İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > EDEBIYAT > Özgün Yazılarınız
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 04.01.2005, 22:21
 
Hikaye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2003
Mesajlar: 812
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
".............

Akıllı Deliler kitabı “Mecnun öyle müthiş bir deliydi ki” der, “Deliliği adının önüne geçti ve ismiyle çağrılmaz oldu. Onun adını anan hiçbir Arap kaynağı babasının adına nisbetle anmadı ve bu yüzden adı bile ihtilaflara konu oldu. Onu anan kaynaklar ‘Benî Amir’in delisi şöyle yaptı... Mecnun şunu dedi:... Mecnun’un babası bir gün...” gibi anlatımlarla doludur.

Oysa Mecnun adını şiirlerinde anan bütün şairler bir yandan ona özenirken diğer yandan onu, aşkını gizlemeyip ortaya dökmekle kınarlar. Aşk sırlarının gizli olması gerektiğini, Kays’ın bu kurala uymadığını ve bu yüzden delirdiğini söylerler. O ise delirdiği için sırları tutamadığını bir mazeret olarak öne sürer. Nitekim Leyla’ya sorulmuş:

–Senin Mecnun’a olan sevgin mi daha büyük, yoksa Mecnun’un sana olan sevgisi mi?

–Benim ona olan sevgim, demiş Leyla ve sonra açıklamış: “Çünki onun bana olan sevgisi meşhur oldu, benim ona olan sevgim ise gizli kaldı.”

Mecnun’un şiirlerinden:

Toplulukta ve tenhada, gece ve gündüz, yirmi sene insanların İlah’ına dua ettim.

Leyla’nın da benim çilem gibi çile çekmesi için; benim halimi anlaması veya bana acıması için.

Allah duamı kabul etmedi ve benim aşkımdan öte geçen de olmadı. Ama beni mahveden o sevgi durmadan artırıldı.

Tanrım! Ya sevdir ona beni, ya onunla şifa ver bana. Ya da dinlendirileyim artık kalbimin çektiği çileden... "

iskender Pala
__________________
“ Yalnız hüznü vardır, kalbi olanın… "
http://yurekyanginlari.blogcu.com/
Hikaye isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 04.01.2005, 23:39
 
patya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16.10.2003
Mesajlar: 2.795
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız delimolla
Bir Aşk Mektubu



Her akşam rüyamda yine sen vardın. Saat olmuş gecenin 3’ü, herkes uyumuş,

annem, babam, kardeşim, bende uyumuşum ama gönlüm hep ayakta, aşkım hep

ayakta, onlar hiç uyumadı ki. Seni tanıdığımdan, sana aşık olduğumdan beri gözüme

uyku girmedi aşkımın, sevdamın da. Ne tedaviler aradım, ne ilaçlar

kullandım. Çaresi bir mucize bu hastalığın o da sensin.


Ağlıyorum şu saat, unutma beni ağlatan sensin. Uyutmayan, hayatı zindan eden

sensin. Ne hayat tat veriyor, ne o olmazsa olmaz dediğim bilgisayar, ne

hava, ne ekmek, ne su,.. sadece ama sadece sensin o tat. Sensin benim

hayatım, sensin.

Benden vazgeçmemi mi istiyorsun? Tamam kabul. Çıksın birisi güneşe yazsın

adını (benim yazdığımın yanına) vazgeçerim senden. Ya da sağır bir ressam,

toprağa düşen gülün sesini çizsin bir kağıda o zaman vazgeçerim senden. O

zaman vazgeçerim anlıyor musun? VAZGEÇMEM SENDEN.


Benden kalan birkaç gözyaşı var bu kağıtta, sana olan aşkım var. Eğer bir

gün ağlarsın olur ya! Bu kağıda ağla. Göz yaşlarımız mutlu olsun sonunda.

Onlar kavuşsunlar aşklarına. Biz kavuşamasak da.


Hem ben seni kime vazgeçerim? Kimse senin dudaklarındaki sıcaklığı vermiyor,

kimse vermiyor sendeki o güzel kokuyu, kimse hissettirmiyor senin tenindeki

buğuyu, hayali, kimse bakamıyor senin baktığın gözlerle bana, kimse senin

dokunduğun hatta vurdun gibi vurmuyor bana, kimse tutmuyor senin ellerinle,

kimse sarmıyor senin gibi kollarıyla, kimse ama kimse sendeki aşkı bana

vermiyor. Ben sana mecburum, sonu olmasa dahi.


Kalbim uçarsa o kelimelerin arasına okurken yakala onu, iyi bak incitme olur

mu? Arkadaş et kendi kalbinle, dost olsunlar, aşık olsunlar birbirlerine,

ölesiye hem de, sımsıkı sarılsınlar hiç bırakmasınlar birbirlerini, varsın

ben onsuzda yaşarım, yeter ki onlar mutlu olsunlar.Sana soruyorum? Yakışıklı

değilim, çok zeki değilim ama aşkım yetmez mi sana? Neden ben değil de seni

sevmeyen bir başkası ya da benim kadar değer veremeyen birisi. Neden? Şunu

unutma; Kırmızı güllere ulaşmak isteyenler ayakları altında ezilen

papatyaların farkına varamazlar.


Senin uğruna vazgeçmeyeceğim şey yok. Gururum hariç. O zaman neden ben

değilim, neden başkası, sana başkasının ellerinin dokunmasına dayanamam.

Buna dayanamam anlıyor musun beni? Neden ben değilim Allah'ım? Sebebi ne?

Neden Allah'ım neden?

Sana çıldırıyorum anlıyor musun? Sana çıldırıyorum? Neden sanıyorsun sizin sınıfa

her teneffüs gelişim? Neden sanıyorsun hep başka konular arayışım.


Çok merak etmiştin ya Metin ile benim bildiğim o olayı. Söyleyeyim. Metin

bunu Rıza’dan duymuş. Rıza ona ikinizin beraber olduğunuzu söylemiş. Ben

bunu duyunca içimdeki tüm gözyaşlarını o an çıkarmak istedim. Sağır olmayı

istedim bunu duymayayım diye, bugün olmasın istedim bu olayı yaşamayım

diye, Kör olmak istedim seni hiç görmeyeyim diye, kalbim olmasın istedim

sana hiç aşık olmayayım diye, hislerim olmasın istedim senin kokuna, sıcak

tenine alışmayayım diye. Senin olmamak istedim, sana hasret kalmayayım

diye. Gözlerim karardı hiç abartısız o an? Metin bıraksa sonsuza dek öyle

kalırdım. Rüyayı hep seninle kurardım. Hep ikimiz olurduk, hep seninle

olurduk, kötü kalpliler aramıza girmeye çalışır ama ben hep mani olur buna

izin vermezdim. Her şey senin istediğin gibi olurdu. Bir tek aşkımız ortak.

Sana adardım her şeyimi. Seninle senin kadar güzel, senin kadar iyi, senin

kadar güzel gözlü, senin kadar . Bir bebeğimiz olurdu. Ama neyse ki, hatta

maalesef Metin beni rüyamdan erken uyandırdı. VE GENE SANA KAVUŞAMADIM.


Hem sana kıyarım hem kendime? Ölümü dahi göze alırım sensin hayat zaten ölüm

bana? Bunlar şaka gibi geliyor ama ben sana kıyamam . Kıyamam sana

biliyorsun. Aşkım beni dağlasa da, aşkın beni mecnun yapsa da, sana kıyamam.

Son söylemek istediğim seninle son defa konuşmak istiyorum ve diyorum ki



seni çok seviyorum.
bende aynen böyle siirler yazacak haldeydim ama .....

camasir , ütü , yemek , bulasik , birde adamin her aklina estigi zaman ispanak ve temizlenecek balik alip gelmesi.... böylesi siirler yazmami engeller oldu
__________________
HAK $ERLERI HAYREYLER
SEN SANMA KI GAYREYLER
ARIF ONU SEYREYLER
MEVLA GÖRELIM NEYLER
NEYLERSE GÜZEL EYLER
patya isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 05.01.2005, 12:20
 
sisterE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.01.2004
Yaş: 32
Mesajlar: 26.013
Teşekkür etti: 4
65 Teşekkür 51 Mesaja aldı
insana bu kadar aci veren bir "ask" olmasin daha iyi...! (bence)
__________________
Hayat yasandigi kadardir. Ötesi ya hatiralarda bir iz, ya da hayallerde bir umuttur.
sisterE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 05.01.2005, 12:49
 
COcUk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.10.2004
Mesajlar: 245
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Hikaye
".............

Akıllı Deliler kitabı “Mecnun öyle müthiş bir deliydi ki” der, “Deliliği adının önüne geçti ve ismiyle çağrılmaz oldu. Onun adını anan hiçbir Arap kaynağı babasının adına nisbetle anmadı ve bu yüzden adı bile ihtilaflara konu oldu. Onu anan kaynaklar ‘Benî Amir’in delisi şöyle yaptı... Mecnun şunu dedi:... Mecnun’un babası bir gün...” gibi anlatımlarla doludur.

Oysa Mecnun adını şiirlerinde anan bütün şairler bir yandan ona özenirken diğer yandan onu, aşkını gizlemeyip ortaya dökmekle kınarlar. Aşk sırlarının gizli olması gerektiğini, Kays’ın bu kurala uymadığını ve bu yüzden delirdiğini söylerler. O ise delirdiği için sırları tutamadığını bir mazeret olarak öne sürer. Nitekim Leyla’ya sorulmuş:

–Senin Mecnun’a olan sevgin mi daha büyük, yoksa Mecnun’un sana olan sevgisi mi?

–Benim ona olan sevgim, demiş Leyla ve sonra açıklamış: “Çünki onun bana olan sevgisi meşhur oldu, benim ona olan sevgim ise gizli kaldı.”

Mecnun’un şiirlerinden:

Toplulukta ve tenhada, gece ve gündüz, yirmi sene insanların İlah’ına dua ettim.

Leyla’nın da benim çilem gibi çile çekmesi için; benim halimi anlaması veya bana acıması için.

Allah duamı kabul etmedi ve benim aşkımdan öte geçen de olmadı. Ama beni mahveden o sevgi durmadan artırıldı.

Tanrım! Ya sevdir ona beni, ya onunla şifa ver bana. Ya da dinlendirileyim artık kalbimin çektiği çileden... "

iskender Pala
Delimolla'nin yazisini okuduktan sonra allak bullak oldum.Birseyler söylemek istedim ama bu duygular üzerine ne söylenir bilmemki diye düsünürken ama bir yandan da siddetli bir 'cevap verme' ihtiyaci duyarken, Hikaye'nin sözleri 'imdat' gibi yetistiler. Cok sükürki yetistiler
Simdi icim rahatladi.
Yine tesekkürederim hikaye.
Bu arada, Iskender Pala'nin hangi kitabindan alintiydi Mecnun'un siiri?
Yoksa benim okumayi cok arzu edip de henüz nasib olmamis olan 'Babil'de Ölüm , Istanbul'da Ask' kitabindan mi?
__________________
Hersey üstüne üstüne geliyorsa
Belki de sen ters gidiyorsundur.

Konu COcUk tarafından (06.01.2005 Saat 18:42 ) değiştirilmiştir..
COcUk isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 05.01.2005, 23:53
 
Hikaye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2003
Mesajlar: 812
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız COcUk
Delimolla'nin yazisini okuduktan sonra allak bullak oldum.Birseyler söylemek istedim ama bu duygular üzerine ne söylenir bilmemki diye düsünürken ama bir yandan da siddetli bir 'cevap verme' ihtiyaci duyarken, Hikaye'nin sözleri 'imdat' gibi yetistiler. Cok sükürki yetistiler
Simdi icim rahatladi.
Yine tesekkürederim hikaye.
Bu arada, Iskender Pala'nin hangi kitabindan alintiydi Mecnun'un siiri?
Yoksa benim okumayi cok arzu edip de henüz nasib olmamis olan 'Barla'da Ölüm , Istanbul'da Ask' kitabindan mi?
Iskender Pala'nin Zaman'daki yazilarindandi kardesim..

"Babilde olum, istanbul'da ask" i Okudum :) Guzel bir kitap, Da Vinci'nin sifresini andiriyor ;)

Mutlaka Okyun derim asagidaki hikayeyi de:

ÇİNGENE ALİ

Bir Çingene Ali vardı, umutsuz bir biçimde padişahın kızı Selma'ya aşık olmuştu... Öyle ya aşık olduğu padişahın kızı , kendisi ise bir Çingene Ali... Olacak şey miydi!!

Ama aşık olmuştu bir kere Ali, aklı fikri padişahın kızı Selmada idi... Kafasını bir oraya vuruyor olmuyor, bir bu yana vuruyor olmuyor...

Onu sevenlerden biri " Sen bir de Abdulkâdir Geylânî kuddise sırruhu'nun Halifesi olan Ali Heytî Hazretlerine git be Ali'm " dedi.

Ali umutsuz, bîçare ona vardı, meramını anlattı. Ali Heytî hazretleri:

-Ali, sen ben ne dersem yapmaya razı mısın padişahın kızına ulaşabilmek için. dedi. Çingene Ali gözlerini dört açarak:

- Sen bana padişahın kızı Selma'yı getir; ne dilersen yaparım, uğruna her şeye hazırım. dedi.

Ali Heyti hazretleri Çingene Aliye:

-Ali ben ne dersem yapacaksan bu iş olur;ama şart ne dersem yapacaksın, itirazsız. dedi. Ali'nin canına minnet, derhal kabul etti bu şartı.

Ali Heyti hazretleri Çingene Aliyi bir dağın tepesindeki mağaraya götürdü. Issız bir yerdi orası ve ona:

-Şimdi burada şu kayanın üstüne otur ve kim gelirse gelsin, ne olursa olsun umursamadan Allah! de. dedi. Ali şaşkın:

-Allah demekle padişahın kızının ne alakası var. dedi. Ali Heyti Hazretleri kızgın:

-Ali soru yok!! sen dediğimi yap kız sana gelecek inşallah. dedi.

Çingene ali söylenene uydu Allah Allah Allah demeye başladı. Haftada bir Ali Heyti hazretleri geliyor ve ona yemek getiriyordu. Çingene Ali, Ali Heyti hazretlerini her gördüğünde:

- Hani, nerede? Padişahın kızı ne oldu, niye gelmedi?!! diye soruyor; her defasında "Allah de" cevabını alıyordu.

Ali aşkının tılsımından bir denileni iki etmiyor, kıza kavuşma ümidiyle güvendiği Ali heyti hazretleri ne derse onu yapıyor "Allah" diyordu.

Vakit geçti, Ali'nin namı şehre yayılmaya başladı, civardan geçen kervanların haber vermesiyle Çingene Ali, " memleketin uzağından gelmiş, ıssız bir mağaraya sığınmış bir büyük Allah dostu, hiç durmadan Allah diyen bir veli olarak şehirde anılmaya başlanıldı. Öyle ki , onun hakkında, nice kerametler söylendi, nice kişiler onun tılsımlı nefesinin kudretinden bahsetmeye başladılar.

Bu arada Ali heyti hazretleri Ali'nin yanına haftada bir uğruyor yemek getiriyordu. Çingene Ali Onu her gördüğünde " Hani kız nerede, niye gelmedi hala?" diyordu. Ali heyti hazretleri ise " Az kaldı, bekle Allah de" diyordu.

Bir gün geldi ki padişahın kızı hastalandı. Memleketin bütün tabibleri çaresiz kaldılar, hastalık karşısında.. Dediler ki padişaha:

-Efendim memleketimizin büyüklerinden Allah Dostu bir Ali Heyti hazretleri var, bir de ona soralım bu hastalık karşısında biz nâçar kaldık....

Padişah Ali Heyti hazretlerini davet etti huzuruna. Meramını anlattı. Ali heyti Hazretleri:

-Padişahım, memleketimizde ün salan , bir dağın tepesindeki mağarada sürekli Allah diyen bir kulunuz var belki o bir şeyler yapabilir. dedi.

Zaten padişah o söylenen kişinin namını çoktan duymuştu bile. derhal buyruk verdi dağa doğru gidilmesi, o Hazretin! görüşünün alınması için....

Ali Heyti Hazretleri, Çingene Ali'nin yanına geldi. Ona:

-Evladım padişah maiyetiyle senin yanına geliyor. Sana ne teklif ederse etsin, kabul etme.. toprak, altın, makam.. hiçbirisine iltifat etme ancak kızını teklif ederse zevceliğe , senin işin tamamdır, kabul et. dedi. Çingene Ali heyecanlı daha bir şevkle Allah demeye başladı....

Tam kırk gün dolmuştu o paslı mağarada Allah demeye devam edeli, aklında padişahın kızından başka hiç bir şey yok, Allah diyordu Ali.

Padişah maiyetiyle mağaraya geldi. Ne baka ki bir Derviş hararetle Allah Allah diyor, imrendi ona, ne hoş bir insan, dünya hiç umurunda değil, dedikleri kadar varmış diye düşündü içinden... Çingene Ali'ye, Ali Heyti Hazretleri padişahın meramını aktardı. Ali " Allah Allah " dedi. Ali Heyti hazretleri padişaha dönerek:

-Padişahım gördüğünüz gibi, sadece Allah diyor, Ona hediye verseniz iltifatını celbetmek için, bize yüzünü dönmesi için. dedi. Padişah Ali'ye mülk hediye etmek istedi. Ali " Allah" dedi... Padişah makam teklif etti ... Ali " Allah" dedi. Padişah altın dedi.... Ali " Allah" dedi....Padişaha yaklaşarak Ali Heyti Hazretleri:

-Padişahım bir de kerimenizin izdivacını teklif etseniz dedi. Padişah düşündü: " bu adamdan daha layık kim olabilirdi ki zaten kızı için, sürekli Allah diyen, dünyaya bel bağlamayan bir Allah Dostu, zaten halk ta onu çok seviyor!!"

- Kızımın nikahını alır mısın?!! dedi.

Ali, şok da yanlış mı duymuştu ki, padişah ona kızının, Selma'nın nikahını teklif ediyor ha.. Hem de kime Çingene Ali'ye öyle mi? Neden neden neden?

Ali düşündü, düşündü:

Ben ki bir kız için, aşkım için kırk gün sadece Allah Allah dedim; emelime kavuştum, kıza kavuştum... Ya Rabbi!! Ya Senin için, Şanın için Allah Deseydim... Bana ne büyük lütuflar verirdin Sen ne yüce bir hükümdarsın, Ey şanı Yüce Çingene Ali'nin de padişahın da Rabbi Allah .....dedi ve oracıkta can verdi.... Rivayet edilir ki son nefesiyle kutuplar arasında yerini aldı Çingene Ali namlı, Ali rahimehullah.....


__________________
“ Yalnız hüznü vardır, kalbi olanın… "
http://yurekyanginlari.blogcu.com/
Hikaye isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 06.01.2005, 18:48
 
COcUk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.10.2004
Mesajlar: 245
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Seyy... Dogru, "Babil'de Ölüm, Istanbul'da ask"ti kitabin adi Barla'yi Babil'e cevirdim kardes
Da Vinci'nin Sifresi? Kitabin adi mi Sifre?Daha önce duydugumu hic hatirlamiyorum ama biryerlerde rastlarsam mutlaka alip okurum insiallah.
Cingene Ali'nin öyküsüne gelince... Bu öyküyü duymustum. Simdi bile okuyunca ilk okudugumda duydugum etkileri hissettim yüregimde.
Evet, Delimolla kardesimize cok büyük bir teselli olabilir.
Ve böyle asik olan herkese....
Da Vinci, Sifre ... Hmmm...
__________________
Hersey üstüne üstüne geliyorsa
Belki de sen ters gidiyorsundur.
COcUk isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 09.01.2005, 16:23
 
sisterE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.01.2004
Yaş: 32
Mesajlar: 26.013
Teşekkür etti: 4
65 Teşekkür 51 Mesaja aldı
Allah a varan ask ile..nefsin bize sundugu "kuruntu" ask`i ayird edebilmeli ki..bu ifadeyi kullanabilmeli..
zor..
__________________
Hayat yasandigi kadardir. Ötesi ya hatiralarda bir iz, ya da hayallerde bir umuttur.
sisterE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 10.01.2005, 00:55
 
Hikaye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2003
Mesajlar: 812
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Aşk konusunda İmam Gazali'nin görüşleri


"Sevgi" canlı varlığın, haz veren bir nesneye karşı eğilimli olmasıdır. Söz konusu eğilimin güçlenmesi haline aşk denir.

Aşk duygusu, aşığın sevgilisine kul olması ve sahip olduğu her şeyi uğrunda feda etmesine yol açacağı bir dereceye varabilir.

Züleyha'nın Hz. Yusuf'a karşı duyduğu aşkın ne dereceye vardığına bir baksanıza! Kadının bütün servet ve güzelliği bu uğurda gitmiş. Yetmiş deve yükü mücevher ve gerdanlığının var olduğu söylenir, hepsini Hz. Yusuf'un aşkı uğruna harcamış. "Bugün Hz. Yusuf'u gördüm" diyen herkese, eline geçeni zengin edecek değerde bir mücevher vere vere elinde hiçbir şey kalmamış.

Aşırı aşkından dolayı diğer her şey aklından çıktığı için karşılaştığı her şeyi "Yusuf" diye çağırır olmuş, o kadar ki, başını göğe kaldırdığı zaman Hz. Yusuf'un adını yıldızların üzerinde yazılı görürmüş.

Rivayete göre, Züleyha iman edip Hz. Yusuf onunla evlendikten sonra eski aşığı ve yeni kocasından ayrı yasamaya yönelerek kendisini ibadete vermiş, varlığını tamamen Allah'a adamış.

Nihayet bir gün, Hz. Yusuf'a demiş ki, "ben sana Allah'ı tanımadan önce aşık olmuştum, fakat O' nu tanıyınca kendisine karşı duyduğum muhabbet, diğer her şeyin sevgisini gönlümden giderdi. O' nun sevgisine bedel istemiyorum."

Leyla ile Mecnun' un aşk hikayesini herkes duymuştur. Mecnun'a "adın ne?" diye sorarlar, "Leyla" diye cevap verir. Bir gün yine Mecnun’a "Leyla ölmedi mi " derler. "Hayır, Leyla kalbimde yaşıyor ölmedi, Leyla benim" diye karşılık verir.

Yine bir gün Mecnun, Leyla’nın evi önüne gider ve gözlerini gök yüzüne diker. Ona "ey Mecnun, gökyüzüne değil, Leyla’nın odasının duvarına bak, belki onu görürsün" derler. O böyle diyenlere "gölgesi Leyla'nın evine düşen yıldız bana yeter" diye karşılık verir.

Anlatıldığına göre, Hallac-ı Mansur'u seksen gün hapsetmişler, İmam-i Şibli, bir gün ziyaretine gitmiş ve "ey Mansur, Muhabbet nedir" diye sormuş. Mansur "bu soruyu bana bugün değil, yarın sor" demiş. Ertesi gün olunca Mansur'u zindandan çıkarırlar ve üzerinde boynunu vurmak üzere yere yaygı yayarlar, bu sırada İmam-i Şibli çıkagelerek karşısında dikilir. Bu anda Mansur ona seslenir, "ey Şibli! Sevginin başı yangın, sonu ise ölümdür."

Hallac-ı Mansur'un nazarında Allah'tan başka her şeyin batıl olduğuna kesin kanaat gelince ve yalnız Allah'ın hak olduğunu bilince, Hak isminin onun kendi adı olduğunu unutmuş ve “sen kimsin?” sorusuna muhatap olunca "ben Hakk’ım" diye cevap vermiştir.

Anlatıldığına göre gerçek sevgi şu üç davranışta belli olur:

1- Aşık, sevdiğinin sözünü diğerlerinin sözüne tercih eder.

2- Aşık, sevgilisi ile oturup kalkmayı başkaları ile bir arada olmaya tercih eder.

3- Yine aşık, sevgilisinin rızasını kazanmayı, başkalarının hoşnutluğunu elde etmeye tercih eder.

Elbette ki Tasavvufi anlamda, aşık kul; sevgili, âlemlerin Rabbi olan Allah'tır.

Aşk, bu hikayelerde de okuduğumuz gibi mecazi aşkla başlayarak yol alan ve Allah'a ulaştıran İlahi Aşk'tır.

İmam Gazali
__________________
“ Yalnız hüznü vardır, kalbi olanın… "
http://yurekyanginlari.blogcu.com/
Hikaye isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 10.01.2005, 15:47
~Delikan Hastasi~
 
Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19.03.2004
Mesajlar: 461
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız delimolla
Bir Aşk Mektubu



Her akşam rüyamda yine sen vardın. Saat olmuş gecenin 3’ü, herkes uyumuş,

annem, babam, kardeşim, bende uyumuşum ama gönlüm hep ayakta, aşkım hep

ayakta, onlar hiç uyumadı ki. Seni tanıdığımdan, sana aşık olduğumdan beri gözüme

uyku girmedi aşkımın, sevdamın da. Ne tedaviler aradım, ne ilaçlar

kullandım. Çaresi bir mucize bu hastalığın o da sensin.


Ağlıyorum şu saat, unutma beni ağlatan sensin. Uyutmayan, hayatı zindan eden

sensin. Ne hayat tat veriyor, ne o olmazsa olmaz dediğim bilgisayar, ne

hava, ne ekmek, ne su,.. sadece ama sadece sensin o tat. Sensin benim

hayatım, sensin.

Benden vazgeçmemi mi istiyorsun? Tamam kabul. Çıksın birisi güneşe yazsın

adını (benim yazdığımın yanına) vazgeçerim senden. Ya da sağır bir ressam,

toprağa düşen gülün sesini çizsin bir kağıda o zaman vazgeçerim senden. O

zaman vazgeçerim anlıyor musun? VAZGEÇMEM SENDEN.


Benden kalan birkaç gözyaşı var bu kağıtta, sana olan aşkım var. Eğer bir

gün ağlarsın olur ya! Bu kağıda ağla. Göz yaşlarımız mutlu olsun sonunda.

Onlar kavuşsunlar aşklarına. Biz kavuşamasak da.


Hem ben seni kime vazgeçerim? Kimse senin dudaklarındaki sıcaklığı vermiyor,

kimse vermiyor sendeki o güzel kokuyu, kimse hissettirmiyor senin tenindeki

buğuyu, hayali, kimse bakamıyor senin baktığın gözlerle bana, kimse senin

dokunduğun hatta vurdun gibi vurmuyor bana, kimse tutmuyor senin ellerinle,

kimse sarmıyor senin gibi kollarıyla, kimse ama kimse sendeki aşkı bana

vermiyor. Ben sana mecburum, sonu olmasa dahi.


Kalbim uçarsa o kelimelerin arasına okurken yakala onu, iyi bak incitme olur

mu? Arkadaş et kendi kalbinle, dost olsunlar, aşık olsunlar birbirlerine,

ölesiye hem de, sımsıkı sarılsınlar hiç bırakmasınlar birbirlerini, varsın

ben onsuzda yaşarım, yeter ki onlar mutlu olsunlar.Sana soruyorum? Yakışıklı

değilim, çok zeki değilim ama aşkım yetmez mi sana? Neden ben değil de seni

sevmeyen bir başkası ya da benim kadar değer veremeyen birisi. Neden? Şunu

unutma; Kırmızı güllere ulaşmak isteyenler ayakları altında ezilen

papatyaların farkına varamazlar.


Senin uğruna vazgeçmeyeceğim şey yok. Gururum hariç. O zaman neden ben

değilim, neden başkası, sana başkasının ellerinin dokunmasına dayanamam.

Buna dayanamam anlıyor musun beni? Neden ben değilim Allah'ım? Sebebi ne?

Neden Allah'ım neden?

Sana çıldırıyorum anlıyor musun? Sana çıldırıyorum? Neden sanıyorsun sizin sınıfa

her teneffüs gelişim? Neden sanıyorsun hep başka konular arayışım.


Çok merak etmiştin ya Metin ile benim bildiğim o olayı. Söyleyeyim. Metin

bunu Rıza’dan duymuş. Rıza ona ikinizin beraber olduğunuzu söylemiş. Ben

bunu duyunca içimdeki tüm gözyaşlarını o an çıkarmak istedim. Sağır olmayı

istedim bunu duymayayım diye, bugün olmasın istedim bu olayı yaşamayım

diye, Kör olmak istedim seni hiç görmeyeyim diye, kalbim olmasın istedim

sana hiç aşık olmayayım diye, hislerim olmasın istedim senin kokuna, sıcak

tenine alışmayayım diye. Senin olmamak istedim, sana hasret kalmayayım

diye. Gözlerim karardı hiç abartısız o an? Metin bıraksa sonsuza dek öyle

kalırdım. Rüyayı hep seninle kurardım. Hep ikimiz olurduk, hep seninle

olurduk, kötü kalpliler aramıza girmeye çalışır ama ben hep mani olur buna

izin vermezdim. Her şey senin istediğin gibi olurdu. Bir tek aşkımız ortak.

Sana adardım her şeyimi. Seninle senin kadar güzel, senin kadar iyi, senin

kadar güzel gözlü, senin kadar . Bir bebeğimiz olurdu. Ama neyse ki, hatta

maalesef Metin beni rüyamdan erken uyandırdı. VE GENE SANA KAVUŞAMADIM.


Hem sana kıyarım hem kendime? Ölümü dahi göze alırım sensin hayat zaten ölüm

bana? Bunlar şaka gibi geliyor ama ben sana kıyamam . Kıyamam sana

biliyorsun. Aşkım beni dağlasa da, aşkın beni mecnun yapsa da, sana kıyamam.

Son söylemek istediğim seninle son defa konuşmak istiyorum ve diyorum ki



seni çok seviyorum.
Bu mektubun sahibi resmen diri diri yaniyor yahu
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız sisterE
insana bu kadar aci veren bir "ask" olmasin daha iyi...! (bence)
Bencede
Canan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 12.01.2005, 15:07
~Delikan Hastasi~
 
Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19.03.2004
Mesajlar: 461
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız delimolla
VAS: bencede
"insana bu kadar aci veren bir "ask" olmasin daha iyi...! (bence) "

ANLADIMMI
Canan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 12.01.2005, 18:27
 
sisterE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.01.2004
Yaş: 32
Mesajlar: 26.013
Teşekkür etti: 4
65 Teşekkür 51 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Canan
"insana bu kadar aci veren bir "ask" olmasin daha iyi...! (bence) "

ANLADIMMI

bunu ben yazmistim ..hayirdir?
__________________
Hayat yasandigi kadardir. Ötesi ya hatiralarda bir iz, ya da hayallerde bir umuttur.
sisterE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 13.01.2005, 20:07
~Delikan Hastasi~