![]() Üyelik tarihi: 05.11.2007
Mesajlar: 323
Teşekkür etti: 2
6 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| Güneşin doğduğu tarafa iki insan ömrü yol aldığınızda, karşınıza dünya güzeli bir şehir çıkar. Bu şehre Dünya Güzeli derler. Sahiden dünyanın bütün güzelliklerine sahip, sanki cennetten bir numunedir. İki toprak, iki gök ve iki su, onda visâle ermiştir. Bu şehirde bir de Dünya Güzeli adında bir kız yaşardı ki, o da gerçekten melekler kadar güzeldi. Fakat üzerinde hasetlikten doğan bir uğursuzluk vardı. Haset eden de bizzat Dünya Güzeli şehriydi. O şehir şöyle düşünür ve kızcağızın kısmetini bağlardı: - İsmini ve hüsnünü benden alan bu kıza ne oluyor ki, bütün delikanlılar onun peşinden koşuyor. Oysa ben, her zerremle ondan daha güzel ve kalıcıyım. Bu hasetlik, kıza talip olan tam 99 gencin başını yedi. Gençlerden herbiri de kızı almak için girdikleri şehirde, şehrin güzellikleri karşısında büyülendiler ve kızı unutarak başka zevklere daldılar. ![]() Nihayet bir delikanlı şehrin güzelliklerini aşarak Dünya Güzeli'ne ulaştı. Kız buna nasıl sevindi, anlatılmaz. Delikanlı'yı hediyelere boğdu. Ona hemen düğün hazırlıklarını başlatmasını ve kendisini bu şehirden kurtarmasını tembihledi. Ancak delikanlının bir kusuru vardı ki, kızın konuştuğu lisanı çok az anlıyor ve konuşabiliyordu. Nitekim Dünya Güzeli Şehri'nin bu visâle olan hasetliği galeyan ettiğinde, delikanlı ancak ismini söylemeye uğraşıyordu. - Ben...ben...ben!.. Hasetlik her uğursuzluğun başıdır. Böyle olunca, Dünya Güzeli şehrine de, adına yakışmayan bir zelzele musallat oldu. Bütün yeşillikleri soldu, bütün suları kurudu ve o güzelim havası kasvetle doldu. Bu hasetlik zelzelesinden sonra, şehrin üstünde ancak bir tek ağaç kaldı. O da Dünya Güzeli'ne talip olan uzun ve ince delikanlının kurumuş haliydi. Genç kız son ümitle kucakladığı talibinin başına bunların gelmesine çok içerledi. Fakat diğer hemşehrileri gibi, kuruyup çöle dönen şehri terketmeyip, hasetliğin tesirinden ağaca dönen talibinin başında bir ömür yaş dökmeyi yeğledi. Nihayet çok geçmeden kendisi de o ağacın dibinde can verdi. Daha sonra adil bir hükümdar, Dünya Güzeli şehrine gelerek yerleşti ve o şehri yeniden imar etti. Şuarâsına da bu şehre, güzelliğine layık bir isim bulmalarını emretti. Şairler, bu şehrin hikayesini bilen kimseler olduklarından, orayı, daha evvel hiçbir şehre verilmemiş güzellikte bir isimle isimlendirdiler. Oraya, o şehrin başlangıçta yegane güzelliği olan iki sevgiliye mezar olmuş ağacın ve bu ağacı bedenlendirmiş delikanlının ismini verdiler. Ona "Çitlenbik" dediler. Çitlenbik öyle bir kelimeydi ki, delikanlının son nefesinde sarfettiği "ben, ben, ben" kelimelerinin şairlerin lisanındaki karşılığından doğmuştu. Fakat aynı zamanda "iki sevgiliyi kavuşturan" mânâsına geliyordu. Güneşin doğduğu yerde çok zaman, ince, uzun, parlak gövdeli ve zeytin gözlü ağaçlarla sevgililere "Çitlenbik" dendi. Halk arasında ise bu kelimenin, şuarâ lisanındakinden daha şairâne bir mânâsı ortaya çıktı; halk, konuşanla konuşulanın aynı kişi olduğu halleri "çitlenbik" tabir etti ve zamanla bu söyleyişten dinî bir vecd ve heyecan duydu. Çünkü bahse mevzu olan delikanlı, sözü kendisinden ayıramamış ve o hal üzere can vermişti. Ey Dünya Şampiyonu şehrinin asil rahipleri, serseri balıkçıları, şakrak şarapçıları ve çilekeş çiftçileri!.. Söyleyin, yeryüzünde bizden daha zavallı bir millet var mıdır? Bir lisan ki, konuşanla konuşulanın aynı kişi olabilmesi ve sözle sahibinin birbirine mutabakatı gibi, en temel bir insanî gerekten mahrumdur... Bir lisan ki, onda esrarlı iştiraka yer yoktur, âlem "ben" diye bir çekirdek mefhumda toplulaşmaktan ve "ben" âlemde ifadeye çıkmaktan âcizdir; onda din de imkânsızdır. Başrahip tebessüm ederek yerinden kalktı: - Sen muazzam bir heykeltraş olabilirmişsin, Toprağın Oğlu, dedi. Biçimsiz, nobran bir taş yığınından inanılmaz incelikte bir heykel yonttun. Lisanımız ve aklımız senin sayende yerli yerine oturdu. Affedildiğin gibi, mükafatı da hak ettin. -BİTTİ- www.selimgurselgil.up.to |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| hikaye... | msadi | Günlük | 6 | 27.09.2007 16:47 |
| Cok hos bir hikaye | Hikaye | Özgün Yazılarınız | 3 | 18.01.2005 13:32 |
| Kisa bi hikaye | bySimyaci | Özgün Yazılarınız | 1 | 20.03.2004 13:30 |
| Bir Hikaye | sivasli efe | Özgün Yazılarınız | 0 | 26.09.2003 01:00 |
| Kan Araniyor {Hikaye} | Fazilet | Özgün Yazılarınız | 2 | 18.01.2003 13:36 |