İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > EDEBIYAT > Özgün Yazılarınız
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 15.07.2006, 15:44
 
dilek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.06.2006
Mesajlar: 193
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Eve Dönüş...

Eve Dönüş…
Anneme kızıyordum Babaanneme gerçekleri söylemiyor diye... Annem babaannemi avutmak için uğraşırken bende gerçeğin peşindeydim. Annem olayı farklı yönlerden anlatıyordu. Bense bilineni söylüyordum. Gel gör ki babaannemle bir tek annem baş edebiliyordu.
Annem konuştukça babaannem öyle rahatlıyordu ki, sanki ruhu huzur buluyordu... Babaannem bir çocuk gibi dediğinden sapmıyordu. İllâ ki dediği olacaktı. Bu duruma alışmak kolay olmadı tabii. Geçen yıllara kadar zihni normal denecek kadar iyiydi. Babaannem bir gün aniden “eve gidelim” dedi. Hepimiz garip bakışlarla birbirimize baktık. Babam tebessümle birazda şaşkın “zaten evdeyiz ana” dedi. Babamın sesini duyunca inanmış olacak ki ses çıkarmadı. Babaannemin garip sözlerine ister istemez gülüyorduk. Hele ki bunca yıl normal konuşan bir insanın tuhaf hareketleri çok garibimize gidiyordu.
Babaannem artık yatağında bebek uyutmaya başlamıştı. Öyle güzel uyutuyordu ki, eliyle boş yorgana hafifçe vurup “hıh uyu, yat” gibi sözler ediyordu en tatlı sesiyle. Çünkü koynunda bir bebek uyutuyordu. O hali ne kadar da mutluydu. O saadet dolu dakikaları bölmedim. Aksine hayranlıkla dinledim o güzel konuşmayı. Kim bilir yine hangi zamana gitmişti. Bir annenin bebeğine duyduğu o tarifsiz şefkat göstergesiydi. O bebek kimdi bilmiyorum ama babaannemin o halini izlemek çok hoştu. Çünkü ömrünün en mutlu olduğu anlarından birini yaşıyordu. Çocuğunu sevip uyutmak kadar ne saadet verebilir ki bir kadına. Bir gün beni yanına çağırdı. Yastığın üstünü gösterip “şunu al, düşecek” dedi. Kendime inanamayarak görünmez bebeğimizi babaannemin yanından alıp başka bir yere koydum. “Aldım babaanne” dedim. Şimdi daha da rahat etmişti yatağında.
Babaannemin zihin yolculuğu devam ediyordu. Kendini köyde sanıyordu. Anneme “sobayı yak, tavuklara yem ver, ahırın kapısını kapat” gibi talimatlar veriyordu. Bu duruma inanamıyorduk. Babaannemin ciddi ciddi böyle konuşması bizi şaşkına çeviriyordu. “Eve gidelim” tekerlemesi günden güne daha bir artıyordu. Ben inatla “babaanne burası bizim evimiz” dedikçe babaannem bana inanmıyor, daha bir öfkeleniyordu. Annem yolunu bulmuştu. Sabırla “tamam oğluna telefon ettik, o gelene kadar biraz uyu ” deyip babaannemi avutmaya çalışıyordu. Babaannem kimi zamanlar yine “eve gidelim” dediğinde ve laf dinlemeyecek kadar sinirlendiği vakitlerde annem bu seferde başkası olup “bugün de kalsana” diyordu. Bu trajikomik durum evimizde farklı bir hava oluşturuyordu. Babaannemin öfke krizi tuttuğunda annem bana “şöyle söyle, böyle söyle” dedikçe ben annem kadar başarılı olamıyordum.
Bir gün evimize çocuklar geldi! Tabii biz o çocukları yine göremiyorduk. Babaannem bir noktaya bakıyor ve candan bir sesle konuşup çocuğu seviyordu. Ben tabii yine bu durumdan bir şey anlamıyordum. “Babaanne orada çocuk yok ki” diyorum pişkince. Annem “babannenle inatlaşma” derdi. Babannemin anlayacağı dilde konuşamıyordum. Güya yalan söylemeyeceğim. Onu kendi dünyama çekmeye çalıştıkça o bunu istemiyordu. Bense onun dünyasına ayak uyduramıyordum. Annem bunu çok iyi yapıyordu.
Evimizdeyken; misafirlikten evimize gidiyorduk. Yürüyemeyen babaannemi salona taşıyıp biraz gezdirip! Tekrar yatağına dönüyorduk. Annem soluk soluğa kalıp “Ahhh ne kadar yorulduk, bak evimize geldik” diye rol yapıyordu. Ben de garip bakışlarla bu duruma alışmaya çalışıyordum. Tabii benim için hava hoştu. Beynim de her gün milyonlarca hücre yenilenmesi oluyor, net bir şekilde düşünebiliyordum. Oysa babaannem geçirdiği her kısmi felçle birlikte yaşam fonksiyonlarından birini yitiriyordu. Düşünme yetisi hasar görmüştü. Bir de buna yaşlılık eklenince... Allah’tan bu durum her zaman devam etmiyordu. Dili de dolaşıp duruyordu. Adımı söylemek zor olacak ki bana “Sultan” adını takmıştı. Bana seslenmek istiyorsa “Sultaaan!” diye bağırırdı. Sultan babaannemin kuzenlerinden biriydi.
Bir gün babaannemle odamızdayız. Babaannem yine hayal görmeye başlamıştı. Çocuklarla uğraşıp duruyordu. Çok sinirlenmiş, çocukların gitmesini istiyordu. Ben evin realisti! ısrarla “babanne orada çocuk falan yok” diyordum. Babannem bu sözüme daha bir öfkeleniyor, bana inanmak nerde daha bir kızıyordu. Sultan çıldıracak gibi oluyor, babannesine laf anlatamıyordu. Annem sesimizi duymuş olacak “babannenle inatlaşma” dedi. O an kafamın üzerinde bir ampul yandı. Niye babannemle inatlaşıp kendimi yoruyordum ki, zaten bana inandığı da yoktu. Odadaki bizim şu meşhur çocuklara kızgın bir sesle “hadi çıkın gidin, hadi evinize, babaannemi rahatsız etmeyin hadi!” diye kovdum çocukları. Babaannem bu durumdan çok memnun kaldı tabii.
Annem heyecanla yerinden doğrulup “yoksa oda mı?” düşüncesiyle “dilek!” diye bağırdı. Tabii bu davranışımı beklenmedik bulmuştu. Sonunda babaanneme uymuştum. Sultan olmuştum. Babannemin dünyasına boyun eğmek zorundaydım. Bundan sonra her şey onun ruh haline göre gitse de bu durumu zamanla yutmadı tabii. “Eve gidelim” tekerlemesi evimizde dönüp duruyordu. Biz odasında olmadığımız vakitlerde “eve gidelim, bu kadın beni sevmedi, benimle konuşmuyor” gibi sözler ediyordu. Güya misafir olduğu evin sahibi babanneme konuşmuyormuş. Az gördüğü için boş oda da bu hayali kurmuş.
Final... Babaannem muradına erdi mi? Evet sonunda babaannem evine dönebildi. 19 mayıs sabahı hayata gözlerini yumdu. “Eve gidelim” diyen babaannem özlemine kavuşmuştu. Önce köyündeki evini ziyaret edip sonra da asıl vatanına ulaştı. Sultan çok üzüldü... Babaannesi çok hasta olsa da onun gitmesini istemiyordu. Bu sabah evimizden gideli tam bir hafta oldu. Sabahlara dek yanan ışığına alışmıştım. Elektriğe bağlı sürekli ses çıkaran havalı yatağına da... Bu zamana dek niye babaanneme uymamıştım ki sanki de. Hayaller olmadan yaşanır mıydı? Hayal değildi aslında, babaannemin zihnindeki gerçeklerdi. Çocuklar ve yaşlılar en çok hayal kuran insanlar... Adım Sultan olsa da, geçmişe uzansam da artık gelmeyeceksin değil mi? Bunları niye mi yazdım? Yazdım çünkü bu öyküyü birileri okur da ruhuna bir fatiha gönderir diye..
Dilek Dinçer


Geçen yıl aramızdan ayrılan babannemin anısına…
__________________
"Başarı bir varış yeri değildir, başarı bir yolculuktur, adım adım ilerlediğiniz bir yoldur." Zig Ziglar
dilek isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 15.07.2006, 19:11
 
serdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.05.2002
Yaş: 44
Mesajlar: 361
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
İnsan sonradan yapamadığı şeylerin acısını ne çok çekiyor değil mi?
Düşünüyorum da ben rahmetli babam için elimden gelen herşeyi yapmaya çalıştım.Ama yine acaba daha başka şeylerde yapamazmıydım diye sıkıntı çekiyorum.Sen de buna benzer sıkıntıları belli ki çekiyorsun.Güzel yazmışsın.Doğrusu güzel bir anlatımın var.Babaannene Allahtan Rahmet diliyorum ve ona bir fatiha okuyorum.
İnşaallah babaannen hakiki evine kavuşmuştur.
__________________
Bütün işlerin sahibi yalnızca Allahtır.
serdar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 16.07.2006, 16:21
 
dilek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.06.2006
Mesajlar: 193
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Evet düşünüyorum... Acaba bundan daha iyisini yapabilir miydim diye ben de düşünmeden edemiyorum. İnsan kaybedince anlıyor.
Ama insan öyle bir atmosferin içinde yaşarken ne yapacağını şaşırıyor.
Hatta şöyle dua ederdim: "Allah'ım babanneme bakabilme gücü ver" diye.
Kimi zaman belki hastana bakmayı çok arzu edebilirsin.
Ama kimi insanlar öyle bir yapıdadır ki istese de bir hastaya bakamaz.
Babanneme daha çok annem bakmıştı. Ben sadece ek bir yardımcı gibiydim.
Bunları neden mi yazıyorum? Çünkü hastalık bizim için.
İnsanoğlunun başına herşey gelebilir.
Allah korusun annemiz, babamız felç olabilir. O zaman işte oturup üzüleceğimiz yerde onlara bakmayı öğrenmeliyiz.
Annemiz bize belki o genç yaşında çok da mükemmel bakamadı.
Çünkü daha önce hiç anne olmamıştı.
Ama Allah ona şefkat, merhamet verdi.
Ve bize bakıp bizi büyütebildi.
Artık merhamet sırası bizde...
__________________
"Başarı bir varış yeri değildir, başarı bir yolculuktur, adım adım ilerlediğiniz bir yoldur." Zig Ziglar
dilek isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 23.07.2006, 01:02
 
sisterE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.01.2004
Mesajlar: 25.849
Teşekkür etti: 2
30 Teşekkür 28 Mesaja aldı
önce tebessümle okudum..
son cümlelerde ise..."babaannem muradina erdimi?" sorusundan sonrasinda...gözlerim yasardi..
"eve gidelim" in sonucunu tahmin edebilmistim ...
döndü demek "evine"...
bugün babasini ebediyata ugurlayan bir tanidigin yanindaydim...
acisi cok taze..daha birkac gün önce döndü tr den...
hic aglamiyordu..sirf uzaklara dalip dalip..babasini anlatiyordu ...
54 yil ömür nasipmis..ve ani bir ölüm gibi göründü bizlere...
cok düsündürdü beni...ki zaten hep aklimda..
sira kimbilir hangimizde...
ve her vedalasmamizda...annemizden babamizden ...cayini ictigimiz bir komsumuzdan..helallik istemeliyiz...ki..kimbilir..birkez daha karsilasmak nasip olacakmi ...
malum hepimiz birgün "evimize" dönecegiz...
.....

ruhuna el-fatiha...
__________________
Hayat yasandigi kadardir. Ötesi ya hatiralarda bir iz, ya da hayallerde bir umuttur.
sisterE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 23.07.2006, 10:05
 
yufure - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.05.2006
Mesajlar: 265
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Tebessümle Başlayan Okuma Gözlerin Yaşarmasiyla Sona Erdi. Allah Rahmet Eylesin...
__________________
BEKLENEN GÜN GELECEKSE ÇEKİLEN ÇİLE KUTSALDIR
yufure isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 23.07.2006, 22:15
 
dilek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.06.2006
Mesajlar: 193
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Selamun Aleykum
Teşekkür ediyorum hepinize...
Ben de geçen Hollanda'dan izne gelen bir ablamı ziyarete gittiğimde çok üzüldüm. Çünkü bir öğrencisinin anne babası kazada vefat etmiş.
En büyüğü yedi yaşında olup üç çocuk yetim kalmış. Ve çocuklar hastanedeymiş. Başlarında kimse yokmuş.
Akrabaları cenazeleri tr ye götürmüş.
Üç yaşındaki damla başından yaralanmış. Ve özürlü kalma ihtimali varmış.
Anne baba vefat etmiş. Bu çocuklara kim bakar.
Bunları duyunca içim yandı.
Ölenlere Allah rahmet etsin.
Ya geride kalanlar...
Ablam bir öğretmen olarak onlarla ilgilenmeye çalışmış.
Ama o da ağlamaktan başka birşey yapamamış.
Hele yedi yaşındaki çocuğun "annemin babamın öldüğünü kardeşlerime söyleme, onlar ağlar" demesi içimi burktu.
Yedi yaşındaki bu çocuk sahiplenme duygusunu şimdiden öğrenmeye başlamış galiba.
Allah onlara merhamet etsin.
Allah bütün yetimleri korusun.
__________________
"Başarı bir varış yeri değildir, başarı bir yolculuktur, adım adım ilerlediğiniz bir yoldur." Zig Ziglar
dilek isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 23.07.2006, 22:44
 
sisterE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.01.2004
Mesajlar: 25.849
Teşekkür etti: 2
30 Teşekkür 28 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız dilek
Selamun Aleykum
Teşekkür ediyorum hepinize...
Ben de geçen Hollanda'dan izne gelen bir ablamı ziyarete gittiğimde çok üzüldüm. Çünkü bir öğrencisinin anne babası kazada vefat etmiş.
En büyüğü yedi yaşında olup üç çocuk yetim kalmış. Ve çocuklar hastanedeymiş. Başlarında kimse yokmuş.
Akrabaları cenazeleri tr ye götürmüş.
Üç yaşındaki damla başından yaralanmış. Ve özürlü kalma ihtimali varmış.
Anne baba vefat etmiş. Bu çocuklara kim bakar.
Bunları duyunca içim yandı.
Ölenlere Allah rahmet etsin.
Ya geride kalanlar...
Ablam bir öğretmen olarak onlarla ilgilenmeye çalışmış.
Ama o da ağlamaktan başka birşey yapamamış.
Hele yedi yaşındaki çocuğun "annemin babamın öldüğünü kardeşlerime söyleme, onlar ağlar" demesi içimi burktu.
Yedi yaşındaki bu çocuk sahiplenme duygusunu şimdiden öğrenmeye başlamış galiba.
Allah onlara merhamet etsin.
Allah bütün yetimleri korusun.
amin
yakinlarimizin da basindan gecmisti...
anne karninda ikizlerle vefat etmisti..kücük kizi ise yarali olarak kurtulmustu..
baba tekrar evlendi...ve yeni esi kizini kabul etmedi..
yasli anneanne torununu büyüttü..duydumki bu yil gelin olarak cikmis anneannesinin evinden..
cesit cesit imtihanlar..
Allah sabir versin..
ve her daim sükür halimize...
__________________
Hayat yasandigi kadardir. Ötesi ya hatiralarda bir iz, ya da hayallerde bir umuttur.
sisterE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Erdoğan: Biz bu işe baş koyduk, geri dönüş yok (CANLI) srdr44 Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 16.03.2008 14:20
Gidiş-Dönüş ve Son... kutayre Özgün Yazılarınız 2 23.01.2007 17:16
Yuvaya Dönüş.30 AKP Gençlik Komisyonu Üyesi Genç , Saadet Saflarına Katıldı. yigit58 Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 02.01.2007 02:41
Yaratılış mayamıza dönüş : FITRATI HATIRLAMAK hursit Dini Bilgi ve Eğitim 1 25.10.2006 19:17
İslamin Zaferİ Ve Medİneye DÖnÜŞ ledunn Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 14.12.2005 14:30


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:49 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git