![]() Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.435
Teşekkür etti: 2
14 Teşekkür 8 Mesaja aldı
| Trabzonspor'un Kıbrıs Harekatı Trabzonspor'un 'Kıbrıs' hareketi! Karadeniz dendiği zaman ilk akla gelen Temel 'fıkraları'. Günlük hayattan esinlenerek, geçmişle gelecek arasında adeta bir köprü vazifesi gören bu 'mizah' konulu anlatımlar, anlayana göre önemli bir ders niteliği taşımaktadır. Anlamak istemeyene göre de, 'sivri sinek?' görevi üstlenir. Trabzon bölgesinin insanından kaynaklanan bu sanatsal yapı, sadece kültür, edebiyat ve diğer dallarda olduğu gibi spor alanında da kendini göstermektedir. Bordo-mavili ekip, bugünlerde gündemi sıkça meşgul ettiği için, bizlerin oltasına (yazı konusu) takılan isim oldu. Buna en çok sevinen Karadenizli halkı olsa gerek (vereceği ders ise tüm ülke insanına..). Onların sevincine 'hak' vermemek imkânsız. Her defasında yazıp, dile getirdiğimiz hususlardan en önemlisi 'mutlu sona' ulaşabilmek. İşte ona benzer 'onurun' ilki bugün 'Şampiyonlar Ligi'ne giden yolda Kıbrıs Rum Kesimi takımı Anorthosis ile oynanacak eleme müsabakasında yaşanacak. Trabzonspor'un kazanıp/kazanamayacağından çok, karşılaşmanın bir çok alanda 'nedenleri!' ile ön plana çıkıyor!.... Çözüm bekleyen 'Ambargo'? Spor kelimesi, karşılığını bulmaya çalışana göre, çizgisi sınır tanımayan uluslararası bir tanımdır. Dil, kültür, sanat? Bünyesinde tüm 'tanımları' taşıyan bir aktivite, uğraşıdır. Buraya kadar yaptığımız tanıma itirazı olan var mı acaba? Mutlaka olacaktır, o da tanımlarda 'ufak/tefek' kelime şeffaflığı! Fakat, taşıdığı anlam ve içeriğine karşı çıkan olmayacaktır sanırım. Öyle ise bugün gündeme oturan Anorthosis ile Trabzonspor arasındaki karşılaşma, bizlere bir çok olayı hatırlatmalı? O da, tarihe mal olmuş ve kazanılması 'zafer' olarak tanımlanan bu adanın iki komşu ülkeye uygulanan 'çifte standart', diğer bir ifade ile 'ambargoya'. Bu uygulamada ön planda olan KKTC'de sosyo/ekonomik alanda olduğu kadar spor alanında da ön plana çıkıyor. Tıpkı, sporun tanımına uymayan bu uygulama (Spor Ambargosu) için KKTC Eski Cumhurbaşkanı Rauf Dektaş'ın 'yüz karası' ifadesini kullandığı gibi. Denktaş'ın, Cumhurbaşkanı olduğu dönemde, KKTC takımlarını kabulünde yaptığı açıklamada, söylemlerinin temel dayanağı şöyle; "1960 Anayasası'nda sporun iki cemaata ait olduğunu vurgulayarak, "Adam (Rumlar) anayasayı yırtıp atıyor ve ben benim diyor. Dünya da bunu kabul ediyor. Hadi başlangıçta hata yaptın bir sebebi vardı kabul ettin. 40 yıl aynı kabulü sürdürürsen, demek ki Kıbrıs'ta Türkün hakkını hiç görmüyorsun". Ve sözlerini, 'Bizi yakalamak isteyenlerin karşısında, devletim-egemenliğim ve Türkiyem var' şeklinde tamamlıyor... Kıbrıs ve bu bölgede yaşananlar, geçmişten günümüze gelen ve adı 'özgürlük' olsa da, 'ambargonun' bir karşılığı olan 'tutsaklığı' yaşamaktadır?. İşte, hiçbir anlam verilmese de önüne geçilemeyen yasağın bu kez 'futbol' adı altında gündeme gelişi. Geçmişte benzer olaylar sıkça yaşandı. Diğer branşlarda olduğu gibi Türk takımların KKTC'de kamp yapmasının sakıncalı olacağı belirtildi. Bu tür medeni cesareti gösteren takımlara karşı, yarın doğabilecek Avrupa Kupalarına katılma şanslarının bile ortadan kalkabileceği 'şantajda' bulunuldu. Evet, bunların yaşandığı yer, adına Yavru Vatan dediğimiz Kuzey Kıbrıs. Evet, ülkemizi temsilen gönderdiğimiz Trabzonspor'un zaferini (kazanması için olumsuzluk göremiyorum) bizler gibi KKTC vatandaşlarımız ancak seyirci olarak kalacaklar. Tıpkı geçmişte olduğu gibi? Trabzonspor kazanacak güçte! Tam yetki ile Bordo-Mavili ekibin başına getirilen Şenol Güneş de ki ilk imzanın heyecanını, içinde bulunduğumuz dönemde de taşıdığını daha iyi anlaşılıyor. Brezilyalıların takıma katılması ile birlikte, yarın için daha emin konuşan Güneş, Dünya Takımı olma isteğinin ilk sınavını, bugün Kıbrıs Rum Kesimi ile oynanacak karşılaşmayla verecek. İlk maçın deplasmanda olması Bordo-Mavili ekip için büyük avantaj. Hazırlık maçlarında ortaya konan futbolu göz önüne getirip takım yapısına baktığımızda, kenar yönetimin oyuncular üzerinde etkisi ve sahadaki görev paylaşımını, yetenek/tecrübeleriyle birleşince, ortaya tatminkâr bir tablo çıkıyor. Özellikle saha paylaşımında kanatların Gökdeniz/Yattara ile Celalettin/Volkan ikilisi ile işlevlik kazanması, gol bölgesinde görev alan isimlerin işlerini oldukça kolaylaştırmaktadır. Ayrıca, Fatih Tekke ve Szymkowiak gibi oyuncuların varlığı ve mevcut kadroya yapılan transferlerle Jefferson, Eller ile zenginleştiren Karadeniz ekibinin, özlemi çekilen Trabzonspor olması, bugün ki maçla birlikte, geleceğe atılacak emin adımın başlangıcı olacaktır.! Bakın bu hususta, Kulübe büyük emekleri geçen Faruk Özak'ın, görüşlerimizi de haklı çıkaran açıklamalarına bakalım; "Bu kulüp üç sporcusuna başkanlık koltuğunu teslim etmiş Türkiye'de örneği olmayan bir kulüptür. Başarının sırrı budur..." Ne demeli; yolun açık olsun Trabzonspor. Önce 'Kıbrıs' harekatı, sonrası hesaba kalsın....
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) www.anadolugenclik.com.tr |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kuzey Irak'ta gece harekatı | ARMAGAN | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 1 | 28.04.2006 15:05 |
| Ecevit'in Kıbrıs Harekatı yorumu | M. Ali Saral | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 3 | 05.04.2006 15:59 |
| Saadet Partisi’nin 4.kuruluş yıldönümü ile Kıbrıs Barış Harekatı’nın 31. yıldönümü | gençüsküdar | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 12 | 29.07.2005 11:14 |
| Nihat Genç'e göre Trabzonspor'un dramı | M. Ali Saral | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 05.05.2005 12:27 |
| Irak harekatı | M. Ali Saral | Fıkra ve Mizah | 0 | 18.12.2002 12:58 |