Boş vakit....
Dinimiz gâyesiz ve faydasız vakit geçirmeyi hoş görmemiştir. “Boş vakit”, değerlendirilmesi gereken en önemli nimetlerden sayılmıştır “İki nimet vardır ki insanların çoğu bundan gâfildir: Sıhhat ve boş vakit.” Kur’ân-ı Kerîm’de çalışma dışında kalan vaktimizi ibadet ederek değerlendirmemiz tavsiye edilmiştir:
“Muhakkak her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.” ; “Evet her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.”; “O halde (işlerinden) boşaldığın zaman uğraş ve ibadetle meşgul ol”. “Manasız işler” (mâlâyâni) ile meşgul olan kimse dinimizde makbul sayılmaz:
“Faydasız şeyleri terk etmesi bir kimsenin iyi Müslüman olduğunun alâmetlerindendir.” Boş vakitler muhakkak dünya ve âhirete faydalı olacak bir işle doldurulmalıdır. Hz. Ömer (ra) de şöyle derdi: “Ben sizden birisinin ne dünya işi ne de âhiret işiyle meşgul olmaksızın boş vakit geçirmesini hoş karşılamıyorum. Herkes devamlı olarak faydalı bir işle uğraşsın; bir işi bitirdiği zaman başka bir işe başlasın.”
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
|