| Selahaddin Eyyübinin vefatı Mısır ve Suriye bölgesinde Eyyubiler Devleti'nin hükümdarı olan Selahaddin Eyyubi, Haçlılar'ı yıldırıp Filistin'den uzaklaştırdıktan sonra , Kasım 1192'de başkenti olan Dimaşk' a dönmüştü. Burada kendisini, dört yıl boyunca ordu başkanı iken birikmiş Mısır ve Suriye bölgesinde Eyyubiler Devleti'nin hükümdarı olan Selahaddin Eyyubi, Haçlılar'ı yıldırıp Filistin'den uzaklaştırdıktan sonra , Kasım 1192'de başkenti olan Dimaşk' a dönmüştü. Burada kendisini, dört yıl boyunca ordu başkanı iken birikmiş birçok iş beklemekteydi. Kış çok sert geçiyordu. Şam'da önemli vazifeleri bulunduğundan Selahaddin, Mısır seyahati ve hac ziyaretini de ertelemişti. Vakit buldukça ilim ve fikir adamlarının müzakerelerine katılıyor, ara sıra da avlanmaya çıkıyordu. Safer 589 / Şubat 1193'de Sultan Selahaddin, Mekke'den dönen hac kafilesini karşılamaya çıkmıştı. Aynı gece hararetten ve ağrılarından ızdırabı arttı. Humma hastalığına tutulmuştu. Dördüncü gününde tabibler yanına geldi. Hastalığı günden güne arttı. Kendisinde zaman zaman hafıza kaybı belirdi. İki hafta sonra durumu daha da ağırlaştı. Hastanın başında Dimaşk kadısı Fadıl ile birkaç hizmetkarı bulunuyordu. 3 Mart Çarşamba sabahı ezandan sonra kadı Fadıl onun yanı başında Kur'an okurken: " O' ndan başka ilah yoktur, Ben yalnız O'na güvenip dayanırım."( Tevbe, 129 ) ayetine gelince, Sultan gözlerini açarak gülümsedi, yüzünün rengi açıldı ve o anda ruhunu teslim etti. ( Rahmetullahi aleyh.) Sultan Selahaddin, Nureddin Zengi'den sonra Haçlılar'ı en fazla yıldırıp gerileten, onların hedeflerine ulaşmasını engelleyen ve Müslümanlar arasında birliği yeniden sağlayan büyük bir insandır. Vefat ettiğinde 56 yaşındaydı. Kabri Şam'dadır. Rivayetlere göre Şam Kadısı Fadıl'ın emriyle, gazalarda kullandığı şerefli kılıcı da mezarında onun yanında bırakılmıştır. Sultan Selahaddin pek mütevazı ve lütufkardı. Halkına çok yakın ve merhametliydi. Geride ne ev, ne akar, ne çiftlik, nede bahçe bıraktı. Kendine ait hiçbir mülkü yoktu. Öldükten sonra 45-50 dirhem gümüş ve bir dinardan başka parası da çıkmamıştı. Düşmanlarına bile bağış ve iyilik yapmaktan çekinmezdi. Hayatı, cesaret, merhamet ve adalet örnekleriyle doludur. İlmi ve alimleri çok severdi Semerkand Dergisi Mart / 2004 sayı : 63 sayfa : 31 Yusuf YAVUZ |