| Sehr-i Ramazan Ebrehenin filleri pike yapadursun semâda;
Elbet Kâbe’nin Kadîr bir Rabbi var...
Şarapneller yağadursun bilâd-i İslâm’a;
Canlara Cânan olan Rabbin adâleti var... Minareler Bilâlini bekleyedursun yetimce;
Deccal nefesini boğan Mehdî’nin sesi var...
Kalemlerin nûru örtüledursun gölgelerle;
Şeytan okuna duvar Kur’ân’ın çelik zırhı var...
Cehâletin köleleri deşedursun yeşil tepeleri;
Zalemeleri yutan zulmet dolu kabirler var...
Eller, diller, fikirler zincirlenedursun hoyratça;
Her gecenin bir sabahı, her kışın bir baharı var...
Erkânına ilişiledursun îmânın yarasa ruhuyla;
Ezelî kelâmında Allah’ın, her derdin devâsı var...
Ayasofyalar kilitlenedursun mahzun ve garîp;
Prangaları berhevâ ettirecek Fâtihler var...
Heyhât! Yanıyor bir devrin evlâdı, kavruluyor!
Kanlar gözyaşı dolu, gözlerden kan fışkırıyor!
İftarın sırtı çile yüklü, sahurlar zifiri karanlık,
Güneş ufkun, hilâl güneşin hicrânıyla ağlıyor!.. *islam aleminin hazin halini yansıtıyor. Ama bir yandan da ümid veriyor. Dua hükmüne gecer insaallah. s.a. |