| Ey iman ettiğini iddia edenler … ! ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.02.2006 Yaş: 31
Mesajlar: 3.513
Teşekkür etti: 7
49 Teşekkür 31 Mesaja aldı
| Araplar bizi arkamızdan vurdu mu? - Hayrettin Karaman - 16.01.2009 - Yazarlar - Yeni Şafak Hayrettin Karaman hkaraman@yenisafak.com.tr 16 Ocak 2009 Cuma Araplar bizi arkamızdan vurdu mu? İslam ve insanlık adına birleşme ve dayanışmanın tam zamanında bazı kimselerin "Araplar bizi arkamızdan vurdular" hikayesini gündeme getirmelerine isyan eden sevgili Metin Boşnak, ABD'den şu yazıyı göndermiş: "…Sayın Bardakçı, "Din meselesi bu kadar bağlayıcı ise, biz, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma sürecinde devletin hâkim ve en kalabalık unsuru olan Müslümanlar'dan neden kazık yemiştik ve Anadolu'da cumhuriyetin ilk yıllarında çıkan ayaklanmaların bahanesi neden hep 'din' olmuştu?" diyor. Aslında Bardakçı yeni bir şey söylemiyor: Türklere 80 yıldır anlatılan bir masalı tekrar ediyor. Bu masal, 'Araplar ve diğer Müslüman kardeşleriniz, I. Dünya Savaşı'nda sizi sattı' diye başlar ve 'Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur' diye de noktalanır. Türk'ün özellikle de Müslüman dostu yoktur... Masal budur. Peki gerçek nedir? "Gerçek şudur: Osmanlı'nın çöküş döneminde Türk olmayan Müslüman unsurlar arasında gerçekten isyanlar başgöstermişse de, bu unsurların bir bütün olarak "ihanet ettikleri" kesinlikle söylenemez. Hatta Araplar sözkonusu olduğunda, Osmanlı'ya isyan edenlerin küçük bir azınlık olduğunu, buna karşılık Arap kabilelerinin çoğunun Osmanlılık ve Müslümanlık bağıyla İstanbul'a sadakat gösterdiklerini söyleyebiliriz. "Kürtler ise, daha da belirgin bir sadakatle önce Osmanlı İmparatorluğu'nu ardından da Milli Mücadele'yi desteklemişler ve Müslümanlık bağının getirdiği "kardeşlik"ten asla taviz vermemişlerdir. Ankara'nın kendisi bundan taviz verene kadar... "…Her Türk genci 'Araplar'ın I. Dünya Savaşı'nda bize ihanet ettiğini' öğrenerek büyür. Oysa bu, ancak kısmen doğrudur. I. Dünya Savaşı'nda Mekke Şerifi Hüseyin'in İngilizler ile anlaşarak Osmanlı'ya isyan ettiği ve ordumuzu arkadan vurduğu doğrudur. Ama hep atlanan nokta Şerif Hüseyin'in "Araplar"ın tümünü temsil etmediği, aksine bir istisna olduğudur. Ortadoğu uzmanı tecrübeli gazeteci Cengiz Çandar, "Arapların ihaneti" söylemi ile tarihsel gerçek arasındaki önemli farka şöyle işaret ediyor: "Mekke Emiri Şerif Hüseyin'in Hicaz'da bazı Arap bedevi kabilelerini ayaklandırarak 1916'da İngilizlerle işbirliği yaptığı doğrudur. Ancak, Birinci Dünya Savaşı konusunda genel bir bilgisi ve fikri olan herkes, bunun 'askeri açıdan' tayin edici bir değer taşımadığını bilir. İngilizlerin daha sonra yerine getirmediği 'bağımsızlık vaadi' ile işbirliğine çektikleri Şerif Hüseyin'in ve oğullarının komuta ettiği bedevi kabileleri, Mekke-Maan hattında, yani asıl cephenin gerisi'nde İngiliz kuvvetlerine yardımcı olmuştur. Asıl cephe, önce Şüveyş Kanalı ve Kanal Harbi'nde Türk-Osmanlı kuvvetlerinin geri çekilmesinden sonra Filistin'de kurulmuştur. Filistin'de tek bir Arap ayaklanmamıştır. Suriye'de, Irak'ta, Lübnan'da Türk kuvvetlerini 'arkadan vuran' herhangi bir olay olmamıştır. Arapların ezici çoğunluğu, İstanbul'a yani Türkiye'ye sadık kalmıştır... Arabistan Yarımadası'nın Hicaz bölümünden Akabe'ye kadar olan 'cephe gerisi' dışında, Arapların Türkleri arkadan vurduğuna dair tarihte herhangi bir kayıt yoktur." "Aynı gerçek… Ortadoğu analisti Mitchell G. Bard tarafından da, şöyle vurgulanıyor: "O dönemin romantik kurgusunun aksine, Arapların çoğu I. Dünya Savaşı'nda Türklere karşı müttefiklerin yanında savaşmadılar. İngiliz Başbakanı David Lloyd George'un belirttiği gibi, Arapların çoğu, Türk yöneticileri için savaştı. (Osmanlı İmparatorluğu'na isyan eden) Faysal'ın Arabistan'daki taraftarları, bir istisnaydı." "…Konu hakkındaki uzmanlardan biri olan Dr. Zekeriya Kurşun'un ifadesiyle, 'I. Dünya Savaşı'nda Türk ordusu ile beraber çeşitli cephelerde Türklerle omuz omuza çarpışan Arapların büyük yararlıklar gösterdikleri bir hakikattir.' Bu hakikati teslim etmekle birlikte, Arap milliyetçiliğinin Osmanlı'da Türk milliyetçiliğinden daha önce geliştiğini belirtmek gerekir. Arap milliyetçiliği, 1860'larda, Suriyeli Arap entellektüeller arasında doğmuştu. Osmanlı İmparatorluğu'na ve yönetimindeki "Türklere" karşı ciddi bir antipati besleyen bu entellektüellerin dikkat çekici bir yönü ise, çoğunun Hıristiyan oluşuydu. Butros El-Bustani, Faris Şadyak, Nakkaş, Corci Zeydan gibi Hıristiyan Arapların öncülüğünde başlayan bu harekete katılan Müslüman Araplar ise, çoğunlukla Batılı fikirleri benimsemiş seküler aydınlardı. Arap milliyetçiliğini geliştirirken "Arapların İslam öncesi tarihlerine" ilgi duymaları, bundan kaynaklanıyordu. Buna karşılık muhafazakar Müslüman Arapların çoğu, Osmanlı'ya sadakat duyguları içindeydiler. Hatta sadece Sünni Araplar değil, Irak ve Suriye'deki Şii Araplar arasında bile Osmanlı'ya ve Hilafet'e bağlılık duygusu vardı. Bu konuda büyük bir otorite olan Prof. Kemal Karpat, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Arap milliyetçiliğinin, Hıristiyan Araplarınki hariç, aslında en son noktaya kadar "ayrılıkçı" olmadığına dikkat çekerek şöyle demektedir: "Görülüyor ki Arapların 'milli' hareketi esasında ayrılıkçı bir hareket değildi. Arapların birçoğu Osmanlı hükümdarlarını yabancı bir sömürgeci güç olarak değil, sadece Arap kökeninden olmayan, iktidarda bir hanedan olarak görüyorlardı ve Osmanlı Devleti ve hanedanı Müslüman kaldıkça ve Arapların hayat tarzına saygılı oldukça, özlemlerini yerine getirmeye söz verdikçe ve onları Avrupa işgaline karşı korudukça, itaat etmekten geri kalmıyorlardı. Geçmişte şan ve şereflerini ilk hatırlayan veya hayal edenler ve tarihlerinin modern bir versiyonunu yaratmaya çalışanlar Müslüman değil Hıristiyan Araplardı… Kurtuluş Savaşı'nda da ne kitlesel bir "Arap ihaneti" ne de "Kürt ihaneti" yaşandı. Aksine Kürtler, Kurtuluş Savaşı'nı canla başla desteklediler. Mustafa Kemal Paşa, "Müslüman kardeşliği" temasına dayalı propagandasıyla onları kazandı. "… Şeyh Said isyanı ise, ancak Kurtuluş Savaşı'nın bitmesi ve "Müslüman kardeşliği" temasının hızla yok olup, yerine "herkes Türk'tür" anlayışının belirmeye başlamasından sonra patlak verdi..." |
| | |
| Verein für denkende Menschen ~ Gott und Mensch.de |
![]() ![]() ![]() |
| ~AvunTu~ ![]() Üyelik tarihi: 07.12.2008 Yaş: 29
Mesajlar: 2.928
Teşekkür etti: 214
115 Teşekkür 76 Mesaja aldı
|
![]() (imzanız çok anlamlı söylemeden gecemicem) | |||||||||||||||||||||||||||
| | | |||||||||||||||||||||||||||
| Vaz-geçtim.. ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 24.07.2008
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 125
45 Teşekkür 33 Mesaja aldı
|
) | |||||||||||||||||||||||||||
| | | |||||||||||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() |
| |
| Vaz-geçtim.. ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 24.07.2008
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 125
45 Teşekkür 33 Mesaja aldı
|
| |||||||||||||||||||||||||||
| | | |||||||||||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() |
| Verein für denkende Menschen ~ Gott und Mensch.de |
| }AcEmİ AnnE{ :)) ![]() Üyelik tarihi: 10.05.2008
Mesajlar: 573
Teşekkür etti: 2
13 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
arkadaşlar ne yazıkki millet olarak bazılarına göre yazılmış tarihler okuyoruz doğrusunu araştırıp ona inanacağız elbetteki biz bir ümmetiz ve bunu hatırlayıp hayata geçirmedikçe de ne yazıkki gazzelerimiz filistinlerimiz eksik olmayacak | |||||||||||||||||||||||||||
| | | |||||||||||||||||||||||||||
|
| |
![]() Üyelik tarihi: 20.01.2003
Mesajlar: 6.326
Teşekkür etti: 207
518 Teşekkür 246 Mesaja aldı
| Ben araplara hain gözü ile bakmiyorum. Netice itibariyle Osmanlinin cöküs devrinde bir takim ihanetler olmus olsa da, Selcukludan bu yana yüzyillarca Türklerin himayesinde daha güvende olduklarini kabul etmis, ve hainlik etmeden yasamislardir. Fakat Türklerin eski gücünü kaybetmesi ile birlikte, arnavutlar ve araplar milliyetcilik davasina düsüp, hilafet devletine isyan bayragi actilar. Devletin zor durumundan istifade etmeye kalkmayan bir tek Kürtler olmustur. Fakat bu arap ihaneti meselesinin, sadece serif hüseyine indirgenip münferit bir olaydir denmesi tam olarak gercegi yansitmaz. Medine´de bir askeri karargah var. O Karargahin kapisinda su ibare bulunur mealen: "Arap halkinin Türklere karsi vermis oldugu istiklal mücadelesinde büyük destek olan Lawrence´in kullandigi karargahtir" Neredeyse rahmet okuyacaklar.. Serif Hüseyin Kibrista yasadi son zamanlarini. Rauf Denktas´in babasi ile dosttular ve SIKCA ziyaret ederlerdi birbirlerini. Rauf Dentas´da cok kücük bir cocuk olarak, hayal meyal anlatiyor Serif Hüseyin´i. Sürekli agladigindan bahsetmisti Rauf Denktas. 98 yilinda arkadaslarim umre´ye gittiklerinde, Filistine de gitmek nasip olmustu. Mescid-i Aksa´nin önünde yasli bir filistinli dededen bashettiler. Dede, arkadaslarin Türk oldugunu ögrenince boyunlarina sarilmis, aglamis. Buralarda yabanci hissetmeyin kendinizi, buralar sizin dedelerinizin yeri. Biz onlara ihanet ettik, basimiza gelmeyen kalmadi.. Ah Osmanli diye aglamis.. Tabi bundan tüm filistin, yada arab halkinin hain oldugu anlamini cikartmiyoruz. Osmanli Askerleri yapilan anlasmalar neticesinde istanbulu kurtarmak icin oralardan cekilirken, yollara dizilip "bizi birakip nereye gidiyorsunuz" diye feryad eden, aglayan arablari da yazar tarih. Osmanlinin cekilmek zorunda kaldigi topraklardan zulüm eksik olmadi. Fransizlarin yaptigi bir film izlemistim yillar önce "Das vermächtnis der Osmanen" diye. Osmanlinin balkanlardan cekilmesi ile, milliyetcilik yapip ilk isyan bayragini acan arnavutlarin, ve pesi-sira bosnaklarin baslarina neler gelmis, onu anlatiyor film. Fransizlar, Almanlar, Yunanlar, italyanlar. Hepsi pes pese girip ne zulümler yapiyorlar o insanlara. Osmanliya kafa tutan arnavutlar, Mescid-i Aksa´nin önündeki dede gibi Ah Osmanli demek zorunda kaliyor. Takdiri ilahi.. Burada bazi arnavutlar görüyorum, italyan kültürü empoze edilmis, müzik tecihleri bile italyanca olanlar var. Neyse, bu uzun mesele. Acikcasi Karaman Hoca´nin yukardaki yazisini da okumadim. Sadece basliga binaen yaziyorum bunlari. Sirasi gelmisken sunu da demis olayim Biz Türklükten bahsedince, bizi Ircilik ile itham edenler sunu anlamali ki. Türkler tarih boyu kurduklari tüm devletlerde halka adil olmustur, onlara huzur ve ferahlik saglamistir. Abbasi halifesine "ordum ile emrindeyim" diyen Alparslan´in torunlari kuru bir cihangirlik, irkcilik davasinda olmamistir. Ve bu yüzden Allah onlara büyük devletler kurmayi, genis topraklara hükmetmeyi nasip etmistir. Ama ne zamanki onlar gaflete düstülerse, dünyada zulüm hüküm sürmüstür. Bu yüzden Türk-Islam medeniyeti diyoruz. Bizi Türk-İslam Medeniyeti mutlu eder haberi Araplarin, Arnavutlarin ihanetini irdelemekle birsey kazanmayiz. Tarih ibret almak icin vardir, ve Osmanliya ihanet eden herkes bedelini ödedi, ödemekte. Ve tabi Osmanli da, kendisine bagsedilen keyfiyetin tasarrufunu elinden kacirinca bedel ödedi. Hep birlikte el-ele, önce Türkiye´yi ayaga kaldirmaliyiz ki. Tekrar memaliki osmaniyede, ve dahi avrupada, tüm dünyada baris ve adaletin timsali olan cihan-i sümul islam devletleri yeniden hükmetsin. simdi "birlik" zamani..ihanetleri sorgulama zamani degil.. Selam ve dua ile.. |
| | |
| Verein für denkende Menschen ~ Gott und Mensch.de |
| Sen benim derdime derman olamazsın ey HEKİM |
| Ey iman ettiğini iddia edenler … ! ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.02.2006 Yaş: 31
Mesajlar: 3.513
Teşekkür etti: 7
49 Teşekkür 31 Mesaja aldı
|
![]() | |||||||||||||||||||||||||||
| | | |||||||||||||||||||||||||||
| Verein für denkende Menschen ~ Gott und Mensch.de |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.11.2008
Mesajlar: 37
Teşekkür etti: 45
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
| türkün türkden başga dosdu yok |
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.821
Teşekkür etti: 2
83 Teşekkür 67 Mesaja aldı
| Türkün Tarihini Yahudi yazarsa...Arablarda arkadan vurur...Çerkezlerde... |
| | |
| Ey iman ettiğini iddia edenler … ! ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.02.2006 Yaş: 31
Mesajlar: 3.513
Teşekkür etti: 7
49 Teşekkür 31 Mesaja aldı
| Hakan Albayrak halbayrak@yahoo.com 07 Şubat 2009 Cumartesi “Araplar bizi arkadan vurdu” edebiyatı Hakan Efendi, geçen yazında demişsin ki: “Emperyalistlerin 'böl, parçala, yönet' siyasetine hizmet eden 'Araplar Türkleri arkadan vurdu / Türkler Arapları sömürdü' fitnesinin miadı doldu” demişsin. Ne yani, hain Araplar bizi arkadan vurmadı mı? - Tam olarak hangi Araplar? Tam olarak hangi bizi? - Bildiğin Araplar işte. Biz dediğim de tabii ki Türkler, Osmanlılar. - Osmanlı ordusunda Araplar yok muydu? Müslümanların müşterek ordusu değil miydi Osmanlı ordusu? Arap düşmanı Falih Rıfkı Atay bile -“Zeytin Dağı”nda- ordunun en önünde giden ve dolayısıyla düşman kurşununu ilk yiyen Arap kardeşlerimizin Kanal Seferi'ndeki fedakârlıklarını zikreder. Halbuki Kanal Seferi denince senin aklına sadece Şerif Hüseyin'in adamlarının sabotajları gelir, değil mi? Belki de bilgi birikimini abartıyorum. Belki de “Arapların bizi arkadan vurması” dediğin şey hakkında biraz detay istesem kem küm edeceksin. Sahi: İsyancı Araplar çoğunlukta mıydı azınlıkta mı? - Kem küm… - Şam'da ayaklanma çıktı mı çıkmadı mı? - Kem küm… - Şerif Hüseyin'e bağlı birliklerin ve Yemen'deki eşkıyanın sabotajları savaşın seyri ve neticesi üzerinde tayin edici bir rol oynadı mı? “Bunlar olmasaydı Yemen'i kaybetmezdik, Kanal Seferi zaferle sonuçlanırdı” diyor musun? - Diyelim ki diyorum! - Bu da bir nevi kem küm oldu şimdi… Neyse… Söyle bakim, Kanal Seferi'nden murat edilen şey neydi? Başkumandan Vekili Enver Paşa'nın orada bir “zafer” beklentisi var mıydı gerçekten? Nasıl bir “zafer”? Yoksa bir oyalama taktiği mi söz konusuydu? Ne için? - Kem küm. - Şu “biz” meselesine dönecek olursak… Geçenlerde Enver Paşa ve Mustafa Kemal Paşa'nın Birinci Cihan Harbi'ndeki yoldaşlarından Şeyh Tunusi'nin torunuyla beraberdim. Osmanlı ordusundan “İslam ordusu” diye söz etti. “Türklerin ve Arapların ordusu” ifadesini de kullandı. Böyle bir orduyu arkadan vuranlar sadece Türk'ü değil Arap'ı (ve elbette Kürt'ü, Çerkez'i, Laz'ı…) da arkadan vurmuş olmadılar mı? Öyleyse “biz”i arkadan vuran İngiliz işbirlikçilerini eleştirirken niye Araplara sövüyorsun? Niye “Araplar” diye genelleme yapıyorsun? “Biz”in içinde Araplar yok muydu? “Yoktu” dediğin takdirde Osmanlı'nın sadece Türklere ait bir devlet olduğunu ve dolayısıyla Arap topraklarında işgalci olarak bulunduğunu ileri sürmüş olmaz mısın? Sen Cemal Abdunnasır'cı mısın kardeşim? Mişel Eflak'çı mısın? Baasçı falan mısın? Ha, unutmadan: Türkiye'de bir sürü Amerika ve İsrail uşağı var. Şerif Hüseyin'in askerlerinden çok daha fazla. Biri çıkıp “Türklerin hepsi Amerikan-İsrail uşağıdır” dese bozulmaz mısın? - Kem küm… - Kem küm, kem küm… Ama ne zaman Araplarla yakınlaşma gündeme gelse sağda solda bıdıbıdı vıdıvıdı konuşuyorsun. İnanılmaz derecede ahlaksız ve mantıksız bir tavır olan Arap düşmanlığını 'payidar kılmak' için bütün cehaletini seferber ederek canla başla çalışıyorsun. Niye böyle yapıyorsun? Derdin, muradın ne? Hasta mısın? Din kardeşliğimizin ihyası için doğan fırsatlara dikkat çektiğimde niye hop oturup hop kalkıyorsun? Birinci Cihan Harbi'nde bütün Arapların İngilizlerle iş tuttuğuna bile inansan –ve din kardeşliği gibi bir hassasiyet bile taşımasan- sırf Türkiye'nin menfaatleri için Araplarla yeniden yakınlaşmayı savunmalı değil misin? Bu yöndeki gelişmeleri memnuniyetle karşılamalı değil misin? - Vallahi bravo! Zeytin yağı gibi üste çıktın! O çok sevdiğin din kardeşlerimiz dini-diyaneti bir kalemde silip halifeye karşı İngilizlerle saf tuttular, ama sen hâlâ Araplarla yol yürüyebileceğimize inanıyorsun. - 1000 yıllık bir beraberliği iki yıllık bir fitneye –üstelik de Araplar içinde azınlık olan bir grubun kapıldığı fitneye- kurban etmek insafsızlıktır. Araplarla geçmişte olduğu gibi gelecekte de yol yürüyebileceğimize elbette inanıyorum. Erol Güngör ve Cihan Harbi kahramanlarından Teşkilat-ı Mahsusa şefi Kuşçubaşı Eşref'ten birer alıntıyla bitirelim: Erol Güngör: “…müslümanların Osmanlı ordularına karşı İngilizler safında çarpıştıkları veya onlar hesabına Türklere ihânet ettikleri söylenir. Meseleyi biraz derinliğine araştıranlar göreceklerdir ki bu iddiâlar bâzı gerçeklerin yanlış yorumuna dayanmaktadır… İngiliz propagandasının Cihâd Fetvâsı'ndan daha tesirli olduğu ve bu propaganda sâyesinde fetvânın tam tersine bir maksat için kullanıldığı anlaşılmaktadır… Nitekim Mekke Emîri Şerif Hüseyin de kendi isyân hareketinin 'Halife'nin değil, ancak bozkurda ibâdet edecek derecede Turancılıkla meşbû olan nâzırların aleyhine' olduğunu bildirmişti...” Kuşçubaşı Eşref: “(Lavrens bazı Arapları ayartırken) biz de kendimize yardımcı, tertemiz, vefalı Araplar bulduk. Rahatça söyleyebilirim ki, halkın büyük kısmı, bizimle beraberdi. Karşımızda olanlar, daha çok politikacılar, siyasi kanallardan menfaatlerini temin etmek isteyenler, yabancı propagandalara âlet olanlardı. Bunlar, Arap halkının daha sonra da başına belâ oldular ve halka huzur yüzü göstermediler.” “Araplar bizi arkadan vurdu” edebiyatı - Hakan Albayrak - 07.02.2009 - Yazarlar - Yeni Şafak |
| | |
| Verein für denkende Menschen ~ Gott und Mensch.de |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 26.07.2009 Yaş: 37
Mesajlar: 1.010
Teşekkür etti: 336
115 Teşekkür 94 Mesaja aldı
| Eline saglik sag ol Saglikci arkadasim harika bir paylasimda bulunmussun. ![]() |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Araplar bızı arkadan vurdu koskocaman yalan!!!!! | ehlisünnet76 | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 14 | 10.01.2010 10:51 |
| Araplar hain mi? | A.BEYHAN SOYLU | İslam Tarihi | 51 | 15.11.2009 01:30 |
| Dirilt bizi ey Kur’an, bizi ve kalbimizi. | Zikra | Dini Bilgi ve Eğitim | 0 | 23.09.2009 09:43 |
| Araplar bizi arkamızdan vurdu mu? | bozan | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 1 | 28.02.2009 11:02 |
| Bu Araplar ne yaptı size! | jandarma | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 1 | 07.03.2006 10:54 |