| akıllar başa gelecek mi? Batıl Fikriyat, Türk aile yapısını bozmak için; medya kulvarında, şeytanın aklına bile gelmeyecek türden yöntemlerle zihin dönüştürme harekatı yapıyor. Bu çalışmaların, ahlak yapımızı bozarak belli bir noktadan sonra Batının medeniyet ifade etmeyen yaşam tarzının herkesçe meşru görülmesine sebep olacağını düşünüyorum. Hidayete ermesini ümit ettiğimiz, onlar için dua ettiğimiz bütün insanlık için büyük endişe duyuyorum.
Kim kime dum duma bir hayat tarzının senaryolaştırıldığı, kimin eli kimin cebinde belli olmayan renkli dünyaların magazin kisvesiyle önümüze getirildiği, incir çekirdeğini doldurmayan konuların program olarak zihnimize dayatıldığı televizyon ekranlarında, haber bültenlerinde bile turizm yada moda haberleri meskesiyle binbir türlü ahlaksız argüman gözümüzün içine sokulmaya çalışılıyor. Medya merkezlerinde, patronların cirit attığı sektörlerdeki işlerini kolaylaştıracak haberler ve programlar üretiliyor. Kendilerini bağımsız olarak takdim eden medya mensupları, patronlarının menfaatlerini koruyup kollayan bir çizgiden dışarı taşmamaya çabalıyor. Halkın oynanan orta oyununu fark etmemesi için, televizyon ekranları "eğlence kutusu" haline dönüştürülüyor. İnsanlar, hayatın gerçek yüzüne değil, kurmaca bir hayal dünyasına yöneltiliyor.
Bu kısır döngü ve ahlak kavramını kaldırmak için işleyen paslı çark, zihinlerimizde ve sosyal yaşantımızda tamiri imkansız yaralar açan bir kısır döngü olarak işlemeye devam ediyor. Peki, ne yapabiliriz? Bu kısır döngüyü, bu paslı çarkı nasıl kırabiliriz… Öncelikle tercihlerimizde samimi olmamız gerekiyor… Ne talep ediyoruz? Ne izliyoruz?
Sevgili kardeşler, Eğer bizler kalksak bir anket yapsak herkese en fazla neleri izlediğini soracak olsak : Tahminimce, insanların çoğu haber programlarını, tartışma programlarını, belgeselleri izlediklerini ifade edecekler. Eğer kendilerine televizyonda bir program hakkı verilirse, halkın sıkıntılarını dile getirecek, sorunları, meseleleri ele alacak konuları gündeme getireceklerini söyleyecekler.
Madem bu insanların neredeyse tamamı belgesel ve haber program izliyor, peki televizyon ekranlarındaki magazin programlarının, incir çekirdeğini doldurmayan yarışmaların, gelin-kaynana-damat eksenli programların reytingleri neden bu kadar fazla çıkar, anlaşılır şey değil! İnsanlarımız ağızlarıyla başka şeyler söylüyorlar, ama televizyon karşısına geçtiklerinde ise ellerindeki kumanda aletleriyle magazin dünyalarında gezinmekten geri kalmıyorlar.
Bildiğiniz gibi, televizyon ekranlarına gelen her programın tek gıdası reyting… Eğer seyredilmezse, en kaliteli programlar bile bir-iki hafta sonra yayından kaldırılıyor. Kısacası, halkımızın bugün "seyretmiyoruz, dikkatimizi bile çekmiyor" diye küçümsediği incir çekirdeğini doldurmayan konuları gündeme getiren magazin yapımlarını, televizyonların arşiv çöplüklerine göndermek yine bizim elimizde. Yapacağımız tek iş, bu zihin bulandırma ve hayal pazarlama yapımlarını izlememek… Bakalım o zaman "ne verirsek seyrediyorlar" diye ekranları gazino sahnesine döndürenlerin aklı başına gelecek mi?... :)
__________________ |