İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > EDEBIYAT > Özgün Yazılarınız
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 22.06.2003, 16:16

 
Yabangülü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.02.2003
Mesajlar: 176
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Ey gün yüzlü güzel!

Ey gün yüzlü güzel!


Bilir misin sevenlerin ne haldedir?
Yagmur damlalarinin usûl usûl çiselerkenki ferahligini, 1400 yil bahar öncesinden
tasiyan rüzgârlar hissettik ya dogdugumuz gün, kulaklarimiza okunan ezanlarda biz.
Ve günlerden birgün, ebedî kurtulusa çagrini duyduk ya sinelerimizde.
Hani zaten görür görmez âsik oluvermistik, Kalu Belâ’da ümmetini oksayan nazarlarina.
Anlatamadik ne kendimize ne baskalarina yüregimizin dilini.
Ancak bir gülün açisini görünce sebnemlerin serinliginde, ya da seherde sakiyan
bülbülleri dinleyince, bir garip bugu doldu gözlerimize senden ayriligin tarifsiz hüznünde.
Dudaklarimizda anlami sirli bir gülümseyis, gözlerimizde bir kutlu özlemle bakakaldik ya seyrine ardindan izlerinin.
Onca dügümü çözmeye çalisirken ki heveslerimiz, hayatin boynuna takilan renkli boncuklar gibi gözlerimizi aldi ya.
Avuçlarimizdan dökülen zamana sasip da bakarkenki çocuklugumuzla “neydi, ne degildi?”
diye geçiveriyordu hayatimiz. Hani bir garip oyuncaklarla doldurduk ya kucaklarimizi.
Ve böyle yasayip gidiyorduk ya hep.
Bir gün ama bir gün, bir çiçek çaldi, gafleti delip de gönül kapimizi, ya da
bir sessiz ölüm haberinin ürküten fisiltisi.
O zaman seni umduk yanimizda. Isiga üsüsen pervanelere döndük aydinliginda.
Can havliyle Senin ögrettigin kelimeleri aradik dagarcigimizda. Bir bilinmez
hazinenin anahtari oluverdi her kelimen.
Varligimizin sebebini anlamak üzere kuruldugunu gördük kâinatin çarklarinin.
Ezberlenmis isimler dilimize yapismaktan öteye geçemezken içtik mânâlarini ellerinden.
Içtikçe susadik; susadikça içtik; içtikçe kandik.
Derinlere, en derinlere, girdi her nefesin gönül topragimizda. Tohum oldu her
sözün, ekildi içimize bereketinle. Sonra dualarin ve aminlerimiz birlesti. Nisan
oldu mevsimi yagmurlarin. Yagdi, yagdi, yagdi. Suya kanan her bir tohum çatlayip,
bir kutlu Tûba’ya döndü. Salindi meyveleri, adi:
Güzellik, sevgi, merhamet, cömertlik olan. Yaradan’in ahlâkina özendi her kul
senin aynanda. “Yaradan dost, Yaradan Vedûd, Yaradan Rahman” dedin ya. Silindi
gözlerimizden Cennet ve Cehennem. Silindi O’ndan gayri ne varsa.
Bir O, bir tek O...
Yerimizde duramaz olduk, miraçlara yollandik aydinliginda.
Ögrettigin her isim, kâinatta yansiyan gösterdigin her isim; bir nefes oldu kutlu
yolculugumuzda. Ne güzel miraçti bu, ne nurlu bir yoldu bu Yarabbi!.. Karinca bir adim, agaçlar bir adim, yeryüzü bir adim, yildizlar bir adim, feza bir adim... Ve gönül hepsinden de koca bir adim. Önde sen giderken isiginin etegine yapistik biz; milyarlarca el.
Cesaret alip da Rabbin Habibi olusundan, haykirdik Sidretü’l–Münteha’da:
Ya Rab! Biz de sevdik Seni!
Kimimiz agladi, agladi, gözyaslarindan ummanlara dönerken bagri. Kimimiz hayretle
gülümsedi el ele tutusup günesle ve ayla.
Kimimiz her mahlukun tavafini sezip sonra özenip semalara kalkti yildizlar ve atomlarla.
Kendimizden geçtik kullugun sonsuz hazziyla.
Tahiyyatlara oturduk kâinatin temsilcisi sifatiyla, hiçligimizi fark edip Yaradan’in
huzurunda. Secdelere vardik askimizin görülüp sezilmez doruklarinda.
Kanatlar, kanatlar, kanatlarla sarildi emaneti yüklenen sirtimiz meleklerin yurdunda.
Tebriklerle musafahalasmaya durdu insanlar ve melekler.
Haya perdesini o an hissettik meleklerin temizligini görüp de vicdanimizda. Pismanlik
bir kor gibi yakti yüreklerimizi, günahlarimizi hatirlayinca.
“Hani Rabbim; Sen bu kadar iyi, güzel, cömertken, hani Rabbim; malikim, halikim,
sahibim Sen’ken, hani Rabbim; Sen böyle sevginde sabirliyken, hani Rabbim; her
seyden öte Sen Sen’ken... Ve ben Sen’in her seye muhtaç, âciz, hakir kulunken;
nasil da yanildim, nasil da sastim, nasil da kandim?!...”
Her gönül ardina bakip kavruldu günahlarinin atesinde. Bir “ah!” çekti ki sineler,
parçalanircasina. Bir “ah!” çekti ki ruhlar, çatlarcasina.
Semalar hiçkiriklarla sarsildi bir zaman.
Sonrasi, sonra yankilandi bir müjde Resul yüreginden kâinata:
"Ey günahta asiri giden kullarim. Allah’in rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz."
O an sekine indi inanan gönüllere.
Kullarim deyisteki sefkat, kullarim deyisteki sahiplenis, tesellisi oldu yanik bagirlarin.
Sonra ne yapacagimizi bilmezligin saskinligindayken ‘nasuh’ tevbesini ögrettin ey Resul, sefkatli sesinle.
Nasuh secdesi yankilandi bütün gönüllerde.
Sürseydi de sonsuzlara dek hiçbir inanan, vazgeçmezdi yine de secdeden bir an.
Nasuh zaten buydu, bastan asagi sonsuzlara kadar günaha pismanlik yemini. Yandi
gözyasinin atesinde ne varsa; yakildi her sine.
Bir gönüller kaldi ortada.
Bir gönüller yanmadi korda.
Sevgisiyle doluyken Allah ve Resulü’nün, secdeye vardi basi gönlün. Ve ateslere
uzandi sefkatli elleriyle gülümseyerek her gönül.
Bunu da yaratan Sensin ey Allah’im diye oksamak istedi kivilcimlari. Ve Ibrahimlesirken
her inanan gönül, cennet bahçelerine dönerken atesler, kivilcimlarin her biri
oldu binlerce gül.
Ve duyuldu sesi Rabbin cennetin semalarinda:
Selâm olsun inananlara."
__________________
_______________________
Eger ilim ümit ile olsaydi dünyadaki
bütün insanlar alim olurdu.HZ.Ali
Yabangülü isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
iki yüzlü insanlar ! Müzekker Hadis Köşemiz 8 17.04.2007 10:43
İki Yüzlü Mektup ZEGODAYI Fıkra ve Mizah 0 04.12.2006 20:11
Güler yüzlü olmanın mükâfaatı Ebu Ömer Hadis Köşemiz 1 21.09.2005 00:19
Ey gün yüzlü güzel! Yabangülü Özgün Yazılarınız 0 09.05.2003 15:09


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:38 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50