| On yıldır ırkçı eylemlerin, ırkçı tavırların hakim olduğu İtalyan liginde oynuyorsunuz. Bu durumu nasıl yaşıyorsunuz?
1996'da Parma'ya gittiğimde, İtalyan futbolunun utanç verici dönemine tanık oldum. Bütün statlarda sersemler Kamerunlu kaleci Joseph-Antoine Bell'e muz kabuğu atıyordu. Milan'la oynadığımız bir maçta, bizim taraftarlar doksan dakika boyunca aynı tezahüratı yaptı: "İbrahim Ba Weah'ın kulübesinde muz ye!..." Ba ve Weah, rakip takımın iki Afrikalı oyuncusuydu...
Karşılaşmadan sonra, söyleşi yapılan salonda, ağızlarının payını vermeye kararlıydım, ama basınla ilişkiler sorumlusu beni yatıştırdı. O kadar büyütmememi, oyuncuların çoğunun da kendisi gibi düşündüğünü söyledi. Ertesi gün, antrenmanda, yine de kulübün taraftarlarının yanına gittim.
Hakikaten de siyahların maymun olduğunu mu düşündüklerini sordum. Oralarda dolanan bir gazeteci vardı, sözlerim gazetede çıktı. Bir sonraki maçta, Parma taraftarları bana hitaben dev bir pankart açtılar: "Thuram, bize saygı göster."
Ya, iyi mi? Irkçı küfürler eden bazı Torinolu taraftarlarla da sorunlarım oldu. Sonra, kısa süreli bir durulma oldu. Ama birkaç yıldır olay yeniden hız kazandı, hatta daha da arttı. FIFA yetkililerinin stadlardaki ırkçı hareketlere karşı çok daha ciddi yaptırım uygulanması için resmî tedbirler almaya karar vermesi tesadüfi değil, İtalya'daki durum endişe verici.
Taraftarlarına faşist selamı yapan Paolo di Canio (Lazio'nun oyuncusu) ile bazı tribünlerden gelen maymun çığlıkları arasında bir ayırım yapmıyorum. Bu çok vahim bir durum. Bu arada, uluslararası yetkililerin Thierry Henry'ye "pis zenci" diyen İspanyol takımının teknik direktörü Luis Aragones'e gösterdiği hoşgörü anlaşılır gibi değil.
2005'in kasım ayında, varoşlardaki gençlerin isyanı sırasında siz de tepki verdiniz, ilkbahardaysa, öğrenciler öfkelerini dile getirdi. Bu hareketi nasıl yorumluyorsunuz?
Kenara itilmiş ve yoksul varoşların gençleriyle, toplumsal yapıyla daha iyi bütünleşmiş olan üniversite öğrencilerinin ortak bir noktası var: Bir gelecek istiyorlar. Maalesef, onlara sunulan sadece belirsizlik, güvensizlik.
Varoşlardaki gençler ırkçılığı itham ediyor. Sizce Fransa'da siyahlar sevilmiyor mu?
Üç siyah çocuk parkta bir sersemlik yapsın. Ne denir? "Ah, yaa, siyahlar..." Ama üç beyaz genç aynı şeyi yapınca, "ah, gençlik işte..." denir. Yüzyıllardır zihinlere kazınan önyargılar var.
2006 |