| Aşıklık, Yiğitliktir.
Üyelik tarihi: 01.05.2005 Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Ahmedül Haznevi (KS) Ahmed el Haznevi (KS) ES SEYH AHMED-EL HAZNEVi (k.s)
Kâmil bir zat olup, ilmiyle amil, zühd ve takvâ ehli idiler .Ve Sünnet'i
Resülulah'a tebaiyeti kuvvetli olup, çok alim ve kamil halifeler yetistirmistir.
Künyesi: Murad oglu Ahmet el-Haznevi'dir.
Muhtarem babasi, DIN alimi, ve MARDIN vilayetinin IDIL kazasma bagli
HIZNA köyüne yerlesti. Seyh Ahmed (k.s.) de Hizna köyünde dünyaya gelmistir.
Seyh (k.s.), ilim çagina gelince, birçok yerlerde okumus, sonra DIYAR-
BAKIR'm kazasi olan SILVAN'a gidip, orada muhitte meshur müderris, Mollâ
Hüseyin KÜÇÜK Efendiden, zamanin tahsiline göre okuyup, ikmâli nüsah ederek
icazet aldilar .
Evvelâ Tasavvuf'a çalismak için NURSIN'li es-Seyh Abdurrahman-i Tâhi
(k.s.) nin halifesi, Hizan'li Seyh Abdulkadirin (k.s.) nezdinrde amel etti. Mürsidinin
vefatindan sonra, birinci Cihan harbinden önce, Es-Seyh Abdurrahman-i Tâhi
(k.s.) nin oglu, ilim, irfân, tasavvuf ve halk arasinda HAZRET lakabiyle meshur
olan, Seyh Muhammed Diyauddin (k.s.) i kasd ederek (15) onbes sene müddetle
kâh yaya, kâh da binerek NURSIN'e gitti. Tasavvufa devam edip, kendisinden izin
ve ICAZET aldilar .
Hazret (k.s.) nin vefatmdan sonra, HIZNA ve TILMARUFta ilim ve amele,
DIN tedrisatma ve halki ALLAH (c.c.) yoluna irsad etmege çalisti, ve bir çok yüce
DIN ve T ARIKA T ve T ASAVVUF alimlerini yetistirdiler ...
Seyh Ahmed el-Haznevi (k.s.) nin yetisdirmis oldugu halifeleri:
1- Oglu Muhammed Mahsum,
2- Seyh Abdulhakimi Bilvanisi (Gavs'i Kasrevi),
3- Seyh Muhammed Masuk (Nursin'li),
4- Mollâ Ibrahim,
5- Mollâ Abdullatif (Amindi),
6- Mollâ Muhammed Siddiki (Zobasi)
7- Haci Hüseyin (Kerteveni),
8- Mollâ Abdulrazaki (Pirmini),
9- Mollâ Amed-i Seyhi,
10- MolLâ Salihi,
11- Mollâ Muhammed Resid,
12- Haci Musa,
13- Mollâ Cüneyd'dir.
Ahmed el-haznevi (k.s.) nin bir çok fazilet ve karametleri zahir olmustur.
Bizlere isik tutacak bir kaç tanesini yazalim.
Ahmed eI-Haznevi (Sâhi hazne k.s.), daha küçük iken bir gün bir harami
agzina almis, bunu gören babasi hemen yanina varip yutmus oldugu haram yiye-
cegi disari çikartmak için parmagini diline bastirarak onu kusturmus ve böylece
haram yemesine mani olmustu. .Sâhi Hazne (k.s.), ''Yaptigim her iste, niyetimi ALLAH rizasina uygun olarak düzeltmeden o isi yapmam. Yaptigim her isi, muradi ilâhiye ye uydurur, ondan sonra yaparim'' diyor , ve yeminle böyle yaptigini söylüyordu. Bu ne yüce bir makamdir. Insanin yapacagi her iste RIZA-i ilahi olmali, niyyetini Maksudla
birlestirmesi insan gücünün üzerinde bir muvaffakiyettir.
Gavs (k.s.) , bir sohbetlerinde söyle anlatmisti: Sâhi Hazne (k.s.), irsada
baslayip sôhreti etrafa yayilinca bir çok kimseler seyhlerini birakip akin akin Sâhi
haznenin (k.s.) etrafinda toplanmaya basladilar. O siralarda SURIYE'de çok Seyh
vardi. Bir de YESIL SEYH diye anilan bir sehy vardi ki, butün elbisesi, cübbesi,
sarigi, entarisi hasili bastan asagi bütün giydikleri YESIL renkten oldugu için, her-
kes onaYesil seyh derdi ve ôyle tanirdi...
Iste bu YESIL SEYH'in de Müridleri kendisini terk edip Sahi Hazne (k.s.)
nin kapisina gittiler. Onun yaninda hiç kimse kalmayinca, O da kalkip O civannda
ne kadar makul, akli basinda kimseler , agalar varsa hepsini topladi.Sâhi Hazne
(k.s.) ye de haber gônderip toplantiya çagirdi. Topladigi agalara güvenip bir seyler
yapmaga çalisiyordu...
Sahi Hazne (k.s.), "daveti kabul edip gitmeye' kalkinca müridleri: 'Kurban
müsaade ederseniz bizde otuz-kirk kisi sizinle beraber gelelim' dediklerinde ''Neye
geleceksiniz'' biz asiret davasina mi gidiyoruz?'' 'diyerek kabul etmedi.
''Madem ki davet etmis, icabet edelim, ne sôzü varsa sôylesin, yanliz iki kisi
bana refakat etse kâfidir'' Buyurdu...Yolu çikti. Yesil Seyhin kôyüne vardi, evine
varip kapisini ,çaldi. Bakti ki akli basinda bulunan o civarda ki, makul kimseler,
agalar kirk-elli kisi hepsi oradalar. Içeri girerek Selam verdi. Fakat Seyh hiç iltlfat
etmedi, Sahi Hazne (k:s.) ise aldirmadi, gidip onu ziyaret edip oturdu. O oturunca
Yesil Seyh basladi konusmaya: ''Yetmez mi bize yaptigin hakaret ve zulüm, bütün
müridlerlmizi elimden aldin, etrafimizda hiç mürid birakmadan, dedemden kalan
mürid varsa hepsini etrafina topladin, olurmu bôyle sey???'' diye iki saatten fazla
konustu. Sahi Hazne (k.s.) ise, sabir ve tahammülle ta yoruluncaya kadar sôzünü
kesmedi, dinledi. Yesil. Seyh, nihayet onun sükut durmasina tahammül edemedi:
'Sen niye konusmuyorsun?' dedi.
Sahi Hazne (k;s.), ''Benim ki sadece iki kelimedir , dinle; eger isim ALLAH;:
için, niyetim. Allah içinse, vallahi degil sen, senin gibi yüz kisi daha olsa isimi battal
edemez, bozamaz. Yok eger isim Allah için degilse sabret alti aya kalmaz, damra
dagin olurgiderim'' dedi.
Yesil Seyh, 'Çok dogru sôyledin, hakikaten ôyle, eger Allah için ise, yüz:
tane benim gibi gelse hiç biri sana zarar veremez. Yok eger ALLAH için degilse
mürldlerimiz haliyle geri gelirler' diyerek hakki teslim ediyor ...:
Sahi Hazne (k.s.) nin büyüklügünü degil müslümanlar, hiristiyanlar bile kabul,
etmek mecburiyetinde kalmislardi. Bir ara o civarda ki Hiristiyanlar , Sahi hazne
(k.s.) nin büyüklügü karsisinda, bu ZAT seyh degil, O ancak bir peygamber olabilir.
Çünkü yaptigi isler peygamber isidir. Onun için ona Peygamber deyin Seyh deme-
yin, demislerdi. Durumu SAH'i Hazne (k.s.) ye, arzettiklerlnde bir müddet güIüm- ,
semis ve sonra: ''EY KAFIRLER, Hâsa, sümme hasa, ben peygamber degilim, ve
de olamam. Çünkü Peygamberlik Hz. Muhammed ile (s.a.) son bulmustur..''
demisti.
Gavs (k.s.), Kerceli Mehmet Ali'nin babasi Seyyid Süleymandan naklen
sôyle bir hadiseyi anlatiyordu: Bir kôyde duvar ustaligi yaparken Sâhi Hazne (k.s.)
nin aleyhinde konusup durdular .Benim canim sikildi. Bir karsilik verecektim fakat
cesaret edemedim, kavga ederiz ve beni rezil ederler diye... Bir ara Sahi Hazne
(k.s.) nin yanina geldim ve 'Falan kôyde duvar yaparken senin hakkinda sôyle
sôyle konustular' dedim. Sahi Hazne (k.s.), sinirlendi, kizdi ve bana ''NIÇIN ona
kafir oglu kafir gôrürsün sen'' demedin. Tabii ben sustum ve huzurundan ayrilirken
neden bana 'kâfir oglu kafir' dedi diye merak ettim. Fakat bir müddet sonra duy-
dum ki Sahi Hazneye iftira atan o adam hastalanmis ve çok izdiraplar içerisinde
ölmüs. Ve yine duydum ki O adamin babasi da 'Hiristiyanmis'.. Iste o zaman,
anladim ki Sahi hazne (k.s.) o adama neden'Kafir oglu kafir' demis...
Bir gün Gavs (k.s.) buyurmus ve demis ki ''Sahi Hazne sohbetlerinde hep derdi ki:'Insan tâ son nefesine kadar ne olacagini bilemez. Onun için insan hep son nefesinin kaygusunu çekmeli, son nefesini gözetmeli''. Evet gerçekte böyledir...
Hicri 1369 yilinda Suriye'nin Kamisli kazasina bagli, köyü olan Tilma'ruf'ta vefat edip, orada defnedilmistir. R.aleyhim
SILSILE de Emaneti Hazret (Muhammed Diyauddin) (k.s.) de almistir. |