![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 5.104
Teşekkür etti: 5
196 Teşekkür 129 Mesaja aldı
| Bismillah... madem çok ısrar ediyosunuz:) vesselam |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.10.2005
Mesajlar: 5.022
Teşekkür etti: 0
16 Teşekkür 14 Mesaja aldı
| |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 5.104
Teşekkür etti: 5
196 Teşekkür 129 Mesaja aldı
| Bismillah... hayır muhterem....Sen,sen olurken, ben, ben olmayacağım...ben yine sen olacağım...sahip oldugumuz anlayış bu olursa ancak biz kavramı ortaya çıkar....hani yine birbaşka mevzuda ikizinizle karşılıklı ifade buyurduğunuz gibi "fenafil-dost" olursa biz olur.... bizi tamamlamayı karşıdaki düşünsün....bize düşen karşımızdakini tamamlamak....yani yazıya binaen....bizim ellerimiz üşürse avuclarına alıp ıstımayı karşımızdaki düşünmeli...bizim düşünmemiz gereken karşımızdakinin elleri üşüyormu düşüncesidir..... yani fenafil dost....yani benin sen olması.... yani dediğiniz gibi...kendim için istiyorsam....:)) vesselam |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.10.2005
Mesajlar: 5.022
Teşekkür etti: 0
16 Teşekkür 14 Mesaja aldı
| Eee hadi senin dedigin gibi olsun bakalım... :) |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.10.2005
Mesajlar: 5.022
Teşekkür etti: 0
16 Teşekkür 14 Mesaja aldı
| kilittir hem, hem de anahtar. sözü özüne kavuşturmaya çalışanlar ortaklığıdır. anonimdir bir nevi, bir nevi de tekelci. ince kaşlı, selvi boylu, tüm ihtişamıyla dim dik duran nazenin bir dilberdir Elif .. göz süzerde kandırır ada kızıdır .. içre eder sevdiğini, gönlü geniş anaç Lâm, Elifin de anasıdır, bu sebeptendir onu yanına alışı…. Kimi zaman kalın kimi zaman ince, Bazı dem sakin, Bazı dem, coşkun, Ama her dem soyludur Râ .. Mekâna uymaz, mekanı kendine uydurur…. Müennes .. Mekânı kendine uyduran… |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.10.2005
Mesajlar: 5.022
Teşekkür etti: 0
16 Teşekkür 14 Mesaja aldı
| Kendime Yangınım...İnkisarım Saatten habersizim. İçimde bitmek tükenmek bilmeyen bir dertleşme arzusu vardı. Bende sarıldım kağıda kaleme.. Kalemim aklımın hızına yetişemese de , düşüncelerimin arasından sızan birkaç ayrıntıyı olsun karalamak istiyorum. Zaten öyle çok ayrıntı var ki hayatımda, hepsini anlatmam mümkün olamaz. İçinde bulunduğum ortamların meğer çok uzağında kalmışım. Hayatımı adadığım şey ile adadığımı sandığım şey arasında ne çok fark varmışta şu kör gözlerim görememiş. Hayret doğrusu. Eskiden hayatımın tekdüzeliğinden bunalır, hareketli bir yaşam arzusuyla yanıp tutuşurdum. Oysa şimdi farklıdan öte , ne idüğü belirsiz bir yaşantım var. Ve nedense nefsini temize çıkarmakta üstüme yok. Duygularımdan kaynaklanan bunalımları bile insanlara atıyor, güya rahatlıyorum. Keşke rahatlayabilsem. Kaçışın bir kurtuluş olduğunu bilseydim çoktan yollara düşmüştüm. Oysa kimden , kime kaçabilirim ki? Yüreğimin aldığı şu dile gelmez hali hangi tabibe gösterip dermanını bulabilirim ki.. Ya Tabibel Kulub! Senden gayrisi YALAN! Günlerdir depresif halim beni uykuya sürüklüyordu. Oysa bu gece uyumak yok. Bu gece hayatımı değerlendireceğim, hani hiç beceremediğim şey vardı ya; Artıları ve eksileri yan yana getirme , yeni bir yol bulma kendime. İçimde bir ses yine beceremeyeceksin diyor ve ben kapatsın istiyorum vicdanım 'şom ağzını'! Birden beynime çakılan sancı başımın ağrısının mı yoksa yüreğimin sızısının mı daha çok acı verdiğini düşündürdü de,karar veremedim nefesimi neyin tükettiğine.. Bir muhasebe yapmaya başladığımda karşıma hep yüreğim çıkıveriyor ve vazgeçiyorum hayatımı sorgulamaktan. Çünkü yüreğimin sınır tanımazlığı içinde ben hep yanlışlar yapıyorum. Kimi sevsem yanıyorum. Öyle bir yürek ki benimkisi içine aldığı her insandan sınırsız beklentiye giriyor. Sanki hayattaki en değerli varlık, en kutsal şey sevilen oluyor. Ve ne zaman ben beklentilerime ulaşamazsam hicranlar baş gösteriyor. Kimsenin sınırsız zamanı ya da sınırsız sevgisi yok ki bana istediğimi versin. O zaman yapılması en makbul hareket içimdeki bu ateşe soğuk sular döküp yoluna devam etmek değil midir? Ama devam edemiyorum. Ne garip ki su diye döktüklerim ateşin bir parçası oluyor hatta çoğu zaman alevleri daha bir yükseltiyor. Galiba yeni yeni hayatı öğrendiğim için içimdeki erozyonu engelleyecek ormanlar teşkil edemedim. Ve tutunacak bir dala ihtiyacım var. Keşke uzandığım dal bu şerefi benden esirgemese.. Hayatıma kattığım yeniliklerin beni eskinin dipsiz kuyularına döndürmesini istemiyorum. Tek istediğim sadece huzur içinde yaşamak ya da bunu başaramayacaksam, ÖLMEK! Biliyorum ölüm istenmez. Zaten benimde öncelikli isteğim olmadı hiçbir zaman. Ama yine de bazen hayatımın altüst oluşu ya da gidişatının verdiği memnuniyetsizlikten sen de ölümü istemedin mi? Ya da bu dünyanın en şizofreni ben miyim? Ara sıra her şeyi olduğu gibi bırakıp kapıyorum gözlerimi. Beynim sihirli bir melodi çalıyor ve kendi kurguladığım has daireme dönüyorum. Orada insanların sadece mutlu hallerine yer veriyorum. Gerçek dünyada mutsuzlukları yeterince gördüğüm için daha fazlasına ihtiyaç yok. İnsanlar mutlu olsunlar istiyorum hayalimdeki cennette.. ama mesela benim mutluluğum başkasına ızdırap veriyor. Beceremediğimi fark edip Rabbimin bizlere hazırladığı cenneti merak ediyorum. Öyle ya ben şu insanın daraltılmış aklıyla neyi ne kadar ayırt edebilirim ki.. Geçenlerde yüreğimde mühim bir yer işgal eden biri neyim olduğunu sordu. Oysa ben gözlerimdeki ıztırabı onun okuyabilmesini ne çok isterdim. Hayatına müdahale etmeye veya karmakarışık dünyasından bana ayırdığından daha fazlasını beklemeye hakkım olmadığı halde.. ben sadece onunu gözlerime bakıp "benim için değerlisin" demesini istiyordum. O an beni tüm isyanlardan sıyıracak, bu dertlerden kurtaracak şey buydu.. elimi tutup , yüreğimdeki tüm sıkıntıları alsa uzaklara götürseydi.. hiçbir şey yapmadı diyemem. Çok şey yaptı hemde. O an daha fazlasını yapamazdı maddi anlamda. Ama yüreğimin sesini duymadıktan sonra bunların benim için anlamı var mı ki? Şu toyluğumun beni ne hallere düşürdüğünün farkındasın değil mi? Tekrar kabuğuma çekilmek 4-5 yıl önceki tek düze hayatıma dönmek mümkün olsaydı galiba bunu yapardım. Yapmamam gerektiğini bildiğim halde.. hala hatadayım, değil mi? Artık susmak ve susturmak gerekirse yüreğimi, bu hayatın ne virgülü bana ait ne de noktası. Ben sadece gördüklerime şaşıyorum. İşte bu kadar. Vel hasılı kelam yaşayabilene ne mutlu!! Hatice DEMİR |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.07.2006
Mesajlar: 1.151
Teşekkür etti: 1
58 Teşekkür 26 Mesaja aldı
| Hayır yazınızı okumadım ama sadece konunun başlığına tek cümle söylemek isityorum müsadenizle. Aşk varsa: ne leyla var ne mecnun sadece "Hak" var, sadece "Hak" var...
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. (Kişisel Sayfam) |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.10.2005
Mesajlar: 5.022
Teşekkür etti: 0
16 Teşekkür 14 Mesaja aldı
| ismi-Leyla , cism-i leyla mecazda kalmaz mı , Aşk gönüle düşünce ... Ama doğrusun yanlızca HAK var...gerisi ise yalan.... |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.10.2005
Mesajlar: 5.022
Teşekkür etti: 0
16 Teşekkür 14 Mesaja aldı
| Gitmişliğine ve Susmuşluğuna Dair !.... her ırmak kadar asi ve mahcub günahlığından musdarib her günah gibi ne vakit değse gözlerin gözlerime içimde bir inşirah belliki cennetten geliyordu bir ırmak işte her mevsim yağdıkça ben bahar tazeleğinde mutedil bir akışla sana dökülüyordu günüm gecem uykum tadım tuzum bi yana tenimin serinliğini alıp gittin şimdi hangi su hangi yağmur doldurur bu menfur boşluğu gittin ve anladım sırrı ateşmiş aşkın ayrılıksa bitimsiz bir çöl susuzluğu kırık dökük cümleler kuruyorum öznesi sen sol yanımda kederli bir şair sancısı ceplerimde aşka muhalif sloganlar her satırda gidişinden dem vurup umarsızlığına göndermeler yapıyorum biliyorum beyhude birşey söylemez kelimelerim biliyorum öyle yabancıyımki aynalara kendi dilimden ben bile anlamıyorum bana yangın yeri sustuğun her söz müzmin acılar düğümlendi canıma korkuyorum yanacak dokunduğum yerler ateşten libaslar biçildi ruhuma binlerce günaha bulaşmışken ellerim cehennemin gölgesi düşmüşken ardıma bilmem yakışır mı dilime serinliğim olur mu ibrahimî bir dua firari bir tebessüm içimdeki züleyha omuzlarımda bunca ıstırap yükü her gün biraz daha eksiliyorum biraz daha küsüyorum mutluluk mefhumuna söylesene sevdiğim eski bir fotoğraf mı şimdi tüm yaşanmışlar lügatlerde izahı bulunmazken halimin hangi şiir hangi şarkı anlatsın beni terkedilmiş evler gibi yalnızım perişanım kaybedilmiş savaşlar kadar -alıntı- |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kırk Ayette Müslüman Kimliği | kübra_sabır | Dini Bilgi ve Eğitim | 0 | 23.10.2008 22:56 |
| Kırk bin kahramanın başarısı | Alp | İslam Tarihi | 0 | 16.04.2007 11:23 |
| ::..Kırk Altın Kural::... | hizmet_ | Özgün Yazılarınız | 0 | 21.11.2005 20:46 |
| kırk ikindi yağmurları | serap_azra | Özgün Yazılarınız | 54 | 27.09.2004 16:19 |