![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.225
Teşekkür etti: 152
91 Teşekkür 72 Mesaja aldı
| |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 5.096
Teşekkür etti: 5
196 Teşekkür 129 Mesaja aldı
| Bismillah... :) vesselam |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.12.2006
Mesajlar: 279
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.225
Teşekkür etti: 152
91 Teşekkür 72 Mesaja aldı
| tarikata girmez isen kafir olursun denemez...tarikata girdiğindede imanını garantiledin de denemez.....herkese çalıştığının karşılığı vardır.....zerre iyilik yapan mkafatını görür zerre kötülk yapansa cezasını......... tarikat ehli olmak insana ahiret yolunda çok kolaylıklar sağlıyor,bu doğru.....fakat tarikata dahil olan insan farza vacibe sünnete riayet etmiyor ise bu kapıdan zerre faydalanamaz.....buda doğru........... Biz müslümanlar ahiret yolculuğumuzda bize faydası olacak kişileri,kurumları el üstünde tutmalı ve onlardan azami derecede faydalanma cihetine gitmeliyiz........Bugün ne kadar abdulkadir geylaniler, imam rabbaniler, muhammed raşidler yok isede tarikat kapılarında ahiret yolculuğumuzda bize çok büyük faydalar temin edecek icazetli , görüldükleri zaman ALLAHI HATIRLATAN ,veliler ,evliyalar bizleri bekliyorlar...........elbet zaman ahir zamandır lakin ne olursa olsun bu kapılar kıyamete kadar kapanmayacaktır..vazifelerini aynı imam rabbani ,abdulkadir geylani ,muhammed raşid (KS) gibi yapmaya devam edeceklerdir...... __________________ TARİKATLAR KAPILARINI AVAM HAVAS HER MÜSLÜMANA SONUNA KADAR AÇMIŞ BEKLİYORLAR......Nedeni , bediüzzaman hz.lerinin 29. mektubunda ifade ettiği gibi....adi dahi olsa samimi bir sofinin zındıkanın (kafirin) desiseleri(vesveseleri) karşısında ve son nefeste yüzde doksan imanını korur ve imanla bu dünyadan göçer dediği gibi......bu sebeb ne büyük bir sebebdir, son nefesini düşünen, ahirete imanla gitmeyi arzulayan ,samimi insanlar için ....amacı son nefeste imanla gitmek olan için bulunmaz nimettir tarikat ve tabii icazetli mürşid......... __________________ |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.275
Teşekkür etti: 0
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
|
Nerden biliyorsunuz? Ağzınız açılsa "ahir zamandayız" dersiniz hepiniz. Yüzlerce evliya ki ismini saydıklarınızın ilk ikisi de dahil hepsi ahir zamanda gelecek , velayetin en yükseğine sahip ve diğer evliyanın seyyidi olduğu bir evliyadan bahsederken sizin bu sözünüze ne denir? Koca bir... İllaki zann Ah şu zann Olmasa ne güzelll Güzel bir yazı yazayım derken araya giren bir zann adeta bir zehir olabiliyor. Ne yazan farkında, ne okuyan... 12. Zandan sakınınız. Şüphe yok ki zan, sözün en yalan olanıdır. ... Ravi: Hz. Eu Hureyre (r.a.) Ramuz el Hadis Ve tam da bölüm ismine uygun bir tespitiniz olmuş.. Sorumsuzca söylenenler... :)
__________________ " Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur. " N. F. K. | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.050
Teşekkür etti: 0
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
| “Mürid,şeyhinin elinde, ölü yıkayıcısının elindeki ölü misali, kendisini tam olarak şeyhine teslim etmelidir” Batıni hayatın hastalıklarını ve nefsin noksanlıklarını hakkıyla bilen insan sayısı gerçekten çok azdır.Bu hastalıklar teşhis edildiği ve bu noksanlıklar anlaşıldığı zaman bunların tedavi yollarını ve ıslah çarelerini de yine çok az insan bilecektir. Şu müşahede ettiğimiz ve içinde yaşadığımız hayat, karşılaştığımız insanlar ve toplumun durumu, bunun en doğru şahididir. Faraza tedavi usulleri bilinse ıslah çareleri anlaşılsa bile,işin ucunda nefisle çarpışma olduğu için bu iş,kişiye yine zor gelecektir. Zira herkes kendinde olan eksiklik ve kusurları,nefsine ve şeytana hangi noktalarda yenik düştüğünü,iradesinin hangi mevzularda zayıf kaldığını,gerçek bir nefis muhasebesi yapara anlayabilir.Ancak bunu anlaması,hastalığı çözmesi demek değildir.Eğer herkes kendisinin doktoru ve eczacısı olabilseydi,toplumun bu derece yozlaşması,ahlakın tefehhüs etmesi,İlahi emir ve yasakların bu derece çiğnenmesi hiç bu kadar mümkün olur muydu? İşte bu noktada kişi,insanı kamile,olgun bir şeyhe ihtiyaç duyar.Zira kamil insan hayati önemdeki bu meseleleri iyice öğrendikten ve bunlara derinliğine nufuz ettikten sonra,çilesini çektiği bu işleri müride adıyla sanıyla bildirmeye memur insan demektir. Müridin Mürşidine yaptığı bey’at , sadece kuru bir dilek ve temenni değil,maksada ulaşmak için sebeplerin hazırlanması ve luzumlu vesilenin bulunması için şuurlu,azimli bir teveccühtür. Müridin arif bir yol göstericinin izinden gitmesi, bütün seyrü süluk merhalelerini tam bir kolaylık ve rahatlıkla geçmesi,yoluna pusu kurmuş tehlikelerden emniyette olması içindir. Başka bir ifadeyle bey’at,bu yolda kişinin,kendisinden daha bilgili,merhametli ve tecrübeli bir rehbere nefsinin dizginlerini teslim etmesi, irşad edici bir mürebbiye işlerini havale etmesinden ibarettir. Tıpkı malını alıcıya sunan bir satıcı gibi,tıpkı tedavisini uzman bir doktora havale eden ve onun tavsiyesinden başka hiçbir şeye kulak vermeyen bir hasta gibi, mürid de çıktığı bu tehlikeli zor yolda mürşidinin yol göstericiliğinden ayrılmaz. Bir kimse, kitaplardaki malumatı sadece okumak ve öğrenmek suretiyle hiçbir teknik sahada ilerleyemez,üretici olamaz.Sadece demiri nasıl kullanacağını bilmekle kişi,ondan birtakım eşya ve aletler yapamaz. Yalnız kitap okumak suretiyle nefis yemekler pişiremez.Pişirse bile bu, zaman kaybı ve pek çok malzemenin zayi edilmesi demektir.Yine bir kimse sadece Tıp kitapları okumakla doktor olamaz ve ne kendisini, ne de başkalarını tedavi edemez. Aynı şekilde bir kimse,evine kapanarak avukat olmak için Hukuk kitaplarını,meşhur müdafaanameleri okumak suretiyle ömür tüketirse,bu cehli mürekkepten başka bir şey değildir.Halbuki avukat olacak kimsenin Fakulteyi bitirmesi orada imtahanlar vermesi ve tecrübe sahibi bir avukatın yanında bir müddetten az olmamak şartıyla staj görmelidir. Şimdi kişi hasta olduğunda kendi kendisini tedavi etmeye kalkıyor mu?Yahut mahkemelik işi olduğunda, önemli önemsiz her davasına bizzat kendisi mi giriyor yoksa avukat mı tutuyor? Şu bir hakikattır ki,hastalandığı zaman kendi kendisini tedavi etmeye kalkmadan bir doktor aramak,üstelik sahasında uzman tanınmış doktor arayıp bulmak ve o doktorun tavsiyelerine en küçük tereddüd göstermeden santimi santimine uymak ne ise; Aynı şekilde, mahkemelik bir işi olduğu zaman davaya kendisi girmeyip,hemen bir avukat bulmaya çalışmak ne ise,nefsin ıslahında ve manevi hastalıkların tedavisinde kendisine kamil bir mürşid aramak, onu bulduktan sonra da onun vereceği talimatın dışına çıkmadan, söylediklerine riayet etmek de odur Bu yol tam teslimiyet yoludur,tam inkıyad ister.Ancak salik,bir meselede şeyhine itibar etmezse iş değişir.İtibar ettiği halde hala tereddüt eder veya kendi fikrini kuvvetli görürse,mana aleminde mahrumiyetten başka bir şey kazanmaz. Özellikle günümüzde şahit olduğumuz gibi zaman zaman bir takım sahte şeyhler türmekte,etraflarına topladıkları saf kimseleri kandırıp,onlardan çeşitli şekillerde istifade etmektedirler. Şüphesiz bunların tasvip edilecek bir yanı olamaz.Ancak şunu da unutmamak gerekir ki; bu çeşit kötü örneklerin olması,şeyhlik,müridlik beyat gibi müesseselerin tamamıyla kötülenmesini meşru kılmaz.Çünkü su-i misal, emsal olamaz. Nasıl ki, İslam Dini’ni istismar ederek menfaat sağlamaya çalışan birtakım düzenbazların bulunması, bizatihi dinin günahı olmadığı gibi.Tarih boyunca kötü emeller ve nefsani menfaatler uğruna istismar edilmemiş tek bir müessese var mıdır? Rasulu Ekrem (s.a.v) zamanında yalancı peygamberler zuhur etmedi mi? Şu bir hakikattır ki, itaatin yolu sevgiden geçer.İnsan sevmediği kimselere itaat ediyor görünse bile bu sadece görünüşte itaattir;kalpten gelen samimi bir itaat değildir. Kişi,sevdiğine itaatı,onun bütün emirlerine uymayı,kendisi için bir sorumluluktan ziyade neşe saadet kaynağıdır.Zaten böyle olmaz ise gerçek manada itaatten sevgiden söz edilemez İşte müridin mürşidi karşısındaki durumu da böyledir.Mürid kendisini,nefis mücadelesinin o tehlikeli ve dolambaçlı yollarından salimen geçirecek olan mürşidine, o güvenilir tecrübeli rehbere kendisini teslim etmedikçe,adım başı ona itiraz isyan ettikçe güven duymadıkça muhabbet nasıl tecelli eder, teslimiyet nasıl ortaya çıkar. Eğer mürşid die bağlandığı kimseye tam anlamıyla güvenmiyorsa,onu kamil bir irşad edici olarak grömüyorsa zaten müridin o mürşide bağlanması ve ondan çare dilenmesi bahis mevzuu olamaz.
__________________ Ağlayarak uyumuş yağmur olmuşum rüyamda bana hasret bi çöl için... |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.225
Teşekkür etti: 152
91 Teşekkür 72 Mesaja aldı
| Allahın Rasulü ashabıyla istişare ederlerdi.........zaman zaman kendisinden farklı düşünseler dahi onları tercih ettiği olurdu....bu hadiseler bize birşeyler öğretmek içindi.....evet mürşide teslim olmak gerekir lakin bunun sınırları vardır.......ashap din konusunda Allah rasulüne teslimdi.....her konuda son söz yine Ona aittir ve son noktada ,fikrini beyan ettikten sonra yine Allah Rasulüne teslimdi......... |
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 1.865
Teşekkür etti: 641
281 Teşekkür 198 Mesaja aldı
| Seyh Efendi Allah Teala hazretlerinin bildirdigi kadariyla bilir. Herseyi bilir, yani tüm gaybi bilir demek tehlikelidir, sirk'e götürür. Neticede bütün Gayb ilmi Allah Katindadir. Ama eger ki Evliyaya veya sevdigi kuluna bundan bildirirse [tüm gaybi degil] ozaman o Zat bilebilir. Seyh Sihabuddin Suhreverdi [safii ulemasi] Rahimullah Avariful Mearif isimli eserinde Sufiler hakkinda diyor ki : ''Bizim kastimiz Sufi ile Muttaki'lerdir'' Muttakki Takva Ehlidir. Imam Malik hazretleri cok güzel söylüyor : ''man tasavvafa wa lam yatafakka fa kad tazandaka; va man tafakaha wa lam yatasavvaf fa kad tafassaka; wa man cama`a bayn al-ithnayn fa kad tahakkaka'' yani : ''Kim ki Tasavvufu ilim ögrenmedn uygularsa Dinini zayi eder. Kim ki Tasavvuf ögrenmeyip ilim ögrenirse kendini helak eder. Hakki ve Hakikati ancak ikisini beraber ögrenen bulur!'' [`Ali al-Kari, Sharh `ayn al-`ilm va-zayn al-hilm (Kahire Baskisi: Maktabat al-Thaqafa al-Diniyya, 1989) 1:33; Ahmad Zarruq, Kawa`id al-tasavvuf (Kahire Baskisi, 1310); `Ali al `Adavi, Hashiyat al `Adavi `ala sharh Abi al Hasan li risalat Ibn Abi Zayd al musammat kifayat al talib al rabbani li risalat Ibn Abi Zayd al Kayrawani fi mazhab Maalik (Beyrut Baskisi: Dar Ihya' al Kutub al `Arabiyah, ) 2:195; Ibn `Aciba, Ikaz al himam fi sharh al hikam (Kahire Baskisi: Halabi, 1392/1972) S. 5 6] |
| | |
| Üyelik tarihi: 26.05.2008
Mesajlar: 2
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| benim peygamberim HZ MUHAMMED MUSTAFA S.A.V Kitabım KURAN-I KERİM. benim şeyhim her şeyi bilir diyen kimmiş kendi kafasına göre konu uydurmuş. o diyen kimsede tasavvuftan anlamayan yada yeni yeni başlayan şeyhin aşkı ile yanan bir kardeşimiz söylemiştir.tabiki HER ŞEYİ EN İYİ BİLEN RABBİMİZDİR.ama rabbimizin yerzünde sevdiği mübarek evliyalar var ALLAH CC onların isteğini geri çevirirmi hiç.bunlar keramete giriyor fazla kurcalamaya gerek yok.Alimler büyük ilim sahibi insanlardır. ortada her şeyi benim şeyhim bilir diye ortaya cümle atan kimse yok.nitekim peygamber efendimiz bile yahudilerle anlaşma yaparken kendi katibi zeyd bin sabite danışırdı.her şeyi bilecek biri olsa başta peygamberimiz bilirdi.o yüzden alimlere bu açıyla bakmak doğrudur eğer kişide bir soru işareti varsa onun mürşidinin daha iyi bileceğini düşünür bende bu şekilde düşünüyorum. |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 5.096
Teşekkür etti: 5
196 Teşekkür 129 Mesaja aldı
| Bismillah... Tam aksine...Tasavvuf haldir...Bu mevzuya karşı çıkan daha tasavvufun adabından bihaber başlayamamış kimselerdir. vesselam |
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 1.865
Teşekkür etti: 641
281 Teşekkür 198 Mesaja aldı
| Evet, Hal'den Hale gecmek, Makam'dan Makam'a gecmek, Emmare'den, Levvame'ye, Levvameden Mutmaine'ye vs. cikmak, seyr etmek... salikin seyridir. seyri suluktur. Ama bunlar kesinlikle seriata uymaksizin, seriatsizlik yaparak, veya ona benzer isler yaparak basarilamaz.. Her ''Ben Seyhim'' diyen Seyh degildir. Basda Seriat gelir. |
| | |
| Forever ![]() ![]() Üyelik tarihi: 03.03.2005 Yaş: 26
Mesajlar: 7.216
Teşekkür etti: 868
861 Teşekkür 546 Mesaja aldı
| Zaten kendini şeyh diye satan sahtekardır derler.. seyri suluk tan maksad ihlasa vasıl olmaktır, bu ise kamil mürşid etrafında oluyor.. bu geçen zamanda nefsin uğradığı makamlar vardır.. "Kafdağını assalar belki çeker de bir kıl, Bu ifritten sualin kılını çekmez akıl"
__________________ |
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 1.865
Teşekkür etti: 641
281 Teşekkür 198 Mesaja aldı
| ''Seriatsizlik eden Seyh Kamil Mursid degildir'' [Seyh Muhammad Diyauddin Kuddise Sirruh hz / Semerkand Takviminden alinti] ''Sufi ile kastimiz Muttakilerdir'' [Seyh Sihabuddin Suhreverdi Kuddise Sirruh / Avariful Mearif] ''Bir Seyh Seriatsizlik ederse, Muridleri Yol alamaz, durdugu yerde sayarlar.'' ''Seyhin Kamil olduguna delil Cezbe-i Rahmandir'' [Seyh Muhammed Afyoni Kuddise Sirruh] |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 30.04.2008
Mesajlar: 415
Teşekkür etti: 27
73 Teşekkür 57 Mesaja aldı
|
| ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 30.04.2008
Mesajlar: 415
Teşekkür etti: 27
73 Teşekkür 57 Mesaja aldı
|
hala cevab verilmemiş!!! işte böyle olusuyor yalanlar. biri cıkıyor bir alimin ağzından iftira atıyor hemde kime "Allahın bir resulune." kimler susuyor sözüm ona Hak Aşıkları. yarın size soracaklar bu iftirayı neden yaydınız neden susupda iftiracı ile aynı duruma düştünüz! selam ve dua ile | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 1.165
Teşekkür etti: 177
95 Teşekkür 67 Mesaja aldı
| yazıyı yazana sorsana.nerden almış ilgili yazıyı.bırak nakilde hata dahi olsa bile bu durum senin davanı hak kılmaz. vesselam.
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 27.05.2008
Mesajlar: 161
Teşekkür etti: 2
31 Teşekkür 22 Mesaja aldı
| Burada sofi biri şeyhinin herşeyi bildiğini iddia ediyor. Ne desek fayda vermiyor maalesef |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 30.04.2008
Mesajlar: 415
Teşekkür etti: 27
73 Teşekkür 57 Mesaja aldı
|
ve biz burada yazdıklarımızla tanınırız. ben sizin siz benim iç dunyamı bilemezsiniz. ben bu iftiraya karsı cıkarak ne oldugumu haykırdım. size düşende VELEVKİ GÖKTE YÜRÜYEN BİRİ BU HABERİ GETİRSE YALANDIR DEYİP peygamberin erdemini tasımaktır. çünki su an klavyenin basında iseniz bile ben sizin bu konu hakkında düşündüklerinizi bilemem değilmi. ama bu sessizliğin ve karsı cıkmayısın belli bir fikre doğru yöneltiyor beni. ve ben fikirimde hatalı isem mesulu sen olursun. süleyman as için yahudiler zaten o kral idi resul değildi derler hala. aramıza sızan dönmelerin kendi zihniyetlerini size pek bi kıymetli eserler diye yutturmaya çalışacağınıda bilmeniz lazımdır. kim bu yazıyı okumus ve duracağı tarafı belli etmemişse kendi adına üzülmesi lazımdır. cünki ALLAH CC YERİNE KENDİ HÜKÜM KOYANDAN DAHA ZALİM VE MÜŞRİK KİM OLABİLİR? FORUMA ASILAN YAZI KESİN BİR HÜKÜM İÇERİYOR DİKKATİNİZE! selam ve dua ile | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 1.865
Teşekkür etti: 641
281 Teşekkür 198 Mesaja aldı
| Edeb Ya Hu! Evliya'da olmasa insanlar kesinlikle helak olurdu. Allah yardimcimiz olsun. |
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 27.05.2008
Mesajlar: 161
Teşekkür etti: 2
31 Teşekkür 22 Mesaja aldı
| |
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.05.2008
Mesajlar: 17
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| |