![]() Üyelik tarihi: 05.11.2007
Mesajlar: 314
Teşekkür etti: 2
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
|
İmam Şamil'in naipleri savaş sırasında cenk şarkıları söylerlerdi.
"Ey ölüm ne kadar soğuk olursan ol! Bana buz gibi sudan daha tatlı gelirsin. Senden korkmuyorum. İstersen gel! Al canımı" Sözleri ile başlayan cenk şarkısı beni her zaman etkilemiştir. Ölümü buz gibi sudan daha tatlı görmek anlayışı, Kuzey Kafkasya'nın yiğit savaşçılarının ortak özelliğidir. Dört yüz yıla yakın bir süredir devam eden Kuzey Kafkasya bağımsızlık mücadelesinde dönem dönem çok kanlı safhalar yaşanmıştır. 1835-1859 yılları arasında yaşanan İmam Şamil mücadelesi sırasında Kafkasya'da taş üstünde taş kalmamış, milyonları aşan Kuzey Kafkasyalı soykırıma tabi tutulmuştur.Sağ kalanlar ise 1864 yılının 21 Mayıs'ında başlayan bir sürgünle yurtlarını terk etmeye zorlanmışlardır. Nüfusunun yüzde doksanını kaybeden Kuzey Kafkasya halkları, yeniden anavatanda çoğalmış, 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra yeniden bağımsızlık meşalesini yakmıştır. Sovyetlerin yıkılışından sonra bağımsızlıktan yana tercihini kullanan Çeçenistan, 1994 yılında Rus işgaline uğradı. Çeçenler, 1994-1996 yılları arasında Ruslara karşı bağımsızlık mücadelesi vererek vatanlarını kahramanca savundular. Rusları bozguna uğratarak vatanlarından kovdular. Çeçen halkı birinci Rus-Çeçen savaşında efsanevi liderleri Cevher Dudayev'i şehit verdiler. Çeçenistan Bağımsızlık mücadelesi, İmam Şamil mücadelesinden 150 yıl sonra yeni bir Şamil doğurdu. Şamil Basayev! 1965 doğumlu, Moskova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü mezunu, öğrencilik yıllarında odasının duvarlarını Che Guevera'nın resimleri ile donatan özgürlüğe aşık Basayev, o zaman İmam Şamil mücadelesini doğru dürüst tanımıyordu bile. Komünist sistemin sınırları içinde ancak Che Guevara'yı tanıyabilmişti. 1991 yılında Gorbaçov'u desteklemek için tankın üzerine çıkan Yeltsin'in yanıbaşında duran birkaç gözükara delikanlıdan biri de Şamil Basayev'di. 1992 yılında patlak veren Gürcü-Abhaz savaşında Kuzey Kafkasya'nın akraba halklarından olan Abhazların safında gönüllü olarak savaştı. Abhazya'nın işgalden kurtulmasından sonra Çeçenistan'a döndü. Basayev, Abhazya'nın en önemli madalyası olan "Abhazya Halk Kahramanı" madalyası ile taltif edildi. 1994 yılında Ruslar, Çeçenistan'a saldırınca, yine cepheye koştu. Abhazya savaşında kendisiyle beraber savaşan Çeçenlerin desteğiyle oluşturduğu birliği ile savaşa katıldı. Kendisine katılan gönüllülerle birlikte binlerce kişiye komuta eden bir komutan olarak devlet başkanı Dudayev'in en önemli komutanları arasında yer aldı. Dudayev'in şehadetinden sonra Budenovsk baskını ve Grozni savunmasında Rusları yıldırarak masaya oturmaya zorladı. Zaferin kazanılmasından sonra yapılan Çeçenistan devlet başkanlığı seçimlerinde aday oldu. Popülaritesine rağmen halkın büyük çoğunluğu tercihini Aslan Mashadov'dan yana kullandı. Basayev askeri güç elinde olmasına rağmen Mashadov'u ilk tebrik eden oldu. Yenilgiyi hazmedemeyen Ruslar, sürekli olarak provokasyonlara başvurdular. FSB laboratuarlarında hazırlanan planlarla bağımsızlığa giden Çeçenistan'nın yolunu kesmeye çalıştılar. 1999 yılının 9 Ağustos'unda Dağıstan'ın Çeçen sınırında operasyon yapan ve halka zulmeden Rus ordusunun işkencelerinden yılan halkın feryatları üzerine 17 Ağustos'ta Dağıstan'a giren Şamil'in hareketi ikinci Rus-Çeçen savaşının başlangıcı sayıldı. Söylenenin aksine Basayev, Dağıstan'a girip savaşa sebep olmadı. Rus ordusunun Dağıstan'a girişi 9 Ağustos, Basayev'in müdahalesi 17 Ağustos'tur. Çeçenistan mücadelesini rotasından saptırmak isteyen Ruslar, bütün dünyayı dezenformasyona tabi tutarak Çeçen direnişini "terör", Çeçen savaşçılarını da "terörist" olarak tanıtıp ifsat ettiler. Direnişin efsanevi önderi Şamil Basayev'i "baş terörist" ilan ederek bütün dünyanın gözünde onu suçlu ilan ettiler. Bağımsızlık savaşçısı Şamil Basayev'i durdurmak isteyen Ruslar, bir gece içinde ailesinden 11 kişiyi çoluk çocuk demeden katlettiler. Yakınlarına ve akrabalarına akla hayale gelmeyen işkenceler uyguladılar. Basayev, bütün bunlara karşılık davasından vazgeçmedi . Savaşın içinde zaman zaman Rusları dehşete düşüren eylemler planladı. İnguşetya Operasyonu, Moskova tiyatro baskını, Beslan okul baskını vs. Şamil Basyev'in üslendiği olaylar oldu. Dudayev, Yandarbiyev, Mashadov ve Sadullayev gibi dört devlet başkanını cephede şehit veren Çeçen direnişinde hayatta kalması, ölmemesi Basayev için işbirlikçi ajan gibi suçlamaların yapılmasına bile sebep oldu. Basayev, kendi metodları ile Ruslara karşı mücadeleye devam etti. Beslan baskınını üslenmesi onun hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. Eylemin sonucunda hayatını kaybedenleri kimin öldürdüğüne bakılmaksızın Basayev'in ipi çekildi. Basyev'in Beslan olayındaki en büyük suçu böyle bir eylemi planlarken çok iyi tanıdığı Rusları yeterince iyi tanıyamamış olmasıydı. Basayev bu eylemi planlarken Rusların çocuklara karşı operasyon düzenleyebileceklerini hiç düşünmedi. Bir okula yapılan baskında rehin alınan çocukların hayatının hiçe sayılacağını Basayev, hesaplayamadı. Adamları ile okulun içine kadar uzanan yolda bütün engellerin bir bir ortadan kalkarak Beslan eyleminin yapılacağı okula kolayca ulaşılmasının sırrını Basayev, anlayamadı. Oysa tezgah FSB laboratuarlarında hazırlanmıştı. Basayev ve güçlerini okulun içlerine sokmayı başaran FSB için yapılacak tek şey kalıyordu. Beslan'da yaşanan trajediyi bütün dünyaya naklen vermek. Hiçbir gazetecinin giremediği yasak bölge olan Beslan'a yüzlerce gazete ve canlı yayın aracının girmesine izin verilmesi hatta bölgeye taşınmasının sebebi aylar sonra anlaşıldı. Beslan'ın provakasyon oluşu alenen görünmesine rağmen Ruslar, bunu çok iyi kullandılar. Yüzlerce masum Oset çocuğunu katlederek, bir taşla iki kuş vurmuş oldular. Bir tarafta Çeçen direnişine duyulan sempati azaltılırken, diğer taraftan da Şamil Basayev'e çocuk katili damgası vuruldu.. Hiç kimse, 1994-2005 yılları arasında 1-12 yaş arası 46.000 Çeçen çocuğunun kaybettiğini hatırlamadı. Hiç kimse toplam nüfusu ancak 1 milyon olan Çeçen halkının 260.000'nin Ruslar tarafından katledildiğini söylemedi. Basayev, zaten yaşarken zoru yani ölümü tercih etmişti. Onun yolu ya özgürlük ya da ölümdü. Makina mühendisi olarak ya da özel istidadına dayanarak, bir Çeçen mafyası kurup Rusya'nın sayılı zenginleri arasına katılıp servet üstüne servet yapmak varken o özgürlük savaşçısı olmayı tercih etti. Rusların onun hakkında verdikleri hüküm ve tanımlamalarla hiç ilgilenmedi. O, bildiği yoldan bir milim bile sapmadan yürüdü ve yürüdü. Basayev de bağımsızlığı göremeden dünyadan göçen birçok bağımsızlık savaşçısı gibi terörist olarak tanımlanarak, tarihte yerini aldı. Savaştığı dönemlerde hain ve terörist olarak tanımlanan Arafat, Castro, Lenin, Stalin gibi liderler iktidara gelip, dünya tarafından tanınınca nasıl "Sayın" ünvanlı liderler haline gelmişlerse Basayev de gün gelecek, Kafkas halklarının gönlünde zaten özel bir yeri olan adını başka uluslara da kabul ettirecektir. Yüz elli sene sonra Şeyh Şamil'in adını yeniden dirilten Şamil Basayev'in adı asırlar sonra şüphesiz başka Şamiller tarafından doldurulacaktır. Bağımsız Kafkasya idealinin yalnız ve garip savaşçıları, dünya onların savaşını anlayamasa da onlar savaşa devam edeceklerdir. Dünyada halen terörün tam bir tanımı yok. Şamil'in Beslan eylemindeki tavrını tam olarak anlayamamış olsam da Şamil Basayev'i seviyorum. O, bir Kuzey Kafkasya kahramanıydı. Bol miktarda kahramanlar yaratan Kafkas halklarının 21.yüzyıldaki en önemli idolü Şamil Basayev olacaktır. Rusların anlayamadığı bir husus var; Çeçenistan'da verilen mücadele şahıslara bağlı değildir. Azerbaycan efsanevi lideri Mehmet Emin Resulzade'nin dediği gibi; "Yükselen bayrak inmez" Vatanını, dinini, namusunu, ailesini, onurunu, malını korumak için savaşan ve canını feda edenler Kuran'ı Kerim'de şehit olarak anılmaktadır. Şamil, bunların hepsini fazlasıyla yaptı. Allah şehadetini kabul etsin. ![]() biz buradan bir gün mutlaka kavuşacak ellerimiz !" s.mirzabeyoğlu Konu Battal tarafından (21.04.2008 Saat 19:48 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 05.11.2007
Mesajlar: 314
Teşekkür etti: 2
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
|
![]() Şamil Basayev kimdir: 1965’de Çeçenistan’ın Vedeno bölgesinin Vedeno köyünde doğdu. 1987 yılında Moskova’da mühendislik eğitimine başladı. 1991 Ağustosunda Moskova’daki hükümet darbesi sırasında Yeltsin taraftarları arasında yer aldı. Adını ilk defa Çeçenistan’da yaşanları dünyaya duyurmak için bir Rus uçağını kaçırarak Ankara’ya indirdiğinde duyurdu. 1992 yılında Cahar Dudayev’in emri ile Abhazya’ya gönderilen Çeçen birliklerinin komutanı iken, Abhazya’nın Gürcü işgalinden kurtulmasında birinci dereceden etkili olan Kafkas Halkları Konfederasyonu (KHK) birliklerinin komutanlığına getirildi. Abhazya’nın ardından Çeçenistan’a dönerek Çeçenistan devlet başkanı Dudayev’e karşı muhalefet yapan Rus yanlısı silahlı birliklerin dağıtılmasında etkili oldu. 1994 yılı aralık ayında Ruslar’ın Çeçenistan’ı işgal etmesiyle, işgale karşı savaşan Çeçenlerin en önemli komutanlarından biri oldu. 1995 yılı başında Rus savaş uçakları Şamil’in Vedeno’daki evini bombalayarak ailesinden 11 kişiyi şehid ettiler. Rus güçlerin sivillere karşı giriştikleri katliâmların arttığı Haziran 1995’de, yaşananları dünya kamuoyuna duyurabilmek için; 150 savaşçısıyla birlikte meşhur Budennovsk baskınını gerçekleştirdi. 1996 yılı Nisan ayında Çeçen Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı’na getirildi. Ve Rus güçleri Çeçenistan’ı boşaltmaya mecbur eden Cahar-Kale (Grozni) operasyonuna komuta etti. 1998’de Cahar-Kale’de yapılan Çeçen-Dağıstan Halkları Kongresi’nde Başkan seçildi. Kongrenin ikinci toplantısında alınan kararla 1 Ağustos 1999’da kurulan İslâm Şûrâsı’nın başkanlığına getirildi. 1999’da Rusya’nın Çeçenistan’ı yeniden işgali üzerine Çeçenistan’a dönerek ‘Doğu Cephesi Komutanlığı’ görevini sürdürmeye başladı. İkinci savaş sırasında da başkent Grozni’yi savunan Basayev, kentten çekilirken yaralanmış, bir bacağının bir kısmı kopmuştu. Basayev, Devlet Başkanı Aslan Mashadov’un emrinde Çeçenistan Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı görevini sürdürmekteydi. * İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun efsanevî İslâm savaşçısı Zerkavi için geçen sayımızın kapağından duyurulan: -“Zerkâvî insan gibi yaşadı, insan gibi öldü!” Tesbitini Şamil Baseyev için de tekrarlayabiliriz. “Müslüman ve Türk” sıfatıyla, Amerika ve Yahudi’nin kuyruk sokumunda kendilerine ‘hayat hakkı’ arayan, dünya için dinini satanlara karşılık; sahici ve gerçek “Müslüman ve Türk” kimliğini şahsında parıldatan, gerçek ‘Müslüman-Türk’ün nasıl olduğunu örnekleştiren büyük şehide selâm!.. Amerikan-Yahudi-İngiliz ve Rus emperyalizminin çürütüp yok ettiği; hak, adalet, özgürlük, onur, haksızlığa karşı olma, zulme boyun eğmeme, her türlü işgale karşı direnme, ahlâk ve namus gibi temel değerleri; yeniden yeniden ‘ihya ve inşa’ ederek, yeniden yeniden üreterek, İslâm’ın ve insanlığın özgürlük ve adalet sembolü olan, ‘yaşanmaya değer hayatın ne olduğunu’ yaşadıklarıyla gösteren, İslâm’ın bu efsane ismini saygıyla selâmlıyoruz bir kere daha!.. Şamil Basayev; Türkiye’deki İbda mücadelesini ve Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nu çok yakından tanıyordu… Alında “İbda Selâmı” ile gerçekleştirdiği ‘Budenovsk Baskını” sonrasında onun bu çehresini; alında taşıdığı ‘İbda Selamı’ olan bandı ile bütün dünya da tanıdı. Bu sembol altında bütün dünyaya verdiği mesaj da çok açıktı; işgal altındaki bütün İslâm aleminin merkezi Türkiye, Türkiye’de de bu işin merkezi ‘İbda’ diyordu… Başbakanlık yaptığı kısa dönemde; buradan başta İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun eserleri olmak üzere ‘Büyük Doğu-İbda’ ile ilgili, bilgi ve dökümanları istemişti. Daha sonra, bunların Çeçen diline tercümesi gerekti… Başbakanlığı bırakmasının nedeni Türkiye’den Çeçenistan’a gidip gelen yakınlarının aktardığına göre; -“Biz savaş adamıyız, baştan sona bürokrasi olan bu tür makamlar bize göre değil, biz savaşmaya devam edeceğiz..” Diyerek, bu işi ehli olduğunu düşündüğü kişilere bırakarak, cepheye döndü ve cepheyi bütün Kafkasya’yı içine alacak kadar büyüttü… 99’da Türkiye’de istihbarat; İbdacıların ‘Çeçenistan’a gidip gitmediklerini, hangi yollardan girip çıktıklarını, İbda ile Şamil Basayev arasındaki ilişkileri, İbda’cıların mı Çeçenistan’a gittiğini?, yoksa Çeçenler’in mi Türkiye’deki İbda Mücadelesine destek verdiğini? anlamaya’ çalışıyorlardı… Şamil Baseyev’in yakın silah arkadaşları ile Muhammed Emin Tokcan ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği meşhur ‘Avrasya’ baskınında zahir olan ‘İbda’ çehresi de, Amerika ve Yahudi adına ‘ne olup bittiğini anlamaya çalışanların’ kafasını daha çok karıştırdı. Uzun bir süre ‘üstü kapalı’ olarak yürütülse de; Türkiye’deki Çeçenler ve Kafkasya’daki Türkler adına Türkiye’de bazı resmî birimlerin, gerek kişisel inisiyatifleri gerek değişik gerekçelerle Şamil Basayev’in Rusya’ya karşı verdiği mücadeleye tam anlamıyla ‘destek’ çıkar bir yönü olmasa da, en azından ‘esnek’ bir görüntü içinde oldukları kesinlikle biliniyordu… Daha sonra? ‘Mürted’in Rusya ziyareti ve Putin’le görüşmelerinin ardından, bir şey söylüyorum zannıyla; “terörün dini ve milliyeti olmaz” salaklığıyla, alenen; Rus işgaline karşı kahramanca savaşan bu yiğit halkın savaşçılarına ‘terörist’ demesi, Putin’in; Çeçen Halkı’na Türkiye’den önemli ölçüde ‘lojistik destek’ sağlandığından şikâyetçi olması ve bu eksende yapılan ‘pazarlıklar-satışlar’ neticesinde, işin, Şamil Baseyev’in öldürülmesine sebep olan ‘cep telefonlarının Türkiye tarafından hediye edilmesine’ kadar uzandığı ortaya çıktı… Kendisine bu hainliği yapanlara nasıl baktığını gösteren, 2005’de, İsveç TT Haber Ajansı’na verdiği röportajda şunu söylüyordu Baseyev; “Biz Rus emperyalizminden kurtulmak için mücadele veriyoruz. Biz, bayrağı atalarımızdan aldık ve bu mücadele yüzyıllardır devam ediyor. Bizim anlayışımız hakkında bir örnek verecek olursak; bundan 126 yıl önce Ruslar, Çeçenleri görüşmek için çağırdı ve o zamanın direniş lideri 74 yaşındaki Uma Duyev’i hapse attılar, hızlı bir şekilde yargılayıp ölüme mahkûm ettiler. Ve infaz anında, hainlerden biri, boynunda ip, ayaklarının altındaki iskemlenin çekilmesini bekleyen Uma Duyev’e yaklaştı ve; -“Neden direndin?. Rusların senden daha güçlü oldukları ortada, sen de benim yaptığımı yapmalıydın. Şimdi yapmak istediğine ulaşamadan öleceksin, ama ben yaşayacağım” dedi. Bu soruya Duyev’in cevabı neydi biliyor musunuz; -“Hayatını Allah’a ve insanlarına adamış, özgür ve anavatanına saldıran düşmanlardan bir kısmını öldürmüş bir olarak mutlu bir şekilde öleceğim! Sen yaşayacaksın. Ama aşağılık ve değersiz köle hayatında ne yapacaksın? Büyük bir mısır sepetin olacak ve tuvalet çukurunu temizleyeceksin, hepsi bu!” Bu sözler her şeyi yeterince açıklar! -“Cihad içinde geçen bir hayat, Rus köleliğinden çok daha iyidir!” (Abdullah Şamil Abu-İdris (Şamil Basayev) Allahüekber!.. İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun ifadesiyle; “Bütün hayat birikimi saçının kelini örtmeye çalışmak, takım elbisesinin üzerinde nasıl durduğuna bakmak, onun bunun elini ve Yahudi’nin şeyini öpmekle geçiren” ‘Mürted ve münafıkların’ anlayacağı duygular değil bunlar!… Küfre ve zulme boyun eğmemek… İşgale karşı direnmek… Adalet ve özgürlük… Yiğitlik, cesaret ve kahramanlık gibi üstün İslâmî değerlerin sembolü, ‘Müslüman-Türk’lüğün onuru olan Büyük komutana selâm olsun… Şamil Basayev’in İslâm’a ve insanlığa bıraktığı büyük miras çoğalacak, büyüyecek ve bir gün mutlaka zaferle taçlanacak! ‘Yaşanmaya değer hayatı’, yaşayarak örnekleştiren o efsanevî savaşçının, alnında İbda Selâmı ile, büyük kahramanlıklar ve büyük zaferlerden sonra, mütevâzi bir hüzünle gülümseyen yüzü; hiç silinmeyecek tarihin hafızasından ve Müslümanların yüreğinden… Allahuekber!.. aylıkdergi |
|
|
|
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Çeçenistan'a adanmış bir ömür: Şamil Basayev... | ŞEHRİNAZ | Dini Bilgi ve Eğitim | 2 | 11.09.2007 10:54 |
| Şehid Şamil Basayev için gıyabi cenaze namazı | M. Ali Saral | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 10 | 13.07.2006 15:53 |
| şamil Basayev şehit Oldu..... | hoca38 | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 4 | 11.07.2006 09:42 |
| Çeçen lider Basayev öldürüldü | M. Ali Saral | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 12 | 10.07.2006 17:56 |
| Basayev: MÜslÜmanlar Bİzİ Unuttu | msabri | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 8 | 25.07.2005 02:50 |