Anlatıldığına göre zengin Alevilerden biri ölür ve geride Alevi bir kadından doğma birkaç kız çocuğu kalır. Bir müddet sonra iyice fakir duruma düşerler.,bu yüzden çevrenin hakaretlerine maruz kalmamak için yurtlarından göçerler. Yolda bakımsız bir mescide sığınırlar.
Dul kadın, çocuklarını burada bırakıp yiyecek bir şey bulmaya çıkar.Şehrin müslüman ileri gelenine başvurur. Durumunu anlatır, fakat adam "Durumunu mutlaka delillendirmen gerekir" diyerek kadını eli boş çevirir.
Kadın arkasından bir mecûsiye vararak durumunu anlatır, adam kadına inanır ve bir kadın göndererek yetim yavruları ile o kadını evine getirtir, onlara gayet iyi bakar.
Gece yarısı olunca şehrin müslüman ileri geleni rüyasında Kıyamet koptuğunu görür. Peygamber'imiz başı üzerinde "hamd sancağı" taşıyan ulu bir köşkün karşısında duruyor.
Adam Peygamber'imize "Bu kösk kimin içindir, yâ Rasulellah" diye sorar. Peygamber'imiz "bir müslümanindir" diye cevap verir. Adam "ya Rasûlellah; ben tevhid akidesinden hiç ayrilmamis bir müslümanim" der. Peygamber'imiz ona "Buna dair bana delil getir" der , adam şaşa kalır. Peygamber'imiz ona yetim anası Alevi kadının durumunu hatırlatır, adam bu sırada üzüntü ve pişmanlık içinde uyanır.
Derhal kadının peşine düşer,sıkı bir araştırmadan sonra bilen birinin klavuzluğu ile kadını mecusinin evinde bulur, onları alıp evine götürmek ister, fakat "onlar sayesinde evime bereket geldi" diyerek mecûsi reddeder. Adam mecûsiye "Yüz dinar vereyim de onları bana teslim et" der, mecûsi yine reddeder. Bu sefer misafirleri mecûsiden zorla almaya kalkışınca mecûsi ona der ki,
"Senin pesinde kostugun seye ben senden daha layikim, rüyanda gördügün kösk benim için yaratilmistir. Sen bana karsi müslümanim diye mi üstünlük tasliyorsun? Allah adina yemin ederim ki, ben ve ev halkim, bir dul kadin vasitasi ile müslüman olduk da ondan sonra yattik. Senin gördüğün rüyanın aynısını ben de gördüm. Peygamber'iniz bana "Dul kadın ile yetim kızlar yanında mı?" diye sordu. "Evet " dedim. Bunun üzerine Peygamber'imiz "O halde bu köşk senin ve ev halkınındır" dedi.
Aldığı bu son cevap üzerine, şehrin ileri gelen müslümanı,ancak Allah'ın bildiği bir büyük üzüntü ve pişmanlık içinde eski mecûsinin yanından ayrıldı.
menzil.net