![]() ![]() Üyelik tarihi: 26.04.2006
Mesajlar: 996
Teşekkür etti: 128
10 Teşekkür 7 Mesaja aldı
| Ilgiyle okuyorum hep bu bölümü.. Sagol Agbi |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 30.08.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 8.349
Teşekkür etti: 121
259 Teşekkür 182 Mesaja aldı
| bahadır abiyi göremiyorum uzun zamandır bunuda biliyormuydunuz
__________________ &_MÜKERRERE HAYIR_& |
| | |
| ya Hay ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2004 Yaş: 36
Mesajlar: 2.322
Teşekkür etti: 40
27 Teşekkür 18 Mesaja aldı
| AGAÇLARA VERILEN KIYMET Osmanli Devleti'nde agaçlara çok kiymet verilip koruma altina alinmistir. Sultan ll. Abdülhamid devrinde, Belgrad ormanlarina zarar verip ormani tahrip ettikleri için bir köy kitle halinde sürgün edilmistir. |
| | |
| ya Hay ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2004 Yaş: 36
Mesajlar: 2.322
Teşekkür etti: 40
27 Teşekkür 18 Mesaja aldı
| KIN Ikinci Dünya Harbi sonlarinda yapilan lise mezunlarinin olgunluk imtihanlarinda sorulan "Ormanlar ve Ormanlarin faydalari" isimli kompozisyon sualine talebelerin bazilari, enteresan bir sekilde su cevabi vermislerdir: "Türkiyemiz ormanlik bir ülkeydi, fakat o zalim padisahlar, yurdumuzu ormansiz biraktilar." Bunun sebebi, bu zavalli ögrencilerin öylesine bir kin terbiyesi içinde yetistirilerek Osmanli'yi kötülemeye öylesine alistirilmalari ve böylece eger bir firsatini bulup da padisahlara hakaret ederlerse iyi not alacaklarina inandirildiklarindan dolayi böyle cevaplar verdikleridir. |
| | |
| ya Hay ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2004 Yaş: 36
Mesajlar: 2.322
Teşekkür etti: 40
27 Teşekkür 18 Mesaja aldı
| ESSIZ MISAFIRPERVERLIK Osmanli askeri teskilatini Avrupa'ya tanitmis olmakla meshur Comte de Marsigli, Türk toplumunun misafirperverligi ile alakali olarak sunlari kaydetmektedir: "Türkler hiçbir din farki gözetmeksizin bütün yabancilara karsi son derece misafirperverdirler. Ana yollar civarindaki köylerde oturanlardan hali vakti yerinde olanlar, ögleden evvel ve aksamüstü gezintiye çikip yolcu bulmaya çalisirlar. Eger bulacak olurlarsa evlerine davet ederler ve hatta çok defa misafirin hangi evde agirlanacagini tayin ederken kavgaya bile tutusurlar." |
| | |
| ya Hay ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2004 Yaş: 36
Mesajlar: 2.322
Teşekkür etti: 40
27 Teşekkür 18 Mesaja aldı
| VAHSETIN BÖYLESI 1096 yilinda Haçlilar Kudüs'e girerek 40.000 müslümani kiliçtan geçirdikten sonra De Buygom, Papa II Urban'a yazdigi mektupta sunlari ifade etmistir: "Kudüs'te bulunan bütün müslümanlari katlettik. Malumunuz olsun ki, Süleyman Mabedi'nde atlarimizin diz kapaklarina kadar Müslüman kanina batmis olarak yürüyoruz."
__________________ Ya Rab ! Şu iman topluluğunu helak edersen yeryüzünde sana ibadet edecek kimse kalmaz ! |
| | |
| ya Hay ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2004 Yaş: 36
Mesajlar: 2.322
Teşekkür etti: 40
27 Teşekkür 18 Mesaja aldı
| ENDERUN OKULU Üç kitada alti asirlik bir hükümranlik, sanli ecdadimizin devlet ve medeniyet mirasinin sirlarinin bulundugu ve dünyanin en büyük arsivi olan Osmanli Arsivi'ni, bizler dogru dürüst incelememisken, bine yakin Amerikali ile yüze yakin Israilli tarihçi, yillarca didik didik ettmistir. Bugün ABD'de sadece "Enderun okulu" hakkinda hazirlanan uzman eserlerin ve doktora tezlerinin sayisi 350'dir.
__________________ Ya Rab ! Şu iman topluluğunu helak edersen yeryüzünde sana ibadet edecek kimse kalmaz ! |
| | |
| ya Hay ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2004 Yaş: 36
Mesajlar: 2.322
Teşekkür etti: 40
27 Teşekkür 18 Mesaja aldı
| SÖZÜNÜN ERI OLMAK Mehmet Akif Ersoy öylesine sözünün eri bir insandi ki, söz verdigi seyi yerine getirmek için ölümden baska hiçbir sey onu engelleyememekteydi. Bir keresinde, Istanbul Vaniköy'de oturan bir ahbabi ile ögleden bir saat önce bulusmak için sözlestiklerinde, o gün yagmurlu, firtinali bir gün olup, her tarafi sel bastigi halde Mehmet Akif, binbir zorlukla, sirilsiklam vaziyette söz verdigi yere vaktinde gelmis, fakat arkadasinin gelmemesi üzerine çekip gitmistir. Ertesi gün özür dilemek için gelen arkadasini dinlemeyip, "bir söz ya ölüm veya ona yakin bir felaketle yerine getirilmezse mazur görülebilir" diyerek tam alti ay o arkadasiyla konusmamistir.
__________________ Ya Rab ! Şu iman topluluğunu helak edersen yeryüzünde sana ibadet edecek kimse kalmaz ! |
| | |
| keine ![]() ![]() Üyelik tarihi: 09.06.2007 Yaş: 33
Mesajlar: 166
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| kades senin bildiklerini bende ögrenmek isterim ama yazi seklini okuyamiyorum dolaysiyla seni anlayamiyorum ![]() |
| | |
| ya Hay ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2004 Yaş: 36
Mesajlar: 2.322
Teşekkür etti: 40
27 Teşekkür 18 Mesaja aldı
| hmmmm....aslinda simdiye kadar bir sikayet gelmedi.... eger kendiniz explorerden dil ayarlarina bakarsaniz düzelir zannedersem..
__________________ Ya Rab ! Şu iman topluluğunu helak edersen yeryüzünde sana ibadet edecek kimse kalmaz ! |
| | |
| ya Hay ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2004 Yaş: 36
Mesajlar: 2.322
Teşekkür etti: 40
27 Teşekkür 18 Mesaja aldı
| KIZILCA BUGDAYI ABD, 1890 yilina kadar bizim Tuna boylarimizda yetisen "kizilca" ismi verilen bugdayimizi ithal ederek tohumluk olarak kullanmis ve bununla halkini beslemistir
__________________ Ya Rab ! Şu iman topluluğunu helak edersen yeryüzünde sana ibadet edecek kimse kalmaz ! |
| | |
| ya Hay ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2004 Yaş: 36
Mesajlar: 2.322
Teşekkür etti: 40
27 Teşekkür 18 Mesaja aldı
| BIR YANLISIN IZAHI Padisahlarin, Osmanli topraklarindaki muhtelif yerleri devletin ileri gelenlerine, "sana orayi bahsettim" demesi, "verilen yeri imar et" manasina gelmekte ve bu varlikli Osmanli pasalari, o topraklarin mamure haline gelmesi ugrunda servetlerini tüketmekteydiler.
__________________ Ya Rab ! Şu iman topluluğunu helak edersen yeryüzünde sana ibadet edecek kimse kalmaz ! |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 17.09.2006
Mesajlar: 584
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
| Sultan Abdülhamid Han Râsim Bey'le geceyarısı Selânik'teki Alâtini köşkü'nde konuşurken, Râsim Bey kendisine; “Selânik bugün-yarın düşmek üzere. Sizi İstanbul'a götürecekler. Bunu hemen size haber vermek için emir aldım!” deyince, Sultan Abdülhamid Han büyük bir üzüntü ve öfke içinde ayağa kalkarak şöyle haykırdı: “Râsim Bey, Râsim Bey! Selânik demek, İstanbul'un anahtarı demektir! Ordumuz nerede, askerimiz nerede? Nasıl bırakıp da gidilir?.. Bırakıp gidersek, târih ve ecdâd bizim yüzümüze tükürmez mi? Birâderim Hazretleri buranın tahliyesine râzı mı oldu? Hayır, ben râzı değilim!.. Yetmiş yaşında olduğuma bakmayınız; bana bir tüfek verin, asker evlâdlarımla berâber ben Selânik'i son nefesime kadar koruyacağım!” Sultan Abdülhamid Han bu sözleri söyledikten sonra birdenbire yere düşmüş; Rasim Bey eski pâdişâhı ancak, yüzüne gül kokuları serperek kendine getirebilmişti. (“Sultan Abdülhamid'in Hâtırâ Deffteri”, s. 150-151.) |
| | |
| ya Hay ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2004 Yaş: 36
Mesajlar: 2.322
Teşekkür etti: 40
27 Teşekkür 18 Mesaja aldı
| Rahman razi olsun...
__________________ Ya Rab ! Şu iman topluluğunu helak edersen yeryüzünde sana ibadet edecek kimse kalmaz ! |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 17.09.2006
Mesajlar: 584
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
| Kargalar sosyal yapilari ve alet kullanma çeşitliligi ve becerileri ile insana en cok benzeyen canlilardir... |
| | |
| |