|
Vefatindan Sonra
VEFATINDAN SONRA
Nakledilir ki, bir defasında Mekke-i mükerremeden ve Medine-i münevvereden tasavvuf ehli kimseler, bir cemaat halinde Buhara'ya geldiler. Buhara'da Suhari köyüne gitmek istediklerini söyleyerek, bu köyü sordular. Bunun üzerine kendilerine; "Siz nereden geliyorsunuz ve bu köyü niçin soruyorsunuz?" dediler. Onlar da Mekke ve Medine'den geldiklerini, Suhari köyünü sormalarından maksadıarının, orada ikamet etmekte olan Seyyid Emir Kilal (k.s.) Hazretlerini ziyaret etmek ve onunla görüşmek olduğunu söylediler. Buhara'da görüştükleri kimseler onlara; "Malesef, Seyyid Emir Kilal (k.s.) Hazretleri vefat etti." dediler. Gelenler; "Madem mübarek yüzünü görmek nasib olmadı, bari oğullarıyla görüşelim." dediler. Bu maksadla Suhari köyüne gittiler. Seyyid Emir Kilal (k.s.) Hazretlerinin oğulları, onlarla görüşüp sohbet ettiler. Onlara;
-"Babamız Mekke ve Medine'ye hiç gitmemişti. Siz onu nereden tanıyorsunuz?" dediler. Gelenler;
-"Biz de buralara hiç gelmedik. Fakat biz Emir Kilal Hazretlerini Kabe'de gördük. İki üç seneden beri hac mevsiminde bizimle beraber Kabe'yi tavaf ederdi. Mekke ve Medine'de pekçok kimse ona biat edip talebe olmuştu. Fakat bu sene Kabe'ye gelmedi. Merak edip, ona olan muhabbetimiz ve hasretimiz sebebiyle görmeye gelmiştik, fakat nasib olmadı." dediler. Böylece, Emir Kilal Hazretlerinin, kerametle, her sene hac mevsiminde, bulunduğu beldenin halkı farkına varmadan Kabe'ye gittiği anlaşıldı. Gelen ziyaretçiler, daha sonra Emir Kilal Hazretlerinin kabrini ziyaret edip, dua ettiler. Sonra da oğullarından müsaade, alarak Suhari köyünden ayrıldılar.
__________________
Cümle ihvân hallenmişler hâliyle o mahbûbun
Ne büyük Saadettir ihvânı olmak efendi Mahmûdun
|