İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > MİZAH, KARİKATÜR VE FIKRALAR... > Resim ve Karikatür
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 10.05.2005, 15:50
Ümit Yolcusu
 
Mikval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.586
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Namazi Terk Edenin Akibeti

Namazi Terk Edenin Akibeti
__________________
Hatirladiginda sana Allah'i unutturan bir sevgi degil...
Unuttugunda sana Allah'in hatirlattigi bir sevgi olsun kalbinde....!

Mikval isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 10.05.2005, 16:20
 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.557
Teşekkür etti: 11
96 Teşekkür 49 Mesaja aldı
Mikval hindular cesetlerini yakıyorlar. Onlar bu yılan işinden kurtulmuş mu oluyorlar.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 10.05.2005, 18:31
 
Hikaye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2003
Mesajlar: 812
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız M. Ali Saral
Mikval hindular cesetlerini yakıyorlar. Onlar bu yılan işinden kurtulmuş mu oluyorlar.
Google'de bu yaziyi buldum:

KABİR AZABI

Her insan ister ölerek toprağa gömülsün, ister boğularak denizin dibinde kalsın veya yırtıcı bir hayvan karnında bulunsun veya yanarak külü havaya karışsın, mutlaka kabir hayatı geçirecektir.

İnsan öldükten sonra kabre konulunca, Münker ve Nekir adında iki melek, kendisine gelerek; "Rabbin kimdir? Peygamberin kimdir: Dinin nedir?" diye sorarlar. İman ve güzel amel sahipleri bu gibi sorulara doğru cevap verirler.

Bu gibi ölülere cennet kapıları açılır ve Cennet kendilerine gösterilir. Kâfir veya münafık olanlar ise bu sorulara doğru cevap veremezler. Onlara da Cehennem kapıları açılır, oradaki azap kendilerine gösterilir. Müminler nimet içerisinde, sıkıntısız ve huzurlu yaşarken, kâfir ve münâfıklar ise kabirde azap göreceklerdir

(bk. ez-Zebîdî, Tecrîdi Sarih, terc. Kamil Miras, Ankara 1985, IV 496 vd.).

Kabirde azap ve nimetin varlığını gösteren birtakım ayet ve hadisler vardır. Bir ayet-i kerimede;

"Firavun ve adamları sabah-akşam ateşe atılırlar. Kıyametin kopacağı gün de denilir ki; Firavun hanedanını ateşin en şiddetlisine sokun" (el-Mümin, 40/46) buyurulur. Buna göre kıyamet kopmadan önce de yani kabirde de azap vardır. Peygamber efendimiz;

"Allah, iman edenlere bu dünya hayatında ve ahirette, o sabit sözlerinde daima sebat ihsan eder" (İbrahim, 14/17) ayetinin kabir nimeti hakkında indiğini açıklamıştır (Buhârî, Tefsîr, sure: 14).

Kabir azabı ile ilgili hadis kitaplarında pek çok hadis-i şerif zikredilmektedir.

Bunlardan bir kaçı şöyledir: Hz. Peygamber (s.a.s) bir mezarlıktan geçerken, iki mezardaki ölünün bazı küçük şeylerden dolayı azap çekmekte olduklarını gördü.

Bu iki mezardaki ölülerden biri hayatında koğuculuk yapıyor, diğeri ise idrardan sakınmıyordu.

Bunun üzerine Resulullah (s.a.s) yaş bir dal almış, ortadan ikiye bölmüş ve her bir parçayı iki kabre de birer birer dikmiştir. Bunu gören ashap, niye böyle yaptığını sorduklarında: "Bu iki dal kurumadığı sürece, o ikisinin çekmekte olduğu azabın hafifletilmesi umulur" (Buhârî Cenâiz, 82; Müslim, İmân, 34; Ebû Dâvud, Tahâret, 26) buyurmuşlardır.

Hz. Peygamber diğer bir hadislerinde şöyle buyururlar: "Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçedir veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur" (Tirmizî, kıyamet, 26).

Başka bir hadiste de şöyle buyurur:

"Ölü mezara konulunca, birine Münker, diğerine Nekir adı verilen siyah mavi iki melek gelir; ölüye derler ki:

"Şu Muhammed (s.a.s) denilen zat hakkında ne dersin?" O da şöyle cevap verir.

"O, Allah'ın kulu ve Resuludur. Ben şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilâh yoktur, Muhammed de O'nun kulu ve elçisidir. Bunun üzerine melekler; Biz senin böyle diyeceğini zaten bilmekte idik", derler.

Sonra onun mezarını yetmiş arşın genişletirler. Daha sonra bu ölünün mezarı ışıklandırılır ve aydınlatılır. Daha sonra melekler ölüye: " Yat ve uyu " derler.

O da; "Aileme gidin de durumu haber verin" der. Melekler ona; "Zifafa giren ve sadece en çok sevdiği kişi tarafından uyandırılan şahıs gibi mahşer gününe kadar sen uyumana devam et" derler. Eğer ölü münâfık olursa, melekler şöyle der:

"Şu Muhammed (s.a.s) denilen zat hakkında ne dersin?" Münâfık da şöyle cevap verir: "Halkın Muhammed hakkında bir şeyler söylediklerini işitmiş, ben de onlar gibi konuşmuştum. Başka bir şey bilmiyorum. Melekler ona; "Böyle diyeceğini zaten biliyorduk" derler.

Daha sonra yere "Bu adamı alabildiğine sıkıştır" diye seslenilir. Yer de sıkıştırmaya başlar. Öyle ki o kimse kemiklerini birbirine geçmiş gibi hisseder. Mahşer gününe kadar bu sıkıntı devam eder" (Tirmizi Cenâiz 70).

Kur'an'da şehitlerin kabir hayatıyla ilgili olarak şöyle buyurulur: "Allah yolunda öldürenleri, sakın ölüler sanmayın. Bilâkis onlar diridirler. Rableri katından rızıklandırılmaktadırlar" (Âlu İmrân, 3/169), "Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Bilâkis onlar dirildirler. Fakat siz farkında değilsiniz." (el-Bakara, 2/154).

Kabir azabının yalnız ruha mı, yoksa bedene mi, yahut da her ikisine mi yapılacağı konusu bilginler arasında tartışmalıdır. Bu azabın hem rûha, hem de bedene yapılacağı görüşü tercihe şayandır. ancak azabın niteliği hakkında fazla bilgi yoktur. Rûhun gerçeği üzerinde de görüş ayrılıkları vardır. Bir görüşe göre ruh lâtif (ince, şeffaf, nüfuz kabıliyeti olan) bir cisimdir. Yaş ağaca suyun nüfûzu gibi bedene nüfûz etmiştir. Allah, rûh cesette kaldığı sürece hayatı devam ettirmeyi âdet kılmıştır. Ruh cesetten çıkınca ölüm hayatı ortadan kaldırır. Başka bir görüşe göre de, ruh ceset için güneşin ışıkları gibidir. Mutasavvıflar bu görüşü benimsemişlerdir. Ehl-i Sünnete mensup bir topluluk, gülsuyunun güle sirâyet ettiği gibi, rûhun da bedene sirâyet eden bir cevher olduğunu söylemişlerdir (Aliyyu'l-Kâri, Fıkh-ı Ekber Şerhi, terc. Y. Vehbi Yavuz, İstanbul 1979, s. 259). Ayette şöyle buyurulur: "De ki ruh, Rabbimin bildiği bir iştir. Size bu konuda pek az bilgi verilmiştir" (İsrâ, 17/85).

Ebû Hanife'ye göre, peygamberler, çocuklar ve şehitler kabir sorusu ile karşılaşmazlar. Ancak Ebû Hanîfe kâfirlerin çocuklarına kabirde soru sorulması, Cennete girmeleri ve onlarla ilgili benzeri bazı soruları cevapsız bırakmıştır

(Alliyü'l-Kâri, a.g.e, s. 252-253).
__________________
“ Yalnız hüznü vardır, kalbi olanın… "
http://yurekyanginlari.blogcu.com/
Hikaye isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 10.05.2005, 19:58
Ümit Yolcusu
 
Mikval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.586
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Kabir azabi bedene mi ruha midir ittifak edilen bir konu degil zannimca .

Kabir suali ve azabi bedene degil ruhadir.Ölmüs insanin ruhu da kiyamete kadar bir daha bedene dönmez.Öldükten sonra yakilan ,yahut hayvanlar tarafindan parcalanan yenen , yanip kül olan zerre zerre parcalanip ,hic cesedi kalmayan insanlar d avardir .
Olmayan cesede ruhun gelip yerlesmesi mümkün degildir.

Cesede hayat verip onu bozulmaktan koruyan can yani ruhtur.Can cikinca ceset cürümeye ve temel elemanlarina dönüsmeye baslar.Nihayet tamamen eriiyip topraga karisir.
Insana kisiligini veren ruhtur.Ruh ise ölmez ebedidir.Dünyada yaptigi islere göre muamele görür.

Cesetlerine gönderilen ruh elbette cesedin icine sokulmamaktadir .Bundan kastedilen ,her gece ruhun kabri civarina gelmesidir.Iste kabir sorgusu sirasinda ruhun cesede reddi de cesedin yaninda bulunmasi ,kendisini cesedin de imis sanmasidir.

Ruh , icinde uzun süre yasandigi kemal kazandigi bedenden ayrildiktan sonra da hem ayrildigi bedenini görür,hem de kendisini bedenin seklini ,latif cisim olarak korundugundan ,aynen bedeni icinde hisseder.Nasil ki insan ruya da , yasadigi olaylari ,ruh olarak yasdigi halde bedende yasiyor, görüyor zann eder.Ruyada dolastigi yerleri,bedensiz olarak dolastigini farkinda degildir.

Ölüm halinde ise tamamen bedenin etkisinden kurtulan ruh gezer,dolasir, icinde yasadigi bedenin de cevresinde dolasir.hatta ilk önce yeni bedenden kurtuldugu icin kendisini hala beden icinde sanir.
Iste ölümden sonra vuku bulacak soru da ruhun bedene dönmesibedenin yaninda bulunmasi ve aynen beden icinde imis gibi sevinc ve azap duymasi anlamina gelir.
Ruhun bir daha dünyaya yani maddi bedene (!) dönmesi Allahin yaratilis yasasina ve ayetlere aykiridir .

Ruh bedenden ayrildiktan sonra taa kiyamete kadar olan hali ,kabir halidir.Bedenden ayrilan ruhun gördügü azaba kabir azabi denmistir.Cünki ruh hayati , insanin ölümüyle baslar. Fakat insan ölünce genellikle kabre konuldugu icin ,ruh hayatina kabir kayati denmistir.
Aslinda kabir hayati ,ruhun hayatidir.kabre konulsun konulmasin bedenden ayrilan ruhun hayati ,azap veya nimeti kabir hayatini ,yani ölümden sonraki hayattir.

Ahiret aleminde ,o alemin icabina göre bir bedenimiz olacagi ,azap ve nimet onun vasitasiyla olabilir.Lakin cismimiz cürüyüp toprak olunca bu azap veya nimet nasil hissolunacak denilirse ; azap ve mükafat hem bedene ve hem ruhadir.lakin bunlari hissedecek olan sey ruhtur.
__________________
Hatirladiginda sana Allah'i unutturan bir sevgi degil...
Unuttugunda sana Allah'in hatirlattigi bir sevgi olsun kalbinde....!

Mikval isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 10.05.2005, 20:22
 
sisterE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.01.2004
Yaş: 32
Mesajlar: 25.965
Teşekkür etti: 4
51 Teşekkür 43 Mesaja aldı

Rabbim bizleri sorgu sualini kolaylastirdiklarindan eylesin..
sevdigini kullarinin yüzünü aydinlattiginda..bizlerin yüzünü karartmasin.
kabir azabindan korusun...AMIN AMIN AMIN ...


__________________
Hayat yasandigi kadardir. Ötesi ya hatiralarda bir iz, ya da hayallerde bir umuttur.
sisterE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 10.05.2005, 21:24
Ümit Yolcusu
 
Mikval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.586
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Amin.

Konuyla ilgili kisaca yazida burda :

http://www.delikanforum.net/showthread.php?t=31871
__________________
Hatirladiginda sana Allah'i unutturan bir sevgi degil...
Unuttugunda sana Allah'in hatirlattigi bir sevgi olsun kalbinde....!

Mikval isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 15.05.2005, 04:05
 
sivasli efe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.06.2003
Mesajlar: 230
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız sisterE

Rabbim bizleri sorgu sualini kolaylastirdiklarindan eylesin..
sevdigini kullarinin yüzünü aydinlattiginda..bizlerin yüzünü karartmasin.
kabir azabindan korusun...AMIN AMIN AMIN ...


Amin amin
__________________
>>>>**ZALIME KORKU MAZLUMA UMUT NIZAM-I ÂLEM **<<<<
(((***Cagrimiz Islamda Dirilisedir***)))
sivasli efe isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 21.05.2005, 23:18
 
gençüsküdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.435
Teşekkür etti: 2
14 Teşekkür 8 Mesaja aldı
__________________
Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6)

www.anadolugenclik.com.tr
gençüsküdar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 22.05.2005, 11:48
İnnâ Lillâhi Ve İnnâ İleyhi Raciûn
 
yusuf54 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.05.2005
Yaş: 19
Mesajlar: 94
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Kabir günahkârı da, kafiri de ,mü'mini de sıkar.

Günahkârı, kafiri öyle bir sıkar ki onların kemiklerini iç içe geçirir.
Fakat kabir, mü'mini annenin çoçuğunu nasıl şefkatli bir biçimde sıkar ya o şekilde sıkar.
__________________
İlim irfan meclisinde aradım buldum taleb
İlim en gerideymiş illa edeb illa edeb...
yusuf54 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ölümü Temenni edenin hazirlamasi gereken 10 Hediye HASGIZ Dini Bilgi ve Eğitim 1 16.11.2007 10:33
vefat edenin ardindan yakilan agit hakkinda mawera Hadis Köşemiz 3 20.04.2006 23:59
Ikramdan kacan kadinin akibeti. Fazilet Özgün Yazılarınız 2 24.11.2004 09:00
Namazsizligin Akibeti Cihad74 Dini Bilgi ve Eğitim 8 11.10.2004 16:09
Karunun Akibeti Feyza_Nur Özgün Yazılarınız 4 06.01.2003 12:39


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:19 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git