| Şeyhülislamlık Bilen Varmı.? Rahman Rahim Allahin adi ile...
Alemlerin Rabbı Allaha hamd olsun.
Afiyette ve belada, darlıkta ve genişlikte.
Salat ve selam, Seyyidülmürselin Resulullah Efendimize ve tüm aline
Sübhan Allahtan temenni: Selametiniz, afiyetiniz, sebat ve istikametinizdir
Şeyhülislamlık Bilen Varmı.?
Osmanlı Devletinde kendisine sorulan dini meseleleri cevaplandıran kimseye *müfti*, verilen karara da *fetva* denilirdi. Şeyhülislamlık makamı, evvela *mesnedi fetva* veya *mansıbı ifta* gibi isimlerle başmüftilik suretinde teşekkül etmişti. Bu halde bir müddet *kadıasker* ve *muallimi sultani* vazifelerine nispetle ikinci derecede kaldı.
Ancak fetva selahiyeti İbni Kemal ve EbusSuud Efendi gibi zevata havale olununca, bu makam daha çok ehemmiyet kazanmaya başladı. Zira bu iki kişi kadıaskerlikte bulunduktan sonra bu vazifeye getirilmişlerdi. Bundan sonra şeyhülislamlık makamı Rumeli ve Anadolu kazaskerliğinin de üstünde tutularak ilmiye tarikinin reisi ve şeri mahkemelerin nazırı olmuştur.
Bu makamı ihraz edenlerin kudretli olması, bütün ilmi tevcihatların şeyhülislamlara verilmesine sebep olmuş ve mevki olarak sadrazama denk bir hale gelmiştir. Hatta meşihat payesi taşıyanlar Avrupa protokolünde prenslere eşit muamele görürlerdi.
Şeyhülislamlık makamının ihdasındaki en mühim amil durmadan yayılma istidadı gösteren BatıniRafızi görüşlere karşı sed çekecek kuvvetli ve dirayetli bir Sünni merciin bulunmasına duyulan ihtiyaçtır. Yine devletin muhtelif yerlerinde fetva veren ehliyetsiz kimselere mani olmaktır.
Fatih kanunnamesinde şeyhülislamların mevkii tayin olunmakla beraber, esas ehemmiyet, Zenbilli Ali Cemali Efendi ile başlamış, İbni Kemal ve EbusSuud Efendi gibi dirayetli zatlarla kemal mertebesine erişmiştir. İlmi dirayet ve temiz şahsiyetleriyle meşihat makamına çıkan bu büyük alimler, en heybetli padişahlar üzerinde bile nüfuz ve tesir sahibi oldukları için, gerektiğinde onlara bile doğru yolu göstermekten ve sert sözler söylemekten çekinmemişlerdir.
Şeyhülislamlar, hiçbir şeyden çekinmeden hüküm vermesi için büyük salahiyetler ile donatılmışlardır. Kolay kolay azledilmezler (1601 senesine kadar hiç azil olmamıştır), idam edilmezler, habsedilmezlerdi.
Ledunnden Alıntı.. |