| Eylül'de... ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 27.04.2007 Yaş: 18
Mesajlar: 2.623
Teşekkür etti: 803
286 Teşekkür 196 Mesaja aldı
| |
| | |
| Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır..... ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 17.375
Teşekkür etti: 11
745 Teşekkür 330 Mesaja aldı
|
![]()
__________________ GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL, GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| ** S£rk£$ ** ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.01.2008
Mesajlar: 10.214
Teşekkür etti: 743
642 Teşekkür 353 Mesaja aldı
| paylşm için saol
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
| Yeşil Ördek Olsam Menzil Köyünde ![]() ![]() Üyelik tarihi: 12.01.2008 Yaş: 21
Mesajlar: 168
Teşekkür etti: 2
4 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
![]() ![]() mükemmel bir açıklama... ![]() ![]() ![]() ![]()
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 19.01.2008
Mesajlar: 1.121
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| paylaşım için ALLAH razı olsun |
| | |
| ::::Buda Geçer yahuuu::: ![]() ![]() Üyelik tarihi: 23.01.2008
Mesajlar: 3.608
Teşekkür etti: 70
69 Teşekkür 49 Mesaja aldı
| |
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 31.03.2007
Mesajlar: 65
Teşekkür etti: 3
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| |
| | |
| sevgi isbat ister .... ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 18.03.2007 Yaş: 20
Mesajlar: 8.668
Teşekkür etti: 800
517 Teşekkür 260 Mesaja aldı
| güzel bir konu ALLAH razı olsun ALLAH o hataya kimseyi düşürmesin ...bazıları nasıl olsa evleneceğiz diyorlar flört ediyorlar ama bilmiyorlar ki haramın üzerine helal inşa edilemz edilsede temel sağlam olmaz...çevreme bakıyorum 10 yıl flört ediyorlar 1 yıl evli kalabiliyorlar ALLAH muhafaza...
__________________ Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her bir dinin kendine has bir ahlakı vardır, İslam`ın ahlakı hayadır." |
| | |
| Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır..... ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 17.375
Teşekkür etti: 11
745 Teşekkür 330 Mesaja aldı
|
![]()
__________________ GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL, GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.05.2008
Mesajlar: 216
Teşekkür etti: 122
56 Teşekkür 39 Mesaja aldı
|
Kesinlikle katılıyorum..Allah herşeyin hayırlısını nasip etsin(amin)
__________________ | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| ben soru olalı... böyle cevap görmedim. ![]() Üyelik tarihi: 02.08.2008
Mesajlar: 1.565
Teşekkür etti: 53
98 Teşekkür 81 Mesaja aldı
| evet flört ün anlamını bilyorum. kelime açıklamasına baktığımız zaman sevgi, aşk, genç dili ile çıkmak... birsüsü vs. ama birgün gelipde anlayacaklar malayani bir şey olduğuınu kendin idünyaya heba eden kimselere verilen bir teknik seviyesidir. mesela gençlerin hepsinde flört var. yani hemen hemen hepsi bir tuzaktalar. haramdalar. bilinçsizce işlerdeler. şuurlarıda kendileri gibi kayıp yanlış yola çıkmışlar onların. bir inanç sahibi kimsede bu kelimenin bulunmaması gerekiyor. ben sadece bu kadarını biliyorum beynimde tasarlayıp sizşlere suna biliyorum daha nicelerii... vs vs.
__________________ ان الانسان لفي خسر |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 01.02.2007
Mesajlar: 4.670
Teşekkür etti: 18
18 Teşekkür 17 Mesaja aldı
|
teşekkurler itimat (f)
__________________ Kim buRahman’a karşı size yardım edecek? Şu si-zin ordunuz mu? Başka değil kâfirler sadece bir aldanış içindedirler | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 12.06.2008 Yaş: 22
Mesajlar: 2.280
Teşekkür etti: 1
26 Teşekkür 24 Mesaja aldı
| hım güzel bir gerçek:)) |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.08.2008 Yaş: 22
Mesajlar: 762
Teşekkür etti: 226
217 Teşekkür 138 Mesaja aldı
| ee o zaman nisanlılık dönemide bi çecit flört olmuyor mu |
| | |
| Eylül'de... ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 27.04.2007 Yaş: 18
Mesajlar: 2.623
Teşekkür etti: 803
286 Teşekkür 196 Mesaja aldı
| bir de benim yaşıtım kişilerle karşılaştığımda ,flörtüm olmadığını söyledğim zaman hayret ediyorlar ya ben de onlara hayret ediyorum((((=
__________________ Kömür Karası Gözlerini Devirdi,Yüreğimin Üstüne.. |
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 15.06.2008
Mesajlar: 972
Teşekkür etti: 101
154 Teşekkür 118 Mesaja aldı
| Allah teala kuranda ey iman edenler zinaya yaklaşmayın buyuruyor. zina denen pisliğin ve günahın ardına kadar açılacağı bir kapıdır filört. Fertlerin bir birini tanıma isteği normaldir. Buda allahın ve peygamberinin koyduğu ruhsatların dışına çıkmamak şartıyla ... Bu durumun ne kadar riyakar ve sahte bir mutluk olduğunu harun yahya nın adamlık dini isimli eserinde geçen kısmını itibas etmek istiyorum. s.a Lise döneminde başlayan ya da bu dönemden bir süre sonra devreye giren bir diğer adamlık dini kültürü ise flört psikolojisidir. Flört dönemi, çıkarcı ve bencil bir biçimde yetiştirilen genç kadın ve erkeklerin çarpık bir kadın-erkek ilişkisi kurmaya başladıkları ve bir sonraki aşama olan çarpık evlilik anlayışına hazırlandıkları dönemdir. Bir kıza kendisiyle flört etmesini ya da yaygın deyimle "çıkmasını" teklif eden bir erkek hareket tarzı, konuşma üslubu, sıkıntıları, kaprisleri, gezilen yerleri ve yakınlaşma tarzıyla, tümüyle belirlenmiş bir paket programı karşı tarafa teklif ediyor demektir. Bu programın, karşılıklı güvensizliğe dayalı, uygulandığında her iki tarafı da küçük düşürecek, şahsiyetlerini kaybettirecek bir yapısı vardır. Bu ilişki modeli, yıllardır insanlar arasında temel kaidelerini koruyarak, sadece zamanın şartlarına göre gidilen yer ve kıyafetler, üslup ve tavırlar farklılaştırılarak uygulanır. Flört dönemi yaşanırken iki tarafın da içinde bulunduğu ruh hali, kafa yapısı, olaylara bakış açısı aynıdır. Zaten böyle bir dönemin yaşanabilmesi için ilk şart bu dönemin gerektirdiği ruh hali içinde olmaktır. Normal bir ruh hali içinde bu sistemin gerektirdiği tavırları takınmak imkansızdır. Bu özel psikoloji, iki tarafın da sadece duygularının hakim olduğu, aklın ve ahlaki değer yargılarının geçerli olmadığı bir ortamda yaşanabilir. Beraberliğin başlayıp başlamamasına karar verilirken en büyük pay, etrafa bu beraberlikle ne kadar gösteriş yapılabileceğidir. Beraber olunan kişi sevilmese bile, etrafa rahat rahat gösterilecek birinin bulunması, gidilen bir yere yalnız gidilmemesi önemlidir. Çıktığı birinin olmaması ise o kişi için utanç vericidir. Her iki taraf da karşı tarafı kendisine bağlamak için kendi şahsiyetlerini kullanmaz, dürüst olmazlar. İkinci bir kişiliğe bürünüp onunla hareket ederler. Birbirleriyle beraber olmak isteyen iki kişinin tanışma, karşılaşma, konuşmaya ve buluşmaya başlama şekilleri hep aynı tarzda gerçekleşir: Kız (veya erkek) beğendiği kişiyle tanışmak için belirli ortamlarda bulunmaya başlar. Önce bir davette, okulda ya da yazlık yerde bir kişiyi belirler. Ona gözükecek şekilde etrafında dolaşmaya, dikkat çekici kahkahalar atmaya başlar, grubuna girmeye ve arkadaşlarıyla tanışmaya çalışır. Bunları yaparken özellikle beğendiği kıza (veya erkeğe) karşı ilgisini hissettirmemesi şarttır ama, gerçekte bütün dikkati onun üzerindedir. Tanışma gerçekleştikten sonra ilk bakılan özellikleri fiziksel görünüm ve zenginliktir. Arabasının markası, oturduğu muhit, gittiği yazlık yer, okuduğu okul, babasının işi, kıyafetlerinin markası, taktığı takılar, aşağı yukarı ilk tanışmada onun hakkında ilgilenip ilgilenmeme açısından bir fikir verir. Bütün bunlar kafada bir değerlendirmeye tabi tutulur ve kar-zarar hesabı yapılarak karşı tarafla çıkıp çıkmama kararı verilir. Tanışma faslından sonra sıra telefon numaralarının alınması ve bir yere davet etmeye gelir. Davet edenin önce erkek olması önemlidir. Gidilen yerlerde parayı erkek ödemek zorundadır. Ertesi gün kız, gün boyunca telefon gelmesini bekler ve genelde evden çıkmaz. Erkek ise özellikle çok ilgili görünmemek için hemen aramaz, geç vakitlerde arar. Telefonla konuşurken çoğu filmlerden görülmüş olan ilginç hareketler yapılır, tripler atılır (örneğin ahizenin kordonu ele dolanır) ve etraftaki her türlü şeyle alaka kesilir. Kızın, istemese de, biraz ağır davranması gerekir. Birbirlerinden belirli süre ayrı kaldıklarında her iki tarafta da romantik tavırlar ortaya konur. Duygulu buldukları şarkılarda uzaklara dalar ve ağlar, kendilerini yapay bir bunalım içine sokarlar. Görüşmeye başlandıktan sonra bütün zevklerin yeni bir ayarlaması yapılır. Karşı tarafın zevkine göre giyinme, müzik dinleme, anlamadığı şeylerden anlıyormuş gibi görünme, karşılıklı yaranma, kısaca bir sahtekarlık süreci başlar. Adamlık dinindeki temel psikoloji olan "birbirinin rızasını gözetme" durumu en üst düzeylerde yaşanır. Olayın ciddiyeti arttıkça karşılıklı hediyeler alınmaya başlanır ve zamanla alınan hediyelerin değerleri artar. Bu arada alınan hediyeler ailelere, arkadaşlara gösterilerek hava atılır. Kendisinin bu hediyelere layık olacak kadar beğenildiği belirtilir. İki taraf da birbirlerinin aileleri ve çevreleri hakkında bilgi edinmeye çalışır. Ailesi eğer zenginse bir an önce karşı tarafa evini göstermek ister. Ailesi zengin değilse, evinden uzak tutmaya çalışarak bir yalan çarkının içine girer. Sahip olmadığı şeyleri sahipmiş gibi, gitmediği yerleri gitmiş gibi anlatmaya başlar. Karşı tarafın kendisine buna göre değer vereceğini bildiği için bunu büyük bir ustalıkla yapmaya çalışır. Çevresini kalabalık gösterme de bir zenginlik alametidir. Tanımadığı insanları tanıyormuş gibi anlatır. Konuşulan konular hep bellidir. Adamlık dininde, her konuda olduğu gibi kadın-erkek ilişkilerinde de Allah'ın rızasını aramak, Allah'ın koyduğu ölçüleri gözetmek yönünde bir çaba harcanmaz. Dindar ve Allah'tan korkar bilinmek makbul değildir. Konu, "herkesin inancı kendine" türünden anlamsız ifadeler kullanılarak kapatılır. "Çıkma" olayı, arkadaş çevresine hava atabilmek açısından da oldukça önemlidir. Bir erkek ne kadar fazla kişiyle birlikte görülmüşse o kadar "havalı" olur. Ayrıca, erkeğin güzel bir kızla çıkması da arkadaşlarının gıpta ve hayranlığını kazanmak amacı taşır. Kızlar da genellikle gösterişli bir arabaya sahip olan erkeklerle çıkmayı tercih ederler. Çünkü okul çıkışında arkadaşlarının arabayı görmeleri, kendileri için bir itibar kaynağı olacaktır. Beraber olduğu kişinin evinin güzel olması da arkadaşlarının bunu görüp takdir etmesi açısından önemlidir. Beraberlikler sevgi ve saygıya dayalı değildir. İlişki, sürekli boş vakit geçirme, gezme, yemek yeme, çevreye hava atma ve karşılıklı faydalanmaya dayalı olduğu için zamanla ilerleyen ilişkide artık kavgalar ve bıkkınlık belirtileri görülmeye başlar. Kızlar genelde her kavgada ağlar, erkekler de önemsemez ve duygusuz görünmeye çalışırlar. Birbirlerini sahiplenmeleri, birbirlerine sürekli baskı yapmaları ve aralarındaki güvensizlik ortamı bir süre sonra sıkıntıya dönüşmeye başlar. Aralarında vefa ve sadakat gibi kavramlar bulunmaz. İki taraf da karşısındakinin kendisinden daha güzel ya da yakışıklı, daha zengin ve popüler birini bulduğunda, ilk fırsatta kendisini terk edeceğini bilir ve sürekli bunun tedirginliğini yaşar. Zaten her fırsatta bu konu dile getirilip bir tehdit unsuru olarak kullanılır. Karşılıklı saygı da bir süre sonra kaybolmaya başlar. Birbirlerini gözlerinde büyüttükleri, birbirlerinin sonuçta aciz birer insan olduklarını zamanla fark ettikleri için, karşı tarafın en ufak bir acizliğinde bile ondan soğur ve ona olan sevgilerini yitirirler. Karşı tarafın uykudan yeni kalkmış hali, terlemesi, yüzünde sivilce çıkması, hastalanması, ona karşı sevgisinin azalmasına sebep olur. Toplu ortamlarda sık sık birbirlerini aşağılarlar. Özellikle "aptal" konumuna düşmemek için arkadaşlarının yanındayken onu beğenmediğini ifade eden, kusurlarını ortaya çıkaran konuşmalar ve gülüşmeler sık sık yapılır. Tüm bunlara rağmen daha iyi birini bulamama korkusu ilişkiyi devam ettirir. Aradaki kavga ve ayrılmalara rağmen yeni birini bulamayınca birbirlerine dönerler. İyi-kötü çıktığı birisinin bulunması, etrafta tek başına bilinmekten daha iyidir. Ayrılma durumlarında ilk kimin bırakacağı da çok önemlidir. Sırf ilk bırakanın kendisi olması için bile ayrılanlar çok olur. Arada kavga çıkarmak ve kapris yapmak ise "kolay biri olmama" açısından çok önemlidir. Ayrılmanın ardından eğer barışma söz konusuysa alacağı hediye önemli olur. Çünkü alacağı hediyenin maddi değeri kendisini ne kadar sevdiğini gösterecektir. Flört dönemi kızın da erkeğin de şahsiyetlerinin, ahlak değerlerinin, kendilerine saygılarının yavaş yavaş kaybolmaya başladığı bir dönemdir. Büyük ölçüde gösteriş, maddiyat, cinsellik, karamsarlık ve samimiyetsizlik üzerine kurulu böyle bir dönemin herşeyi yeni öğrenip yetişmeye başlayan bir insanın üzerinde ilerki hayatını da etkileyen yıkıcı ve kalıcı etkileri olur. Tüm bu saydıklarımız, adamlık dininde "flört" ya da "çıkma" olarak bilinen ilişki modelinin gerçekte ne denli boş, ne denli sıkıntı verici olduğunu göstermektedir. Oysa, dışarıdan bakan pek çok insan için, flört dünyanın en zevkli, en güzel şeyi gibi gözükür. Bu imaj, özellikle konuyla ilgili filmler sayesinde oluşmuştur. Binlercesi çevrilmiş olan bu filmlerde flört, iki insanı da son derece mutlu eden, hayatı toz pembeye dönüştüren, insana hayatının en güzel anlarını yaşatan bir ilişki olarak gösterilir. Fakat bu süslü tablo, gerçeklerle hiçbir zaman uyuşmaz. Çünkü adamlık dininde, diğer tüm ilişkiler gibi kadın erkek ilişkisi de samimiyetsiz ve çıkarcı bir mantıkla yürütülmektedir. Her iki taraf da kibirleri, "hava atma" merakları, samimiyetsizlikleri, güvensizlikleri nedeniyle sıkıntı verici, bunaltıcı bir ruh haline girer. Bu, gerçekte son derece boş olan dünya hayatının insana süslü gösterilmiş olmasının bir sonucudur. Kuran'da, dünya hayatının süslü gösterildiği sık sık vurgulanır. İnsanları saptırmak için kıyamete kadar çabalayacak olan şeytanın da başlıca özelliği, insana dünyayı süslü göstermesidir. Şeytanın konuyla ilgili vaadi şöyledir: (Şeytan) Dedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım." (Hicr Suresi, 39) Eğer insan aklını kullanmazsa şeytanın telkininin etkisi altına girer ve dünyadaki boş, geçici ve sıkıntı veren şeylerin dış yüzündeki aldatıcı süse aldanır. Bu, flört ya da "çıkma" ilişkisi için de geçerlidir. Genç kadın ya da erkek, filmlerde gördüğü, etraftan öğrendiği duygusal atmosfere girer ve flört etmekle dünyanın en mutlu insanı olacağını sanır. Oysa kısa süre sonra ortada hiç de sandığı gibi mükemmel bir ilişki olmadığını anlayacaktır. Ancak bu bile onu düşünmeye yöneltmez, artık eski sevgilisinden sıkıldığını ve yeni birisini bulması gerektiğini düşünür. Ya da evliliği gözünde büyük bir hedef olarak belirler ve asıl güzel günlerin evlenince başlayacağını sanır. İşte bu noktada kısır bir döngü içine girmiştir ve aklını kullanmadığı için de ölene kadar bunun içinde kalacaktır. Artık o, Kuran'daki "İnkar edenlere dünya hayatı çekici kılındı (süslendi)..." (Bakara Suresi, 212) ayetinin kapsamına girmiş ve "Kötü olarak işledikleri kendisine çekici-süslü kılınıp da onu güzel gören"lerden olmuştur. (Fatır Suresi, 8) Bir diğer ayette ise, söz konusu kişilerin durumları şöyle bildirilir: "Ahirete inanmayanlara gelince; Biz onlara kendi yaptıklarını süslemişiz, böylece onlar, körlük içinde şaşkınca dolaşırlar". (Neml Suresi, 4) Dünyanın süsü aldatıcıdır, çünkü gerçek ve kalıcı değildir. Dünyadaki nimetler, ancak ahiretteki nimetlerin eksik bir örneği, bir numunesi hükmünde yaratılmışlardır. Ve bu nimetlerden gerçek bir zevk almak, ancak onları Allah'ın verdiğinin ve ahiretin eksik bir örneği olarak yaratıldığının anlaşılması ile mümkün olur. Dünyada huzur ve rahatlık elde etmenin tek yolu da yine Allah'a yönelmektir. Çünkü ayette de bildirildiği gibi "... kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur." (Rad Suresi, 28) Adamlık dini mensupları, bunu kavrayamadıkları, Allah'ı unutup, dünyanın geçici süsünü gerçek, sağlam ve ebedi sandıkları için sapmakta ve sıkıntı çekmektedirler. Bir ayette, inkar edenlerin dünya hayatına aldanışı şöyle tarif edilir: İnkâr edenler ise; onların amelleri dümdüz birarazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona ulaştığında bir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. Onun hesabını tam olarak verir. Allah, hesabı çok seri görendir. (Nur Suresi, 39) Buraya kadar da incelediğimiz gibi, adamlık dininin kıstasları içinde yaşanan ve Allah rızasından uzak olan bir kadın-erkek ilişkisinin umut, hayal ve beklentiler açısından uzaktan süslü, güzel görülen bir seraptan farkı yoktur. Ancak işin gerçeğiyle karşılaşıldığı zaman bu beklenti ve hayallerin boş, değersiz, sıkıntı ve gerilimlerle dolu olduğu anlaşılır. Çünkü tarif edilen modelde, insanlar fıtratlarına aykırı bir şekilde yaşamaktadırlar. Gerçekte insan Kuran'da bildirilen güzel ahlaktan ve bu ahlakın kendisine gösterilmesinden hoşnut olur. Aksi bir tavır, söz ve hareket bu fıtrata aykırı olduğu için her insanı sıkar, rahatsız eder. Örneğin Kuran'da bildirilen sevgide, merhamet, güven ve hoşgörü bulunmaktadır. Adamlık dininde hakim olan sevgide ise, kıskançlık, merhametsizlik ve genellikle saygısızlık da bulunmaktadır. Bu sistem, özenilmesi gereken değil, aksine kaçınılması gereken bir sevgi anlayışıdır. Allah'ın insanları yarattığı fıtrat üzerine hareket etmek, merhamet göstermek ve sevgi beslemek doğru olanıdır. |
| | |
| Eylül'de... ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 27.04.2007 Yaş: 18
Mesajlar: 2.623
Teşekkür etti: 803
286 Teşekkür 196 Mesaja aldı
| tek kelimeyle mükemmel.((= çok gerçekçi olmuş bunlar sizin gözlemleriniz mi? ben bu dönemi geçiren birçok arkadaş gördüm. tam aynısı..
__________________ Kömür Karası Gözlerini Devirdi,Yüreğimin Üstüne.. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 04.09.2008 Yaş: 24
Mesajlar: 590
Teşekkür etti: 234
79 Teşekkür 65 Mesaja aldı
|
|