Es-Selamu aleykum,
Babasi Osman Gazi'den devraldigi devlet emanetini daha da ilerilere götüren Orhan Gazi, topraklarinda yasayan halkinin manevi terakkisini de saglamak üzere ülkesinin her tarafini tekke ve zaviyelerle donatmistir.
Zamanin Hakk dostlarindan biri olan ve Uludag'i kendine mekan eyleyen Geyikli Baba'nin manevi sahadaki söhretini duyan Orhan Gazi, haber gönderip kendisiyle hallesip duasini alman ister. Ancak dagda geyiklerle dolasan bu
ALLAH dostu:
''-Sakin Orhan da bana gelmesin!'' diye haber göndererek yapilan daveti kabul etmez, reddeder.
Davetinin kabul edilmemesin üzülen Oran Gazi merak edip hayretle sebebini sordurunca, Geyikli Babadan su hikmetli cevabi aldi:
''Dervisler basiret ehlidir. Ehl-i kalpdir. Yerli yerince hareket etmeleri zaruridir. Aksi halde istikametten inhiraf ederlerse, dualari makbul olmaz.Sizler ise Ümmetin emanetcilerisiniz. Bu durumda sizler, serhad askeri, bizler de dua askeriyiz. Zaferler, dua askerleri ile serhad askerlerinin müsterek gayretleri neticesinde elde edilir. BU muvaffakiyete ulasma istikametinde serhad askerleri, nasil harp ilmi ve cesaretle techiz ediyorlarsa; dua askerlerinin de dünya meyil ve muhabbetinden uzak tutulmalari zaruridir.
Dolayisiyle ki, benim sizin yaniniza gelisimle vaki olmasi muhtemel olan atiyye ve ikramlar, dervislerimizin kalblerine dünya muhabbeti sokar ve ukba muhabbetini azaltir. Böylece sizde, bizde zarar görenlerden oluruz.''