| Edeb Yâ Hû / Hoşgör Yâ Hû / Bu da geçer Yâ Hû! Üç söz
Eskiden tekke duvarlarında levhalar olurdu. Birkaç basit kelimeden mürekkep ve fakat birkaç ömürlük dersi muhtevî...
Misali çoktur. Bunların aralarında bahsini etmek istediğim üç tanesi vardır ki çok ilgimi çeker.
O kadar ki hani İmam-ı Şafiî Hazretleri'ne atfedilen "Far-z-ı muhal Kur'ân-ı Mübin olmasaydı, sahip olduğu hakikatlerin câmîliği bakımından sadece Asr Sûresi insanlığa yeterdi" sözüne nazire yaparcasına bazen "Söz olmasaydı da sadece şu üç söz kalsaydı, cümleye insanlık ve hayat dersi vermek için kâfî gelirdi." deyiveririm.
Bu sözlerden birincisi "Edeb Yâ Hû" dur.
Edeb bir "hatt" tayinidir; neyin nerede, nasıl yapılacağını bilmeyi gerektirir. Bir iz'an daveti olan bu söz sadece diğer insanlara karşı değil, insanın Rabbisi de dâhil kendisi dışındaki herşeye karşı muâmelesinde bir iç muhasebeyi işaret eder.
İnsandan kaynaklanan her şeyde edeb esastır. Bir diğer ifade ile "Edeb Yâ Hû" ile insan, dâhilî tavrını belirler.
İkinci söz, "Hoşgör Yâ Hû" ise bir insaf davetidir; insanın gayrisine karşı muâmelesinde esas alması gerekenin ne olduğunu ihtar eder. Gayrisinden ne muâmele görürse görsün insana düşen hoşgörmektir, tahammüldür, taşımaktır.
"Hoşgörmek" bir zaaf değil, aşkınlık ifade eder. Hakikatte işlerin kimden kaynaklandığını bilişten neş'et eden bu söz, diğer insanlara karşı muâmelede takınılması gereken tavrı ne güzel özetler. Bir diğer ifade ile "Hoşgör Yâ Hû" ile insan, hârice karşı tavrını belirler.
Nihayet "Bu da geçer Yâ Hû" bir sabır davetidir. İnsan şu kısacık hayatında ne elemler, ne sıkıntılarla karşılaşır... Zaten binbir endişe ile yüklü zayıf sinesi, ne darbelere mâruz kalır... Ama bunların hiç birisi bâkî değil, geçicidir. Sadece sıkıntılar mı, herşey geçicidir. İnsana düşen bu geçiciliği idraktir.
"Bu da geçer Yâ Hû" bu anlamda bizim dışımızda gelişen hâdiselerin fânîliğini öğreten bir tesellî ifadesidir. Bir diğer ifade ile "Bu da geçer Yâ Hû" ile insan, hâdiselere karşı tavrını belirler. Hâsılı "Edeb Yâ Hû" diğer insanlar tarafından "taşınabilme" kıvamında olmayı,
"Hoşgör Yâ Hû" herkesi "taşıyabilme" kıvamına gelmeyi ve
"Bu da geçer Yâ Hû" da hâdisatın, kaderin hücumları karşısında "taşmama" iradesini tâlim eder.
Edebi, başkalarına tahammülü ve hayatın silleleri karşısında sabırlı olmayı tâlim ettikten sonra başka derse ya da söze ne hâcet!..
M. Lütfi Arslan Gecmis zaman olur ki hayali cihan deger..
Bizler simdilerde,
ne TASINABILIYORUZ
ne TASIYABILIYORUZ
ne de TASMAYABILIYORUZ -Hikaye- |