hayâl köşkü hayâl köşkü bir sendin giderken
gözlerimi de peşin sıra sürükleyen...
bir de babam...
ayrılığın gölgesi düşünce;
görününce...
çıkıyor sandım yüreğimden,
ruhumun...
...
babam, kocaman virgüldü;
her cümlemin sonuna düşen...
sen, her cümlenin başı
ve sonu...
virgül öncesine düşen sevgili;
sonlara yakıştıramadığı güzel!
virgül'ün...
oysa yıkılışından belliydi babamın;
ve senin bir son bahar havasında
ağlayışın...
gölgen düşünce ocağına gül'ün,
sararıp solmuştu yüzü
o güzelin...
hem belliydi duruşundaki asaletinden,
daha uzun yaşayamadan
öleceğin...
ışıldıyordu çünkü gözlerinde
vuslat güneşi...
ve omuzundan inmişti sanki
o ağır yükü ölümün...
...
ve ben yalnız kaldım yine;
kucağında
o hayâl köşkünün... aşık-ı bîçare
[muhammed hakan yıldız] |