İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Sağlıklı yaşam ve Spor
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 04.04.2007, 09:20
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Post Depresyon ve Maneviyat

ABD’de yapılan araştırmalar kişilik bozukluğunun iki katına çıktığını gösteriyor. Bunda genç nesillere değer aktarılamamasının ve televizyon kültürünün üzerinde duruluyor. Antisosyalitede ülkemizde de büyük bir patlama var. Medya aracılığıyla merhametin olmadığı bir dünya sunuluyor. Televole programları toplumun altını oyuyor. Türk televizyonları Türk toplumunun ruh sağlığını tehdit eden en büyük unsurdur. Bu programlar, insanları değersizleştiriyor, metalaştırıyor. Bunun sonucunda da toplumda birbirine saygı duymayan, nesne muamelesi yapan bir gençlik türüyor...”
Toplumları bu tehlikelerden kurtarmak için ilim adamları çalışmalar yapıyorlar. Fakat gündemleri yine maddi; maneviyat yok. İnsanı sadece maddi bir varlık gördükçe, dünyanın yaratılış gayesini bilmedikçe, bunu kabullenmedikçe insanoğlunun, sıkıntıdan depresyondan kurtulması mümkün değildir.
Dünya mihnet ve sıkıntı üzerine kurulmuştur. Sıkıntının ise, sabretmekten başka çâresi, kabullenmekten, katlanmaktan başka kurtuluş yolu yoktur. Başa gelen her sıkıntının; hastalık, ölüm, malının elden çıkması ve göz, kulak gibi uzuvların görmemesi ve işitmemesi gibi insanın isteği ile ilgisi olmayan musîbetlere sabretmekten fazîletli sabır yoktur. Belâlara sabır, sıddıkların derecesidir. Bunun için Peygamber aleyhisselâm “Yâ Rabbî! Bana o kadar yakîn ver ki, musîbetler bana kolay ve hafif gelsin” diye dua ederdi..
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
“Allahü teâlâ buyurdu ki: Ben kullarımdan herhangi birine, bedeninde, malında veya evlâdında bir musîbet verdiğim vakit onu güzel bir sabırla karşılarsa, Kıyâmet günü onun için mîzân ve hesap kurmaktan hayâ ederim.”
“Herhangi bir mü’mine bir felâket geldiği vakit, Allahü teâlânın buyurduğu gibi “Allahtan geldik, Allaha gideceğiz” dedikten sonra, Allahım, bu felâketten dolayı beni mükâfatlandır ve bundan hayırlısını bana ver, derse, mutlak sûrette Allahü teâlâ dileğini yerine getirir.”
Bir kimse Resûlullah efendimizin huzûruna gelip, “Ey Allahın Resûlü, malım gitti, param gitti, vücûdum hasta oldu, bunun mükafatı nedir?” diye sorunca, Peygamber efendimiz buna şöyle cevap verdi: “Malı gitmeyen, parası bitmeyen ve hasta olmayan kimsede hayır yoktur. Zîrâ Allahü teâlâ bir kulunu severse, onu belâya mübtelâ kılar. Ona belâ verdiğinde, ona sabır ihsân eder.”
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 10.04.2007, 19:45
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
İnsanın rûhî ve manevî cephesini hiç dikkate almayan materyalist çözüm ve formüllerin insanı içine düştüğü sıkıntı ve bunalımlardan kurtarmak için sağladığı maddî konfor ve refah şartlarının özlenen huzur ve mutluluğu sağlayamadığı, gelişmiş ülkelerdeki psikolojik problem ve hattâ intihar teşebbüslerinin istatistik sonuçlarıyla ortadadır. Bu yüzden modern batı dünyasında kiliseler insanların dînî ve metafizik konulara ilgisini taze ve canlı tutmanın sebep ve yollarını aramaktadır. Yazılı ve görsel medyanın bu konuda sağlayabileceği imkân ve kolaylık
lardan azamî ölçüde yararlanmak istemektedirler.

İnsanın psikolojik ve sosyal sıkıntılarının temelinde onun kendine yetmezliği kadar önüne koyduğu amaçların, manevî güç ve imkânların çok üstünde olmasının da rolü ve etkisi büyüktür. Bütün bu çaresizliklere bir de ekonomik ve sosyal şartların beklenmedik şekildeki olumsuz gelişmeleri de eklenince problemler krize dönüşme istidâdı göstermektedir. Bu da çoğu kez rûhî ve manevî iflâs demek olan intihar teşebbüslerine götürebilmektedir.

Rûhî bunalımlar ve intihara kadar uzanan olumsuz psikolojik gelişmeler ciddî şekilde temelden incelenirse mes’elenin aslının insanın gerçek yaratılış gaye ve hikmetinden gafil ve habersiz kalmaya dayandığı açıkça görülecektir. En elverişsiz sosyoekonomik (geçim) şartları içinde yaşayan öyle gariban ve mütevekkil insanlar görürsünüz ki dünyada bulunuş hikmetini iyice kavradıklarından hiçbir bunalım, isyan ve şikâyet hâli belirtmezler. Dünyanın en müreffeh şartlarında yaşayanların yüzünde göremediğiniz huzur ve sükûnu bulursunuz onların simâlarında ve gözlerinde. Dikkatlice bakarsanız ışıl ışıl gözlerinden ruhlarındaki derûnî mutluluğu duyabilirsiniz. Onlar o ümitsiz ve çaresiz ortamlarda bile tevekkül ve teslimiyetin îzahı imkânsız saadet atmosferiyle bambaşka bir hüviyet kazanmışlardır. Maddî değerlerle ifade edilebilecek hiçbir şeyleri yoktur ama dünyalarla değişmeyecekleri iman ve rûh salâbetleri vardır. Allah’ı anmak, O’nun yardım ve inâyetine güvenmek onların iç dünyasında bambaşka bir güç ve aydınlık hâsıl etmiştir. Allah’a böylesine güvenen ve tevekkül gösterenler “Gerçek imana erip de gönülleri Allah’ı anmakla huzur bulan kimselerdir. Evet unutmayın ki kalpler Allah’ı anmakla huzur ve rahata erer (gerçek mutluluğu bulur).” (Bkz. er-Ra’d, 28)
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 16.04.2007, 12:31
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Stresin sebepleri çok çeşitlidir. Gürültü, sıcak, soğuk, yağış, uykusuzluk, aşırı yorgunluk, münâkaşa, üzüntü, öfke, huzursuzluk, hastalık, vs. Sebeplerden meydana gelir.

Uzun süren stresler kalp kaslarını yorar, kalbin ritmini bozar ve adalelerde ağrılı kramplara sebep olurlar.

Boyun, sırt ve omuzlarda meydana gelen ağrıların bir kısmı stresin sonucudur.

Stres fazla terletir, solunumu hızlandırır, ağızda kuruluk meydana getirir, yüzün rengini soldurur, kandaki şeker oranını yükseltir, midedeki asit salgısını artırır ve vücudun direncini zayıflatır.

Stresler kalp, damar, şeker, gut, enfeksiyon hastalıklarına ve ülsere sebep olur.

Stresli insanlar, çok alıngan, çabuk sinirlenen ve fazlaca öfkelenen kişilerdir. Strese çağımızın hastalığı da denir.

Tedavi edilmezse, insanı Cehennem hayatı yaşatır. Sanki Cehennemi içine yerleştirmiştir, nereye gitse onu da beraberinde götürür ve böyle bir hayat da çekilir gibi değildir.

Stresten kurtulmak ve korunmak için bazı şartların yerine getirilmesi gerekir. O şartlar da şunlardır:

Tatlı dilli, güler yüzlü ve hoşgörü sahibi olmak. Bunun için her zaman müsbet duygu ve düşüncelere sahip olmak lazımdır.

Öfkeye kapılmaktan ve münakaşadan sakınmak.

Çünkü öfke normal düşünmeyi ve normal davranmayı engeller; münakaşa ise sevgi, saygı ve güveni yok eder.

Kalbi sevgi ile dolu olmak, kendini üzenleri affetmek, kendi hataları için özür dilemek, o zaman insan vicdan azabından kendini korumuş olur.

Kendini ve sorumlu olduğu kimseleri, her türlü kötü düşünce söz ve davranışlardan uzak tutmak.

Sağlıkla beslenmek, yürüyüş ve spor yapmak, temizliğe çok dikkat etmek.

Aşırı yorgunluktan, uykusuzluktan ve aşırı uyumaktan sakınmak. Bütün işlerini bilenlere danışmak, düzenli çalışmak, boş zamanları değerlendirmek.

Gerekirse geçici veya daimi olarak mekân değiştirmek, kendisine olan güvenini hiçbir zaman kaybetmemek, ümitsizliğe düşmemek.

Kendisine, ailesine, milletine ve insanlığa faydali hedefler seşerek çalışmak ve bunu da hayatının sonuna kadar devam ettirmektir.
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 16.04.2007, 13:43

 
ravza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.04.2007
Mesajlar: 107
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
güzel bi konuya değinmişsin.özellikle şu aralar çok yoğun sıkıntılar yaşandığını düşünüyorum.ve özellikle yine biz gençlerde rastlıyoruz bu manevi şıkıntılara.şu an bildiğim tek şey kimse olmasa bile yanımızda sıkıldığımızda,mevlanın varlığı dayanağım.böyle olması gerektiğini de düşünüyorum.zaman içinde stres ve sıkıntılı kişilerin çok örneğini görüyoruz ama tanık oluyorum ki bunların çoğu manevi boşluktan.boş şeylerle uğraşıp günden güne benliğimizi kaybetmektense biraz olsun ışığa çıkıp allah a teslim olmaktan yanayım...duayla
ravza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 16.04.2007, 17:55

 
VİLDAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.03.2007
Yaş: 29
Mesajlar: 5.150
Teşekkür etti: 614
245 Teşekkür 154 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız ravza
Mesajı göster
güzel bi konuya değinmişsin.özellikle şu aralar çok yoğun sıkıntılar yaşandığını düşünüyorum.ve özellikle yine biz gençlerde rastlıyoruz bu manevi şıkıntılara.şu an bildiğim tek şey kimse olmasa bile yanımızda sıkıldığımızda,mevlanın varlığı dayanağım.böyle olması gerektiğini de düşünüyorum.zaman içinde stres ve sıkıntılı kişilerin çok örneğini görüyoruz ama tanık oluyorum ki bunların çoğu manevi boşluktan.boş şeylerle uğraşıp günden güne benliğimizi kaybetmektense biraz olsun ışığa çıkıp allah a teslim olmaktan yanayım...duayla
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
VİLDAN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 17.04.2007, 12:33
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Dinimizde, toplum düzeninde ve ailede boşluk yoktur. Kimin yapacağı, görevleri açık ve net bir şekilde bildirilmiştir. Ailede, erkeğin de kadının da görevleri ve sorumlukları vardır. Herkes kendi görevini yapar başkasının hakkını tecavüz etmezse huzur kendiliğinden sağlanmış olur. İslamiyetin koyduğu kurallara kim ne kadar uyarsa o kadar rahat eder, aile fertleri huzurlu bir aileye sahip olurlar.





kaynak:www.mehmetoruc.com
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Maneviyat Buyukleri Nasil Dusunuyorlar mukarrebin Dini Bilgi ve Eğitim 2 27.05.2008 21:51
Almanya ve maneviyat.. sisterE Anketleriniz 57 21.03.2008 20:13
Depresyon ilaçları ''intihara'' sevk ediyor merwe_merwe Sağlıklı yaşam ve Spor 1 16.02.2008 09:28
Depresyon ve Kadın Alp Sağlıklı yaşam ve Spor 3 30.03.2007 22:16
Maneviyat Kaynagina Davet Saadetyolcusu Davet ve Duyurular 2 08.03.2006 23:07


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:53 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50