İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > EDEBIYAT > Özgün Yazılarınız
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 27.04.2003, 22:00
~ Dua edin insaALLAH ~
 
TALHA-61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.02.2003
Yaş: 25
Mesajlar: 4.185
Teşekkür etti: 6
59 Teşekkür 28 Mesaja aldı
NAMAZLARIN KAZASI (SÜNNET YERİNE KAZA) (önemli)

Her mükellef müslümanın, günde beş vakit namazı vakti içinde kılması kesin farzdır ve ilahi emirlerin başında gelir. Farz namazını kılmadan vaktini geçirmek büyük günahlardandır. Kaza edildiği zaman bu namaz borcu ödenmiş olur, fakat geciktirme günahından dolayı ayrıca tevbe de gerekir. Özürlü veya özürsüz olarak zamanında eda edilmeyen beş vakit namazın farzlarını kaza etmek farz, vitir namazının kazası da vacibdir.


“Eda” namazın vaktinde kılınması, “kaza” da vakti çıktıktan sonra kılınmasıdır.

Kaza Kimler İçindir?

Şu kimselere namazların kazası gerekmez:

1- Özürlü hallerinden dolayı namaz kılamayan kadınlar.

2- İradesi dışında, aralıksız en az altı namaz vaktini dolduracak kadar şuurunu kaybedip komaya girmiş baygın kişiler.

3- Henüz mükellef yaşına girmemiş çocuklar.

İradesi dışında uyuyakalan veya namazı unutmuş olan kimse, özürlü olarak namazı geçirmiş olur ve kaza etmesi gerekir.

Kur’an’da birçok ayette namaz emri vardır, fakat kaza namazı hakkında bir ifade yoktur. Kılınamamış namazların kazasının gerektiği, Rasul Aleyhisselam’ın hadis-i şerifleriyle sabittir. Buharî (597. Hadis) ve Müslim (684. Hadis)’de şöyle buyurulur: “Her kim bir namazı unutursa veya uykuda kaçırırsa, onu hatırladığı zaman kılıversin. Onun bundan başka keffareti yoktur.”

Namazı geçirmenin ağır vebalini vurgulamak için, başta Zahirî mezhebinden İbn-i Hazm olmak üzere bazı fakihler, mazeretsiz kasten geçirilen namazın kazasında fayda olmadığını, bunlar için ancak tevbe gerektiğini söylemişlerdir. Ancak doğrusu, dört mezhebin ittifakıyla uyuyakalan ve unutuveren mazeretliler için namazın kazası gerektiğine göre, kasten kılmayanlara kazası elbette farzdır. 1

Vakti geçirilen namazın kazasını geciktirmek, hele de geçerli mazeret dışında geçirilenler için ayrıca günahtır ve geciktikçe günahı da artar. Fazla gecikmeye bırakmadan, bir an önce namazları kaza edip tamamlamak farzdır. Mazeretler ise, irade harici uyuyakalmak, unutmak, düşman ve hırsızlık korkusu, ölüm tehlikesi gibi can ve mal emniyetinin yokluğu ve namaza hiç imkan bulamamak gibi nadir hallerdir. Bu gibi imkansızlıklar dışında, abdest yerine teyemmüm ve ima (ayağa kalkma, rükû, secde gibi namaza ait gerekler yapılmaksızın, işaret ile kılınan namaz) ile de olsa, namazları kılmadan kazaya bırakmaya izin ve mazeret yoktur.

Sünnet Yerine Kaza

Kazaya kalmış namazların gecikmeye bırakılmadan acilen kazası farz olduğu için, kaza borcu olanların sünnet ve nafile namazlarla meşgul olması, Şafiî mezhebinde caiz görülmemiştir. Malikîler de kazası olanlar için sabah namazının sünneti hariç, sünnet ve nafileye vakit ayırmayı caiz görmezler. Hanbelîler ise, kaza namazı olanların sünnet kılmalarını caiz görmekle birlikte, sabah sünneti hariç, sünnet yerine kaza kılmayı daha faziletli ve öncelikli görürler.

Hanefilere göre ise, kaza borcu olanların bir taraftan kazaları kılarken, beş vaktin sünnetlerini de kılmaya çalışması efdaldir, daha iyidir. Hatta kazaya namazları kalanlar, kuşluk ve teheccüd namazı gibi nafileler de kılabilir. Ancak sünnetler dışında, diğer nafilelere fazlaca vakit ayırıp kazaları geciktirmek doğru değildir. 2

Sünnet yerine kaza kılmaktan maksat, sünnetleri terketmek değil, farz olan kazaya zaman kazanmaktır. Yani gerekirse vakit namazlarının aslında sevap olan sünnetini de bırakarak, ağır borç olan farz namazların kazasını bir an önce tamamlamaktır. Bu konudaki mezhep görüşlerini belirttik. Fakat hiçbir müctehid alim, sünnet yerine kaza kılmak “caiz değil” dememiştir. Bazı iyi niyetli, fakat sağlam bir dayanağı olmayan iddialar dışında, “tek niyetle hem kılınmamış bir namazın kazası, hem vaktin sünneti kılınabilir” diyen bir müctehid ve temel fıkıh kaynağı da görülmemiştir.

Hanefi müctehidlerinden İmam Muhammed’e göre, bir niyetle kaza veya eda hem farz hem sünnet kılmaya niyetlenen kimsenin bu namazı geçersiz olur. Yani farz da sünnet de kılınmamış olur. Diğer Hanefi müctehidi İmam Ebu Yusuf’a göre ise, böyle bir durumda yalnız daha kuvvetli olan farz namaz kılınmış olur, sünnet namazı kılınmış olmaz.3 Tercih edilen hüküm de budur.

Durum böyle olunca, herkesi bütün sünnetler yerine kaza kılmaya zorlamanın da, hiç terketmeden sünnet kılmaya öncelik verip, yalnızca “boş vakit buldukça” kaza kılmayı yeterli görmenin de lüzumu yoktur. Hele kaza ve sünnetleri bir niyetle birleştirmek gibi faydasız bir uygulamaya girmenin hiç gereği yok.

Bir orta yol olarak diyebiliriz ki: Aylarca ve yıllarca kazası olan kimseler, Hanefi mezhebinde olsalar bile, bir an önce kazalarını bitirmek için her fırsatta kaza kılmaları gerektiği gibi; ikindi ve yatsının ilk sünneti, bir de öğlenin ilk sünneti yerine, zaman kazanmak için bu sünnetleri bırakıp kaza kılabilirler. Böylece her gün kolayca en azından beş vakit kaza kılınabilir.

Sünnet ve diğer nafileleri kıldığı halde geçmiş farzları kaza etmeyenler, şüphesiz günahkâr olurlar. Fakat kazaları daha kısa zamanda tamamlamak için, bazı sünnet ve faziletlerden vazgeçenlerin günahı olmaz. Esasen bu durumda, sünnet yolu da terkedilmiş sayılmaz. Bu konuda tercih hakkı, kaza kılanlara kalmıştır.

1- Şevkânî: Neylü’l-Evtâr, Beyrut-1998, 2/439-40; Emir Abdülaziz: Fıkhu’l-Kitab ve’s-Sünne, Kahire-1999, 1/592.

2- el-Cezirî: Kitâbü’l-Fıkıh, Kahire-1994, 1/403; İbn-i Âbidin: Reddü’l-Muhtâr, Beyrut-1994, 2/536.

3- İbnu’l-Hümam: Fethu’l-Kadir, Beyrut-1995, 1/274.

menzil.net
__________________
Kim benim veli kullarımdan birisine düşmanlık ederse, ben o kimseyi harp ilan eder; dostumun intikamını alırım.

~ TASAVVUF, DÜNYA ADAMINI ALLAH ADAMI YAPMA SANATIDIR ~

ALLAH'ım! İsmini söyleterek canımı al, İsmını söyleterek beni dirilt! (AMIN)
TALHA-61 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 21.07.2004, 14:12
 
temha2004 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.01.2004
Mesajlar: 86
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: NAMAZLARIN KAZASI (SÜNNET YERİNE KAZA) (önemli)

GÜzel KardeŞİm
SÜnetİn Amaci ŞÖyledİr!
Hz ZİŞanin Sefaatİ ,baglilik HİÇ Bİr SÜnnet Terkedİlemez.İnsanlri
Tembellİge AlİŞtirir.bu YÜzden Allah(cc) Bİ İznİllah Kildigimiz SÜnnetlerİ Muhakkak Degerlendİrecektİr.kazayida Kilacagiz O Borcumuz Tabİkİ.lÜtfen YanliŞ Beyanetla
İnsanlari SÜnnetteten ÜzaklaŞtirmayalim.bİzler Ehlİ SÜnnet Vel Cemaatenİz.bİzler GÜl BahÇesİnİn O GÜlÜ Nadİde Çİcegİnİ Her Zaman Anacagiz Ve O Olmasaydi Bİz Rabbİmİzİ Nasil Taniriz Nasil Bİlİrdİk

Selam Ve HÜrmetle
Ankara
__________________
ALLAHIM(CC) BİZLERE ÖNCEKİ ÜMMETLERE YÜKLEDİGİN YÜKÜ YÜKLEME.
AMİN
temha2004 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 21.07.2004, 14:15
Essen / NEVSEHiR
 
dost_yol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.03.2004
Yaş: 34
Mesajlar: 471
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: NAMAZLARIN KAZASI (SÜNNET YERİNE KAZA) (önemli)

Ve'Aleykumselam SOFi kardes,

cenab-i Hakk (Celle Celaluhû) seni hayirli islerinde muvafakatlandirsin kardesim,
bizim bildigimiz de var bilemedigimiz de, süpheye girmeden "sükürler olsun Rabbil âlemine"
seni kardesim bizlere ulastirdi - bu konu üzere *ins'ALLAH*

Kardesim simdi benim senden ögrenmek istedigim, cok kez duydum, ama bir
türlü anlayamadim ve sorular icerisinde vaktimi gecirdim.

Yani bir sohbete girersin de, aklina gelmez ya...
onun gibi :

"Ates Ehli hep arkamizda ya; ne namaza kaldirir veya sorularimizi unutturur ya ", ...vs


*Allah'u teala bizleri Ates Ehlinin ser'rinden korusun,
siginagimiz tek ve var olan "La ila illallah" 'tir*

(amin)

soruma:

Simdi kaza namazlarini hangi vakitlere birakmak lazim ?

hangi zamanlar da kaza namazlari kilinmaz ?

Cami'lerde kilarsak neye dikkat etmek lazim?
riya konusunu da..

kaza namazlarin hesabi ...?

vs.



Allah muvaffak eylesin

Allah'a emanet ol

saygi..

ve

hürmetlerimle



>Emre kardesin<




-bizler icin dua edin-

Konu dost_yol tarafından (21.07.2004 Saat 14:26 ) değiştirilmiştir..
dost_yol isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 12.09.2005, 14:26
Life is Too Hard in Turkey
 
Muttaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.03.2005
Yaş: 27
Mesajlar: 1.628
Teşekkür etti: 61
100 Teşekkür 59 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız TALHA-61
Her mükellef müslümanın, günde beş vakit namazı vakti içinde kılması kesin farzdır ve ilahi emirlerin başında gelir. Farz namazını kılmadan vaktini geçirmek büyük günahlardandır. Kaza edildiği zaman bu namaz borcu ödenmiş olur, fakat geciktirme günahından dolayı ayrıca tevbe de gerekir. Özürlü veya özürsüz olarak zamanında eda edilmeyen beş vakit namazın farzlarını kaza etmek farz, vitir namazının kazası da vacibdir.


“Eda” namazın vaktinde kılınması, “kaza” da vakti çıktıktan sonra kılınmasıdır.

Kaza Kimler İçindir?

Şu kimselere namazların kazası gerekmez:

1- Özürlü hallerinden dolayı namaz kılamayan kadınlar.

2- İradesi dışında, aralıksız en az altı namaz vaktini dolduracak kadar şuurunu kaybedip komaya girmiş baygın kişiler.

3- Henüz mükellef yaşına girmemiş çocuklar.

İradesi dışında uyuyakalan veya namazı unutmuş olan kimse, özürlü olarak namazı geçirmiş olur ve kaza etmesi gerekir.

Kur’an’da birçok ayette namaz emri vardır, fakat kaza namazı hakkında bir ifade yoktur. Kılınamamış namazların kazasının gerektiği, Rasul Aleyhisselam’ın hadis-i şerifleriyle sabittir. Buharî (597. Hadis) ve Müslim (684. Hadis)’de şöyle buyurulur: “Her kim bir namazı unutursa veya uykuda kaçırırsa, onu hatırladığı zaman kılıversin. Onun bundan başka keffareti yoktur.”

Namazı geçirmenin ağır vebalini vurgulamak için, başta Zahirî mezhebinden İbn-i Hazm olmak üzere bazı fakihler, mazeretsiz kasten geçirilen namazın kazasında fayda olmadığını, bunlar için ancak tevbe gerektiğini söylemişlerdir. Ancak doğrusu, dört mezhebin ittifakıyla uyuyakalan ve unutuveren mazeretliler için namazın kazası gerektiğine göre, kasten kılmayanlara kazası elbette farzdır. 1

Vakti geçirilen namazın kazasını geciktirmek, hele de geçerli mazeret dışında geçirilenler için ayrıca günahtır ve geciktikçe günahı da artar. Fazla gecikmeye bırakmadan, bir an önce namazları kaza edip tamamlamak farzdır. Mazeretler ise, irade harici uyuyakalmak, unutmak, düşman ve hırsızlık korkusu, ölüm tehlikesi gibi can ve mal emniyetinin yokluğu ve namaza hiç imkan bulamamak gibi nadir hallerdir. Bu gibi imkansızlıklar dışında, abdest yerine teyemmüm ve ima (ayağa kalkma, rükû, secde gibi namaza ait gerekler yapılmaksızın, işaret ile kılınan namaz) ile de olsa, namazları kılmadan kazaya bırakmaya izin ve mazeret yoktur.

Sünnet Yerine Kaza

Kazaya kalmış namazların gecikmeye bırakılmadan acilen kazası farz olduğu için, kaza borcu olanların sünnet ve nafile namazlarla meşgul olması, Şafiî mezhebinde caiz görülmemiştir. Malikîler de kazası olanlar için sabah namazının sünneti hariç, sünnet ve nafileye vakit ayırmayı caiz görmezler. Hanbelîler ise, kaza namazı olanların sünnet kılmalarını caiz görmekle birlikte, sabah sünneti hariç, sünnet yerine kaza kılmayı daha faziletli ve öncelikli görürler.

Hanefilere göre ise, kaza borcu olanların bir taraftan kazaları kılarken, beş vaktin sünnetlerini de kılmaya çalışması efdaldir, daha iyidir. Hatta kazaya namazları kalanlar, kuşluk ve teheccüd namazı gibi nafileler de kılabilir. Ancak sünnetler dışında, diğer nafilelere fazlaca vakit ayırıp kazaları geciktirmek doğru değildir. 2

Sünnet yerine kaza kılmaktan maksat, sünnetleri terketmek değil, farz olan kazaya zaman kazanmaktır. Yani gerekirse vakit namazlarının aslında sevap olan sünnetini de bırakarak, ağır borç olan farz namazların kazasını bir an önce tamamlamaktır. Bu konudaki mezhep görüşlerini belirttik. Fakat hiçbir müctehid alim, sünnet yerine kaza kılmak “caiz değil” dememiştir. Bazı iyi niyetli, fakat sağlam bir dayanağı olmayan iddialar dışında, “tek niyetle hem kılınmamış bir namazın kazası, hem vaktin sünneti kılınabilir” diyen bir müctehid ve temel fıkıh kaynağı da görülmemiştir.

Hanefi müctehidlerinden İmam Muhammed’e göre, bir niyetle kaza veya eda hem farz hem sünnet kılmaya niyetlenen kimsenin bu namazı geçersiz olur. Yani farz da sünnet de kılınmamış olur. Diğer Hanefi müctehidi İmam Ebu Yusuf’a göre ise, böyle bir durumda yalnız daha kuvvetli olan farz namaz kılınmış olur, sünnet namazı kılınmış olmaz.3 Tercih edilen hüküm de budur.

Durum böyle olunca, herkesi bütün sünnetler yerine kaza kılmaya zorlamanın da, hiç terketmeden sünnet kılmaya öncelik verip, yalnızca “boş vakit buldukça” kaza kılmayı yeterli görmenin de lüzumu yoktur. Hele kaza ve sünnetleri bir niyetle birleştirmek gibi faydasız bir uygulamaya girmenin hiç gereği yok.

Bir orta yol olarak diyebiliriz ki: Aylarca ve yıllarca kazası olan kimseler, Hanefi mezhebinde olsalar bile, bir an önce kazalarını bitirmek için her fırsatta kaza kılmaları gerektiği gibi; ikindi ve yatsının ilk sünneti, bir de öğlenin ilk sünneti yerine, zaman kazanmak için bu sünnetleri bırakıp kaza kılabilirler. Böylece her gün kolayca en azından beş vakit kaza kılınabilir.

Sünnet ve diğer nafileleri kıldığı halde geçmiş farzları kaza etmeyenler, şüphesiz günahkâr olurlar. Fakat kazaları daha kısa zamanda tamamlamak için, bazı sünnet ve faziletlerden vazgeçenlerin günahı olmaz. Esasen bu durumda, sünnet yolu da terkedilmiş sayılmaz. Bu konuda tercih hakkı, kaza kılanlara kalmıştır.

1- Şevkânî: Neylü’l-Evtâr, Beyrut-1998, 2/439-40; Emir Abdülaziz: Fıkhu’l-Kitab ve’s-Sünne, Kahire-1999, 1/592.

2- el-Cezirî: Kitâbü’l-Fıkıh, Kahire-1994, 1/403; İbn-i Âbidin: Reddü’l-Muhtâr, Beyrut-1994, 2/536.

3- İbnu’l-Hümam: Fethu’l-Kadir, Beyrut-1995, 1/274.

menzil.net
hocam kaynak bölümünde emir abdulaziz yazıyor. bu suud un oğlu olmasın?
bu arada diğer arkadaşın sorusuna cevap : kaza namazları; 3 kerahat vakti dışında günün her ânında kılınabilir. ben kılıyorum mesela.
__________________
Muttaki isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 13.09.2005, 22:23
su kaynaginda temizdir
 
codex35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.07.2005
Yaş: 40
Mesajlar: 1.322
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız TALHA-61
Her mükellef müslümanın, günde beş vakit namazı vakti içinde kılması kesin farzdır ve ilahi emirlerin başında gelir. Farz namazını kılmadan vaktini geçirmek büyük günahlardandır. Kaza edildiği zaman bu namaz borcu ödenmiş olur, fakat geciktirme günahından dolayı ayrıca tevbe de gerekir. Özürlü veya özürsüz olarak zamanında eda edilmeyen beş vakit namazın farzlarını kaza etmek farz, vitir namazının kazası da vacibdir.


“Eda” namazın vaktinde kılınması, “kaza” da vakti çıktıktan sonra kılınmasıdır.

Kaza Kimler İçindir?

Şu kimselere namazların kazası gerekmez:

1- Özürlü hallerinden dolayı namaz kılamayan kadınlar.

2- İradesi dışında, aralıksız en az altı namaz vaktini dolduracak kadar şuurunu kaybedip komaya girmiş baygın kişiler.

3- Henüz mükellef yaşına girmemiş çocuklar.

İradesi dışında uyuyakalan veya namazı unutmuş olan kimse, özürlü olarak namazı geçirmiş olur ve kaza etmesi gerekir.

Kur’an’da birçok ayette namaz emri vardır, fakat kaza namazı hakkında bir ifade yoktur. Kılınamamış namazların kazasının gerektiği, Rasul Aleyhisselam’ın hadis-i şerifleriyle sabittir. Buharî (597. Hadis) ve Müslim (684. Hadis)’de şöyle buyurulur: “Her kim bir namazı unutursa veya uykuda kaçırırsa, onu hatırladığı zaman kılıversin. Onun bundan başka keffareti yoktur.”

Namazı geçirmenin ağır vebalini vurgulamak için, başta Zahirî mezhebinden İbn-i Hazm olmak üzere bazı fakihler, mazeretsiz kasten geçirilen namazın kazasında fayda olmadığını, bunlar için ancak tevbe gerektiğini söylemişlerdir. Ancak doğrusu, dört mezhebin ittifakıyla uyuyakalan ve unutuveren mazeretliler için namazın kazası gerektiğine göre, kasten kılmayanlara kazası elbette farzdır. 1

Vakti geçirilen namazın kazasını geciktirmek, hele de geçerli mazeret dışında geçirilenler için ayrıca günahtır ve geciktikçe günahı da artar. Fazla gecikmeye bırakmadan, bir an önce namazları kaza edip tamamlamak farzdır. Mazeretler ise, irade harici uyuyakalmak, unutmak, düşman ve hırsızlık korkusu, ölüm tehlikesi gibi can ve mal emniyetinin yokluğu ve namaza hiç imkan bulamamak gibi nadir hallerdir. Bu gibi imkansızlıklar dışında, abdest yerine teyemmüm ve ima (ayağa kalkma, rükû, secde gibi namaza ait gerekler yapılmaksızın, işaret ile kılınan namaz) ile de olsa, namazları kılmadan kazaya bırakmaya izin ve mazeret yoktur.

Sünnet Yerine Kaza

Kazaya kalmış namazların gecikmeye bırakılmadan acilen kazası farz olduğu için, kaza borcu olanların sünnet ve nafile namazlarla meşgul olması, Şafiî mezhebinde caiz görülmemiştir. Malikîler de kazası olanlar için sabah namazının sünneti hariç, sünnet ve nafileye vakit ayırmayı caiz görmezler. Hanbelîler ise, kaza namazı olanların sünnet kılmalarını caiz görmekle birlikte, sabah sünneti hariç, sünnet yerine kaza kılmayı daha faziletli ve öncelikli görürler.

Hanefilere göre ise, kaza borcu olanların bir taraftan kazaları kılarken, beş vaktin sünnetlerini de kılmaya çalışması efdaldir, daha iyidir. Hatta kazaya namazları kalanlar, kuşluk ve teheccüd namazı gibi nafileler de kılabilir. Ancak sünnetler dışında, diğer nafilelere fazlaca vakit ayırıp kazaları geciktirmek doğru değildir. 2

Sünnet yerine kaza kılmaktan maksat, sünnetleri terketmek değil, farz olan kazaya zaman kazanmaktır. Yani gerekirse vakit namazlarının aslında sevap olan sünnetini de bırakarak, ağır borç olan farz namazların kazasını bir an önce tamamlamaktır. Bu konudaki mezhep görüşlerini belirttik. Fakat hiçbir müctehid alim, sünnet yerine kaza kılmak “caiz değil” dememiştir. Bazı iyi niyetli, fakat sağlam bir dayanağı olmayan iddialar dışında, “tek niyetle hem kılınmamış bir namazın kazası, hem vaktin sünneti kılınabilir” diyen bir müctehid ve temel fıkıh kaynağı da görülmemiştir.

Hanefi müctehidlerinden İmam Muhammed’e göre, bir niyetle kaza veya eda hem farz hem sünnet kılmaya niyetlenen kimsenin bu namazı geçersiz olur. Yani farz da sünnet de kılınmamış olur. Diğer Hanefi müctehidi İmam Ebu Yusuf’a göre ise, böyle bir durumda yalnız daha kuvvetli olan farz namaz kılınmış olur, sünnet namazı kılınmış olmaz.3 Tercih edilen hüküm de budur.

Durum böyle olunca, herkesi bütün sünnetler yerine kaza kılmaya zorlamanın da, hiç terketmeden sünnet kılmaya öncelik verip, yalnızca “boş vakit buldukça” kaza kılmayı yeterli görmenin de lüzumu yoktur. Hele kaza ve sünnetleri bir niyetle birleştirmek gibi faydasız bir uygulamaya girmenin hiç gereği yok.

Bir orta yol olarak diyebiliriz ki: Aylarca ve yıllarca kazası olan kimseler, Hanefi mezhebinde olsalar bile, bir an önce kazalarını bitirmek için her fırsatta kaza kılmaları gerektiği gibi; ikindi ve yatsının ilk sünneti, bir de öğlenin ilk sünneti yerine, zaman kazanmak için bu sünnetleri bırakıp kaza kılabilirler. Böylece her gün kolayca en azından beş vakit kaza kılınabilir.
kasden namazi terkedenin dindeki hükmü nedir???
(büyük günahlardanmidir????)
fikih kitaplarina bakilmasi,
(mezhep imamlarinin, namaz kilmiyanlarin, kasden terkedenlerin hakkinda verdikleri hüküm nedir????) sahih hadislere bakilmasi gereklidir,
yillarca kilinmamis namaz hakkinda ne yapmak gerekir???..........
__________________
yorulduğumda"kalkveuyar"ayetinin oan bana nazil olduğunu hissederim,ya(inşirah-7)yi yaşamaya çalışırım,yada oturduğum yerde çakılır kalırım!
codex35 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 14.09.2005, 11:12
Life is Too Hard in Turkey
 
Muttaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.03.2005
Yaş: 27
Mesajlar: 1.628
Teşekkür etti: 61
100 Teşekkür 59 Mesaja aldı
5 vakt namazı kast ederek (beğenmemek, önem vermemek v.b) terkedenin kafir olacağı hadislerle sabittir. mezhebler namaz kılmayanların katlinin vacib olduğunu, hanefi ise sünnet olduğunu belirtmiştir
imam azam r.h'a göre namaz kılmayan kafir olmaz, ama kafirler namaz kılmaz.
sahabe ise namaz kılmayanlara kafir derdi. özellikle yatsıya cemaate gelmeyenlere münafık nişanı takılıyordu
__________________
Muttaki isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 14.09.2005, 11:35
out of order
 
Kudret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.10.2003
Mesajlar: 10.867
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız codex35
yillarca kilinmamis namaz hakkinda ne yapmak gerekir???..........
evet, bende bilmek isterim, güzel bir soru!
__________________
Die Schari'a agiert. Sie formt und entwickelt die Gesellschaft.
www.Koelner-Muslime.de
Kudret isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 14.09.2005, 11:37
Life is Too Hard in Turkey
 
Muttaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.03.2005
Yaş: 27
Mesajlar: 1.628
Teşekkür etti: 61
100 Teşekkür 59 Mesaja aldı
ben mesela askere gitmiştim ve orada aylarca dağlarda kalmiştim, çok zor günler geçirmiştim namazların çoğunu kılamamıştım. hatta kışladan dışarıya, köye çıkmanın, terör nedeniyle yasak olduğu için cuma namazlarımızda yoktu.
ama şimdi her kıldığım vakit namazının peşine: niyet ettim son kazaya kalan öğle,ikindi,akşam,yatsı veya sabah ise sabah namazının farzını kılmaya.. diye niyet ediyorum. sizde böyle yapın. üşenmeyin. bir başlarsanız artık bırakamazsınız. inşaallah
__________________
Muttaki isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 14.09.2005, 11:41
Life is Too Hard in Turkey
 
Muttaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.03.2005
Yaş: 27
Mesajlar: 1.628
Teşekkür etti: 61
100 Teşekkür 59 Mesaja aldı
mesela şimdi öğlen vakti geldi. öğlenin son sünnetinden sonra, niyet ettim son kazaya kalan öğle namazının farzını kılmaya diyerek kamet getirip aynı şekilde namazı kılacağım. inşaallah. çok fazla kazaya kalmış namazlara niyet ederken tarih belirtmeniz şart değil, her seferinde "son kazaya kalan" diye niyet etmeniz yeterlidir inşaallah. eğer 2 yıl kılmasıysanız 2007 yılına kadar tüm vakit namazlarınızı böyle kılın. vitr namazının kazası ise vacibdir. sünnet namazlarının kazası olmaz.
hanefi mezhebi iseniz nafile namaz da kılabilirsiniz sünnet de. şafii iseniz sünnet ve/veya nafile kılamazsınız.
__________________
Muttaki isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 14.09.2005, 11:54
out of order
 
Kudret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.10.2003
Mesajlar: 10.867
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Muttaki
mesela şimdi öğlen vakti geldi. öğlenin son sünnetinden sonra, niyet ettim son kazaya kalan öğle namazının farzını kılmaya diyerek kamet getirip aynı şekilde namazı kılacağım. inşaallah. çok fazla kazaya kalmış namazlara niyet ederken tarih belirtmeniz şart değil, her seferinde "son kazaya kalan" diye niyet etmeniz yeterlidir inşaallah. eğer 2 yıl kılmasıysanız 2007 yılına kadar tüm vakit namazlarınızı böyle kılın. vitr namazının kazası ise vacibdir. sünnet namazlarının kazası olmaz.
hanefi mezhebi iseniz nafile namaz da kılabilirsiniz sünnet de. şafii iseniz sünnet ve/veya nafile kılamazsınız.
evet, son kaza namazi diyoruz, ama bittigini nerden bileceyiz

veya böyle sorayim, Almanyada bir cocuk, kiz/oglan, ne zaman namaz kilmaya baslar, yani bülüg cagi ne zaman basliyor ortalama!
__________________
Die Schari'a agiert. Sie formt und entwickelt die Gesellschaft.
www.Koelner-Muslime.de
Kudret isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 14.09.2005, 15:58
Life is Too Hard in Turkey
 
Muttaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.03.2005
Yaş: 27
Mesajlar: 1.628
Teşekkür etti: 61
100 Teşekkür 59 Mesaja aldı
islam şeriatında erkek çocuk için 12, kız çocuk için buluğa erme yaşı 9 dur. ama bu aklının da baliğ olduğu anlamına bazen gelemeyebiliyor. mesela 13 yaşında bir çocuk tanıyorum tas-tamam geri zekalı. çok geri kalmış hiç bir şey elinden gelmiyor. aklı kesmiyor. hafıza "0". bunun için çeşitli tedavi yöntemleri vardır. genellikle aileden kaynaklanır.

Almanyanın iklim şartları, havası suyu yemekleri tuzuna kadar herşeyde türkiyeden farklıdır.
bu nedenle; türkiyede 12 yaşındaki bir çocuk ile almanyadaki 12 yaşındaki çocuğun, fiziksel, ruhen ve bedenen, maddi ve diğer olumlu olumsuz yönler farklıdır.
mesela türkiyedeki yemekler müslimanların elinden yeniliyor. Almanyada bazı müslimanlar şuursuzca yemek yiyor. mesela Alman kafirlerin kestiği eti yiyorlar. birçok çikolata, kola, margarin, biskuvi ve benzeri gıdalara domuz eti, yağı ve hatta kola denen içeceğin içine bazen alkol bazen yarasa ve/veya domuz kanı, çeşitli yollarla karıştırılabiliyor.
Bu etkenlerden dolayı, Allahın verdiği temiz ve helal rızıklardan yiyenlerin bedeni hali ile kafirlerin ve onların eliyle yapılanları yiyenlerin yediklerinde çoğu zaman kalori kat kat daha fazla oluyor. bu ise insan bedeninin normale göre daha fazla geliştiği gözlemleniyor.
tüm bunlardan çıkarılacak bir sonuç zordur ama aile ile evladın iletişim yoluyla, eğitim yoluyla bu meseleleri hal etmesi mümkündür.
Dolayısıyla ergenlik çağının ne olduğu, sperm gelmesi ve benzeri kadınsı adetleri eğitim yoluyla öğretilip, zamanı gelmiş ise artik ibadetleri iyice öğretip uygulatmak gerekir.
__________________
Muttaki isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 14.09.2005, 16:01
Life is Too Hard in Turkey
 
Muttaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.03.2005
Yaş: 27
Mesajlar: 1.628
Teşekkür etti: 61
100 Teşekkür 59 Mesaja aldı
sen eğer erkek isen, 12 yaşından itibaren başlaman uygundur. eğer 20 yaşındaysan ve yeni başladıysan, hicri aylardan hesabını tutup 2013 yılına ulaştığında artık kaza namazlarını tamamlarsın. inşaallah
__________________
Muttaki isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 16.09.2005, 18:04
su kaynaginda temizdir
 
codex35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.07.2005
Yaş: 40
Mesajlar: 1.322
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Asadullah_KS
evet, bende bilmek isterim, güzel bir soru!
bir ögrenci düsünün okula kaydini yaptirdi!!

ben ögrenciyim dedi!!

ama okula gitmiyor!!

öğretmenin verdigi dersleri hiç okumuyor,

ödevlerini yapmiyor,

okulun yanından bile geçmiyor!!

ama ben ögrenciyim diyor!!!!!



simdi sizlere soru.

yeni ögrenci olan çocuk ben ögrenciyim diyebilirmi??

ögretmen onu ögrenci yerine koyarmi??

öğretmen, ögrenciyim diyenin sene sonu karnesini istemeye geldiginde ne der???

ögretmen onu tekrar sinava alirmi???

peki öğretmen sinava almazsa ne olur??

veya okula alirmi???

ne olur sizce?? tahmin edebiliyorum bir senesi gider...

ne yapmasi gerekir???

bu ögrencinin...

__________________
yorulduğumda"kalkveuyar"ayetinin oan bana nazil olduğunu hissederim,ya(inşirah-7)yi yaşamaya çalışırım,yada oturduğum yerde çakılır kalırım!
codex35 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 17.09.2005, 15:03
out of order
 
Kudret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.10.2003
Mesajlar: 10.867
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız codex35
bir ögrenci düsünün okula kaydini yaptirdi!!

ben ögrenciyim dedi!!

ama okula gitmiyor!!

öğretmenin verdigi dersleri hiç okumuyor,

ödevlerini yapmiyor,

okulun yanından bile geçmiyor!!

ama ben ögrenciyim diyor!!!!!



simdi sizlere soru.

yeni ögrenci olan çocuk ben ögrenciyim diyebilirmi??

ögretmen onu ögrenci yerine koyarmi??

öğretmen, ögrenciyim diyenin sene sonu karnesini istemeye geldiginde ne der???

ögretmen onu tekrar sinava alirmi???

peki öğretmen sinava almazsa ne olur??

veya okula alirmi???

ne olur sizce?? tahmin edebiliyorum bir senesi gider...

ne yapmasi gerekir???

bu ögrencinin...
Nachsitzen!
__________________
Die Schari'a agiert. Sie formt und entwickelt die Gesellschaft.
www.Koelner-Muslime.de
Kudret isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #