İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > GENEL > Muhabbet Olsun
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 05.09.2003, 17:32
Kayıt onayı eksik

 
Üyelik tarihi: 08.03.2003
Mesajlar: 1.684
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Evvel Gıdenler İçın...

Neden bu kadar çok ve çabuk gidiyorlar? Sahi bu kadar çok ve çabuk mu gidiyorlar, yoksa biz mi terk ediyoruz bunca gönüllü kendimizi dalgaların hüznüne?

Deniz büyüdükçe gemiler ne denli küçülüyor, limanlar ne denli anlamsızlaşıyor.

Neden yokluklarında bıraktıkları boşluk, varlıklarıyla doldurdukları yerden bunca geniş? Her defasında kendimizi de çoğaltarak ilave ettiğimizden mi?

Neden bazı kimselerin ölümü, ölümü güzelleştiriyor içimizde?

Onlarda yangın yok, bize tevekkülü öğretecek kadar güzelleşerek gidiyorlar.

Hamid haklı mı, bir sevilenin ölümü mü güzelleştiriyor ölümü bunca; bunca, dünyayı boşalttığı gibi.

Bazı kimselerin ölümü ılık bahar yağmurlarına denk geldiğinden mi munisleşmiş bir sevdaya benziyor? Ve ansızın hatırlıyoruz, o bahar ilk gördüğümüz kelebeğin siyah olduğunu.

Neden bazı kimseler ölünce, bir daha asla girmeyeceklerini bildiğimiz odalarına, eskisinden daha fazla siniyorlar? Neden hala "onlara" gidiyor oluyoruz? Neden arkada bıraktıkları bir yığın ayrıntının, kendilerinden daha uzun ömürlü oluşunun sırrını bir çırpıda çözüyoruz? Çini mavisi lambalarını, ceviz oymalı sehpalarını, bordo çizgili porselen çay fincanlarını ilk gördüğümüz günleri tekrar hatırlıyoruz. Teker teker hatırlıyoruz bütün gülücüklerini; bir zamanlar küçücük bir kızken bize armağan edilmiş. Bir küçücük kızken biz eski zaman kokulu serin bir taş mutfakta, tahta bir masanın basında sunulan bir dilim çilekli pasta örneğin, ya da fanusunda incecik bir balerinin döndüğü porselen bir saati tecessüsle seyretmenin öğretisi. Nasıl birdenbire ve bunca yıl üzerine anlamını kaybetmiş tüm limanların yerini tutuyor.

Ve bir çocuk gönlünü, verecek başka şeyi kalmayanların, bir gülücükle okşamasının anlamını birden çıkarıveriyoruz.

Onları güzele götürecek yüklerinin çokluğunu bildiğimizden mi hafifliyor yüreğimizde, çok ağır olması gereken ölümleri?

Ve nasıl olup da geriye bırakıyorlar, bir gün mutlaka, onların ölümlerinin bizde bıraktığı boşluğu onlarla konuşabilecek olma umudunu. Hani siz öldüğünüz gün, diye başlayan cümlelerle. Dahası, hani ben öldüğüm gün.

Ne denli ılık yağmurlarla uyanıyoruz kimi, zamanı ve mekanı geri saran düşlerimizden. Yeniden çocukmuşuz, yeniden bütün boşluklarımızı doldurmuşuz. Baharmışız yeniden. Hayat törpülememiş bizi, mazur ve masummuşuz. Yazdıklarımızın altına tarih atacak yüreklilikte çökmüşüz, gelecek yıl aynı günden umutluymuşuz.

Ne denli ılık yağmurlarla uyanıyoruz kimi, zamanı ve mekanı geri saran düşlerimizden. Ne denli içimiz sızlıyor da, oysa bir yangınmışız, anlamsızmışız, yokmuşuz.

Neden bazı kimselerin yokluğu, varlıklarında ummadığımız kadar büyük bir boşluk bırakıyor içimizde.

Cennet; hayatımızda sevdiklerimizin ölümü haberiyle başlayan süreçlerin geri alınması imkanı mı olacak bir başka zamanda ve mekanda, bir kez kaybetmiş olmanın bilincini yitirmemekle birlikte?


***********************************
Nazan Bekiroğlu, Mor Mürekkep s.214 , 215
***********************************
Ninja_Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 05.09.2003, 17:33
Kayıt onayı eksik

 
Üyelik tarihi: 08.03.2003
Mesajlar: 1.684
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 2 Mesaja aldı
************
Ölüm saati bütün ölçüler değişir.

Sevdiğim ve üzerinde tartıştığım herşey görüyorum ki yok olmuştur. Zira ben ondan bir şey götüremiyorum.Bir ev yapmışım ondan bir taş bile alamıyorum. Mal kazanmışım, ondan benim olan sadece daha önce zarar ettiğimi sandığım şeymiş..Yani o da ALLAH (CC) için malımdan çıkarıp verdiğimdir.

Ölümü yokluk zannediyoruz...

Yakınımızı, sevdiğimizi soğuk bir çukura gömüp onu yalnız başına haşerat yemeğe terk ettiğimizde ağlıyoruz..

değilmi ki senin mezara koyduğun, senin sevdiğin değildir. Sadece onunb vücududur. Vücud ise ölümle çıkarılan bir elbisedir..Yılanın derisini çıkardığı gibi..

O halde hiç kimse çıkarılan elbiseye ağlar mı?

O'ndan Geldik..Dönüş O'nadır...Bizleri YOK'tan var ettiği gibi, çürümüş kemiklerimizle tekrar diriltecektir..AMENNA..Bu inançla yaşıyoruz, bu inançla öleceğiz, bu inançla da diriltileceğiz inşAllah...
************************************
Ninja_Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hz Mehdi'nin çikişindan Evvel Ki Alametler ShadoW Dini Bilgi ve Eğitim 2 25.12.2007 16:45
Recai Kutan : `Biran evvel Abdullah Gul aday gosterilmeli ve secilmelidir ` zafer_inananlarındır Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 22 13.08.2007 12:24
Otuzundan evvel şiir yazmayınız itimat Nasihatlar 1 06.09.2006 20:07
Tum Anneler İcİn Dirvana Özgün Yazılarınız 13 06.03.2004 03:09
İYİ BİR ÇAY DEMLEMEK İÇİN M. Ali Saral Muhabbet Olsun 4 26.02.2003 09:46


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:22 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50