İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > EDEBIYAT > Özgün Yazılarınız
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 08.01.2005, 06:01
 
Hikaye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2003
Mesajlar: 812
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Senin İsmail'in kim veya ne?

İbrahimin sahnesi Mina'dasın şu anda;
İbrahim gibi davranmak üzeresin.


O, oğlu İsmail'i kurban etmek için getirmişti.

Senin İsmail'in kim veya ne?

Mevkiin mi?

Şerefin mi?

Mesleğin mi?

Paran mı?

Evin mi?

Çiftliğin mi?

Araban mı?

Aşkın mı?

Ailen mi?

Bilgin mi?

Sosyal sınıfın mı?

Sanatın mı?

Elbisen mi?

İsmin mi?

Hayatın mı?

Gençliğin mi? Güzelliğin mi?...


Hangisi?


Ben bilemem. Fakat sen kendini bilirsin.

Kim ve ne olursa olsun, beraberinde buraya kurban etmek için getirmelisin.

Sana hangisi olduğunu söyleyemem,ama
yardımcı olmak için bazı ipuçları verebilirim;


İNANCINI NE ZAYIFLATIYORSA ,

Gitmekten ne alıp koyuyorsa,

Sorumluluk kabul etmekten ne çekip çeviriyorsa,

KENDİ KENDİNLE OLMANA NE SEBEP OLUYORSA,

çağrıyı duymana ve gerçeği itiraf etmene ne engel oluyorsa,

Kaçmaya ne zorluyorsa,

Rahatın için bahaneler bulmana ne yol açıyorsa,

Seni ne kör ve sağır ediyorsa......

İşte odur kurban edeceğin!

Zayıflığı, (oğlu)İsmail'e olan sevgisinden kaynaklanan İbrahim'in durumundasın... Şeytan onu rahat durdurmadı.

Kendini;şerefin zirvesinde,gurur dolu,uğrunda her şeyden geçebileceğin , ve sevgi için DİĞER BÜTÜN SEVGİLERİ KURBAN EDEBİLECEĞİN TEK BİR ŞEY olduğunu düşün;

İŞTE BU SENİN İSMAİL'İNDİR!

Senin İsmail'in bir kişi olabilir,bir nesne,rütbe,mevki ve bir 'ZAYIFLIK' bile olabilir! Ama İbrahim için o oğluydu!''

''Savaş,büyük savaş kendisiyle olan savaşıydı.Tarihteki en büyük savaşın muzaffer kahramanı sarsıldı,zayıfladı,korktu,şaşırdı ve ümitsizleşti!


İbrahim , Allah'la İsmail arasında seçim yapmak gibi bir iç çelişkiyle karşı karşıya geldi.Karar vermek ne zor!

Siz olsanız hangisini seçerdiniz?
Allah'ı mı,
kendinizi mi?
Çıkarı mı değeri mi?
Bağımlılığı mı hürriyeti mi?
Bahane aramayı mı? Doğruluğu mu?

Gitmeyi mi kalmayı mı? Mutluluğu mu? Kemali mi?

Keyfinizi mi? Sorumluluk sancısına katlanmayı mı?
Yaşamak için yaşamayı mı? Hedefiniz için yaşamayı mı?

Barış ve sevgiyi mi,iman ve mücadeleyi mi?

Tabiatının mı,yoksa bilinçli iradenin peşinden gitmeyi mi?
Duygularına hizmet etmeyi mi,inancına hizmet etmeyi mi?

Bir baba olmayı mı, bir peygamber olmayı mı?

Yakınlarını kayırmayı mı,çağrıyı yerine getirmeyi mi?

Ve...

Son olarak, Allah'ını mı? İsmailin'i mi?

İbrahim seç birini!

ALİ ŞERİATİ / "HACC" Kitabından
__________________
“ Yalnız hüznü vardır, kalbi olanın… "
http://yurekyanginlari.blogcu.com/
Hikaye isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 08.01.2005, 21:47
 
Hikaye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2003
Mesajlar: 812
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
"Kardeşim İbrahim bana mermer putları

Nasıl devireceğimi öğretmişti

Ben de gün geçmez ki birini patlatmayayım

Ama siz kağıttakileri ve kelimelerdekini ve sözlerdekini

Nasıl sileceğimi öğretmediniz"

Sezai Karakoç
__________________
“ Yalnız hüznü vardır, kalbi olanın… "
http://yurekyanginlari.blogcu.com/
Hikaye isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 08.01.2005, 22:39
 
sisterE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.01.2004
Yaş: 32
Mesajlar: 25.965
Teşekkür etti: 4
51 Teşekkür 43 Mesaja aldı
ilk yazi coook güzel :-(
daha yolu tamamlayamadiysam bile..kendimi sorguladigimda BIRCOK ismail`leri biraktigimi..verdigimi BILIYORUM...
ama..hicbiri ismail gibi ismail degildi..
Rabbim evlad acisiyla imtihan etmesin kimseyi amin amin amin...
ben diger ismailler ile bas ederim insaAllah...
__________________
Hayat yasandigi kadardir. Ötesi ya hatiralarda bir iz, ya da hayallerde bir umuttur.
sisterE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 08.01.2005, 22:43
 
Hikaye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2003
Mesajlar: 812
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Evet..

Ne guzel kardesim masaAllah..

Zordur, ama O'nun indinde cok faziletlidir kurban etmek, edebilmek..

Ve zorluklar, ulasilacak olani ikiye katlar, unutmamali..

muhabbetle
__________________
“ Yalnız hüznü vardır, kalbi olanın… "
http://yurekyanginlari.blogcu.com/
Hikaye isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 09.01.2005, 00:40
 
sisterE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.01.2004
Yaş: 32
Mesajlar: 25.965
Teşekkür etti: 4
51 Teşekkür 43 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Hikaye
Evet..

Ne guzel kardesim masaAllah..

Zordur, ama O'nun indinde cok faziletlidir kurban etmek, edebilmek..

Ve zorluklar, ulasilacak olani ikiye katlar, unutmamali..

muhabbetle
cok seviyorum dinimizi müjdeler ile anlatan sefkatli insanlari..
iyiki geldin abla...(yasini bilmiyorum ama madem abla diye tanittin kendini..abla secildin..gözün aydin (veya gecmis olsun..sonra sonra farkedersin artik )...)
muhabbetle
__________________
Hayat yasandigi kadardir. Ötesi ya hatiralarda bir iz, ya da hayallerde bir umuttur.
sisterE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 09.01.2005, 07:15
 
Hikaye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2003
Mesajlar: 812
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız sisterE
cok seviyorum dinimizi müjdeler ile anlatan sefkatli insanlari..
iyiki geldin abla...(yasini bilmiyorum ama madem abla diye tanittin kendini..abla secildin..gözün aydin (veya gecmis olsun..sonra sonra farkedersin artik )...)
muhabbetle
Hep derim ya, Eskiler karsilasinca birbirlerine sorarlarmis 'Kac kisinin katilisin?" diye..Yani simdiye dek kac kisi sana takildi, sendekini islam zannetti de sogudu, uzaklasti anlamina..

Ve bir Veli'nin sozunu hatirlarim hep ; Eger gunahlarimiz bizi sarhos edecek olsaydi, yeryuzunde ayik insan bulamazdiniz.."

Rabbim hal diliyle kal diliyle daim istikamette olanlardan eyleye bizleri..Amin.
"Gecmis olsun"
Devam insaAllah

muhabbetle
__________________
“ Yalnız hüznü vardır, kalbi olanın… "
http://yurekyanginlari.blogcu.com/
Hikaye isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 09.01.2005, 12:01
 
sisterE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.01.2004
Yaş: 32
Mesajlar: 25.965
Teşekkür etti: 4
51 Teşekkür 43 Mesaja aldı
"kac kisinin katilisin" ..<-güzel sözmüs
"gecmis olsun" korkulcak birsey yok..hani bikarsin sonra gibi
"devam insaAllah" ..evet insaAllah devam..farkli bir bakis acin var..cok hos...
__________________
Hayat yasandigi kadardir. Ötesi ya hatiralarda bir iz, ya da hayallerde bir umuttur.
sisterE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 10.01.2005, 00:38
 
Hikaye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2003
Mesajlar: 812
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı


Bikilmaz insaAllah..

insan nasil maddi gidalara ihtiyac duyuyorsa; her gun yemek, icmek vs. manevi gidalara da muhtactir..

Paylastikca cogalir sevgiler ve bilgiler
__________________
“ Yalnız hüznü vardır, kalbi olanın… "
http://yurekyanginlari.blogcu.com/
Hikaye isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 15.01.2005, 00:35
 
Hikaye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2003
Mesajlar: 812
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Herkesin bir İsmâil'i var.
Peki ya seninkisi?


İsmail'ini Kurban Et!..

“Gözünün nurunu Allah’a kurban et!...”

Bu emrin muhatabı, şefkatli bir peygamber ve merhametli bir baba olan
Hazret-i İbrahim aleyhisselam’dı. Gördüğü bir rüyada, senelerce önce,
oğlu olursa onu Hakk’a kurban edeceğine dair söz verdiği
hatırlatılıyor ve bu va’dini yerine getirmesi isteniyordu.

“İbrâhîm” Nebî, isminin menşei olarak rivayet edilen "ebün rahîm"
terkibinden de anlaşılacağı üzere, “çok merhametli, müşfik, yufka
yürekli bir baba”ydı.

Kalbi öylesine rakîk idi ki, Cenab-ı Hak onu
vasfederken, “İbrahim, gerçekten çok içli, duygulu, müsamahalı,
yumuşak kalbli ve kendini Allah'a adamış bir kimse idi.” buyuruyordu.

Hep âh ü enîn eden, çok gözyaşı döken, merhameti engin, sevgisi ve
şefkati sonsuz resûle, “İsmail’ini kurban et!..” deniliyordu.

Koca bir yüzyılı sıkıntılarla geçirmiş, tevhidin müezzinliğini yapıp
şirk sütunlarını bir bir devirmiş; kendisinden sonra insanlara yol
gösterecek hayırlı bir vâris, göz aydınlığı olacak salih bir çocuk
istemiş; beklemiş, beklemiş.. artık yaşlanmış, saçı sakalı ağarmış ve
nihayet hayatının semeresini, insanlık ağacının “asıl meyve”sine
dâyelik edecek mübarek tohumu bulmuş bir baba ile yeni açmış tomurcuk
bir oğul…

Öyle bir oğul ki; babası onun gelişini yüz yıl beklemiş, o ise
babasının hiç beklemediği bir anda gelmiş; gelmiş ve İbrahim’in can
delikanlısı, hayatının neş’esi, aşk, umut ve zevk aşısı kutlu bir
fidan oluvermiş.

“İbrahim! Bıçağı oğlunun boğazına daya ve onu kendi ellerinle kurban
et!”

İşte, Allah’ın Halil’i bu mesajın şokuyla belki hayatında ilk defa
korkmuş, ürpermiş.. Hangisini seçersin ey İbrahim?

Esareti mi, kurtuluşu mu? Hevesi mi, bilinci mi? Bağlılığı mı, mesajı
mı? Babalığı mı, peygamberliği mi? Babalık şefkatini mi, nebîlik
ciddiyetini mi? İsmaili mi, Rabbini mi?

Seç ey ibrahim!..

Biricik gönül meyveni, ciğer pâreni, ilgi, merak ve zevklerinin odağı
yaşama bahaneni, -dünya cihetiyle- seni hayata bağlayan ve bu diyarda
tutan her şeyi. .. oğlunu, hayır, doğrusu İsmail’ini: Kurbanlık bir
koyun gibi tut, yere yatır.. ve kes şah damarını..

Yürek yakan bir hal, göz yaşartan bir sahne.. Babada rüyayı anlatacak
derman kalmamış. Ruhunun inleyişlerini terennüm edecek solukları dahi
tükenmiş.

“Ben seni kurban etmekle emrolundum” demenin hayali bile
onu titretmekte. Durumu anlatmak için defalarca niyetlenir,

“İsmail” der, durur; biraz bekler, tekrar cesaretlenir, bir kere daha
yavrusuna hitap eder, yine gerisini getiremez. Ama sonunda kalbini
Allah’a ısmarlar, canını dişine takar ve hızla söyler:

“Evladım, rüyamda seni kurban etmek üzere olduğumu, boğazlamaya
giriştiğimi gördüm, sen ne dersin bu işe!?.”

İsmail durumu anlar. Babasının rikkatli yüzüne sevgiyle bakar, yufka
yüreğine canı yanar, teselli eder onu:

“Babacığım! Hiç düşünüp
çekinme, Hakk’ın buyruğunu yerine getirmekte tereddüte düşme. Teslim
ol Rabbine, sana Allah tarafından ne emrediliyorsa onu yap.
İnşaallah, benim de sabırlı, dayanıklı biri olduğumu göreceksin!” der.

Canını Allah yolunda vermek üzere boynunu uzatabilen bir yiğit...

İtaatteki inceliği kavrayan ve Cânan uğruna kurban olmayı temsil eden
tevhid delikanlısı.. İsmail.

Hakkı kabullenme noktasında öyle yumuşak ve öyle uslu duruyor ki,
sanki 12 yaşında bir genç değil, “pek sabırlı bir kurban”.

Kalbi rikkat ve şefkatle çarpan Halil, önce aşkın ruha kazandırdığı
gücü kullanarak kendi içinde kendini öldürür, kendi can damarını
keser. İçi kendi benliğinden boşalınca, gönlü bütünüyle Allah’la
dolar. O artık sadece “Hû” ile soluklanan bir canlı haline gelir.

İşte her ikisi de Yaratan’ın emrine teslim.. İbrahim oğlunu şakağı
üzere yere yatırır; çabuk ve rahat kessin de cancağızına çok acı
çektirmesin diye önce elindeki bıçağı biler, onu taşa çalar.. tamam,
taş dahi iki parça..

Ama hayret, taşı parçalayan bıçak, pek narin bir boğaza işlemiyor..

Bu bıçak kesmiyor…

Ve bir koyun, bir de mesaj:

“Ey İbrahim! Sen rüyana sadık kalıp onun gereğini yerine getirdin,
vazifeni eda ettin; Allah da İsmail yerine kurban edesin diye bu
koyunu gönderdi. İşte böyle ödüllendiririz Biz iyileri, ihsan ehlini!”

Evet, Allah Teâlâ hiçbir zaman İsmail(ler)in kanını murad buyurmadı;
O’nun kurbana asla ihtiyacı olmadı. Kesilen kurbanlıklardan maksat
onların eti ve kanı da değildi. Her yerde ve her zaman sözkonusu olan
insanların maddî-mânevi ihtiyacıydı.

Rahmân u Rahîm,
İbrahim’i “İsmail’i kurban etme doruğu”na çıkardı; ama İsmail’i
kurban ettirmeden zirveyi fethettirdi. İbrahim’in torunlarından da et
ve kan değil, niyetlerinde hulûs ve takva istedi.

Şimdi sen, ey bu devrin İbrahimi.. bugün de sen “kurban” emrine
muhatapsın.

Senin İsmail’in kim veya ne?

Makamın mı, şerefin mi, konumun mu, kariyerin mi, yavuklun mu? Paran,
evin, bahçen, bilgin, mesleğin, gençliğin ya da güzelliğin mi? Yoksa,
nefsin, enâniyetin, benliğin mi?

Söyledim ya sana; İbrahim için İsmail yalnızca bir babanın oğlu demek
değildi:

Izdıraplarla geçen bir ömrün mürüvveti, acılarla dolu bir asrın
mükafatı, çileli bir hayatın meyvesi, yaşlı bir babanın sevinç
vesilesi, yüzyıllar sonra gelecek Medine Gülü’nün tomurcuğu, bir
peygamberin nübüvvetle şereflendirilecek güzîde mahdumuydu.

İbrahim’in “İsmail”i oğluydu; o oğlunu kurban etti.

Senin İsmail’in belki “kendin”, belki “ailen”, mesleğin, servetin,
onurun.. İsmail namındaki sevgin, canın, aşın, maaşın...

Seni faziletli, saygın ve hürmet edilen biri yapacağına inandığın,
onu elde etmek ya da yitirmemek için bütün iyilik ve güzelliklerden
geçmeyi dahi göze aldığın gönlünün yongası.. işte senin İsmail’in.

O bir şahıs da olabilir, bir mal da.. bir konum, bir durum, hatta
bir “zayıf nokta” da.

Bırak tereddüt, te’vil ve yorumlarla oyalanmayı. Sorumluluktan kaçış
yeter, kendini mesul tut. Nefisini, öz canını kurban etmeye ruhunu
hazırla ki, bütün İsmailler kurtulsun. İsmailler yerine “ben”i kes.

Ey nefsim,

Gel, sen de kurban et beklentilerini, dünyevî taleplerini ve Cânan’a
götürmeyen, O’nu hatırlatmayan her şeyi.

Hazreti İbrahim vazife mesuliyetini babalık şefkatine tercih etti;

sen de dava düşünceni bütün beklentilerinin önüne geçir; arzularını mefkûrene kurban ver; yoksa fedakarlıktan, O’nun yoluna kurban olmaktan bahis açma lütfen.


Osman ŞİMŞEK
__________________
“ Yalnız hüznü vardır, kalbi olanın… "
http://yurekyanginlari.blogcu.com/
Hikaye isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Senin Askindan.... -Hira- Günlük 1 01.04.2008 20:07
Secim Senin... -Hira- Günlük 1 26.03.2008 16:47
Adın yok Senin !... alem-i ervah Özgün Yazılarınız 11 06.03.2007 21:34
- senin öksüzünüm ben, senin yetimin...! bySimyaci Özgün Yazılarınız 2 20.09.2004 16:31
Senin Icin... Dicle Özgün Yazılarınız 0 21.02.2003 22:17


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:21 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git