İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > EDEBIYAT > Önemli Şahsiyetler ve Eserleri
Cevapla
 
LinkBack (1) Seçenekler

  #1
Alt 01.06.2003, 22:50
~ Dua edin insaALLAH ~
 
TALHA-61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.02.2003
Yaş: 25
Mesajlar: 4.184
Teşekkür etti: 6
58 Teşekkür 27 Mesaja aldı
Azrail , onun dediğinden de güzelmiş !

Ben, 40 yillik bir kanser uzmani olarak maddeyi asan sayisiz olayla karsilastim ve bunlari, o olaya sahit olanlarla birlikte belgeleyerek ozel bir arsiv yaptim. Bunlardan 1976 yilinda yasanmis bir olayi size nakletmek istiyorum.
Kanser hastanesinde bashekimken Serap adinda genc bir hanim hastam vardi. Bu hastam gogus kanserine yakalanmis ve tedavi icin yurt disina gitmek istemesine ragmen, bazi formaliteler sebebiyle o imkani bulamamisti. Serap'i ozel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altina aldim. Ve kisa bir sure sonra da iyilestigini gordum. Ancak Serap'in da butun diger kanserliler gibi ilk 5 yillik sureyi cok dikkatli gecirmesi gerekiyordu. Bir is kadini olan Serap, 4 yil kadar sonra 1 ihale icin Izmir'e gitmek istedi. Kis aylarinda oldugumuz icin ucakla gitmesi sartiyla kabul ettim. Maalesef bilet bulamamis ve benden habersiz bindigi otobusun kaza gecirmesi uzerine 6 saat kadar mahsur kalmis. Donusunden kisa 1 sure sonra kanser, kemik ve akcigerine yayildi. Serap bacak kemiklerindeki metastaz nedeniyle yuruyemez hale gelirken, hastaligin akcigerdeki tezahuru sebebiyle de devamli olarak oksijen cihazi kullaniyor ve soyledigi her kelimeden sonra agzini o cihaza yapistirarak nefes almak zorunda kaliyordu. Evine gittigim gun, yine guclukle konusarak:
--''Doktor bey,'' dedi. ''Ben size...darginim.'' ''Nicin?" diye sordum. --"Siz...dindar bir insanmissiniz. Nicin bana da, ALLAH 'i, olumu, ahireti anlatmiyorsunuz?"
Dini inanclarinin cok zayif oldugunu bildigim icin bu teklifi karsisinda oldukca sasirdim. O'nu uzmemeye calisarak:
--"Doktora ulasmak kolaydir'' dedim. ''Parayi bastirdin mi istedigine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi icin gonulden istek duymalisin..."
Konusmaya mecali olmadigindan "Ben o istegi duyuyorum" manasinda basini salladi. Artik umitsiz bir tibbi tedavinin yani sira, ebedi hayatin ve saadetin recetesi olan iman derslerimiz baslamis ve dersler "hizlandirilmali ogretime" donmustu. Anlattigim iman hakikatlarini butun ruhuyla meczediyor ve arada bir soru soruyordu.Vefatina bir hafta kala:
--"Doktor bey,'' dedi. ''Ben olurken ne soylemeliyim?"
--"Senin durumun cok ozel" dedim. ''Kelime-i Sehadet sana uzun gelir. O ani farkedince ''Muhammed'' (s.a.v) sana yeter."
O, haliyle tebessum ederek yine basini salladi. Cok istirabi oldugu icin Serap'a surekli morfin yapiyor ve O'nu uyutmaya calisiyorduk. Ben, bir is seyahati sebebiyle bir muddet ziyaretine gidemedim. Donusumde annesi telefon ederek:
--"Serap, bir haftadir morfin yaptirmiyor." Dedi. "Sabahlara kadar inliyor ve cok istirap cekiyor. Hemen eve gittim ve igne yaptirmamasinin sebebini sordum. Aldigim cevabi hala unutamiyor ve hatirladikca urperiyorum. "Ya morfinin tesiriyle olume uykuda yakalanir ve son nefeste "Muhammed" diyemezsem?. Iste Serap, boyle bir hanimdi. Bu arada benden istihareye yatmami ve eger bir kac gun daha omru varsa , son gunu uyanik kalacak sekilde morfin yaptirilmasini rica etti. Ben hic adetim olmadigi halde cuma gunune rastlayan o gece istihareye yattim ve Serap'in acizligi hurmetine sandigim sali gunune kadar yasayacagina dair isaret sezdim.
Ertesi gun O'na: --"Hic korkma!" dedim. "Igneyi vurdurabilirsin. Ve Serap bir veda niteligi tasiyan bu gorusmemizde son sorusunu da sordu: --"Doktor bey...Azrail bana nasil gorunecek?"
--"Kizim," dedim. "O bir melek degil mi? Hic merak etme, sana yakisikli bir prens gibi gelecektir." Sali gunu Serap'in agirlastigi haberini alinca hemen eve gittim.Ancak vefatina yetisememistim. Ailesi tam manasiyla perisandi. Sadece kendisine uzun muddet bakan dindar bir hanim akrabasi ayaktaydi ve beni gorunce yanima gelerek:
--"Doktor bey, biliyor musunuz, bu evde biraz once bir mucize yasandi!" dedi ve devam etti:
--Serap, bir saat kadar once oksijen cihazini atti ve "yataktan kalkmasi imkansiz" denmesine ragmen kalkarak abdest aldi, iki rekat namaz kildi.Butun ev halki hayretten donup kaldik. Ve kelime-i Sehadet getirerek vefat etmeden biraz once de:
--"Doktor bey'e soyleyin, dedi. Azrail, O'nun soylediginden de guzelmis!...

Onk. Dr. Haluk Nurbaki'den gerçek bir hatýra
acizane
__________________
Kim benim veli kullarımdan birisine düşmanlık ederse, ben o kimseyi harp ilan eder; dostumun intikamını alırım.

~ TASAVVUF, DÜNYA ADAMINI ALLAH ADAMI YAPMA SANATIDIR ~

ALLAH'ım! İsmini söyleterek canımı al, İsmını söyleterek beni dirilt! (AMIN)
TALHA-61 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 24.01.2006, 10:01
insanı en mahveden sey keşkelerdir...
 
hizmet_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.08.2005
Mesajlar: 736
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
"Azrail, söylediğinden de güzelmiş"

abilerim ablarım kardeşlerim:gerçekten okunması ve ibret alınması gereken bir yazı.
ağlarsanız karışmam.Allah bizlerede fatma kardeşimiz gibi olmayı nasip eder inş.



"Azrail, söylediğinden de güzelmiş"





İlkokulu bitirip kursa gelmişti. Ailesi kendi isteğiyle geldiğini söylemişti. Kayıt için adını sorduğumda: "Fatma", dedi. Hiç de çekinmeyen bir tavırla... Ve ekledi: "Eğer hafız yaptırmazsanız kayıt yaptırmak istemiyorum". Böyle tehdit edercesine konuşması onu yaşından daha olgun gösteriyordu. Tebessümle:"Korkmayın küçük hanım siz isteyin hafız da yaparız, hoca da..." O küçük gözlerinin içi parıldadı birden. Annesi: "-Hoca hanım kusuruna bakma hele sen, ille de hafız olcam der de başka bir şey demez. Bizim köyün hocasından duymuş. Peygamberimiz hafız olanlara cennette tac giydirilecek demiş herhalde. Siz daha iyi bilirsiniz ya köylü kafası, biz de bu kadar duyduk anladık. Bu da çocuk işte". "-Tabi teyze ne demek, keşke herkes sizin gibi duyduklarından etkilense de teslim olsa... Siz hiç merak etmeyin kızınız önce Allah'a sonra bize emanet." Kadıncağız elime yapıştı, öpecekken geri çektim, utandım. Tuttum, ben onun elini öptüm. Gözleri yaşardı. "-Hoca hanım bu eller, gözler hep günahlı, asıl sizinkiler öpülmeye layık". "-Estağfirullah teyze", dedim . O ahirette belli olur.

Bu konuşmadan sonra kaydını yaptığımda Fatma'nın Erzurumlu olduğunu öğrendim. Bir an düşündüm. "Küçük nasıl kalacak bu kadar buralarda"... Zaman ilerledikce Fatma'nın edepli tavırları daha da çok etkiledi beni. Azimliydi. Geceleri uykusunun arasında ayetleri sayıklarken görüyordum çoğu kez. Böyle devam ederken arada bir bana gelip soru soruyordu. Bir gün: -"Hocam hafiz olmak için Kur'an'ı bitirmek mi lazım" diye sordu. Bende: -"Tabii ki hepsini ezberleyeceksin ki "hafız" adını alacaksın". Bu cevabıma çok üzülmüş gibiydi. Bir şey demek istiyordu sanki... Teşekkür etti ve döndü arkasına gitti. Derslerim arasında onlara sürekli Kur'an ezberlemekle işin bitmeyeceğini mutlaka içindekileri uygulamanın gerektiğini hatırlatıyordum. Talebelerden biri: -"Hocam" dedi. "Fatma'nin annesi ona abdestli olmayanın hafizlara dokunamayacağını söylemiş doğru mu?" diye sordu. Çok ilginç doğrusu. Maşallah dedim. "Osmanlı zamanında atalarımız Kur'an'a ve hafıza kıymet verdiklerinden öyle yaparmış" dedim. Çok hoşlarına gitmişti bu iş. Hepsi adeta kendilerini ulaşılması zor, kasa içindeki altın gibi görüyorlardı. "Görsünler" dedim içimden, bu yaşta buralara gelmişler. Allah'ın kelamını ezberliyorlar,onlara fazla görmem bunu.

Bu arada Fatma ara sıra rahatsızlanıyor ve revirde yatıyordu. Zaman geçtikçe Fatma'nın morali ve sağlığı daha da çok bozuluyordu. Bir gün dersini 2 kez aksatınca sordum. "Ne oldu yoksa anneni mi özledin?" -"Hayır", dedi. -"Neden moralin bozuk? Sık sık ta hasta oluyorsun" dedim. "-Yanlış anlamayın, inanın ki annemi özleyipte gitmek istediğim yok. Burayı çok seviyorum. Allah'ımdan çok korkuyorum. Buraları terk edersem bana ahirette hesabını sormaz mı? " Bir şey diyemedim. Suçlu bile hissettim kendimi. O küçük kalpte bu ne imandi Ya Rabbi! Onu hayranlıkla izliyordum. Bir gün çok rahatsızlandı. Doktora götürmek zorunda kaldık. Bir çok tahlillerden sonra arkadaşim olan doktor hanım: -"Hoca hanım derhal bu talebeyi ailesinin yanına gönder " dedi. Şaşkınlıkla:"Neden?" diye sordum. Bana: -"Belki üzülecek hatta inanmayacaksin ama, bu talebe "KANSER". Adeta başımdan aşaği kaynar sular dökülmüştü. Sanki her tarafımı şefkat sarmıştı. Hastahaneden ayrılırken Fatma'ya hiç bir şey diyemedim. Oysa anlamış gibi bana sorular sorup dikkatimi dağıtmaya çalışıyordu. Kulağıma egilerek "hocam" dedi. "Azrail insanların canını alırken nasıldır?" Ağlamamak için zor tutum kendimi: -"Güzel bir surettedir, mü'min kullara", dedim Sevindi, sanki mırıldandı: "-Belki hafız olamam ama Elhamdulillah mü'minim." diye. Şimdi anlamıştım, bana önceden sormuş olduğu soruyu. Demek ki hastalığını biliyordu. Hafız olmak için Kur'an'ı bitirmek gerektiğini söylediğimde neden üzüldüğünü şimdi anlamıştım.

Bir kaç gün sonra eşyalarını hazırlamaya başladık. Çünkü dayanılmaz acılar içinde olduğunu görüyorduk. Evine gitmesi gerekiyordu. Ailesi geldi. Fatma yanıma gelerek: -"Bana kızmadınız değil mi? Eğer söyleseydim belki kursa almazdınız", -"Ne demek! nasıl kızarım sana: dedim. "Hem sonra, sakın üzülme hafızlığımı bitiremedim diye. Bu yola girdin ya, Rabbim seni hafızlar zümresinden yazmıştır inşallah", dedim, Öyle sevindi ki! sarıldı boynuma: -"Gerçekten ben şimdi hafız sayılırmıyım? Anne bak duydun değil mi?" Ya Rabbi bu ne aşktı. Rabbimin hikmeti tecelli etse de iyi olsaydı şu Fatma, ne güzel bir kul olurdu. Böylece Fatma'yı gözyaşları ile Erzurum'a uğurladık. Çok geçmedi. Bir iki hafta sonra ailesi ağırlaştığı haberini verdi. Bu bir iki hafta içinde ondan iki mektup almıştım. Bana hep hafızlık tacını merak ettiğini, rüyalarına bile girdiğini yazıyordu.

Bir gün sabah namazından sonra telefon çaldı. Fatma'nin annesiydi karşımdaki ses. Ağlamaklı bir sesle:-"Hoca hanım Fatma'yı uğurladık. Rica etsem bir hatim okurmusunuz?" deyince ben de dayanamadım ağlamaya başladım. Annesi beni teselli edercesine telefonu kapatmadan: -"Size ölmeden önce şunu söylememi istedi", dedi. Hıçkırarak: "Anneciğim hocama söyle, Azrail söylediğinden de güzelmiş.". "Ey Rabbim; senin kelamın için yanıp tutuşan, yoluna yapışıp kelamına SIMSIKI sarılan kulunu, sen son nefesinde yalnız bırakır mısın hiç?"
__________________
http://www.hasbihal.com
hizmet_ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 24.01.2006, 10:21
 
Üyelik tarihi: 17.10.2005
Mesajlar: 5.076
Teşekkür etti: 0
12 Teşekkür 12 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız hizmet_

Bir gün sabah namazından sonra telefon çaldı. Fatma'nin annesiydi karşımdaki ses. Ağlamaklı bir sesle:-"Hoca hanım Fatma'yı uğurladık. Rica etsem bir hatim okurmusunuz?" deyince ben de dayanamadım ağlamaya başladım. Annesi beni teselli edercesine telefonu kapatmadan: -"Size ölmeden önce şunu söylememi istedi", dedi. Hıçkırarak: "Anneciğim hocama söyle, Azrail söylediğinden de güzelmiş.". "Ey Rabbim; senin kelamın için yanıp tutuşan, yoluna yapışıp kelamına SIMSIKI sarılan kulunu, sen son nefesinde yalnız bırakır mısın hiç?"
Okuyupta ağlamamak mümkün mü .. Bu ne aşk ya rabbi...Bizlerin kalbinde onun iman aşkının % 1 yok ki...Allahım sen affet ,sen bırakma bizleri...

Allaha emanet ol hizmet kardeşim...

selametle...
alem-i ervah isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 24.01.2006, 16:54
 
tamer38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.09.2003
Mesajlar: 116
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
s.a. Hizmet kardesim Allah senden razi olsun bizlerle paylastigin icin.gercektende duygulanmamak elde degil insallah Allah bepimize böyle bir ölüm nasip edr ama biz(ben ) bunlara layik bir kul degilizki
__________________
YA RAHMAN!
Cemaline cevir yuzumu , Baskalarina ragbet ettirme kalbimi...
Su corak gonlume rahmetini indir ; su fani ömrümü sonsuzluga ERISTIR
tamer38 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 24.01.2006, 23:27
 
AEROSOL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.09.2005
Yaş: 26
Mesajlar: 136
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
UZUN ZAMANDIR OKUDUĞUM EN GÜZEL YAZI.

Allah razı olsun...
__________________



EKSİĞİM KENDİ ÖZÜMDE......
AEROSOL isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 25.01.2006, 12:57
insanı en mahveden sey keşkelerdir...
 
hizmet_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.08.2005
Mesajlar: 736
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Allah Sİzlerden De Razi Olsun.

Slam V Dua İle.
__________________
http://www.hasbihal.com
hizmet_ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 04.05.2008, 22:09
 
kutlugil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.04.2007
Mesajlar: 257
Teşekkür etti: 4
11 Teşekkür 8 Mesaja aldı
Red face Azrail , onun dediğinden de güzelmiş !

Onk. Dr. Haluk Nurbaki'den gerçek bir hatıra-

Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak maddeyi aşan sayısız olayla karşılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek özel bir arşiv yaptım. Bunlardan 1976 yılında yaşanmış bir olayı size nakletmek istiyorum.

Kanser hastanesinde başhekimken Serap adında genç bir hanım hastam vardı. Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı. Serap'ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir süre sonra da iyileştiğini gördüm. Ancak Serap'ın da bütün diğer kanserliler
gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu. Bir iş kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra 1 ihale için İzmir'e gitmek istedi. Kış aylarında olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim. Maalesef bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüsün kaza geçirmesi üzerine 6 saat kadar mahsur kalmış. Dönüşünden kısa bir süre sonra kanser, kemik ve akciğerine yayıldı. Serap bacak kemiklerindeki metastaz nedeniyle yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahürü sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu. Evine gittiğim gün, yine güçlükle konuşarak:


-''Doktor bey,'' dedi. ''Ben size...dargınım.'' ''Niçin?" diye sordum.

-"Siz...dindar bir insanmışsınız. Niçin bana da, ALLAH'ı, ölümü, ahireti anlatmıyorsunuz?"

Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklifi karşısında oldukça şaşırdım.

O'nu üzmemeye çalışarak:

-"Doktora ulaşmak kolaydır" dedim. "Parayı bastırdın mı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın..."

Konuşmaya mecali olmadığından "Ben o isteği duyuyorum" manasında başını salladı. Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra, ebedi hayatın ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve dersler "hızlandırılmalı öğretime" dönmüştü. Anlattığım iman hakikatlarını bütün
ruhuyla meczediyor ve arada bir soru soruyordu.Vefatına bir hafta kala:


-"Doktor bey,'' dedi. ''Ben ölürken ne söylemeliyim?"

- "Senin durumun çok özel" dedim. ''Kelime-i şehadet sana uzun gelir. O anı farkedince ''Muhammed'' (s.a.v) sana yeter." O, haliyle tebessüm ederek yine başını salladı. Çok ıstırabı olduğu için Serap'a sürekli morfin yapıyor ve O'nu uyutmaya çalışıyorduk. Ben, bir iş seyahati sebebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim. Dönüşümde annesi telefon ederek:

-"Serap, bir haftadır morfin yaptırmıyor." dedi. "Sabahlara kadar inliyor ve çok ıstırap çekiyor. Hemen eve gittim ve iğne yaptırmamasının sebebini sordum. Aldığım cevabı hala unutamıyor ve hatırladıkça ürperiyorum. " *Ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda yakalanır ve son nefeste "Muhammed" diyemezsem?*.

İşte Serap, böyle bir hanımdı. Bu arada benden istihareye yatmamı ve eğer bir kaç gün daha ömrü varsa, son günü uyanık kalacak şekilde morfin yaptırılmasını rica etti. Ben hiç adetim olmadığı halde cuma gününe rastlayan o gece istihareye yattım ve Serap'ın acizliği hürmetine sandığım salı gününe kadar yaşayacağına dair işaret sezdim. Ertesi gün O'na:

-"Hiç korkma!" dedim. "İğneyi vurdurabilirsin. Ve Serap bir veda niteliği taşıyan bu görüşmemizde son sorusunu da sordu:

-"Doktor bey... Azrail bana nasıl görünecek?"

-"Kızım," dedim. "O bir melek değil mi? Hiç merak etme, sana yakışıklı bir prens gibi gelecektir." Salı günü Serap'ın ağırlaştığı haberini alınca hemen eve gittim. Ancak vefatına yetişememiştim. Ailesi tam manasıyla perişandı. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanım akrabası ayaktaydı ve beni görünce yanıma gelerek:


-"Doktor bey, biliyor musunuz, bu evde biraz önce bir mucize yaşandı!" dedi ve devam etti:


-Serap, bir saat kadar önce oksijen cihazını attı ve "yataktan kalkması imkansız" denmesine rağmen kalkarak abdest aldı, iki rekat namaz kıldı. Bütün ev halkı hayretten donup kaldık. Ve kelime-i şehadet getirerek vefat etmeden biraz önce de:


-Doktor bey'e söyleyin, dedi. Azrail, O'nun söylediğinden de güzelmiş!...
__________________
Haklı çıkmak için değil , hakkı savunmak için tartışmalıyız.
kutlugil isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 05.05.2008, 12:20
เ ภ t є г ภ є t t เ ภ ђ ๏ ς ค
 
_eslem_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.01.2008
Mesajlar: 8.416
Teşekkür etti: 304
374 Teşekkür 196 Mesaja aldı
Allah razı olsun...
__________________
_eslem_ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.delikanforum.net/onemli-sahsiyetler-ve-eserleri/76717-azrail-onun-dediginden-de-guzelmis.html
Konuyu Başlatan For Type Tarih
nemli ahsiyetler ve Eserleri - DelikanForum.NET This thread Refback 30.05.2008 23:03

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Azrail ile arkadaş olan itimat Hayatın içinden 2 09.10.2007 10:24
Ey Azrail......... _seyda_ Özgün Yazılarınız 1 17.08.2007 01:36
sevmek güzelmiş serra Özgün Yazılarınız 16 22.09.2006 10:20
ey azrail:) ayyildiz Nasihatlar 6 10.08.2006 14:35


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:05 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git