İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > EDEBIYAT > Önemli Şahsiyetler ve Eserleri
Cevapla
 
LinkBack (2) Seçenekler

  #161
Alt 06.06.2008, 06:46

 
Üyelik tarihi: 04.06.2008
Mesajlar: 15
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 2 Mesaja aldı
mustafa islamoğlunun görüşlerini pek tasvip etmiyorum.
cuma 2 dir öğle 4 dür akşam 3 dür sabah 4 akşam 5 yatsı 13 değil dedi....
içtihat kapısı kapanmasına rağmen herkes kuranı okusun kendi yorumunu kendi yapsın diyor o zaman herkes kafasına göre yorumlar falan filan ...
birde onun livata (erkek çocuğa tecavüz) suçundan bir hapis cezası var 2.5 yıl kadar yorumsuz koyuyorum "yaptı demedim sadece kararı koyuyorum"



T.C.DEVELİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ


ESAS NO : 1980 / 77
KARAR NO : 1981 / 68
C. SAV. NO : 1980 / 309
BAŞKAN : Metin YÜKSEL 19030

SANIK : MUSTAFA İSLAMOĞLU – Ahmet ve Bahriye oğlu 01.06.1961 doğumlu, Develi Fenese Yukarı Mahallesi nüfusuna kayıtlı olup, aynı yerde oturur, bekar, okuryazar, sabıkasız, Kayseri Yüksek İs. Enstitüsünde öğrenci.

İDDİA :

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen iddianame ile dini konularda ders vermesi için sanığa teslim edilen mağdurun geceleri babaannesinin yanında gündüzleri ise sanığın yanında kalarak ondan dini dersler aldığı, nihayet sanığın mağduru kız kardeşinin evine götürerek geceleyin orada kalmasını sağladıktan sonra fiili livata suretiyle onun ırzına tecavüz etmek suçundan eylemine uyan TCK. Nın 414/2 maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

( Ankara’da ikamet etmekte olan baba M.D.,bir işi için Develi’ye geldiğinde, Mustafa İslamoğlu’na oğluna dini dersler vermesini teklif ediyor, o da kabul edince oğlunu Develi’ye gönderiyor.Gerisini resmi evraktan takip edelim : )

Ramazan Bayramının birinci gününde develiye geldiğinde oğlunun benzinin sararmış olarak ve dudaklarında morarma görüp onda bir başkalaşmak sezdiğini anlayınca ( sana ne oldu ? ) dediğinde oğlundan sürekli olarak ( rahatsızım ) cevabını aldığını, kendisinden daha samimi davranan amcaları Sami ile Mevlüt’ün mağduru sonradan konuşturmaları üzerine olayı onlardan işittiğini, bunların aktarmasına göre sanığın mağduru dudaklarından öptüğünü, penisini, ***ını oynayıp karıştırdığını, banyoda yıkadığını hatta arkadan ırzına geçtiğini duyduğunu olayın ortaya çıkmasından sonra aslen Develi’li olan ancak Ankara’da avukatlık yapan, her iki tarafın yakın aile dostu Mehmet Boyvada Develioğlu isimli bir şahsın olayın gerçek içyüzü hakkında bilgi toplamak ve değerlendirme yapmak için tarafların yakınlarından oluşan bir aile meclisinde olay ile konunun tartışıldığını, sanığın yakınlarının onun bu suçu işlemiş olabileceği kanısına vardıklarını bildirerek sanıktan şikayetçi olduğunu söylemiştir.

Mağdurun 13.08.1980 tarihli poliste verdiği ilk ve kısa ifadesinde yanında Kur’an Kursu eğitimi gördüğü sanığın kendisini zaman zaman sıkıştırıp dudaklarından öptüğünü, önüne tutup ayıp hareketler yaptığını, hatta bir gün ablasının evinde banyoya sokarak kendisini yıkadığını, oradan dışarı çıkıp somyanın üzerine yatınca da pantolonunu ve külotunu çıkarttığını, yüzükoyun yatırarak anüsüne bir şeyler sürttüğünü sonra bir ara kan gördüğünü ( ... )

( Mustafa İslamoğlu, müdaafasında kendisinin akıncı görüşü benimsemiş olmasına mukaabil, karşı tarafın ülkücü olduğunu ve bundan dolayı kendisine iftira attıklarını söylüyor, suçlamaları ret ediyor. ******** sapık, bakın nereden nereye ... Aslında bunların itikat arsasına yaptıkları tecavüz veyahut tasaddi bu davadaki mağdurun başına gelenden çok daha ağır ve çok daha elim bir keyfiyet arzediyor. Evet, bir oğlancı sapık olarak mezkur çocuğa yaptığı eylem, mahdut bir çevreyi tesir altına almışken, bir itikat sapığı olarak yaptıklarıyla, çok büyük çevreleri ifsat etmeye devam etmekte.)

( Sayfalar dolusu şahit beyanları, Mustafa İslamoğlu’nun yaptığı rezilliklerin detaylı anlatımlarıyla dolu. Burada haya edeceğimiz galizlikte şenaat ve denaetler. Nihayetinde mahkeme, verilen raporlar ve ifadeler arasındaki çelişkileri göz önüne alarak “ırza tasatti” suçunda karar kılıyor. Hüküm aşağıda : )

HÜKÜM :

Sanık Mustafa İslamoğlu’nun kesinleşen suç vasfındaki değişiklik itibarıyla mağdur Tayfun D.’na karşı ırza tasaddi suçundan hareketine uyan 415 / 1 maddesince takdiren iki sene hapsine ( ... )

( Sonra ceza yüzde elli artırılıp 3 sene yapılıyor, hafifletici nedenlerden dolayı da 1 / 6 oranında indirime gidilip 2,5 sene hapse mahkum ediliyor. Irza tasaddi yani tam olarak ırza geçme değil de sürtme diyebileceğimiz hukuki bir tabir ... )

YA BİZDENSİN YA ONLARDAN!
sayı;28 sf:17
king_427 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #162
Alt 06.06.2008, 16:17
Mezhepli Üye

 
HayırLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2005
Yaş: 42
Mesajlar: 1.802
Teşekkür etti: 133
77 Teşekkür 51 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız no nick
Mesajı göster
Artık size pek sinirlenmiyorum bile.. Acıyorum biliyor musunuz...
Uğraştıklarınız... İlim ehli olmadan reddettiğiniz ilimler...
Bir insan neden mezhebe uyar, o alim kadar bilmediği için değil mi...
O alime muhalefet pek edemez, çünkü bilgisi yoktur...
Siz bunu motomot mezheb için savunuyorsunuz... Güler misin ağlar mısın.. Ne yapacağımı bilemiyorum bu siteye girip bu hazin tartışmaları okuyunca...
Taassub ehli insanlarsınız, yazık...
Şu bir gün peygamber gelse adlı bir yazı var hiç okudunuz mu?
PEygamber, putları, tağutları reddederken sağa sola küfür, hakaret ederek mi yapğmış bunu?
Gidin birde bana onun ümmetinden oldugunuzu savunmayın!
Siz Peygamberimizin tırnak kesmesinden baska bişiyini örnek alamamış insanlara PEygamberimizi örnek vermeyeyim hadi, Abdulkadir Geylaninin tırnağı bile olamazsınız!
Oturdunuz klavyenizin başına, kaygıları olan bir ALİM'i kıskançlığınızdan, şeytanın aleti oluşunuzdan sebeple nasıl eleştirseniz bilemediniz...
Zinaya dört şahit arayan, İslamı attınız bir kenara! Ne işiniz var ki sizin İslam ile... Neden kullanasınız ki İslamı... Kullanırsanız eğer Mustafa İslamoğlu'nu karalayamazsınız.. O hevesiniz kursağınızda kalır "taamen za gussa" gibi!
Hiç sorguladınız mı İSlam'ı?
PEygamberimiz siz burada ona buna kafir deyin diye mi savaşmış müşriklerle?
Sizden şeyhiniz bunu mu istiyor?
Tasavvufun sizden beklediği bu hakaretvari sözler, hareketler mi...
Bu şekilde kaç kişi sizin elinizle İslama girdi?
Kaç kişiyle diyolog kuruyorsunuz?
İnsanların yaptıgı -iman- mevzuu olmayan yorumlar hakkında insanları neden eleştiriyorsunuz?
Ve o yapılan yorumda tam olarak ne ifade edildiğini bilmediğiniz halde siz nasıl o kişinin ne ifade ettiği hakkında hüküm verebiliyorsunuz?
Saçma sapan bir zina iddiasında bulundu kimliği belirsiz bir can-lı!
Gidip İslamoğlu hocaya aslını sordunuz mu, hadi sui zannınızı geçtim....



Şu harflerimin hakkını verecek derecede -AKIL-ile okusanız inşaallah şu yazdıklarımı...
Mustafa hoca gibi birine bunca zan etmişsiniz, banamı hüsnü zan edeceksiniz...
Ne çok şey bekledim sizden değil mi.. Affen, bir daha olmaz!


Kardeşim mezhebçi(mezhepli değil) ve meşrebçi taife ile uğraşınız beyhudedir...Bunlar sadece sevdikleri yemeği yerler,sevmediklerine de murdar derler...Boşverin,koyverin gitsinler :)
__________________
Din ve siyaset baronlarından bıktık artık..!
Çekip gideyim diyorum,kal ve çek ! diyorlar.
HayırLI isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla
  #163
Alt 07.06.2008, 13:37

 
FATİH ŞENGÜL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.04.2007
Mesajlar: 16
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
  • Mustafa islamoğlu’nun gerçekten tasavvuf konusu açılınca surat rengi değişir mi? Kesinlikle hayır. Onu tanıyanlar ve dinleyenler gayet iyi bilirler ki; Mustafa hoca tasavvufa ve mutasavvıflara karşı olan birisi değildir. Kendisi Mahmut sami ramazanoğlu nun talebesidir. Bunu her ortam ve durumda söylemekten imtina etmez. Ayrıca İslam ın İrfani boyutuna devamlı ve sık sık vurgu yapar. Pekala bu iftirayı ona atanlar bunları bilir mi? Onlar için önemli olan bilmek yahut bilmemek değil; konuşmaktır.
  • Mustafa islamoğlu ne yapmış: “cemaleddin afganiyi eleştirenler onun tuvalet bezi olamaz” demekle edebsizlik yapmış. (gerçi orada kasdettiği açık ve seçik olarak edepsizce eleştirenlerdir. Zira bizzat kendisi de afgani eleştirisi yapar.) farzı misal evet edebsizlik yapmış. Fakat ortada edebsizlik arıyorsanız; başta afganiyi, seyyid kutub u, mevdudiyi, hamidullah ı bilgisizce ve edepsizce değerlendiren, hocalarınız, üstadlarınız, şeyhleriniz ve bizzat kendinizde arayınsana. Eğer Mustafa islamoğlu (yaptığı edebe aykırı ise) bunu söylemese edepsiz eleştiri ve davranışlarınızın sonu mu gelecekti? Beyler komik duruma düşüyorsunuz? Kendi onurunuzla oynuyorsunuz. Sizin durumunuz aynen şöyle ki: sabah akşam oraya buraya ona buna saldırıp, hakaret edip, dinden çıkarıyorsunuz. Sonra da birisi “edepsizlik yapmayın, önce eleştirdiğiniz adamın topuna yetişin” diye uyardığı zaman da “vayy edepsiz” diye yaygarayı basıyorsunuz. Mezhepçilik yaparak ve onu bunu tekfir ederek geçim sağlıyorsunuz, sonra birisinin “tezgahında mezhep satanlar” ibaresine tepki gösteriyorsunuz. İnsanlara körü körüne ve tam itaatı (gassal elinde meyyit olmak) öğütlüyorsunuz ve kendinizi o şekilde yetiştiriyorsunuz sonra birisi “insanların elbise alırken gösterdiği hassasiyeti dini bilgi alırken göstermediğini” (dinini donundan ciddiye almanın tercümesi budur) ifade etmesi karşısında celalleniyorsunuz. Sizin edep anlayışınız En başta Rasulullah ve tüm peygamberler ve sahabelere şeytan muamelesi yapan bir anlayışı değil de bu anlayışın cahili ve şeytani bir anlayış olduğunu ifade edeni edepsiz kılmaktaysa o edebiniz size kalsın. BEN ALLAH RASULÜNÜ ŞEYTANIN MÜRİDİ YAPMAKTANSA, YAPANLAR NEZDİNDE EDEBSİZ OLMAYI TERCİH EDERİM. Siz alemi aptal mı sanıyorsunuz? Edebi, İslami ve insani ilkeleri kimin hiçe saydığını biz görmüyor muyuz?
  • keçi ile koyunun dereden atlama hikayesini herkes bilir. Herkes tarafından mevzu hadis olduğu tartışmasız kabul edilen; rivayetleri, menkıbeleri ve bilmem daha ne kadar şeyi kitaplarının ve düşüncelerinin başına oturtan bir anlayışın sahipleri hiçbir örnek vermeden “Hadisleri bile yanlış tercüme eden, hadislere olmayan ifadeleri sokan bu yediği nanelerle tasavvuf ehline her daim vurmaya çalışan bunun üzerine Peygamber tasavvuru inşa etmeye kalkanlar acaba hadlerini aşmıyorlar mı?”En sağlam hadislere dahi kendi mantığına uymuyor diye uydurma damgasını vuracak, benim dediğim dedik çaldığım düdüktür diyecek bunun tekelini eline alacak sonra da ehli sünneti zimmetleyenler hadlerini aşıyor zırvasını dikte edecek… ifadesini kullanıyorlar.
  • siz şeyhlerinizin cübbelerine, himmetine, şefaatine sığınırken, biz ALLAH ın RASULÜ ARACILIĞIYLA GÖNDERMİŞ OLDUĞU BİZİ ÖZGÜRLEŞTİREN VE KURTARAN KİTABA SIĞINMIŞIZ çok mu? Biz Mustafa İslamoğlu na sığınmıyoruz, biz biliriz ki; o gün Mustafa islamoğlu da sığınacak bir gölge arayacak. AMA SİZ BİLMEZSİNİZ Kİ; O GÜN ŞEYHLERİNİZ DE SIĞINACAK BİR GÖLGE ARAYACAK. Biz biliriz ki; o gün Mustafa islamoğlu da Allah’ın şefaatine muhtaç olacak. AMA SİZ BİLMEZSİNİZ Kİ; ŞEYHLERİNİZ DE O GÜN ŞEFAATE MUHTAÇ OLACAK. Siz gassal elinde meyyit olarak, tüm aklınızı, vicdanınızı, izanınızı bir tarafa bırakarak devam edin. Bize vahyin inşa ettiği akıl, vicdan ve mantık gerek. Kimsenin elinde meyyit olmaya ihtiyacımız yok. Bizim kültürümüzde bu da yok. Bizim önder, rehber ve örnek bildiğimiz her şahıs; AKLINI, KİŞİLİĞİNİ, MANTIĞINI ortaya koymayı ilke edinmiştir. Bizim iman ettiğimiz kitabın hiçbir yerinde “insanların elinde gassal elindeki meyyit” olmak yoktur. Bizim iman ettiğimiz kitapta “düşünmek, akletmek, tefekkür etmek, tefakkuh etmek” vardır. O bize hidayet rehberi olarak yeter. ALLAH RASULÜ bize “örnek, önder, rehber” olarak yeter. Diğer faydalandığımız insanlar; doğru da yapabilen, hata da yapabilen, hiçbir kutsallığı olmayan kişilerdir. Mustafa İSLAMOĞLU, abduh da afgani de, İMAM HUMEYNİ DE öyledir. Allah Onlardan razı olsun; deriz biter. Onları ne uçururuz ne de sıralayacağımız kerametleri vardır. Zaten onlar da uçmadıklarını ve sıra sıra kerametleri olmadığını hep dile getirirler. Birileri gibi “ya sen ne kadar mübareksin” denildiğinde “ooo sen bilmezsin ben de daha ne kerametler vardır da, tevazu işte konuşamıyoruz.” Tarzında hareketlere triplere girmezler. Hata yaptıkları zaman HATALI DERİZ. BİZ KARPUZU KABUĞUYLA YEMEYİZ. KARPUZU KABUĞUYLA YİYENLERE ANCAK VE ANCAK GÜLERİZ. Sahi GÜLÜNÇ DURUMDASINIZ BİLESİNİZ.
  • bu arada "king" isimli üyemizi de tebrik ederim. sahi nereden buldu bu kararı? biz de hiç görmemiştik yahu? lütfen bi zahmet yazdığınız konunun önceki mesajlarını okuma zahmeti gösteriniz ki; yazılanların anlamı olsun.
selam ve dua ile...
FATİH ŞENGÜL isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #164
Alt 07.06.2008, 13:47
Mezhepli Üye

 
HayırLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2005
Yaş: 42
Mesajlar: 1.802
Teşekkür etti: 133
77 Teşekkür 51 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız FATİH ŞENGÜL
Mesajı göster
  • İnsanlara körü körüne ve tam itaatı (gassal elinde meyyit olmak) öğütlüyorsunuz ve kendinizi o şekilde yetiştiriyorsunuz sonra birisi “insanların elbise alırken gösterdiği hassasiyeti dini bilgi alırken göstermediğini” (dinini donundan ciddiye almanın tercümesi budur) ifade etmesi karşısında celalleniyorsunuz.
  • En sağlam hadislere dahi kendi mantığına uymuyor diye uydurma damgasını vuracak, benim dediğim dedik çaldığım düdüktür diyecek bunun tekelini eline alacak sonra da ehli sünneti zimmetleyenler hadlerini aşıyor zırvasını dikte edecek… ifadesini kullanıyorlar.
  • Kimsenin elinde meyyit olmaya ihtiyacımız yok. Bizim kültürümüzde bu da yok. Bizim önder, rehber ve örnek bildiğimiz her şahıs; AKLINI, KİŞİLİĞİNİ, MANTIĞINI ortaya koymayı ilke edinmiştir. Bizim iman ettiğimiz kitabın hiçbir yerinde “insanların elinde gassal elindeki meyyit” olmak yoktur. Bizim iman ettiğimiz kitapta “düşünmek, akletmek, tefekkür etmek, tefakkuh etmek” vardır. O bize hidayet rehberi olarak yeter. ALLAH RASULÜ bize “örnek, önder, rehber” olarak yeter. Diğer faydalandığımız insanlar; doğru da yapabilen, hata da yapabilen, hiçbir kutsallığı olmayan kişilerdir.
İşte bu...

Allah cc razı olsun kardeşim...
__________________
Din ve siyaset baronlarından bıktık artık..!
Çekip gideyim diyorum,kal ve çek ! diyorlar.
HayırLI isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla
  #165
Alt 14.06.2008, 01:49

 
no nick - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.03.2006
Mesajlar: 81
Teşekkür etti: 1
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız FATİH ŞENGÜL
Mesajı göster
  • Mustafa islamoğlu’nun gerçekten tasavvuf konusu açılınca surat rengi değişir mi? Kesinlikle hayır. Onu tanıyanlar ve dinleyenler gayet iyi bilirler ki; Mustafa hoca tasavvufa ve mutasavvıflara karşı olan birisi değildir. Kendisi Mahmut sami ramazanoğlu nun talebesidir. Bunu her ortam ve durumda söylemekten imtina etmez. Ayrıca İslam ın İrfani boyutuna devamlı ve sık sık vurgu yapar. Pekala bu iftirayı ona atanlar bunları bilir mi? Onlar için önemli olan bilmek yahut bilmemek değil; konuşmaktır.
  • Mustafa islamoğlu ne yapmış: “cemaleddin afganiyi eleştirenler onun tuvalet bezi olamaz” demekle edebsizlik yapmış. (gerçi orada kasdettiği açık ve seçik olarak edepsizce eleştirenlerdir. Zira bizzat kendisi de afgani eleştirisi yapar.) farzı misal evet edebsizlik yapmış. Fakat ortada edebsizlik arıyorsanız; başta afganiyi, seyyid kutub u, mevdudiyi, hamidullah ı bilgisizce ve edepsizce değerlendiren, hocalarınız, üstadlarınız, şeyhleriniz ve bizzat kendinizde arayınsana. Eğer Mustafa islamoğlu (yaptığı edebe aykırı ise) bunu söylemese edepsiz eleştiri ve davranışlarınızın sonu mu gelecekti? Beyler komik duruma düşüyorsunuz? Kendi onurunuzla oynuyorsunuz. Sizin durumunuz aynen şöyle ki: sabah akşam oraya buraya ona buna saldırıp, hakaret edip, dinden çıkarıyorsunuz. Sonra da birisi “edepsizlik yapmayın, önce eleştirdiğiniz adamın topuna yetişin” diye uyardığı zaman da “vayy edepsiz” diye yaygarayı basıyorsunuz. Mezhepçilik yaparak ve onu bunu tekfir ederek geçim sağlıyorsunuz, sonra birisinin “tezgahında mezhep satanlar” ibaresine tepki gösteriyorsunuz. İnsanlara körü körüne ve tam itaatı (gassal elinde meyyit olmak) öğütlüyorsunuz ve kendinizi o şekilde yetiştiriyorsunuz sonra birisi “insanların elbise alırken gösterdiği hassasiyeti dini bilgi alırken göstermediğini” (dinini donundan ciddiye almanın tercümesi budur) ifade etmesi karşısında celalleniyorsunuz. Sizin edep anlayışınız En başta Rasulullah ve tüm peygamberler ve sahabelere şeytan muamelesi yapan bir anlayışı değil de bu anlayışın cahili ve şeytani bir anlayış olduğunu ifade edeni edepsiz kılmaktaysa o edebiniz size kalsın. BEN ALLAH RASULÜNÜ ŞEYTANIN MÜRİDİ YAPMAKTANSA, YAPANLAR NEZDİNDE EDEBSİZ OLMAYI TERCİH EDERİM. Siz alemi aptal mı sanıyorsunuz? Edebi, İslami ve insani ilkeleri kimin hiçe saydığını biz görmüyor muyuz?
  • keçi ile koyunun dereden atlama hikayesini herkes bilir. Herkes tarafından mevzu hadis olduğu tartışmasız kabul edilen; rivayetleri, menkıbeleri ve bilmem daha ne kadar şeyi kitaplarının ve düşüncelerinin başına oturtan bir anlayışın sahipleri hiçbir örnek vermeden “Hadisleri bile yanlış tercüme eden, hadislere olmayan ifadeleri sokan bu yediği nanelerle tasavvuf ehline her daim vurmaya çalışan bunun üzerine Peygamber tasavvuru inşa etmeye kalkanlar acaba hadlerini aşmıyorlar mı?”En sağlam hadislere dahi kendi mantığına uymuyor diye uydurma damgasını vuracak, benim dediğim dedik çaldığım düdüktür diyecek bunun tekelini eline alacak sonra da ehli sünneti zimmetleyenler hadlerini aşıyor zırvasını dikte edecek… ifadesini kullanıyorlar.
  • siz şeyhlerinizin cübbelerine, himmetine, şefaatine sığınırken, biz ALLAH ın RASULÜ ARACILIĞIYLA GÖNDERMİŞ OLDUĞU BİZİ ÖZGÜRLEŞTİREN VE KURTARAN KİTABA SIĞINMIŞIZ çok mu? Biz Mustafa İslamoğlu na sığınmıyoruz, biz biliriz ki; o gün Mustafa islamoğlu da sığınacak bir gölge arayacak. AMA SİZ BİLMEZSİNİZ Kİ; O GÜN ŞEYHLERİNİZ DE SIĞINACAK BİR GÖLGE ARAYACAK. Biz biliriz ki; o gün Mustafa islamoğlu da Allah’ın şefaatine muhtaç olacak. AMA SİZ BİLMEZSİNİZ Kİ; ŞEYHLERİNİZ DE O GÜN ŞEFAATE MUHTAÇ OLACAK. Siz gassal elinde meyyit olarak, tüm aklınızı, vicdanınızı, izanınızı bir tarafa bırakarak devam edin. Bize vahyin inşa ettiği akıl, vicdan ve mantık gerek. Kimsenin elinde meyyit olmaya ihtiyacımız yok. Bizim kültürümüzde bu da yok. Bizim önder, rehber ve örnek bildiğimiz her şahıs; AKLINI, KİŞİLİĞİNİ, MANTIĞINI ortaya koymayı ilke edinmiştir. Bizim iman ettiğimiz kitabın hiçbir yerinde “insanların elinde gassal elindeki meyyit” olmak yoktur. Bizim iman ettiğimiz kitapta “düşünmek, akletmek, tefekkür etmek, tefakkuh etmek” vardır. O bize hidayet rehberi olarak yeter. ALLAH RASULÜ bize “örnek, önder, rehber” olarak yeter. Diğer faydalandığımız insanlar; doğru da yapabilen, hata da yapabilen, hiçbir kutsallığı olmayan kişilerdir. Mustafa İSLAMOĞLU, abduh da afgani de, İMAM HUMEYNİ DE öyledir. Allah Onlardan razı olsun; deriz biter. Onları ne uçururuz ne de sıralayacağımız kerametleri vardır. Zaten onlar da uçmadıklarını ve sıra sıra kerametleri olmadığını hep dile getirirler. Birileri gibi “ya sen ne kadar mübareksin” denildiğinde “ooo sen bilmezsin ben de daha ne kerametler vardır da, tevazu işte konuşamıyoruz.” Tarzında hareketlere triplere girmezler. Hata yaptıkları zaman HATALI DERİZ. BİZ KARPUZU KABUĞUYLA YEMEYİZ. KARPUZU KABUĞUYLA YİYENLERE ANCAK VE ANCAK GÜLERİZ. Sahi GÜLÜNÇ DURUMDASINIZ BİLESİNİZ.
  • bu arada "king" isimli üyemizi de tebrik ederim. sahi nereden buldu bu kararı? biz de hiç görmemiştik yahu? lütfen bi zahmet yazdığınız konunun önceki mesajlarını okuma zahmeti gösteriniz ki; yazılanların anlamı olsun.
selam ve dua ile...
Bir haftaya yakın süre oldu sanırım, bazı özel sebeplerimden dolayı bu siteye bak-amadım.
Bu akşam geldiğimde önce bir diğer Mustafa İslamoğluna saldırılan konuyu okudum.. Bir cevap beklendiğini gördüm.. Ve diğer konuyada göz atayım dedim...
Ne var ki Abimizden Allah razı olsun, söyleyeceklerimizden ziyadesini söylemiş...
Elleriniz dert görmesin abi...
İnşaallah insaf edilmesine sebep olur bu satırlar...
Ama belki bilirsinizdir hayal kırıklığı yakında kapımızı çalacak...
Ne idüğü belirsiz bir fasık haber getirecek ve akıl-vahiy-vicdan vs. terimlerle İslami ahlakı ifade ettiğimiz gerçekler kalmayıp, haberi getirene değil, gelen haberin lezzetine bakılacak...
Diyorum ya, biz insanları hidayete erdiremeyizde, yine de inşaallah hidayete erenlerden oluruz.


Diğer konuya cevap yazmıyorum bile....
__________________
Anlayamayanlar,ağlayamazlar.Hatta ağlanacak hallerine gülerler.İşte biz böyle olduk!
no nick isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #166
Alt 14.06.2008, 03:11

 
Üyelik tarihi: 20.07.2007
Mesajlar: 165
Teşekkür etti: 66
9 Teşekkür 9 Mesaja aldı
ŞAŞILACAK ŞEY ..

HALLACI MANSURA,İBNİ ARABİYE,SAHABELERE SÖYLENMEDİK AILMADIK İFTİRA BIAKMAZLAR,LAKİN AYETLERİ İNKAR EDEN AKLINA GÖRE YORUMLAYAN ŞEYHLERİNE GELEN HER LEKEYİ İFTİRA DERLER İNKARLARINIDA BAŞ ÜSTÜ YAPARLAR,TAMAM SİZ GAZLAK GAZLAK ABDESTSİZ OKUYUN KURANINIZI..! cenabet cenabette okuyabilirsiniz,zira kadınların özürlüyken kuran okumasınada izin vermiş şeyhiniz..uçun siz şeyhiniz sizi bu fetvaları kuran yorumları ile cennetin en üst köşesine taşır..!!!

hz adem ve havva yada inanmayın,namazın rekatlarına kılınış şekline,evliyalar ansiklopedisinede ucube ansiklopedi deyin..

devam edin doğru yoldasınız..

siz haksızlıkları savununca hüsnizan bizler savununca alimleri ,bizimki tapmak onları Allah yerine koymak oluyor..bize peygamberimizi sevmek bile yasak mezhepsizlere göre..olar alemleri sen olmasaydım yaratmazdım hadisi kutsisini bile inkar etsinler...!

kimse kör değiiil..bunca kaynaklara rağmen hala inkar batağındasınız.. : )))
s@manyolu isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #167
Alt 14.06.2008, 09:20

 
Murat Yazıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 661
Teşekkür etti: 9
116 Teşekkür 63 Mesaja aldı
Mustafa İslamoğlu (Arif Çevikel = Sami Hocaoğlu) hakkında bizzat kendi babasının sözleri yeterlidir:

“Muhterem Ali Eren Beyefendi!.. Selamlar, sevgiler, dualar, hürmetler... Allah, hidayet ve salah veresice oğlum Mustafa İslamoğlu’na köşenizde verdiğiniz, “Kur’an–ı Kerim’e el sürme” mevzuunda, alimane, arifane, vakıfane cevabınızdan dolayı sizi canı gönülden tebrik eder ve halisane şükranlarımı arz ederim. Hürmet ve dualarımla... Aciz Ahmed İslamoğlu. Mütekait (emekli) imam–hatip ve fahri vaiz. Develi / Kayseri.

“Not: “Muhterem Hocam (Ali Eren)!... Mustafa’nın dâl ve mudılliği, baba olarak bizi çok huzursuz etmektedir. Salahına dua etmekteyiz. Sizlerden de ıslahına dua istirham etmekteyiz. İcap ederse, bu kısa tebrik ve teşekkürnamemi köşenizde dipnot alarak neşredersiniz... Milyonları ifsat ve idlal etmesin... Cevabınız, fakiri pek memnun ve mesrur etti. Hak razı olsun...”

Ahmed İslamoğlu’ndan Ali Eren’e mektub, Ali Eren, “Vaiz Babanın Teşekkür ve Üzüntüsü” içinde, Yeni Mesaj, 23 Receb 1421 (21 Ekim 2000).

Not:

dâl = sapık
mudıl = saptırıcı
idlal etmek = saptırmak, yoldan çıkarmak.

Mezkur yazar hakkında daha fazla bilgi için bkz.

M. İslamoğlu'nun Bazı Anormal Görüşleri
M. İslamoğlu'ndan Tuhaf Sözler
M. İslamoğlu Okuyucularını Felâkete Sürüklüyor
M. İslamoğlu'nun Babasının Değerlendirmesi
M. İslamoğlu'nun Abdest Konusundaki Fitnesi
M. İslamoğlu'nun Abdestsizlik Fitnesi Üzerine
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #168
Alt 14.06.2008, 13:27
Arife Her Gün Kadir Gecesidir

 
elmnightmare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 8.814
Teşekkür etti: 464
455 Teşekkür 242 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız FATİH ŞENGÜL
Mesajı göster
  • Mustafa islamoğlu’nun gerçekten tasavvuf konusu açılınca surat rengi değişir mi? Kesinlikle hayır. Onu tanıyanlar ve dinleyenler gayet iyi bilirler ki; Mustafa hoca tasavvufa ve mutasavvıflara karşı olan birisi değildir.
Bilmem bilir misiniz bir hikaye vardır.İhtiyarcağızın bir tanesi Ramazan hilalini gözetlerken gördüm gördüm diye bağırmış. Herkes koşuşturmuş bakmışlar ki hilal falan yok. Adam hala görüyorum demiş. Bir bakmışlar ki kaşından bir beyaz kıl gözünün önüne gelmiş onu da hilal sanırmış...
Bazılarının Kuran'a ve sünnete uyuyoruz DEMAGOJİSİNİ yaparken bu ihtiyarcağızdan farkları yok. Bizim şeyhlerimizin cübbelerine yapışmaktan rahatsız olanlar İslamoğlunun pantolonuna yapışarak konuşuyorlar
Cübbe bidat değil pantolon bidatGördünüz mü

Karpuz yeme meselesine gelince yine çarpıtmışsınız Hilal meselesindeki ihtiyarcağız gibi..Daha düne kadar karpuzun çekirdeğini de yiyorduk bize gülüyorlardı karpuzun çekirdeğini de mi yiyorsunuz diye. Şimdi bilim ispatladı çekirdeğiyle yenmesi gerektiğini tavsiye ediyorlar. Ne oldu bize gülenler şapa oturdu...Şimdi onların benzeri bir cenah kabuğuyla yemekten şikayetçiler!!! Onlar da bir gün gelip gerçeği anlayacaklar, karpuzun kabuğunun da faydalı olduğunu. Ha bu arada söyleyeyim bizim karpuzun kabuğunu yememizden şikayetçi olanlar karpuzu poşetiyle yiyorlar..Kabuğu sindirilir gider efendim poşet mideye oturur hazımsızlık yapar klinik vaka olursunuzGerçi hala öylesiniz!!!

Gelelim tasavvuf ile ilgili sözlerimizin arkasındayız..Biliriz ki ŞİA'nın takiyyesi size de bulaşmış. Yahudileşme Temayülü'nü, Yürek Devleti'ni, 3 Muhammed adlı kitabı okuyunca sizin ne kadar gerçekleri saptıran bir zihniyete sahip olduğunuzu tekrar tekrar anlatmama gerek yok....

Alıntı:
Sayim ISLAMoglu, bazi yazilarinizi okudum ama kitabinizi okumak nasib olmadi. Ayrica sizi tv de de izlemistim. Özellikle Tasavvufla ilgili konularda oldukça derin bilgiye sahip oldugunz halde burada bu fikirlerinizden istifade edebilecegimiz bir ortam yok sanirim. Çok üzüldüm ve kendimi kayipta sayiyorum. ALLAH sizden razi olsun.
Mustafa İSLAMOĞLU :

Tasavvuf hakkinda tüm soru soran arkadaslar için de bu sözlerim geçerli bir kez, Tasavvuf, bir soru konusu degil, bir sorundur... çünkü cevaplanan birseyden degil, duyulan, hissedilen, yasanan bir seyden sözediyoruz... ama ben onun adina Tasavvuf demeyi uygun bulmuyorum Kur'ani bulmuyorum... dogrusu hikmet diyorum ihsan diyorum irfan diyorum ve bu anlamda Kur'an hikmeti Kur'an irfanini temsil eden en büyük sahsiyet Hz. MUHAMMED aleyhisselamdir... Ben insanin bilgisinin duygusuna karsi kalbinin kafasina karsi eyleminin düsüncesine karsi konuslanmasini insanin parçalanmasi olarak görüyorum onun için de hem yürek, hem bilek, hem de kafa sahibi üç boyutlu bir insan profilinin Kur'an'in çizdigi insan tipi, muvahhid, bütüncül insan tipi oldugunu düsünüyorum onun için de insanin ruh terbiyesi ve nefis tezkiyesini Tasavvuf basligi altinda degil, irfan basligi altinda degerlendirip bunun da ögrenilecegi dogru adresin dogrudan Rasulullah oldugunu düsünüyorum bu konuyla ilgili Yürek Devleti isimli eserimi mutlaka okumanizi tavsiye ederim...
Buradaki sözler bile tasavvuf kelimesinden ne kadar rahatsız olduğunuzun delilidir...Tasavvuf adı altında dahi konuları işlemeye korkan bir Zihniyetin tasavvufdan rahatsız olmadıklarını söylemeleri bir yalancılıktır, münafıklıktır zulümdür...

Sami Ramazan Hzleri bu sözleri ve Mustafa İslamoğlu'nun rabıta vs diğer konulardaki hezeyanlarını duysa eminim yüzüne tükürürdü. Babası Ahmed İslamoğlu'nun oğluna dediği gibi DÂL ve MUDİL derdi...

Bizim şeyhlerimizi de anlatayım: Bir kere bizim şeyhlerimiz HADİS METİNLERİNE OLDUĞU GİBİ SADIKTIRLAR, ama uydurma ama değil o METİNE KENDİLERİNDEN HİÇ BİR ŞEY KATMADAN amel ederler...İslamoğlu gibi metin üzerinde TAHRİFLERE GİRİP OLMAYAN KELİMELERİ KATIP 3 kağıtçılıklara kendilerini haklı çıkarmak için tenezzül etmezler.

Diğer meselelere zamanla değiniriz...

Not:No nick adlı üyenin de trajikomik haline gülüyoruz...
İslamoğlu'nun mahkeme vesikaları çıkınca ağlayıp zırlayarak Şu anda yazdığımız konuyu açmamış mıydı? O gün ne hallere düştüğünü gördük.
Hatta bu konuyu soracağım İslamoğlu'na ve sizin yüzünüzü kara çıkartacağım diyordu...Hala bekliyoruz hala bekliyoruzGaribim no nick...
__________________

Ebu Lülü'ye türbe dikenlerle haşrolmayı dileyenleri eleştirmek din baronluğuysa, baronuz
elmnightmare isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #169
Alt 15.06.2008, 11:50

 
FATİH ŞENGÜL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.04.2007
Mesajlar: 16
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız elmnightmare
Mesajı göster
[/list]Bilmem bilir misiniz bir hikaye vardır.İhtiyarcağızın bir tanesi Ramazan hilalini gözetlerken gördüm gördüm diye bağırmış. Herkes koşuşturmuş bakmışlar ki hilal falan yok. Adam hala görüyorum demiş. Bir bakmışlar ki kaşından bir beyaz kıl gözünün önüne gelmiş onu da hilal sanırmış...
Bazılarının Kuran'a ve sünnete uyuyoruz DEMAGOJİSİNİ yaparken bu ihtiyarcağızdan farkları yok. Bizim şeyhlerimizin cübbelerine yapışmaktan rahatsız olanlar İslamoğlunun pantolonuna yapışarak konuşuyorlar
Cübbe bidat değil pantolon bidatGördünüz mü

Karpuz yeme meselesine gelince yine çarpıtmışsınız Hilal meselesindeki ihtiyarcağız gibi..Daha düne kadar karpuzun çekirdeğini de yiyorduk bize gülüyorlardı karpuzun çekirdeğini de mi yiyorsunuz diye. Şimdi bilim ispatladı çekirdeğiyle yenmesi gerektiğini tavsiye ediyorlar. Ne oldu bize gülenler şapa oturdu...Şimdi onların benzeri bir cenah kabuğuyla yemekten şikayetçiler!!! Onlar da bir gün gelip gerçeği anlayacaklar, karpuzun kabuğunun da faydalı olduğunu. Ha bu arada söyleyeyim bizim karpuzun kabuğunu yememizden şikayetçi olanlar karpuzu poşetiyle yiyorlar..Kabuğu sindirilir gider efendim poşet mideye oturur hazımsızlık yapar klinik vaka olursunuzGerçi hala öylesiniz!!!

Gelelim tasavvuf ile ilgili sözlerimizin arkasındayız..Biliriz ki ŞİA'nın takiyyesi size de bulaşmış. Yahudileşme Temayülü'nü, Yürek Devleti'ni, 3 Muhammed adlı kitabı okuyunca sizin ne kadar gerçekleri saptıran bir zihniyete sahip olduğunuzu tekrar tekrar anlatmama gerek yok....



Buradaki sözler bile tasavvuf kelimesinden ne kadar rahatsız olduğunuzun delilidir...Tasavvuf adı altında dahi konuları işlemeye korkan bir Zihniyetin tasavvufdan rahatsız olmadıklarını söylemeleri bir yalancılıktır, münafıklıktır zulümdür...

Sami Ramazan Hzleri bu sözleri ve Mustafa İslamoğlu'nun rabıta vs diğer konulardaki hezeyanlarını duysa eminim yüzüne tükürürdü. Babası Ahmed İslamoğlu'nun oğluna dediği gibi DÂL ve MUDİL derdi...

Bizim şeyhlerimizi de anlatayım: Bir kere bizim şeyhlerimiz HADİS METİNLERİNE OLDUĞU GİBİ SADIKTIRLAR, ama uydurma ama değil o METİNE KENDİLERİNDEN HİÇ BİR ŞEY KATMADAN amel ederler...İslamoğlu gibi metin üzerinde TAHRİFLERE GİRİP OLMAYAN KELİMELERİ KATIP 3 kağıtçılıklara kendilerini haklı çıkarmak için tenezzül etmezler.

Diğer meselelere zamanla değiniriz...

Not:No nick adlı üyenin de trajikomik haline gülüyoruz...
İslamoğlu'nun mahkeme vesikaları çıkınca ağlayıp zırlayarak Şu anda yazdığımız konuyu açmamış mıydı? O gün ne hallere düştüğünü gördük.
Hatta bu konuyu soracağım İslamoğlu'na ve sizin yüzünüzü kara çıkartacağım diyordu...Hala bekliyoruz hala bekliyoruzGaribim no nick...

TEMİZLENMENİN YOLU ÇAMURA BULANMAK DEĞİLDİR.
FATİH ŞENGÜL isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #170
Alt 16.06.2008, 13:27

 
Üyelik tarihi: 30.04.2008
Mesajlar: 230
Teşekkür etti: 15
15 Teşekkür 13 Mesaja aldı
hayatını vahiy ekseni ile çevrelemeyen insanlar atıp tutarlar sadece! el hak babası oğluna serzeniş etmiş sitem etmiş insanları oğlu hakkında uyarmış vs vs vs.
bu babanın mesajını "yazan" kişi yazdığı seyleride kendi iddiasını destekleyen seylerden secen, kendi mesrebini hak diğerlerini "tu kaka" gören. müslümana hakareti meziyet sanan bu insan gerceği araştıramıyorsa "arastırmıyorsa" bunun yazdıklarına ne kadar ehemmiyet verilirki.

yazıcı olmak yetmezki anlamak idrak etmek lazım. bizi eşrefi mahlukat yapan özelliğimiz idrak etmemiz nedeni iledir değilmi.
yaz babam yaz durma yazıcılık mesleğini icra et. iyide sormazlarmı adama neden yazdığını arastırmazsın. yoksa yazıcılık demek kendi iddianı destekleyen bir şeyi bulunca hemen ona sarılıp üstüne birde kendi ambalajını sermekmi oluyor!

babası red etmiş. hımmmm acaba su anda o babanın fikri nedir kimbilir belkide değişmiştir fikri.

peki babası red etmekte haklımıdır. burda adı gecen kişi babası hakkında tek bir menfi kötü söz söylemediği için olayın net boyutunu bilmiyoruz.

ammmmaaaa bir baba hayal edin hayatı boyunca cemaatine adam toplamış vaaz vermiş sohbet etmiş insanları eleştirmiş yolunu yüceltmiş şeyhini yüceltmiş. ama gel görki bir oğlu olmuş bu oğul babanın seyhine biat etmemiş. vay hocam ne iş senin oğlan ne ayak felan filan derken ya biat yada red ederim tehditi olmuş olabilirmi acaba diye kendinize sordunuzmu.

cehaletin mavi mürekkebi ile boyanmış bir zat yıllar öncesinde yasamış birinin eserinden cımbızla kelimeler secilerek kendisine sunulan bir yorumu o kişinin kendi fikridir diye yutturmaya kalkmıştı.

şimdi elan yasayan insanlardan gerceğin ne olduğunu sormayan soramayan insanlara ben sorayım.
elinize gecen her kitap doğrumudur!
siz kendi meşrebinize uyarsa ehli sünnet uymazsa değil deme yetkisini nerden aldınız!
yasayan, yaşadığını aktaran insanları dahi görmezken göremezken. abuk subuk yazan ama yazdıklarını yaşamayanları nasıl "süppperrrrr" diye değerlendiriyorsunuz.!
duyduğunuz her seye inanmalısınız diye bir öğretimi var.
müslüman duyan , düşünen, istişare eden sonra amel eden olmalı iken neden bazıları hosuna gitmeyen bir yorumu okuduğu zaman MÜSLÜMANA HAKARET ETMEYİ İFTİRA ETMEYİ meziyet sanıyor.
herkes hata edebilir, peki hatayı kendisine HAK zanneden kul hakkından korkmadan günaha helal diyebilen insanlar hangi hakla diğer insanlara saldırabiliyor.
net alimi olmak scanner dan kitabı tara sitede yayınla kadar basite indirgenirse elbette kişi kibirlenir ve kendini olmadığı bişey gibi görür.

ben bir rivayete inanmadığımı söyleyince kendini "dini polis" sananlar hemen takibata baslayıp kendi "dini mahkemelerinde" beni yargılayıp hakkımda hükmü kesmişlerdi. bu onlara göre ehli sünnete hakaret imiş. ehli sünnet demek her hadisi seksiz süphesiz kabul etmekmidir. ya oraya seytan sızmışsa dönmeler münafıklar zehirli atıklar bırakmıssa onları ayıklamak lazım değilmi. ben mustafa islamoğlunu sizin gibi hakaret edenler sayesinde tanıdım. ve zannımca o kral cıplak diye bağırdığı için burda ona hakaret ediliyor. evet her fikrine katılmam onu hayatımın tek ekseni haline getirmem ama doğru tespitleri yurekleri islama ısındıran gercek sahabeyi anlatan yorumları o kadar cokki. onun karsısına databankı bilgisayarı olmadan cıkamayacak kadar bir hiç olan NET ALİMLERİNİN bu hakaretleri ne kadar anlamsız kalıyor değilmi?

uzun bir yazı oldu. içinde yazım hatalarıda olabilir. "ARANIZDA ÜSTÜNLÜK SADECE TAKVADIR" ayetini görmezden gelip güzel türkçe kullanamayanları "MAĞARA ADAMI" "SALAK ÖNCE YAZMAYI ÖĞREN" diye alaya alıp kendini bişey sanan "NET ALİMLERİNE" yazım hatalarım nedeni için simdiden affola derim:)
selam ve dua selam ehline olsun
cidalcu isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.delikanforum.net/onemli-sahsiyetler-ve-eserleri/68893-mislamoglunun-hayati-mufterilere-ithafen.html
Konuyu Başlatan For Type Tarih
M.slamolu'nun Hayat-Mfterilere ithafen! - Sayfa 4 - DelikanForum.NET This thread Refback 03.07.2008 09:18
DelikanForum.NET - DF