatlarını ve süsünü örtmek suretiyle, bakanlara iffetli ve namuslu bir kadın olduğunu hatırlatmasıdır.

    4. Cilbab'da renk emredilmiş olmamakla beraber, siyah ya da koyu renkli olması daha makbuldur.

    5. Yurdumuzda giyilen kadın giysisi modellerinden cilbabın târifine en uygun olanı, çarşaf ve Doğu'daki "ihram"dir. Atkı ve omuzlarla beraber belden yukarısını örten geniş başörtüler ve Karadeniz Bölgesinin mendilleri de bazı tariflere göre cilbab sayılabilir.

    6. Çünkü cilbab, atılan, sarkıtılan ve bürünülen bir giysi olarak tanımlanmış ve uygulanmıştır.

    7. Kara çarsaf iyi bir cilbab olmakla beraber, cilbab sadece kara çarşaftır, demek yanlıştır. Koyu renkli ve vücut hatlarını belli etmeyecek kadar geniş abaye gibi pardesüler de bele ve göğüslere kadar sarkan koyu bir başörtüsü ile birlikte "cilbab" sayılabilir. Cilbabin ilk uygulamalarından anlaşılan sekle göre kolsuz ve bürünülen bir elbise olduğu görülürse de böyle olması zorunda değildir.

    d) Kadın Elbisesinde Aranan Özellikler

    Islâm bilginleri kadının avreti ve elbisesi ile ilgili olan bütün âyet ve hadisleri gözönünde bulundurarak kadın elbisesi için aşağıdaki özelliklerin şart olduğunu belirlemişlerdir:

    l. "Cilbab" âyetinde anlatılan biçimde bütün bedeni örten bir elbise olmalıdır: Bundan sadece, fitne olmadığı zamanlarda eller ve yüz istisna edilebilir.

    2. Ince ve şeffaf olmamalıdır: Çünkü giyinmekten maksat, bedeni göstermemektir. Halbuki seffaf bir elbise vücudu gösterir, hattâ bazan daha câzip hale getirir. Dolayısı ile bu tür bir elbise giyen bayan "zinet yerlerini göstermesinler" emrine uymuş olmaz. Resûlullah Efendimiz, ince bir elbise ile yanına giren baldızı Esma dan yüzünü çevirmiştir. (Ebû Dâvûd.) Âişe annemiz, ince bir başörtüsü ile gördüğü Abdurrahman kızı Hafsâ'nın başörtüsünü yırtmış ve ona kalın bir başörtü örtmüştür. (Ibn Sa'd, Tabakât VllI/71-72; Muvatta' Lebs 6.) O zamanın imkânları ve kalın iplikleriyle örülen kumaşlar ince sayılabileceğine göre, günümüzde özellikle ilgi çekmek için yapılan şeffaf bezlerin durumu daha iyi anlaşılır.

    3. Dar olup, vücut hatlarını belli etmemelidir: Dar elbise giyen kadını Resûlullah Efendimiz çıplak saymış ve cehennemlik olduğunu bildirmiştir. (el-Câmiu's-sağîr 332.) Yine Efendimiz (s.a.s.) bazı "giyen çıplak" kadınlardan söz etmiş ve bunların Allah'ın lânetine ugrayacaklarını ve Cehenneme gireceklerini bildirmiştir. "Giyen çıplak" terimini Şerahsî:"Ince elbiseler giydiklerinden dolayı çıplak gibi olan kadınlardır", diye açıklamıştır. (Serahsî, Mebsût VNI/155.)

    Hz. Ömer Halife iken halka dağıttığı bir çeşit elbisenin, vücut hatlarını belli edeceği için kadınlara giydirilmemesini emretmiştir.(Beyhakî N/234-35; Serahsî, Mebsût X/155.)

    Kadının vücut hatlarını dışarı vuran elbiseye bakmak o uzuvlara bakmak sayılmıştır.

    Ibn Âbidin; "Kim bir kadını arkadan hayâle dalar ve kemiklerinin şekli belirecek derecede elbisesini görürse, Cennetin kokusunu duyamaz" hadisini delil tutarak, uzuvların şeklini belli eden elbise, kalın olsa ve cildi göstermese bile yasaktır, demiştir. (Ibn Âbidîn.)

    4. Kokusunu yabancılar duymamalıdır: Yerinde de gördüğümüz gibi, Allah Resûlü Efendimiz, kokuyu çok övmek ve tavsiye etmekle beraber, başkalarının duyacağışekilde koku sürünüp çıkan kadının zina etmiş gibi günah alacağını bildirmiştir. Koku sürünüp camiye giden kadının namazının kabul olunmayacağını haber vermiştir. (Ebû Dâvûd, teraccul 7; Tirmizî, edep 35; Nesaî, zîne35; Dârimî, isti'zân 18.)

    5. Erkek elbisesine benzememelidir: Allah Resûlü Efendimiz, "erkeğe benzeyen kadına ve kadına benzeyen erkeğe Allah lânet etsin" buyurmuş ve böyle olanları evlerinize sokmayın, diye emir vermiştir. (Buhârî, Libas 62; Ebû Dâvûd, edep 53; Tirmizî, edep 34. )

    Modern tıp da bu tür görünümlerin dengesizlik olduğunu ve gerek giyim kuşamda, gerekse tuvaletinde karşı cinse benzeme eğilimini "homoseksüellik"le açıklayarak, "seksüel stimulus bozuklukları" türünden değerlendirmesi, bu maddenin anlaşılması için çok ilginçtir. (Ayhan Songar, Psıkıyatri, Psikoloji ve Ruh Hastalıkları.)

    6. Elbisenin kendisi de süslü olmamalıdır: Çünkü kadınların yabancılara zinetlerini göstermeleri âyetle yasaklanmıştır. Allah Resûlü kendisine bîat eden kadınlardan, cahiliyye kadınları gibi, zinetlerini göstererek çıkmamaları üzere bîat almıştır. (Taberî I/79; Heysemî, Mecma'ur-zevâid VI/42.) Kadının yabancıya göstermediği elbisesi istediği kadar süslü olabilir.

    7. Gayrı müslimlerin özel elbiselerine benzememelidir: Çünkü Efendimiz: "Kim hangi millete benzerse ondandır" (Ebû Dâvûd, libâs 4; Müsned N/50; Benzer bir hadîs için bk. Tirmizî, isti'zân 7.) buyurmuş ve müslümanları devamlı, başkalarından ayrı olmaya çağırmıştır.

    8. Üzerinde Kur'ân-ı Kerîm âyetleri işlenmiş olmamalıdır. (bk. Kal'acî, Mevsû'atü-fıkh-ı Ibrahim en-Nehaî N/590-91. )

    9. Ayakkabılar dikkat çekilecek derecede ses çıkaracak türden olmamalıdır. Allah (c.c.); "... Gizlediklerinin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar.." (Nûr (24) 31.) buyurmuştur.

    Kadın süslü püslü elbiselerini namahremi olmadığı yerde, evinde, kocasının yanında giyecektir.

    Islâm sanıldığı gibi kadının süslenmesini ve güzel giyinmesini yasaklamamış, tersine izin vermiştir. Hattâ altın ve ipek gibi değerli takı ve kumaşları erkeğe yasaklarken kadınlara serbest etmiştir. Çünkü kadınlar tabiaten süslenmeye eğilimlidir.

  27. #27

    Üyelik tarihi
    28.05.2006
    Mesajlar
    2.799
    Dinlerini dört dörtlük yasayamayanlari,örtünmeyi dinimizin emrettigi sekilde dört dörtlük uygulayamayanlari zorlamak, bazan kayba sebeb oluyor, başka mahzurlar da tevlid edebiliyor.
    Pardesü veya Manto ile örtünüp yakalarinin üzerinede genis bir basörtüsü giyenlerin örtünme sekillerinin yanlis oldugunu söyleyip sadece carsaf ile örtünmenin tesettür sayildigini göstermek,yani sadece carsafi ve yüzü örtmeyi dogru ,digerlerini yanlis gibi göstermek yürümeyi yeni ögrenenleri büsbütün zorlar, iyice alâkasızlığa sebeb olabilir.

    Onun icin dinini dört dörtlük yasayamayan mümin kardeslerimle,ellerinden geleni yaptiklari halde bazi eksiklerinden dolayi seytan vesvesesine kapilip kazanimlarini terk etmemeleri ve ümitsizlige düsmemeleri icin su müjdeli hadisi paylasmak isterim:

    ahir zaman müminine ahir zaman hadisleri ışığında bakmak lazim.
    Bir keresinde "Kardeşlerimi özledim" demişti Peygamber. Bunun üzerine sahabileri "Yâ Rasûlallah! Biz senin kardeşlerin değil miyiz?" diye sormuşlardı da, "Sizler benim arkadaşlarımsınız" demiş; kardeşlerim? derken, ahir zamanın o ağır imtihanı içinde İslâm üzere kalan müminleri kasdettiğini söylemişti.
    Bu zamanın zorluğuna dikkat çekip bu zor zamanda yaşayan müminlere şeytanın kuracağı tuzağı bozma bâbında, ashâbına:

    "Öyle bir zamanda yaşıyorsunuz ki emredilenin onda birini terkeden helâk olur. Fakat öyle bir zaman gelecek ki, emredilenin onda birini yapan kurtulacak" da demişti. Ahir zaman öyle bir zamandı ki, o günler avuçta ateş tutmak gibi idi. "O günlerde, sizin kadar amel yapabilen kimseye elli kişinin ecri verilecektir."

    Tabi sunuda belirtmek lazimdirki bu onda birin icine namaz,oruc,zekat ve tesettür gibi farzlar dahildir.

    Elli kişinin ecri verilenlerden olabilmek icin
    MÜCADELEYE DEVAM.

  28. #28

    Üyelik tarihi
    30.08.2006
    Mesajlar
    5.219
    Allah askina, durmadan uzunca seyler kopyalayip yapistirma.. Okuyan yok!


    Alimler demis diyecegini, Carsaf veya Carsafa benziyen kiyafet sarttir. Dis Elbise deniyor, tüm vücudu örten bastan asagiya dis elbise!!

    Islami oyuncak ettiniz ya


  29. #29

    Üyelik tarihi
    30.08.2006
    Mesajlar
    5.219
    Alıntı OSMANLI Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    İSMAİL ÇETİN HOCAEFENDİ İLE TARTIŞILAN KONULAR ÜZERİNE

    Soru: Tesettür kıyafeti illa çarşaf mı olmalıdır?

    -Çarşaf olması şart değildir. Fakat kalın, geniş, uzun olması ve kabarık yerlerini belli etmemesi şartı vardır.


    El Ahzab suresindeki(ayet:59) “cilbab” kelimesi “çarşaf, aba, topuklara kadar kapayacak bir tek geniş ve uzun üstlük-bu şartları haiz manto da olabilir- tefsir edilmiştir.


    Nur Suresindeki(Ayet:31) “humr” ise yaka paçayı kapayacak başörtüsü olarak tefsir edilmiştir.


    Bu takdirde, En Nur suresinde ki örtünme emri evin içinde, El Ahzab ayetindeki örtünme emri ise evin dışındaki örtünme emridir.

    Osmanli, yeter ya... Yalanlarini git baska yerde yay, ne milletin adina yalan uydurup duruyorsun? Simdi bunun yalan oldugunu bilenler, diger naklettiklerini ne diye güvensin? Bos zaman harciyorsun, hosuna giden neyse onu alip cimbizlayip kendi nefsine uygun sekilde süsleyip naklediyorsun, birak Allah askina

    Bende Molla Ismail Cetin hazretlerinin ''Sohbet ve Tesettürde Adab'' risalesi var, orda carsafi sart kosuyor, bir göz istisna gösteremez diyor


  30. #30

    Üyelik tarihi
    28.05.2006
    Mesajlar
    2.799
    Alıntı Feraset Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    Osmanli, yeter ya... Yalanlarini git baska yerde yay, ne milletin adina yalan uydurup duruyorsun? Simdi bunun yalan oldugunu bilenler, diger naklettiklerini ne diye güvensin? Bos zaman harciyorsun, hosuna giden neyse onu alip cimbizlayip kendi nefsine uygun sekilde süsleyip naklediyorsun, birak Allah askina

    Bende Molla Ismail Cetin hazretlerinin ''Sohbet ve Tesettürde Adab'' risalesi var, orda carsafi sart kosuyor, bir göz istisna gösteremez diyor
    olmadi kardes yalan konusmuyorum,hakkima girdin.

    Buyur incele:
    www.cevaplar.org

    Soru: Tesettür kıyafeti illa çarşaf mı olmalıdır?



    -Çarşaf olması şart değildir. Fakat kalın, geniş, uzun olması ve kabarık yerlerini belli etmemesi şartı vardır.



    El Ahzab suresindeki(ayet:59) “cilbab” kelimesi “çarşaf, aba, topuklara kadar kapayacak bir tek geniş ve uzun üstlük-bu şartları haiz manto da olabilir- tefsir edilmiştir.



    Nur Suresindeki(Ayet:31) “humr” ise yaka paçayı kapayacak başörtüsü olarak tefsir edilmiştir.



    Bu takdirde, En Nur suresinde ki örtünme emri evin içinde, El Ahzab ayetindeki örtünme emri ise evin dışındaki örtünme emridir.

  31. #31

    Üyelik tarihi
    28.05.2006
    Mesajlar
    2.799
    Alıntı Feraset Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    Allah askina, durmadan uzunca seyler kopyalayip yapistirma.. Okuyan yok!


    Alimler demis diyecegini, Carsaf veya Carsafa benziyen kiyafet sarttir. Dis Elbise deniyor, tüm vücudu örten bastan asagiya dis elbise!!

    Islami oyuncak ettiniz ya
    Esad cosan,ismail cetin vs...mantoda olur diyor oyuncak eden yok.

    hem ekledigim yazilar cok uzun degil,belki ilgi duyan olur diye ekledim,sen okuma baskasi okur neden kiziyorsunki hayret.

  32. #32

    Üyelik tarihi
    07.10.2008
    Mesajlar
    4.016
    İTTİFAK EDİLEN NOKTA :Tüm vücudu örten bastan asagiya dis elbise!!... DAHA LAFI EĞİP BÜKMENİN ANLAMI NEDİR ARKADAŞLAR....ÇARŞAFA GELİNCE İŞİN TAKVA BOYUTU...
    YANILIYOR MUYUM.

  33. #33

    Üyelik tarihi
    30.08.2006
    Mesajlar
    5.219
    Ismail Molla Cetin hazretleri bol olacak diyor, tamam ama nerde bol olan pardesu? Simdiye kadar ömrü hayatimda bol bi pardesu görmedim, nerde Allah askina?

    Pardesuyu giyiyorlar, üstüne kücük bi basörtüsü, tamamdir... Bu mu tesettür? Kesinlikle degil!

    Ismail Molla Cetin hazretlerinin kitabindan nakletmistim zamaninda o bölümü, simdi bulamadim forumda, vaktim oldugunda eserinde yine alinti yaparim. isine gelenleri aliyorsunuz.

    Mehmed Talu Hocaefendi Pardesu icin erkek kiyafetidir diyordu, nolcak simdi?

    Khimar ve Jilbab ile kast nedir, google'a bi Khimar (Humr) yazin, bakin ne cikiyor..


  34. #34

    Üyelik tarihi
    28.05.2006
    Mesajlar
    2.799
    bastan asaga ne demek?
    Manto bastan asagami?
    Degil...ozaman esad cosan,ismail cetin ve digerleri yalanmi söylürorlar?
    hayir.
    Bu konuda ihtilaf var.
    Tek giysi degilde iki giysi olabilecegini söyleyende var.
    Biri carsaf gibi manto gibi uzun ve genis olmali,digeride omuzlarin üzerini serecek sekilde giyilmeli,illa tek ve bbastan asag sarti yoktur.

  35. #35
    Can
    Can isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)
    Yar ile şimdi
    Üyelik tarihi
    27.04.2008
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.711
    Alıntı Feraset Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    Allah askina, durmadan uzunca seyler kopyalayip yapistirma.. Okuyan yok!


    Alimler demis diyecegini, Carsaf veya Carsafa benziyen kiyafet sarttir. Dis Elbise deniyor, tüm vücudu örten bastan asagiya dis elbise!!

    Islami oyuncak ettiniz ya
    .
    “Ferhat’ın sevgilisine kavuşmak için deldiği dağ, benim devirmek borcunda olduğum nefse göre bir kum tanesi…''

  36. #36

    Üyelik tarihi
    28.05.2006
    Mesajlar
    2.799
    Feraset senin görüsüne göre imzandaki kadin yanlis örtünmüs ,ondada tek giysi yok,basörtüsüde takmis ne olacak simdi?

  37. #37

    Üyelik tarihi
    30.08.2006
    Mesajlar
    5.219
    Hayatinda hic Ismail Molla Cetin hazretlerinin bir kitabini eline alip okudun mu?


  38. #38

    Üyelik tarihi
    07.10.2008
    Mesajlar
    4.016
    Tüm vücudu örten bastan asagiya dis elbise!!...
    YA LAFI EVELEYİP GEVELEME SENDE BİLİYORSUN Kİ FERASET'İN YUKARIDAKİ CÜMLEDEN KASTI VÜCUT HATLARINI BELLİ ETMEYECEK ELBİSEDİR.DAHA NE UZATIYORSUN OSMANLI ABİ YOK AŞAĞI YOK YUKARI........VESSELAM

  39. #39

    Üyelik tarihi
    28.05.2006
    Mesajlar
    2.799
    Alıntı Feraset Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
    Hayatinda hic Ismail Molla Cetin hazretlerinin bir kitabini eline alip okudun mu?
    okudum,terbie-i nefs kitabini iki kere okudum,ölcüler ve ehli-sünnetin nazari...kitabida sürekli arastirma kaynagimdir...ayrica 2 sene önce ziyaret etmistim kendisini,elini öpdüm,baglandim...iyi bir mürid degilim fakat maneviyetima iyi geliyor zikir dersleri,tasavvufi konulara deginen cok güzel kitablari var,kitablarin cogunu aldim.

  40. #40

    Üyelik tarihi
    30.08.2006
    Mesajlar
    5.219
    Ev icinde giydigi esarpla disariya cikiyorlar, ayni etekle disariya cikiyorlar.. Kur'ani anlamak zor mu, bastan asagiya Dis elbisesi.

    Simdi giyilen kiyafetlerin hic biri Osmanli zamaninda yoktu, kadinlar pardesu falan giymiyordu. Kac kere resim ekledim Osmanli döneminden


 

 

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz: Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz: Yok
  • Dosya Yükleme Yetkiniz: Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz: Yok