Üyelik tarihi: 29.05.2002 Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Gökyüzünden Dogru Gelirler öldürmeye çocuklari... Gökyüzünden dogru gelirler
Gökyüzünden doðru gelirler öldürmeye çocuklarý
Bu sabah Baðdat'ta gözlerini dünyaya açan bir çocuk, muhtemel ki
gelecek baharý göremeyecek.
Ve bu sabah Baðdat'ta doðan çocuklar, belki de, bir dizesini
deðiþtirerek bu yazýya baþlýk yaptýðým büyük özgürlük þairi
Pablo Neruda'nýn ülkesi Þili'de yaþayan ve yine onun þiirini
yazdýðý ekimcil kuþlarý gibi, ekimde doðup
ekimde yaþayýp ekimde ölecekler... Paylarýna bir sonbahar
düþecek yaþamaktan, ilki olmayan bir bahar, sonbahar. Bir
mevsimlik çiçekler gibi, yaðmur sonrasý ortalýðý sarýveren güz
çiçekleri... Bedenleri güneþi tatmadan, güneþ toplamadan
avuçlarý ve kapkara gözleri içmeden gün ýþýklarýný,
gökyüzünden doðru gelecekler vurmaya onlarý.
Þimdi Baðdat'ta çocuklar, küçücük ellerini güneþe siper ederek
gökyüzüne bakýyorlar durmadan; nereden gelecek ölüm, hangi
köþesinden?.. Nasýldýr ölümün elleri, kocaman mý? Ölüm, aðzý
ateþ saçan bir kartal gibi inecek gökten, tutuþturacak evleri;
evlerde uykularý, uykularda rüyalarý... Göklerden ateþ ve barut
yaðacak, ölüm ve kan... Dicle kýyýsýnda çocuklar,
uykularýndan barut ve kan kokusuyla uyanacak. Ve belki
uyanmadan daha, ateþ ve barut boðacak onlarý. Dicle kýyýsýnda,
kara gözlü çocuklar, yanaklarýnda yeryüzünün biricik armaðaný
yarým bir gülümsemeyle, gömülecekler bir ekimcil
kuþu gibi ateþ fýþkýran topraða.Þimdi Baðdat'ta hiçbir anne, bir
ilkbahar düþü kuramýyor çocuklarý üstüne.
Kýþtan ve bahardan söz edemiyor onlara. Hele bir kýþ gelsin,
hele bahar, diyemiyor. Baðdat'ta þimdi, sonrasýz yaþýyor anneler
ve çocuklarý. Baðdat'ta hiçbir baba, çocuðuna aldýðý kýþlýklarý,
onlarýn üstünde göreceðinden emin
deðil. Þimdi Baðdat'ta, çocuklarýn sorduðu hiçbir sorunun cevabý
yok. Ve Baðdat'ta þimdi hayat, soru sormakla geçiyor ve yok hiçbir
sorunun cevabý.Biri uzaklarda, kuþanmýþ kibirli öfkesini "Baðdat
vurulacak!" diyor. Evet Baðdat vurulacak... Baðdat her dakika
vuruluyor. Yaþamak vuruluyor, ekmek
vuruluyor, ilaç vuruluyor, umut vuruluyor Baðdat'ta her gün.
Doðmamýþ çocuklar vuruluyor. Niçin, niçin, niçin?..
Vurulacak bir þehrin çocuklarý ne yapar uykularda? Ve hamile
kadýnlar döþeklerinde? Hangi oyuncak, hangi þeker, hangi
kýrmýzýlý entari, hangi meþin futbol topu avutur, gökten ha
bugün, ha yarýn aðzý alev saçan kartallarýn vuracaðý bir þehrin
çocuklarýný? Vurulacak bir þehrin çocuklarýný hangi masallar
avutabilir? Hiçbir gerekçe, hiçbir masal ve
hiçbir gizli ve açýk emel, açýklamýyor ve açýklayamaz, güzün
doðan çocuklarýn baharý görmeden ölmesini. Ve hiçbir 'savaþ'
böyle onursuz
olmamýþtýr, yýldýran ve kanatan ve törpüleyen ruhlarý: Vurdu,
vuruyor, vuracak!..Ýspanya'nýn çocuklarý için yazmýþtý Pablo
Neruda: "Eþkýyalar geldi, uçaklý
bombalý,/ eþkýyalar ve eþkýyalarla bir sürü Kuzey Afrikalý,/
eþkýyalarýn yüzükleri vardý, kendini beðenmiþ karýlarý,/ kara
papazlarý vardý eþkýyalarýn ve dualarý,/gökyüzünden doðru
geldiler öldürmeye çocuklarý./ Sokaklarda çocuklarýn kaný aktý
durdu,/ gösteriþsiz, sade, týpký çocuk kaný."
Gökyüzünden doðru gelecekler Baðdat'a, öldürmeye çocuklarý...
Adýna 'savaþ' diyecekler... Güçleri ve sesleri yetmezse dünyanýn
onurlu ve özgürlükçü insanlarýnýn, (ki yetmiyor) adýna 'savaþ'
diyecek ve akýtacaklar çocuklarýn
gösteriþsiz, sade, týpký çocuk kaný gibi kanlarýný.
Baðdat'ta bu sabah dünyaya gözlerini açan bir çocuk, muhtemel ki
baharý görmeyecek. Ya bombalardan ölecek ya açlýktan. Bu
sabah Baðdat'ta ilk
çocuðunu doðuran bir anne, 'anne' sözcüðünü duymayacak belki
hiçbir zaman. Çünkü onlarý, gökyüzünden doðru gelecekler
öldürmeye!
19.10.2002
Ali Colak
Zaman Gazetesi |