İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 18.04.2009, 15:14
 
DeLi AskeR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.07.2005
Mesajlar: 256
Teşekkür etti: 3
10 Teşekkür 5 Mesaja aldı
Etö cinayetleri dosyası devletin emanetinde.!

HSH- Sitemize gönderilen email'de okuyanları şok eden bilgilere yer verilmiş. Köylerde, yolların kenarında, derin kuyularda Ergenekon ve türevlerinin işlediği karanlık cinayetlerin aydınlatılması isteyen Savcıya seslenilen yazıda, "Emniyet’in, Hizbullah sanıkları aleyhinde delil olarak kullandığı ve halen adli emanette 29 sıra numarası ile yer alan M. K.’ya ait sorgu kasetindeki ifade dökümlerine bakınız.
18/04/2009 - 13:54


Köylerde, yolların kenarında, derin kuyularda Ergenekon ve türevlerinin işlediği karanlık cinayetlerin aydınlatılması amacıyla uzun süredir kemik arama çalışmaları sürmektedir.
Amaç, somut delillere ulaşabilmek… Ortaya atılan iddiaların aydınlanmasını sağlamak…
Oysa Ergenekon çetelerinin karıştığı kirli faaliyetler, işlenen “meçhul cinayetlerin” A’dan Z’ye anlatıldığı ve bugüne kadar “aydınlatılmadığı” apaçık cinayet hikayeleri var. Hem de Başsavcılığın yanı başında, ellerinin altında.
Elbette ki Hizbullah eliyle sorgulanan muhbirlerin görüntülü ifadelerinden bahsediyorum. Üstelik Hizbullah adına bu muhbirleri sorguladıkları, öldürdükleri gerekçesiyle yine benzer dökümanlardan yola çıkılarak bir çok sanık idam cezası istemiyle yargılanmaya halen devam edilmektedir. Muhbirlere yönelik eylem ve faaliyetler soruşturma sebebi oluyor da muhbirlerin özellikle Emninet Müdürlükleri bünyesinde faaliyet gösteren bazı polis amirlerinin doğrudan teşviki ve silah temini gibi açık ifadelerin yer aldığı somut ifadeleri neden soruşturma konusu edilmiyor?
İşte Emniyet’in, Hizbullah sanıkları aleyhinde delil olarak kullanılmak üzere mahkemeye sunduğu ve halen adli emanette 29 sıra numarası ile yer alan M. K.’ya ait sorgu kasetindeki ifade dökümlerinden bir bölüm. İnsanın kanını donduran ifade tutanağındaki icraatların, dönemin D.Bakır Emniyet Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Ergenekon’un polis ayağında yer alan amirlerce bire bir direktifleriyle uygulanmış olması, olayın vahametini daha da artırıyor. Muhbir sorgusunun içeriğine gelince;
Muhbir M.K. 1974 D.Bakır doğumlu. Polisteki kod ismi Aslan ERGÜN, 4714 sicil numarası ile Emniyette kayıtlı. 1993’teki bir okul kavgasında gözaltına alınıyor. Yapılan ağır işkencelerden sonra dayatılan muhbirlik teklifini kabul etmek zorunda kalıyor. Teklifi kabul ettikten sonra kendisine “seni şimdi bırakacağız, ancak üç güne kadar seninle buluşup gerekli izahatları yapacağız” dedikten sonra salıveriyorlar.
Gerisini, muhbirin kendi ifadelerinden dinleyelim. “Arkadaşlara bırakıldığımı söyledim. Ancak arkadaşlar, eve gitmemem gerektiğini belirttiler. İki gün eve gitmedim, ancak üçüncü gün eve gidince polisler tekrar eve gelip beni aldılar ve Emniyete götürdüler. Bu sırada Komiser Durdu’nun dışarıdan getirttiği ve sonraları bana tanıştırılan R. İle M. adlı iki kişinin tecavüzüne uğradım. Ben ve tecavüzcü iki kişiye soyunmamız emredildi. Soyununca ellerimi arkadan kelepçeleyip bir masanın üzerine yatırdılar. R. İle M. Orada bana tecavüz ettiler. Komiser Durdu, artık kendileriyle çalışmak zorunda olduğumu, aksi halde bu durumu dışarıya yansıtacaklarını ve yaşama hakkımın elimden alınacağını belirtti. Bu tecavüz olayı bana karşı bir şantaj aracı olarak kullanıldı ve mecburen kendilerine daha fazla bağlanmak zorunda kaldım.
Ardından beni cezaevine gönderip cezaevinde Hizbullah tutuklularının cezaevi faaliyetleri hakkında bilgiler edinmemi istediler. Kırkbeş günlük tutukluluğum süresince cezaevinde tutuklular arasındaki ilişkiler ve yapılan çalışmalar hakkında bilgiler veriyordum. Okunan kitaplar, yapılan İslami sohbetler konusunda bilgiler veriyordum.
Daha sonra cezaevinden çıktım. Dışarıda benden özellikle camiler ve okullarda yapılan İslami çalışmalar hakkında bilgiler istiyorlardı, ben de istenen bilgileri kendilerine veriyordum. Ancak daha sonra özellikle cemaat içerisinde üst makamlarda olabilecekler ile silahlı kanatta yer alan muhtemel şahıslar hakkında bilgiler getirmemi istediler. Bu arada gerek cami çevresinden gerekse mahalleden tanıdığım isimlerin hepsini onlara verdim.


Kimi Gösterdiyse Kısa Zaman Sonra Faili Meçhul Saldırıların Hedefi Oldu

Şehid Selçuk olarak ismini bildiğim şahsı, Bağlar 5 Nisan mahallesinde bir sokaktan çıktığını gördüm. Bu şahsın muhtemelen silahlı kanadın önde gelen isimlerinden birisi olabileceğini ve diğer bazı silahlı kanat mensuplarıyla ilişkili olabileceğini polise bildirdim. Ardın da sokağı Taci adındaki polise gösterdim. İki gün aradan sonra Şehid Selçuk’un gösterdiğim sokakta şehid edildiğini öğrendim. Daha sonra polis ısrarla benden Şehid Selçuk konumunda olabilecek kişilerin isimlerini ve adreslerini istedi. Ben ise bu tür insanları ve adreslerini tespit etmemin zor olduğunu, Şehid Selçuk’u ve evini de tesadüfen gördüğümü bildirdim. Ondan sonra polis Durdu ile 5 Nisan mahallesinde önemli insanları aramaya başladık. Bir ara Şehid Ahmed’i bir sokakta gördüm ve polis Durdu’ya gösterdim. Gösterdiğimden kısa bir süre sonra Şehid Ahmed’de gösterdiğim sokağın hemen yanında vuruldu ve şehid edildi. Gösterdiğim yer de Bağlar Dörtyol Or-Yıl civarıydı. Şehid Ahmed’i gösterirken hemen uzaklaşmaya başladım. Durdu, niye yanında kalmak istemediğini söyledi. Ben de bu semtte tanındığımı, birileri fark ederse deşifre olabileceğimi söyleyip uzaklaştım. Ardından Emniyet Müdürlüğü’ne gittim.


Cinayeti işledi; 10 milyonu hak etti!
Durdu bana kızmıştı ve bir sürü fırça attı. Ardından da Mus’ab ve Hamza olarak tanıttığı iki kişiyle beraber Kıbrıs Pasajı’nda işyeri bulunan Molla Mahmud’u vurmamız için bizi görevlendirdi. Polis Durdu, her birimize birer silah verdi. Ben hem Molla Mahmud’u tanıdığımdan, hem de işyerini ve gittiği camiyi bildiğimden sadece gösterme ve gözetleme görevi yapacaktım. Ayrıca polis Durdu, bize endişelenmememiz gerektiğini, çünkü aynı anda o civarda polis korumasının da olacağını ve hiçbir sorunun yaşanmayacağı hususunda bize teminat verdi. Kıbrıs pasajının yanına geldiğimizde ben pasajın içerisine girdim, diğer iki şahıs ise yanındaki Or-Yıl pasajı civarında kaldılar. Pasajın içerisine girdiğimde Molla Mahmud’un çıkmak için hazırlık yaptığını gördüm. Bu arada koruma görevi yapacak polisleri arıyordum, ama bir türlü bulamıyordum. Hemen o iki şahsa işaret verdim. O iki şahıs gelip silahları ateşlemeye başladılar. Silah sesleriyle beraber polisler aniden ortaya çıkıp pasaja girmeye başladılar. Ben ise pasajın çarşı tarafındaki kapısından yola çıktım ve hızlı adımlarla Yeni İlkokulu’na doğru ilerlemeye başladım. Silahı sıkan o iki kişiyle Melik Ahmet Camii ile Yeni İlkokulu arasındaki noktada buluşacağımızı kararlaştırmıştık. Orada durdum, kısa süre sonra Molla Mahmud’a silah sıkanlar da geldiler. Ben üzerimdeki silahı çıkarıp onlara verdim ve Emniyet Müdürlüğü’ne gitmelerini istedim. Kendim de sonra geleceğimi belirttim. Onlar uzaklaşıp gittiler. Ben durumu kontrol edip kimsenin beni görmediğinden emin olmak istedim. Çünkü Kıbrıs pasajında beraber aynı camiye gittiğim bir arkadaşın babasının da dükkanı vardı ve beni orada görmüş olabileceğini düşündüm. O sırada oradan geçen Ş. nın oğlu A.’yı gördüm ve Kıbrıs pasajından silah seslerinin geldiğini, cemaatten birilerine bir şeylerin olmuş olabileceğini söyledim. A’ ise belki de tam tersi bir durumun meydana gelmiş olabileceğini söyledi. Sonra pasaja doğru gittim, Şehid Molla Mahmud’un hanımının da pasajın önüne geldiğini ve polislerin arasında ağlamakta olduğunu gördüm. Oratlığı biraz süzdüm ve minibüse binip oradan uzaklaştım.Amacım, her türlü ihtimale karşı üzerimde oluşabilecek şüpheleri dağıtmaktı. Ancak Emniyete gidip polis Durdu’ya rapor vermem gerekiyordu. İlerleyen saatlerde bir fırsatını bulup Emniyete gittim. Polis Durdu, neden zamanında gelmediğimi sordu. Ben de durumu anlatınca “iyi yapmışsın, aferin” dedi ve o zamanın parasıyla bana 10 milyon lira para verdi. O zaman bu para benim için çok değerliydi. Bilahare götürdüğüm her bilgi karşılığında bana bir ya da iki milyon para veriyorlardı. Ki bu para sayesinde onlara daha çok bağlanıyordum.

Polis Durdu, bu tür cinayet işlerinde bana daha fazla görev vermek istediğini belirtti. Ancak ben, bu tür tehlikeli işlerde artık görev almak istemediğimi belirtince bana çok kızdı. Daha sonra, “madem öyle, bundan sonra seni başka alanlarda değerlendireceğiz” dedi ve görev alanım değiştirildi.”

Muhbirin ifadeleri elbette bunlarla sınırlı değildir. Ancak Ergenekon süreciyle başlayan operasyon sürecinin şimdiye kadar Emniyet bünyesindeki Ergenekoncu yapılanmaya uzanmamış olması, bu tür kirli faaliyetlerin arkasında dün olduğu gibi bugün de kurumsal desteğin devam ettiğinin göstergesidir. Dolayısıyla yürütülen soruşturma ve operasyonların iddia edildiği gibi “temiz eller” operasyonu olmadığı, sadece kontrol dışına çıkan bir takım kliklerin temizlenmesi ya da daha yaygın bir kanıyla bir kanadın başka bir kanadı tasfiye etme çabası olduğu yönündeki kanaatleri güçlendirecektir.


HÜRSEDA HABER
DeLi AskeR isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Sevda Yürek ister delicesine....
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İsmail Ağa cinayetleri ve Ergenekon zumra Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 5 04.02.2009 17:00
PhpBBPlus Türkçe Dil Dosyası Xviev Html - PHP - SQL 4 15.05.2008 14:43
HTHL help dosyası M. Ali Saral Hardware ve Software konusunda Sorular, Cevaplar 2 06.01.2003 18:51

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:27 .
vBulletin (Türkçe)
Copyright 2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
Impressum - İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git